Son Haberler
Anasayfa » Sencer Coşkun (sayfa 27)

Sencer Coşkun

Dizi-Film altyazı çevirmeni, güncel olarak Netflix'e çeviri yapmakta, Dungeons and Dragons kurdu, Unutulmuş Diyarlar ve Ravenloft fatihi, Dragonlance bağımlısı, Planescape aşığı, Marvel delisi ve içinde fantastik edebiyat barındıran her şeyin takipçisi. Eski çizgi filmlerin büyük bir tutkunu ve yaşına başına bakmadan hala izlemekte! Kitap okumak, FRP senaryosu hazırlamak ve online olarak FRP öğretmek vaktini alan en büyük eylemler. Neredeyse tüm MMORPG oyunlarıyla haşır neşir ve eski oyunları hiç sıkılmadan tekrar tekrar oynuyor. Türk, İskandinav ve Celtic mitolojisi üzerinde bilgi sahibi. Yalnızca metal müzik dinliyor.

Genel Bilgi

planescape-logo

Geldik asosyal plane’imize. Pandemonium tüm Outer Planeler içinde en az varlık barındıran düzlemimizdir. Korkunç sesler çıkaran; adeta uluyan ve çığlık atan rüzgarlarla kaplı, uzun süre kalanları delirten ve zihinsel bozukluğun delilikle pekiştirildiği kapkaranlık ve mağaralardan oluşan bir düzlemdir burası. Bu düzlemi ısıtan ya da aydınlatan bir ışık kaynağı yoktur. Normal bir ateş yakmak imkansızdır zira rüzgar anında söndürür tüm ateşleri. En ufak bir fısıltı çıkardığınızda sürekli esen rüzgar bu fısıltıyı alır ve tüm katmanların mağaralarına taşıyarak korkunç bir senfoni oluşturur.  Eh belki “ bu ne ya pek bir şey yokmuş yaşanır burada” diyorsanız devamını okuyun derim. Bu rüzgarlar sadece korkunç sesler çıkartıp sizi üşütmekle kalmıyor aynı zamanda bu katmanda topraktan da bol bulunan tozu kumu uçurup gözlerinize sokuyor ve görüşünüzü inanılmaz derecede kısaltıyor. Tabi ki pek ağır değilseniz rüzgarın sizi uçurması ve siz parçalanana kadar havada döndürüp cesedinizi Tanrılar bilir kimselerin bilmediği bir uçurumdan aşağı atması içten bile değildir. Aynı zamanda büyü kullanan biriyseniz ve üzerinizde bir yığın büyü malzemelerini koyduğunuz keseleriniz varsa; rüzgar sizi uçurmasa bile üzerinizdeki daha hafif şeyleri kapıp götürebilir dikkatli olmalısınız. Pandemonium’da yer çekiminin bir istisnası bulunmaktadır. Söylediğim üzere tüm katmanlar mağaralardan oluşmaktadır. Ancak bu mağaralarda tavan, taban ya da duvar kavramı bulunmamaktadır. Çünkü bir mağarada yürürken en yakın hangi mağara yapısına( tavan taban duvar) yakınsanız yerçekimi ordadır. Yani dümdüz yürürken yanınızdaki duvara bir ayağınızı koyarsanız yerçekimi tabandan duvara döner ve o ayak bastığınız duvarda yürüyebilirsiniz. Üçüncü katmanı Phlegethon hariç hepsinde geçerlidir bu. Zaman Material Plane ( Madde Düzlemi) ile aynıdır. Bu düzlemin ucu bucağı bir sınırı yoktur. Ancak yalnızda dört katmanı bilinmektedir. Chaotic Evil yönelimlidir. Herhangi bir büyü okulu da penalty almaz tüm büyüler normal işler. Combat’lar diğer düzlemlere nazaran daha zahmetlidir. Çünkü burada ranged kullandığınız her silaha -2 penalty alırsınız tabi bu rüzgarın hafif seyrettiği yerlerdedir. Daha güçlü rüzgarlarda bu penalty miktarı daha da artar. ( Arzu edenler Dungeon Master’s Guide Chapter 3 Wind Effects bölümündeki tablodan penalty miktarlarına bakabilirler.) Bu düzlem Divinely Morphic özellik taşımaktadır. Yani Tanrısal bir varlık tarafından şekillendirilebilir. İsterlerse rüzgarları istedikleri sınırlı alanlarda durdurabilirler. Chaotic Evil yönelimli bir plane olduğu için Lawful yapılı karakterler Charisma puanlarına -2 penalty alacaklardır. Pandemonium ‘a gelebilmek için kullanabileceğiniz birkaç yöntem bulunmaktadır. Birincisi tabi ki birinci katmanda bulunan Styx Nehri ile yolculuk etmektir. İkincisi ise şudur : Pandemonium’un Hava Elemental Düzlemine doğrudan açılan çift yönlü çok fazla portalları bulunmaktadır. Bunlar aracılığıyla buraya gelebilirsiniz. ( Tabi ki güçlü bir wizard-sorcerer bulur ve ona Gate büyüsü yaptırabilir ya da bir Cleric veya boyutlar arası yolculuk yapabilecek herhangi birine de kapılar açtırabilirsiniz.) Gelelim bu katmanın yerleşiklerine. Dediğim üzere nüfus açısından pek şanslı olmayan bu katmanımızda her türden canlıyı görebilirsiniz. İnsan, cüce, drow, goblin, ork, giant hatta yüksek düzlemlerden meleksi ırklar ve alt düzlemlerden iblisler bile uğulduyan rüzgarlarla buraya sürüklenmektedirler. İşte bu azcık nüfusu oluşturan delirmiş kişilere Bleak Cabal yada The Banished ( Sürgünler) denir. Çünkü bilerek bu düzleme gelen çok azdır. Ya bir büyü kullanıcısı yanlış bir büyü sonucu buraya gelmiş ya da bir Cleric tanrısının gözünden düşmüş ve cezalandırılmak üzere buraya gönderilmiştir. Bu kişiler ne kadar deli olsalarda pek çoğu güçlü büyü kullanıcılarıdır. Bu tarz sebepler yüzünden Pandemonium bir hapishane görevi görür aynı zamanda. Tabi ki çıkış yollarını rehbersiz yada haritasız bulmakta neredeyse imkansızdır çünkü binlerce mağara labirent oluşturacak şekilde dizilmiştir. Burada çok uzun süredir yaşamış ve ortama uyum sağlamış yerleşikler görebilirsiniz. Bu kişiler elektrik ve sonik ( ses ) etkili her şeye karşı bağışıklık kazanmışlardır. Asit ve Soğuk bazlı ortamlarda ve büyülere karşı 20 puan resistance ( bağışıklık)’ları vardır.

