Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Hazır Filmi Gelmişken – Detaylı Bir Civil War İncelemesi (Çizgi Roman)

Hazır Filmi Gelmişken – Detaylı Bir Civil War İncelemesi (Çizgi Roman)

captain-america-civil-war-banner

Civil War Nedir?

Sıfırdan başlayalım olaya. Civil War, 2006-2007 yıllarında yayınlanmış bir Marvel Comics event’i. Çizgi roman dünyasında event, tüm evreni etkileyen olaylara deniyor. Marvel’ın neredeyse her sene bir event yapıp evrenini karman çorman edişinin miladı sayılsa da anlatacağım sebepler sayesinde “sırf para için yapılan kalitesiz eventler”den ayrılıyor Civil War. Okuduğum en iyi çizgi romanlardan olmakla birlikte birçoklarınca Marvel’ın en iyi event’idir. Süper kahramanların devletin çıkarmak istediği Registration Act yasasına karşı taraf alışını konu alır. Bu yazıda 7 sayılık ana Civil War serisinden bahsedecek olsam da kapsamın tüm kahramanların kendi serilerine yayılacak kadar geniş olduğunu belirtmek gerek.

Mark Millar’ın yazıp Steve McNiven’ın çizdiği 7 sayılık seri, hikayeyi genel hatlarıyla anlatıyor ve bütün karakterleri etkileyen olaylar ele alınıyor. Karakterlerin Civil War sırasında neler yaşadıklarını ve hangi tarafı neden seçtiklerini daha detaylı öğrenmek isterseniz kendi serilerini okumanız lazım. Özellikle Civil War’dan en çok etkilenen ve event esnasında bolca kafa karışıklığı yaşayan kahramanların başında gelen Spider-Man’in kendi hikayesi okunmayı hak ediyor.

civil-war-gorsel-003

Civil War cildi, ülkemizde İç Savaş adıyla önce Hoz Comics tarafından basıldı, an itibariyle Marmara Çizgi etiketiyle raflarda ve en çok satılan çizgi romanlardan biri olma başarısını hala sürdürüyor. New Avengers: İç Savaş cildi Gerekli Şeyler’den çıkmış durumda. Iron Man (Arka Bahçe Yayıncılık) ve Captain America’nın (Marmara Çizgi) kendi Civil War serileri de sıcak sıcak raflarda yerini aldı.

Civil War’un başlangıç sebebi reality show çeken bir grup kendini bilmez süper güçlünün sebep olduğu bir patlama aslında. Patlama, yakınlardaki bir okulu yerle bir ederken çoğu çocuk 600’den fazla sivilin ölümüne yol açıyor. Bunun sonucunda halk süper kahramanların varlığını sorgulamaya başlıyor. Devlet, bu özel yetenekli insanları kontrol altına alacak bir yasa hazırlıyor ve Tony Stark yasayı destekliyor. Reed Richards ve Hank Pym de yasanın en büyük destekçilerinden, hatta hazırlanmasına yardım ediyorlar. Yasaya göre her süper kahraman maskesini çıkarıp kimliği dahil özel bilgilerini açıklayacak ve devletin memuru olacak. Stark, bu gibi trajik vakaları önlemek için devletin yanında yer alırken Captain America öncülüğündeki, daha çok sokak kahramanlarından oluşan bir ekipse yasayı, dolayısıyla devleti karşısına alıyor.

İyi Bir Çizgi Roman Mı?

Kesinlikle evet. Her çizgi roman severin okuması gereken bir cilt bu. Çizgi roman eventlerinin tüm evreni tehlikeye atan veya kozmik hikayeler işleyen tarzını sevmeyen kişiler için bulunmaz bir tat. Dünyayı ele geçirmek isteyen uzaylılara karşı verilen mücadeleden çok daha derin bir mevzu var. Çizgi roman dünyasında sorgulanan bir konuya parmak basıyor Civil War. Bunu yaparken gerçeklerden uzaklaşmıyor, tam tersi yaklaşıyor, böyle bir olay yaşadığımız dünyada olsa olabilecekleri gösteriyor. Marvel’ın standart işlerinden farklı, oldukça ciddi ve gerçekçi. Ayakları yere basan, iyi yazılmış bir hikaye bu. Savaşın neden çıktığı ve kahramanların motivasyonları çok iyi anlatılıyor. Finali haricinde mantıksız bir hareket görülmüyor. Aldığı riskler iyi işliyor, cilt içerisinde okuru çarpıcı birçok olay var. Aynı zamanda Marvel evreni nezdinde önemli gelişmelere yol açıyor. Çizimler de bu kaliteye yaraşır şekilde. Gerçekçi çizimler var ve çok fazla sayıda süper kahraman içeren paneller asla sırıtmıyor. Steve McNiven’ın kalemi defalarca bakılası tablolar ortaya çıkarıyor.

civil-war

Spoilersız bir mini inceleme yaptığıma göre dibine kadar SPOILER İÇERECEK, Civil War hikayesini enine boyuna irdeleyeceğim kısma geçebilirim.

Neden Bu Kadar Övdüm?

