Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Günaha Son Çağrı – Gerçeğin Tiyatrosu’na Hoş Geldiniz

Günaha Son Çağrı – Gerçeğin Tiyatrosu’na Hoş Geldiniz

gunaha-son-cagri-cizgi-roman

Neil Gaiman hayranlarının ne denli kalabalık olduğunu biliyoruz. Alice Cooper hayranlarının da azımsanmayacak kadar fazla sayıda olduğunun farkındayız. Tabii Michael Zulli sevenler de aralardan kafalarını uzatmışlardır Gaiman’ın adı geçince.

Bu üç ismin ortaklığıyla ortaya çıkmış harika bir çizgi roman; Günaha Son Çağrı.

Neil Gaiman’ın neredeyse tüm meslektaşlarından daha özgün işlerle karşımıza çıktığı aşikar. Ne kadar iyi olduğunu da anlatmaya veya tartışmaya hiç gerek yok. Günaha Son Çağrı‘da yine bir çok işi gibi sıradışı ve karanlık. Bu sefer karanlığı bize yansıtırken bambaşka bir destek var Gaiman’ın arkasında. Alice Cooper eserin en önemli kısmını oluşturuyor sanırım. Neil Gaiman ve Alice Cooper bir araya gelmişler ve Alice Cooper’ın The Last Temptation adlı albümüyle aynı anda yine aynı ismi taşıyan bu çizgi romanı çıkarmaya karar vermişler.

alice-cooper-neil-gaiman

Alice Cooper’ın sahne şovları, parçaları ve dış görünüşü işin içine girince her şey çok daha uyumlu hale gelmiş aslında. Çizgi romanın içeriği, hikayesi ve göndermeleri çok güzel ama en önemli kısımlardan biri çizimler diyebiliriz. Michael Zulli gerçekten yine olağan üstü bir iş çıkarmış. Gaiman ve Alice Cooper’ın karanlığına bir de Zulli’nin umutsuzluğa sürükleyen çizimleri eklenince istenilen noktaya varılmış. Üç isimde gerçekten yaptıkları işlerde büyük tecrübelere sahipler ve çok başarılılar. Neil Gaiman bir çokları için ilah haline gelmiş durumda. Alice Cooper onlarca yıldır müzik piyasasının en büyük yıldızlarından ve Michael Zulli ise Sandman, TMNT, Batman, Witchblade gibi çizgi romanlarda görev almış etkileyici bir çizer. Durum böyle olunca beklenti oldukça yüksek ve bu beklentinin karşılığı verilmiş.

Gunaha-Son-Cagri-1

Hikaye cadılar bayramının hemen öncesinde dört gencin daha önce hiç görmedikleri bir tiyatroyu keşfetmeleriyle başlıyor. Tiyatronun adı Gerçeğin Tiyatrosu ve Gerçeğin Tiyatrosu’nun başındaki kişi ise Alice Cooper. Tiyatroyu bulan gençlerden biri olan Steven ile başrolü paylaşıyor Alice Cooper. Gençlerden Steven içlerinden en korkakları olarak görülüyor fakat tiyatrodan içeriye yalnızca o giriyor. İşte hikayenin başladığı asıl nokta bu kısım. Steven’a çok farklı bir gösteri izletiliyor. Kimilerine göre görsel şölen sayılabilecek gösteri Steven için gerçekten korkutucu gerçekler ve hiç öğrenmemesi gereken cevaplar içeriyor. Steven’ın kafası zaten yeterince karışmış durumdayken bir de şovun önemli parçalarından biri olan Mercy tarafından tahrik ediliyor. Haliyle bu şovu izledikten sonra da her şey tamamıyla değişiyor. Steven’ın izlediği gösteriden çıkarılabilecek bir çok şey söz konusu ama bunu kendiniz yapmanız en doğrusu olacaktır. Çünkü Steven’ın izlediği gösteriyi sayfalar sayesinde bizde izliyoruz. Çizgi romanın bir çok yerinde olduğu gibi gösteride de Alice Cooper’ın parçalarından sözler ve ortak göndermelerde mevcut. Bu da çizgi romanın en güzel yanlarından birini ortaya çıkarıyor. Bir yandan The Last Temptation albümünü dinleyip bir yandan çizgi romanınızı okuyabiliyorsunuz.