Devamını Oku »

Tim Burton’dan Frankenweenie

Sizlere çok öncesinde Tim Burton’ın 1984 yılında çektiği Frankenweenie’nin haberini buradan duyurmuştuk. Pek çoğumuzun aklında önemli bir yer edinmiş; Gotik animasyonlarıyla gözlerimizi yıllardır şenlendiren Tim Burton yeni animasyon filmi Frankenweenie yeni afişi ile 5 Ekim’de karşımıza çıkıyor! Frankenweenie aslında 1984 yılında kısa film olarak yayınlanmıştı. Ardından gene kısa halini Nightmare Before Christmas DVD’si içinde ekstra içerik olarak gördük. Ancak bu daha uzun ve stop-motion tekniğiyle yapılan yeni hali Disney stüdyoları ile birlikte kuşkusuz hayal gücümüzü fethetmeye geliyor.

Devamını Oku »

Oversoul

Ankaralı olan arkadaşlarımız bilirler. Günümüz de pek bilinmese de Ankara pek çok FRP mekanına ev sahipliği yapmıştır.  Genellikle Whitewolf oynatılan Abyss, meşhur Tarık abinin kitap ve zar satan Yüksel Kırtasiyesi ve PC RPG oyunları satan Dungeon adlı dükkanları vardı ki bugün bile bulamadığınız yabancı kitap ve çizgi romanları oralarda bulabilirdiniz. Cottage vardı büyü kitapları ve fantastik pek çok şeyin satıldığı bir dükkan hatta kılıç dersleri bile verilirdi.  Gel gelelim efsaneler kaldı şimdi onlardan. Oversoul ise bugün Ankara’da sizi oyunlara doyurabilecek yegane mekan olarak karşınıza çıkıyor. 1997-2002 yılları arasında aktif olan ve şimdi tekrar yeni yerinde olan Oversoul Ankara’nın FRP damarını elinde tutuyor!