Çizgi romanın temeli aslında çok basit: kahramanlar birbirleriyle savaşıyor. İyilerin kötülerle mücadelesinden sıkılmış olan okurlara iyilerin kendi içinde kapışmasını sunmak dahiyane bir fikir değil. Ancak Civil War basite kaçmıyor. Kahramanlar hurra diye girişmiyorlar birbirlerine; kimin nerede yer aldığı, kimin neden hangi tarafı seçtiği güzelce temellendiriliyor ve politik altyapı eklenerek sunuluyor.

Süper kahramanlığın reality show’a evrildiğini görüyoruz en başta. Show’u yapan ekip reyting uğruna baş edemeyecekleri düşmanlara saldırıyorlar ve dövüşleri bir felaketle sonlanıyor. Kahramanlar da halk da süper güçlerin kullanımını sorgulamaya başlıyor. Ve Tony Stark, çocukların cenazesinden ayrılırken o ‘an’ yaşanıyor. Ölen çocuklardan birinin annesi Tony’nin suratına tükürüyor. Bu andan itibaren burnu havada milyonerimizin olaya bakış açısı değişiyor.

Civil War’un en başarılı olduğu konulardan biri bu: unutulmaz anlar yaratmak. Üzerinden yıllar geçse bile çizgi romanın adını duyduğunuzda aklınıza gelecek birçok sahne var. Tony’e tüküren anneyle başlıyor bu anlar, ardından Goliath’ın ölümü geliyor. En unutulmazı ise Spider-Man’in kimliğini açıkladığı an olmalı.

Cildin, hatta tüm event’in en çok ses getiren olayıydı belki de Spider-Man’in Peter Parker olduğunu dünyayla paylaşması. Savaşın başlarında Tony’nin yanında olan Spidey, maskesini çıkarmıştı kameralar karşısında. Ardından Tony’nin gelip “Artık Elvis’ten daha ünlüsün” demesi ve J. Jonah Jameson’ın masasından saniyesinde fırlaması da unutulmaz karelerdendir. Spidey bu kritik virajı elbet bir gün alacaktı ve şok üstüne şok yaşatan Civil War çizgi romanı bunun için en iyi yerdi ama Civil War’un sonrasında hiç iyi ele alınamadı bu mesele.

Unutulmaz olaylardan bir başkası da Captain America’nın SHIELD Helicarrier’ından kaçışı. Civil War, Cap’i en doğru yansıtan eserler arasında. Cap, düz milliyetçi bir karakterden daha fazlası, bu hikayede de devleti karşısına alarak gösteriyor bunu. Elbette önceliği Amerika; ancak hükümeti değil idealleri. Demokrasi ve özgürlük üzerine kurulan ülkenin kahramanı olarak, herkese karşı gelip ideallerini savunuyor, hatta solcu bir kişiliğe bürünüyor. Süper kahramanların devlet çıkarına çalışan askerlere dönüşeceklerini ve koruması gereken insanlar olduğu için maske takanların kimliğini ifşa etmesinin korudukları kişileri tehlikeye atacağını düşünüyor, yasaya karşı çıkıyor. Civil War, Cap’in ne kadar büyük bir lider olduğunu da gösteriyor bize. Maskeli kahramanlara öncülük eden Cap’e efsane sanılan Punisher bile inanılmaz bir saygı duyuyor.

Finalde Tony Stark tarafı kazansa da Mark Millar, Captain America’yı daha haklı gösteriyor. Civil War objektif bir çizgi roman, şüphe yok buna. Ancak Stark bir süre sonra faşist uygulamalara geçiyor. Superhero Registration Act hakkında ne düşünürseniz düşünün, Reed Richards’ın yaptığı Thor klonunun Goliath’ı öldürmesi, -Sue Storm’un evi terk edip kocasının karşısına, Cap tarafına geçmesine bu ölüm neden olmuştur- süper kötülerin savaşta kullanılması, Cap destekçilerinin avlanmaya başlaması ve yakalananların Negative Zone’a götürülmesi okuru Cap’in yanına çekiyor. Yasanın tartışıldığı kısımlar oldukça tarafsız anlatılıyor, iki tarafın da mantıklı sebepleri var ancak sempatinin Cap’e kaydırıldığı bariz.

civil-war

Sanayici bilim adamı ve yürüyen Amerikan rüyasının ne kadar doğru yansıtıldığını söyledim. Yan karakterler de aynı şekilde. Doctor Strange savaştan uzak kalıp oruç tutuyor, Daredevil Tony’e İncil göndermeli laf sokuyor, Johnny Storm gece kulübüne gidiyor, Punisher suçluları öldürüyor ama Cap’le dövüşmüyor. Tüm karakterler Mark Millar tarafından çok iyi anlaşılmış, hikayedeki yerleri birkaç kare olsa bile kişisel özellikleri kullanılarak Civil War’da yer almışlar.

Politik Altyapı

Olaya dahil olan tüm karakterleri doğru yansıtan, savaşı mantıklı bir sebebe bağlayan, konuya gerçekçi yaklaşan, karakterlere kritik anlar yaşatan, üstüne üstlük reality show dünyasını bile eleştiren bir çizgi roman Civil War. Benim Civil War’a ayrı bir sevgi duymamın sebebiyse yazının başından beri bahsettiğim politik arka planı.