Gunaha-Son-Cagri-2

Hikayenin temelini oluşturan tiyatrodan biraz daha bahsetmekte fayda var. Tiyatronun bir diğer ismi Grand Guignol. Grand Guignol 1897 yılında Paris’te açılmış bir korku tiyatrosu. Gerçeğe çok yakın vahşet sahneleriyle ün salmış bir tiyatro. Hikayemizdeki tiyatronun daha korkunç olduğunu düşünsemde esinlenilen gerçek halide bir hayli ürkütücü.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/6/6c/Grand-Guignol-Sc%C3%A8ne-1937_%282%29.jpg

Grand-Guignol-Scene-1937

Alice Cooper varlığı ile Michael Zulli ise çizimleriyle yapacağını yapmış. Şimdi Gaiman’ın içeriğe kattıkları ve bize sunmak istediklerinden de biraz bahsedelim. Çizgi romanın ne kadar başarılı ve güzel olduğundan bahsettik fakat Gaiman’ın her işi kadar özgün olsa da onlar kadar derin ve ağır değil. Neil Gaiman’ın bizlere sunmak istediği şey daha önce yapılan Rock’n Roll çizgi romanlarından daha iyisini yapıp Alice Cooper’ın albümü eşliğinde okuyabileceğimiz keyifli bir çizgi roman. Amacı bizleri daha önce olduğu gibi çok fazla düşünmeye sürüklemektense Alice Cooper eşliğinde keyifli vakit geçirmemizi sağlamak. Amacına da tam istediği şekilde ulaşmış diyebiliriz. Gerçekten bir albüm ve eşliğinde okuyacağınız bir çizgi roman ancak bu kadar uyumlu ve keyifli olabilir. Kısacası Gaiman yine kalitesini ortaya koymuş ve okurlarını mutlu edecek olanı önceden tahmin etmiş.

Sonuç olarak harika bir ekipten ender rastlanacak bir çizgi roman Günaha Son Çağrı. Albümü ve çizgi romanınızı açın ve her sayfanın keyfini çıkarın.

Ayrıca İlke Keskin‘in yazmış olduğu son sözü de ele geçirdik ve bu son sözü de sizlerle paylaşalım istedik;

1995’te Neil Gaiman tarafından ilk toplama edisyona yazılmış bir önsöz, 2014’te Michael Zulli tarafından 20. yıl özel edisyona yazılmış bir son söz ve yine Neil Gaiman tarafından kaleme alınmış mektuplar, taslaklar ve eklenmiş eksiksiz senaryo metinleri… Hepsi bir araya gelince “Günaha Son Çağrı” içinde en çok düz yazı barındıran Türkçe çizgi roman ciltlerinden biri oluverdi. Durum böyleyken, cilde ben de bir metin eklemeden edemedim. Önce çizgi romanın içeriği ve hazırlanışına, sonra da hikayedeki bazı önemli kavramlara birlikte kısaca bir göz atalım.

Hikayedeki Şovmen’in, yani Vincent Damon Furnier ya da herkesçe bilinen sahne adıyla Alice Cooper’ın müziği ve sahne gösterileri, bu hikaye üzerinde müthiş bir etki yaratmıştır kuşkusuz. Bu sebeple ‘48 doğumlu Furnier’i biraz daha yakından tanıyınca, bu çizgi romanı okumak daha da cezbedici olacaktır. Sonuçta okuduğumuz hikayenin içine girdikçe ve detaylara hakim oldukça o eseri daha çok sevdiğimize şüphe yok.

60’ların ortalarında Phoenix’te liseli 5 genç tarafından kurulup önce “The Spiders” sonra “Nazz” ve birkaç ufak kadro değişikliği ardından 60’ların sonunda “Alice Cooper” adını alan bir grubun solisti aslında bizim hikayemizin kötü adamı Şovmen. 1969 yılındaki ilk resmi stüdyo albümleri sayılan Pretties for You’dan sonra ünü hızla yayılan grubun 1973’te yayınladıkları 6. stüdyo albümleri Billion Dollar Babies, birçok eleştirmen tarafından grubun en başarılı albümü olarak kabul ediliyor. Satışları bir milyonu geçen ikinci albümleri olan Billion Dollar Babies, hem Amerika hem de İngiltere listelerinde 1 numaraya yerleşiyor. Ancak birçok rock grubunda olduğu gibi zirveye ulaşma başarısıyla birlikte grup kimyası bozuluyor. Aynı senenin sonunda yayınladıkları, pek ses getirmeyen Muscle of Love albümü grubun son çalışması oluyor. 1975’te hukuksal sorunları çözen Furnier, grubun ismini kendi solo kariyeri için benimseyerek Welcome To My Nightmare albümüyle yola devam etme kararı alıyor. İyi ki de bu kararı alıyor çünkü Alice Cooper bugün bile aktif müzik yaşamına ve dinleyiciye birbirinden güzel rock albümleri sunmaya devam ediyor.