Devamını Oku »

Marvel RPG İçin Hazır Mısınız?

marvel_rpg-heroic_cover

Marvel RPG Sistemi’nin el değiştirdiğini size daha önce buradan duyurmuştuk. Ve sonunda beklenen an yaklaşıyor! Çoğunluğun ilgisini çekememiş olan TSR’ın ve hatta Marvel’ın kendi çıkardığı Marvel RPG masaüstü oyunlarının ardından özlemini çektiğimiz Marvel oyun sisteminin, üstat Margaret Weis’in şirketi MWP (Margaret Weis Productions) ile 28 Şubat tarihinde oyuncuya sunulması planlanıyor! Öncelikle oyunun kullanacağı zar sistemi dikkat çekiyor. Marvel’ı az çok bilenler ilim irfan sahibi The Watcher halkını bilirler. Bu oyunda da DM olarak bildiğimiz kişilere The Watcher deniyor.

Devamını Oku »

Oversoul

Ankaralı olan arkadaşlarımız bilirler. Günümüz de pek bilinmese de Ankara pek çok FRP mekanına ev sahipliği yapmıştır.  Genellikle Whitewolf oynatılan Abyss, meşhur Tarık abinin kitap ve zar satan Yüksel Kırtasiyesi ve PC RPG oyunları satan Dungeon adlı dükkanları vardı ki bugün bile bulamadığınız yabancı kitap ve çizgi romanları oralarda bulabilirdiniz. Cottage vardı büyü kitapları ve fantastik pek çok şeyin satıldığı bir dükkan hatta kılıç dersleri bile verilirdi.  Gel gelelim efsaneler kaldı şimdi onlardan. Oversoul ise bugün Ankara’da sizi oyunlara doyurabilecek yegane mekan olarak karşınıza çıkıyor. 1997-2002 yılları arasında aktif olan ve şimdi tekrar yeni yerinde olan Oversoul Ankara’nın FRP damarını elinde tutuyor!

Devamını Oku »