Tam da Birleşik Devletler’de benzer konuların tartışıldığı bir dönemde ortaya çıkıyor bu çizgi roman. “Özgürlük mü yoksa denetim mi” zaten yıllardır süregelen bir çatışma ve Bush döneminde zirveye çıkıyor ülkedeki tartışmalar. 11 Eylül saldırısı bunda çok etkili. Bush’un göreve başlamasının üzerinden bir yıl geçmeden oluyor saldırı. Amerikan halkı terör denen canavarla bu kadar ciddi karşılaşınca da Patriot Act yürürlüğe konuyor. Vatandaşların internet aramalarından telefon konuşmalarına dek denetleme sağlıyor yasa. Civil War’daki Superhero Registration Act’in, büyük farklılıkları olmasın rağmen, Patriot Act’ten esinlendiği bir gerçek. Süper kahramanların yüksek sivil zayiatına sebep olan bir patlama yapması da 11 Eylül’ün yansıması aslında.

Marvel yazarlarının kalemi de bu gelişmelerden etkileniyor ve halkın denetim-özgürlük çatışmasındaki tutumunu yansıtıyorlar Civil War aracılığı ile.

captain-america-civil-war-poster-5

Tony, devletin kayıt politikasını destekleyerek denetim tarafında yer alıyor; Cap ise denetimi kabul etmiyor ve özgürlüğü destekliyor. Objektif olduğunu söyledim Civil War’un, bunu iki tarafa da mantıklı sebepler vererek yapıyor. Süper güçlü insanlar tehlikeli ve onların kim olduğunu, nerede yaşadığını bilip hareketlerini denetlemek Stark tarafını kuvvetlendirirken süper kahramanların hükümetin oyuncağı olması ve yakınlarının tehlikeye gireceği gerçeği Cap’in elini güçlendiriyor.

Ama sonra, yukarıda söylediğim üzere, Stark tarafı faşistçe yöntemlere başvuruyor, hatta Sue Storm ve Peter Parker’ın taraf değiştirmesine sebep veriyor. İşte bu da, ibreyi Cap tarafına kaydıran Miller’ın “eninde sonunda özgürlük idealinde birleşeceğiz” mesajı vermek istediğini gösteriyor. Denetim-özgürlük çatışması tarafsızca ele alınırken hikayede kilit rol oynayan Spider-Man’in Stark’ın yanından ayrılıp Cap saflarına katılması tesadüf değil; “Amerika, özgürlük mottosuyla kuruldu ve asla bu yoldan sapmayacaktır” demenin bir başka yolu.

Sadece Amerika’ya değil, birçok devleti eleştiriyor Civil War. Devletlerin kazanmak için her yolu deneyebileceğini, dostlarını bir anda düşman ilan edebileceğini ve orantısız güç kullanabileceğini gösteriyor. Thor klonu tam bir “kontrolsüz güç” örneği. Dünyanın en zeki insanlarından biri tarafından yapılmış olmasına rağmen ne sınırı biliniyor ne kontrol altına alınabiliyor. (Nükleer bomba yapımında Einstein’ın buluşlarının kullanıldığını not düşeyim.) Cap tarafına göre bir ölüm makinesi, Stark tarafı içinse bir polis olarak görülüyor. Tabii tüm bu kötü özellikler sıkı denetimci TeamStark’a yüklenerek laf özgürlüğün doğru yol oluşuna getiriliyor.

marvel-civil-war-1

Son Sözler

Bolca övsem de çizgi romanın finalinin zayıf kaldığını belirtmeliyim. Cap, savaşı kazanmak üzereyken vatandaşların kendisini tuttuğu garip bir sahnenin ardından “ne yapıyoruz biz” deyip teslim oluyor. Kendi tarafındaki tüm arkadaşlarını riske atan ve yasanın kabulüne varan bir hareket bu. Kavganın esas amacından saptığını tespit edecek tek adam Cap orada, tamam ama, sonrasında daha mantıklı davranabilirdi.

Cap’in teslim olurken “Captain America’yı değil, Steve Rogers’ı tutukluyorlar” demesi her seferinde V for Vendetta’nın “fikirler kurşun geçirmez” önermesini hatırlatıyor bana. V for Vendetta’nın yazarı Alan Moore’un Watchmen’inin de “gözcüleri kim gözleyecek” sorusunun yanıtını aradığını belirtmek lazım. Demiştim, Civil War orijinal bir konsept değil ve geçmişte kahramanları dövüştüren eserler olduğu gibi kahramanlığın sınırlarını sorgulayanlar da vardı. Tabii ki Civil War, özellikle Marvel’a has olan Registraction Act konseptiyle ayrılıyor diğerlerinden ve Mark Millar’ın yazımıyla Marvel kahramanlarını bu büyük konulara adapte etmeyi başarıyor. Civil War, kesinlikle okunması gereken bir şaheser.

Orcs Must Die! Unchained'e Yeni Kahraman - Bloodspike
Stygian: Reign of the Old Ones Gümbür Gümbür Geliyor