Grup ya da kişi olarak Alice Cooper’ın, yapılan müziği tamamlar nitelikteki grotesk sahne dekorları ve şovları, ününün altında yatan en önemli etmenlerdendir. Sahneye yerleştirilen giyotinler, Orta Çağ işkence aletleri, tabutlar, mezar taşları, iskeletler, kamçılar ve daha pek çok dehşet unsuruna bir de müzisyenlerin glam-rock tarzı müziği ve makyajları eklendiğinde ortaya tam da çizgi romanda resmedilenlere benzer bir ziyafet çıkar. Ve bunların hepsinin baş aktörü de (ya da şovmeni diyelim) Alice Cooper’ın kendisidir.

alice-cooper-the-last-temptation

Aslında Alice Cooper bu imajını sadece konserlerinde kullanmamış. 1978 Yılında, Muppet Show’un 3. sezonunun 7. bölümüne konuk olan müzisyenin, ilk cümlelerini bir tabutun içinden yükselerek söylediği Welcome to my Nightmare parçasını YouTube’dan izlemenizi öneririm. Neil Gaiman’ın önsözünde bahsettiği 1992 tarihli Wayne’in Dünyası filmindeki sahne arkası diyaloglarını ve Feed My Frankenstein klibini de atlamayalım. Tabii Alice Cooper’ın ekranlardaki macerası bu kadarla sınırlı değil. Kendisi filmlerde ve TV programlarında da onlarca kere boy göstermiş.

Ülkemizde Haziran 2011’de düzenlen Sonisphere festivali kapsamında İstanbul’a gelen Alice Cooper’ın şanına yakışan bir konser verdiğini, Iron Maiden’la aynı gün çıktığı için biraz gölgede kalsa da festivalin uzak ara en iyi performansını sergilediğini de belirtmek isterim. Cooper, konser boyunca sürekli değiştirdiği sahne kostümleri, sahneye çıkardığı Frankenstein maketi ve çeşitli diğer şovlarıyla seyircinin gönlünde taht kurmakla kalmayıp, sadece “Poison” şarkısından ibaret olmadığını da bir kere daha kanıtladı.

Alice Cooper’ın çizgi roman macerası ise Marvel Comics’in, Marvel Premiere serisinin Ekim 1979 tarihli 50. Sayısının hem kapağına hem de içine Alice Cooper’ı konuk etmesiyle başlıyor. Daha sonra ise Mayıs-Aralık 1994 tarihleri arasında, yine Marvel Comics “The Last Temptation -Günaha Son Çağrı” adlı 3 sayılık bir mini seri yayınlıyor (zaten çizimlerdeki çizgi roman kahramanı göndermelerinin tümünün Marvel karakterleri olmasından da anlaşılabilir bir durum bu: X-Men, Wolverine, Örümcek Adam). 1995

Yılında toplama halinde yayınlanan seriyi 2005 yılında Dark Horse siyah-beyaz olarak tekrar yayınlıyor. 2014’te ise Dynamite, serinin yayınlanışının 20. yılı anısına yeni bir renkli edisyon hazırlıyor ve buna ek olarak 6 sayılık yeni bir mini Alice Cooper çizgi romanı çıkarıyor.

Bu çizgi romanın hikaye kurgusuyla ilgili söylenecek her şeyi aslında Neil Gaiman’dan okuduk. Sandman serisi sayesinde çizgi roman okuyan okumayan herkesin zihnine kazınan Gaiman’ın, bu cildin çizeri Michael Zulli’yle farklı çalışmaları da yok değil. Bu çalışmalar, her ne kadar Gaiman’ın en iyi eserleri arasında sayılamayacak olsalar da, kabaca Sweeney Todd, Miss Finch ve Creatures of the Night olarak sıralanabilir. Günaha Son Çağrı’nın kaligrafisini ise birçok Eisner ve Harvey Ödülü sahibi usta sanatçı Todd Klein yapmış. Marvel’dan çıkan sayıların renklendirmesi John Kalisz ile Bernie Mireault’ya, Dynamite’tan çıkan edisyonun renklendirmesi ise David Curiel ile Inlight Stüdyoları’na ait. Fasikül kapakları, yine Sandman serisinden hatırladığımız Dave McKean’ın şaheserleri.

Gunaha-Son-Cagri-alice-cooper

Çizgi romanla aynı anda piyasaya çıkan ve aynı ismi taşıyan The Last Temptation albümü ise eleştirmenler tarafından Alice Cooper’ın yeniden doğuş albümü olarak görülüyor. Özellikle ilk fasiküldeki hikaye örgüsü albümdeki şarkı sözlerine çok paralel bir çizgi içinde ilerlese de (hatta albüm kapağı aynı zamanda ilk fasikül kapağı olarak da kullanılmış) 2. ve 3. fasiküller biraz daha bağımsız gelişiyor ama buna rağmen albümün ve çizgi romanın bütünlükleri aynı çerçeve içinde kalıyor.