Katmanlar ve Tanrılar

planescape-logo

Söylediğim gibi Abyss’in 666 hatta daha fazla katmanı bulunmaktadır. Bazı katmanların sahipleri bilinmemektedir ya da bazılarının birden fazla katmana hakim olduğu bilinmektedir. Bu karışıklığı önlemek amacıyla güzel bir tablo kullandım. Tabloda Liderler’in hakkında yazılan kutuların bazılarını boş göreceksiniz. Bu boşlukların sebebi bu liderlerin sadece isimlerinin bilinmesidir. Yani nerden gelmişler nereye gitmişler hiçbir kitapta bilgi yoktur. Bundan dolayı boş bırakılmıştır. Hepinize doyurucu gelmesi dileği ile. İSMİ LAKABI İLGİ ALANLARI Bulunduğu Katman Hakkında Abraxas The Unfathomable Magic words, arcane secrets, talismans 17: Death’s Reward Adimarchus Prince of Madness Insanity 507: Occipitus Eskiden bir Celestialdı (iblislerin tam tersi yaratıma sahip iyi özlü ırklar) Celestial boyutlarından kovulduktan sonra intikam için iblis ordusu toplayıp üst boyutlara saldırdı. Celestial’lar Adimarchus’u ve ordusunu , kendi üst boyutlarının bir kısmını feda ederek Abyss’e sürdü. Feda ettikleri bu bölgede Adimarchus’un Abyss’teki katmanı oldu. Ahazu The Seizer Night, abduction 73: Wells of Dakness Güçlü bir Demon Lord olan Ahazu kendi katmanının bir boşlukta yüzdüğünü fark etmiş ve katmanını kazarak o boşluğa ulaşmış ve ne olduğunu merak edip boşluğa atlamıştır. Hala geri dönmedi. Ahrimanes Chief of the Cacodaemons Exiles, wanderers r 452:Ahriman-abad Aldinach Lady of Change Transformation 1: Pazunia 1.Katman’da ikamet eden Demon Lord’lardan biri Alrunes The Soothing Spirit Protection, sisterhood Alvarez The Purging Duke Inquisition, torture 57: Torturous Alzrius Lord of Infernal Light Fire, destruction 601: Conflagratum . Anarazel The Daring Darkness Adventurers 79: The Emessu Tunnels Ansitif The Befouler Corruption of religious sites and relics 73: The Wells of Darkness (hapsedildi) Normalde 21.katmanın lordu olan bu iblis sonradan 73.katmana hapsedilmiştir. Areex The Forgotten Prince Unknown 73: The Wells of Darkness (hapsedildi) Arzial The Blooded Baron Subterfuge 45, 46, 47: Azzagrat (babasına bağlıdır) Abyss’in en güçlü ve en ünlü Demon Lord’larından Grazzt ve bir dişi insandan doğma bir Cambiondur. Aseroth The Winter Warlock Cold, ice, corruption, magic 566: Soulfreeze Söylentilere göre kendisi bir Buz Paraelemental boyutundan gelme bir archelementaldir. Bulunduğu katmandan oraya açılan iki taraflı bir portal bulunur. Çalıştırmak için bir kurban gerekmektedir. Asima The Unanticipated Ill surprises 4: The Grand Abyss Azael (öldü) The Ensnared Rebellion, war 422: Savage Searing (Şu an Yeenoghu’nun diyarı) Bu katmana hükmederken Yeenoghu tarafından öldürüldü. Azazel Prince of Scapegoats Blame, absolution 137: Outcasts’ End Baltazo The Seeping Sovereign Diplomacy, strategy 1: Pazunia Fazla güçlü bir Demon Lord olmasa da Blood War’da başarılı bir generallik dönemi geçirmiştir. Baphomet Prince of Beasts Minotaurs, beasts 600: The Endless Maze Hayvan yaratıkların ve Minatorların tapındığı bir Demon Lord’dur. Bilim Kulesi adını verdiği yerde yeni iblis türleri yaratmak için çalışmalar yapmaktadır Bechard  The Rotting Husk Decomposition, obsolescence 422: Yeenoghu’s Realm (eski yöneticisi) Obryth iblisidir. Katmanını Azael’e kaptırmış; Azael’de Yeenoghu’ya kaptırmıştır. Cabiri  The Watching Master Observation 73: The Wells of Darkness Obryth iblisidir. 73.katmana hapsedilmiştir. Chernovog The Green God The Verdant Chasm; Numarası bilinmeyen bir katmana hükmetmekle birlikte Ravenloft Kalesi ile bir bağlantısı vardır. Dagon  Prince of the Depths Creatures of the deep aquatic 89: The Shadowsea Güçlü bir Obyrith İblisidir. Obyrith’lerin düşüşünden sağ çıkan en güçlü iblislerdendir. Çok zeki ve kötücülde olsa bilgeliğe sahiptir. Diğer katmanlara fazla bulaşmaz. Demogorgon The Prince of Demons, The Sibilant Beast Demonkind 88: The Gaping Maw Çok güçlü sürekli şekil değiştiren bir iblistir. En güçlü Lordlara meydan okuyup hala sağ kalan nadir iblislerdendir. Hemen her dünyada farklı bir isim altında müritleri bulunmaktadır. Dwiergus The Chrysalis Prince The shaping of demonic races 558: Fleshforges İblislerin Anası Pale Night’tan bile daha yaşlı olduğu söylenen kadim bir Lord’dur. Yeni iblis türleri yaratmaktadır. Eblis Of the Unbended Knee Refusal to surrender 1: Pazunia Eldanoth The Bloodless Scion Crime, Murder 359: The Arc of Eternity Orcus’un eski sağ kolu. Orcus’un ölümünden sonra kendine bir katman sahiplenmiş ve suçluların tapındığı bir Lord olmuştur Eltab Lord of the Hidden Layer Hatred, retribution 248: The Hidden Layer Faerun’un bugünkü Thay bölgesine summonlanmıştır. Arından 1000 yıl boyunca Faerun’a hapsedilip tekrar serbest kalmış ve tekrar hapsedilmiştir. En son Szass Tam tarafından yenilmiş ve Abyss’e geri sürülmüştür Fraz-Urb’luu Prince of Deception Lies, subterfuge, illusion 176: Hollow’s Heart Göz boyama ustasıdır. Kimse gerçek şeklini bilmez hatta ona tapanlar bile aslında kime taptıklarını bilmez çünkü hemen her yerde farklı bir surette varlığını sürdürmektedir Graz’zt The Dark Prince Tyrants, despots, guile, debauchery 45, 46, 47: Azzagrat Abyss’teki en güçlü Demon Lord’lardan biridir. Pale Night’ın oğlu olduğu söylenir. 3 katmana birden hükmetmesinin yanı sıra hedefleride üç kat büyüktür. Haagenti Lord of Alchemy Alchemy 548: Garavond Alchemy ve mutasyonla ilgilenir. Ilsidahur The Howling King Bar-lgura 90: The Guttering Grove Bar-lgura denen iblislerin kralı ilan etmiştir kendini. Demogorgon ile ittifak halindedir. Juiblex The Faceless Lord Oozes, slimes and jellies 222: Shedaklah En güçsüz Lordlardan biridir.Kimse onu takmaz.Oozelar ve benzeri sürünen jölemsi yaratıklar tarafından tapılır. Kardum Lord of the balors Balors, fire 21: The Sixth Pyre Balor’ların tapındığı güçlü bir Demon Lord’dur. Kostchtchie Prince of Wrath Frost giants, wrath, rage 23: The Iron Wastes Her şeye karşı öfke besler. Kendisi Tanar’ri olmasına rağmen tüm tanar’rileri yok etmek ister. İşin aslı kendisi eskiden bir insandı. Bir cadının aracılığıyla lich benzeri bir yaratık olmuş sonradan Celestial boyutundan güçlü bir paragon tarafından Abyss’e sürülmüştür. Orda bir Demon Lord olmuştur. Lamashtu She Who Erases Monstrous births, deformity 503: Torremor (imprisoned) Dragon #329 “Demonomicon of Iggwilv”, page 67. Former consort to Pazuzu. Lazbral’thull The Butcher Torture, bloodletting 73: The Wells of Darkness (hapsedildi) Malgarius adlı Demon Lord’u yenmiş ve onun katmanını ele geçirmiştir. Sonradan hapsedilmiştir. Lissa’aere (f) The Noxious Poison gas 27: Malignebula Etrafı sürekli zehirli gazlarla çevrili Demon Lord daha doğrusu Leydi. Baş düşmanı Hava Elementallerinin Prenseslerinden Chan’dır. Lolth Demon Queen of Spiders Drow, spiders 66: The Demonweb Pits Lolth eskiden Elflerin tapındığı iyi bir tanrıça iken güç hırsına yenik düşerek diğer tanrılara ihanet etmiş ve Abyss’e sürülmüştür. Burada bir Demon Lord olmuş ve 1000lerce yıl Abyss’ın 66.katmanını yönetmiştir. Sonradan neredeyse yok olmasına sebep olacak bir hareketle 66.katmanı Abyss’ten sökmüş ve Astral Boyut üzerinde kendine yeni bir boyut yaratmıştır. Gücünü tekrar toparlayana kadar derin bir uykuya dalmıştır. Lupercio The Baron of Sloth Sloth, darkness 128: Slugbed Pale Night’ın oğullarından biri. Gerçek formu bilinmez. Çünkü