Bizim hazırladığımız bu cilt ise Dark Horse’un ve Dynamite’ın ciltlerinden oluşturulmuş bir toplama, bir kolaj çalışması olarak ele alınabilir. Her iki yayınevinin de kendi edisyonlarında kullandığı ekstra malzemeleri bu cilde ekledik. Hikaye boyunca Alice Cooper’ın şarkı adlarına olan göndermeleri (kara tahtada yazanlar, tişörtlerin üzerindeki yazılar ve diğer birkaç küçük detayı) kaybetmemek adına özellikle İngilizce bıraktık. Bunu açıkladıktan sonra belki de burada belirtilmesi en faydalı olacak konu Grand Guignol olarak görülebilir.

Grand Guignol Paris’in Pigalle bölgesinde 1897-1962 yılları arasında faaliyet göstermiş bir tiyatrodur. Korku gösterileriyle ünlenmiştir ve ismi bu tarzla o kadar özdeşleşmiştir ki korku eğlenceleri için Grand Guignol tanımı kullanılmaya başlanmıştır. Sahnelenen oyunlarda kullanılan dekorlar Alice Cooper konserlerindeki dekorlarla benzerlik gösterdiği için, çizgi romandaki Şovmen’in tiyatrosunun adı, Neil Gaiman tarafından İngilizcede “Grandest Guignol” olarak değiştirilmiş. Biz de bunu Türkçeye “En Grand Guignol” olarak çevirdik. Yani en büyük, en devasa Guignol!

Neil Gaiman’ın çizgi roman senaryosunu okumak ve senaryodan yola çıkarak Michael Zulli’nin çizdiği sahnelere bakmak gerçekten de büyüleyici bir deneyim. Yaratım sürecinde çizerin ve kaligrafistin katkılarını, çizgi romanın sadece yazılardan veya sadece çizimlerden oluşmadığını, bunların hepsinin bir bütün olduğunu daha da net bir şekilde görebiliyoruz. Arka plandaki en ince ayrıntının dahi aslında hikayeyi bütünlediğini, hiçbir şeyin tesadüfen çizilmediğini ve her sahnenin aslında göründüğünden çok daha fazla anlatım barındırdığını algılıyoruz. Çizgi romanı okuyup bitirdikten sonra bir de senaryoyu okuyarak çizim sayfalarını detaylı bir şekilde incelemenizi öneririm. Yazarın kafasında oluşan sahnelerin, çizer ve son olarak da editörün elinden geçtikten sonra ne kadar farklılaşabildiğini de gösteren önemli bir belge bu kitap aslında. Umarım eksiksiz olarak hazırladığımız bu cilt hem okurlara, hem çizerlere hem de çizgi roman yazmak isteyen yazarlara bir kaynakça niteliğinde olur.

gunaha-son-cagri-kapak

Arka Kapak Yazısı: 

STEVEN KORKUYOR.

Hayalet hikayelerinden korkuyor, büyümekten korkuyor…çok korkuyor. Ta ki gizemli Şovmen’le tanışıp sahibi olduğu Gerçeğin Tiyatrosu’ndaki bir gösteriye bilet alana kadar.

Ona korkak diyenlere meydan okumak amacıyla girdiği oyundan çıkmak, tahmin ettiğinden çok daha zor olacak ve Steven gerçek korkunun ne olduğunu orada öğrenecek.

GÜNAHA SON ÇAĞRI genç bir çocuğun zalim Şovmen tarafından baştan çıkarılmasını, ayartılmasını ve günahlarından arındırılma vaadiyle kandırılmasını anlatan üç perdelik bir öyküdür.

Amerikan Tanrıları ve Yokyer romanları ile Sandman ve Batman – Pelerinli Süvari’ye Ne Oldu? çizgi romanlarının dünyaca ünlü yazarı Neil Gaiman tarafından yazılıp Sandman çizgi romanlarının en yetenekli çizlerlerinden Michael Zulli tarafından çizilen ve insanı düşüncelere sevk eden bu ahlak masalı, Alice Cooper’la birlikte yaratılıp sanatçının 1994 yılında çıkardığı The Last Temptation albümü temel alınarak kurgulanmıştır.

Yazar: Neil Gaiman – Alice Cooper
Çizer: Michael Zulli
Çeviri: N. Aslı Can
Editör: Egemen Görçek
Sayfa Sayısı: 160 sayfa

ENnie Ödülleri 2015 Kazananları ve Gelecek Senenin Jürileri Açıklandı
LEGOLAND İstanbul Açıldı