her yönde yaklaşık 15 kilometre kadar karanlık yayar. Bu karanlığın içinden sadece korkunç kahkası ve korkunç kuvveti hissedilir. Lynkhab Lady of Regret Depression, desire 297: The Sighing Cliffs Zor savaşlar sonrası Succubus Kraliçesi lakabını kazanmış ardından Malcanthet adlı Succubus’a kaybetmiştir. Ona yaklaşanlar sürekli bir depresif hisler ve intihar arzusuyla dolar. Malcanthet (f) Queen of the Succubi Succubi, hedonists 570: Shendilavri Şuan ki Succubus Kraliçesi. Abyss’e Baator’dan gelen ilk succubuslardandır. Tapınanları tam olarak organize olmadığı için bir tapınak ya da benzeri bir yapısı bulunmamaktadır. Mastiphal The Hunting Sovereign Pursuit of prey 1: Pazunia (Vanelon Kalesi) Malanchet’in eşidir. Ona Malanchet’in düşmanlarının kellelerini getirip aşkını kazanmaya çalışır. Bundan dolayı lakabı Hunting Sovereign’dir. Miska The Wolf-Spider Spyder-fiends, war Imprisoned in Pandemonium. Yarı örümcek yarı kurt formunda gezer. Çok kadim zamanlarda Obyrith’lerin Kraliçesi tarafından eş olarak seçilmiş ve Law yönelimli güçlere karşı çok büyük savaşlara komutanlık etmiş ve hepsini kazanmıştır. The Wind Dukes isimli Law yönelim güçlerinin liderleri Rod Of Law adını verdikleri güçlü bir artifekt bulmuşlar ve bunuda Miska’yı Oerth dünyasında bulup hapsetmek için kullanmışlardır ve kullandıktan sonra 7 parçaya kırmışlardır. Şuanda da Pandemonium’da hapistir Munkir The White Guardian Afterlife, the back door to Paradise 77: The Gates of Heaven Munkir ve iş ortağı olarak nitelendirebileceğimiz Nekir aslında İslam dinindeki çoğumuzun bildiği Münker ve Nekir yani sorgucu meleklerden alıntılardır. Ancak bu ikisi bu sistemde melek değil birer Demon Lord’dur. Burdaki görevleri ise Abyss’ten Cennet boyutlarına açılan kapıları korumaktadırlar. En büyük düşmanları Azor’alq’dır. O da Cennet Kapılarının diğer tarafında bulunmaktadır ve Paladinlerin tapındığı bir tanrıdır  ve elf yapımı adı Faruk olan bir kılıç kullanmaktadır Nekir The Black Guardian Afterlife, the back door to Paradise 77: The Gates of Heaven Nocticula The Undeniable Night 72: Darklight Karanlığın kapladığı bir katmandadır. İyi yönelimli varlıklar bu katma girdiklerinde karanlığın içinde deniz feneri gibi parlar ve sizi yok etmek isteyen gölge varlıklara yol gösterirler. Obox-ob (o) Prince of Vermin Vermin 663: Zionyn Bir Obyrith iblisidir ancak kendi kraliçesi tarafından öldürülmüştür. Öldükten sonra tekrar yaşama dönen Obox-ob Tanar’rilerden nefret eder ve onları Abyss’ten temizlemek için planlar yapmaktadır. Aynı zamanda Eladrin halkından’da nefret eder. Orcus Prince of the Undead Undead, Abyssal ascension, escape from death 113: Thanatos 1974 yılında bizzat Gary Gygax tarafından yaratılan ve günümüze kadar gelen en ayrıntılı Demon Lord olarak gösterebiliriz. Hikayesi çok uzun olsa da özetleyeyim. Normalde chaotic bir tanrıya tapan basit bir ölümlü rahipti. Öldükten sonra Chaotic yönelimli olduğu için ruhu Abyss’e gelmiş ve iblislerin en düşüğü yani bir larva olarak yeni yaşamına başlamıştır. Binlerce yıl sonunda gelişerek ilk önce Mane iblisine gelişmiş ardından sırasıyla dretch,rutterkin,vrock,glabrezu,Nalfeshnee ve en sonunda bir balora dönüşmüştür.Sonra Demon Lord olmuş arından çok fazla mürit toplamış ve tanrılığa yükselmiştir. Kendine Prince of Demons lakabını alarak bu lakabı kullanan diğer Demon Lord’larla düşman olmuştur. İki kez öldürülmüş iki kez tekrar diriltilmiştir. Son diriltilmesinden sonra tanrılığını kaybetmiştir. Pale Night (o) The Mother of Demons Motherhood 600: The Endless Maze, 471: Androlynne Kendisinin bir Obyrith olduğunu sonradan öğrendiğimiz İblislerin Anası. Söylentilere göre en güçlü Demon Lord’ların pek çoğunu o doğurmuş hatta tüm tanar’ri ırkının ondan geldiğini söyleyenler vardır.Normalde iki katmana hükmeder ancak 471. Katmanı savaş alanı olarak kullanır. Zamanında aldatmaca ile Eladrin’lerin Kraliçesi Celestial boyutlarından Morwelin kocası Prens Ascodel’i kandırarak binlerce elf çocuğunu 471.katmana getirtmiştir. Ascodel hatasını sonradan fark etmiş ve çocukları korurken ölmüştür. Çocuklar büyüyle sürekli genç tutulmaktadırlar ve Pale Night’ın öfkeli olduğu zamanlarda avlaması için özenle saklanırlar. Pazuzu (o) Prince of the Lower Aerial Kingdoms Flying creatures, corruption 1: Pazunia, 503: Torremor Abyss’in tüm katmanlarının göklerine hükmeden ve büyük düşüşten sağ çıkan nadir Obyrith Lord’lardandır. Tanar’rilerin obyrithlere baş kaldırdığı büyük düşüş günlerinde sağ kalabilmek için onlardan biri gibi davranmış ve herkesin kendisinin bir tanar’ri olduğuna inanmasını sağlamıştır. Tüm göklere hükmetsede dolaşmadığı zamanlarda 503.katmanı kendisine almıştır orayıda yönetir. Ama genel olarak 1.katmandaki Demir Kalesinde ikamet eder. Queen of Chaos(o) Chaos, obyriths 14: The Steaming Fen Obyrith’lerin Kraliçesi idi. Ancak kendisine boyun eğmeyenleri ya öldürmüş ya da sürgüne yollamıştır. Celestial’lara karşı yaptığı savaşı kaybedip eşi Miska hapsedildikten sonra iktidar gücü zayıflamış ve hem isyan eden tanar’riler hem de kendisini sevmeyen obyrith’ler tarafından yenilmiş ve 14.katmana sürülmüştür. Şimdi orda sessizce beklemekte ve sevgilisi Miska’yı serbest bırakıp savaşı tekrar başlatmak için planlar yapmaktadır. Rhyxali Queen of the Shadow Demons Shadow demons, secrets 49: Shaddonon Gölge iblisleri tarafından tapılır. Kendisinin Graz’zt’ın kız kardeşi olduğu söylenir ancak kesin bir bilgi değildir. Sch’theraqpasstt The Serpent Reborn Yuan-ti 111: The Mind of Evil Çok zeki ve kurnaz olan yılan-insan ırkı Yuan-ti ‘lerin tapındığı ve kanatlı dev bir yılan biçimindeki Demon Lord’dur. Katmanı ise sürekli gerçekliği değiştiren bir yapıya sahiptir. Yani bir an toprak yolda yürürken bir anda lavların içinde bulabilirsiniz kendinizi. Hiçbir canlı sağ kalamaz bu katmanda. Sess’innek The Emperor Lizard Lizardfolk, civilization 7: The Phantom Plane Kertenkele-adamlar olarak bilinen Lizardfolk tarafından tapılır. Katmanına giriş ya da çıkış mümkün değildir hem içerden hem dışarıdan mühürlemiştir. Bu yüzden ne düşmanı ne de dostu vardır. Shaktari Queen of Poison Mariliths 513: Vudra Kendisi güçlü bir tanar’ri türü olan marilithtir. Diğer marilithler tarafından tapılır. Sifkhu Loumaras 230: The Dreaming Gulf Nadir bulunan loumara iblislerindendir. Malanchet tarafından köle edilmiştir Shami-Amourae The Lady of Delights Succubi 73: The Wells of Darkness (imprisoned) Güçlü bir Succubus’tur ve kardeşi Malanchet’le birlikte Abyss’e ilk adım atan succubuslardandır. İnsanlarla çok vakit geçirdiği için diğer Demon Lordları iradesi doğrultusunda yönlendirmek adına çok şey öğrenmiştir hatta Demogorgon’un bile eşi olmuştur ve onu kandırarak kız kardeşi Malcanthet’in diyarına saldırmaya ikna etmeye çalışmıştır. Ancak Malcanthet bunu fark edip Demogorgon’u uyarmıştır ve Shami hapsedilmiştir. Siragle The Ineffable Secret oaths 493: The Steeping Isle Timsah başlı ve insan vücutlu olarak bildiğimiz bir Demon Lord. The Wells of Darkness’a hapsedilip oradan kaçabilen tek Demon Lord’dur. Socothbenoth The Persuader Perversion 597: Goranthis Varlıkların cinsel arzularını onlara karşı silah olarak kullanan bir Demon Lord’dur. Birden fazla güçlü Demon Lord’un sevgilisi olmuş ve hepsini birbirine düşürmüştür. Soneillon The Youthful Crone Rejuvenation 71: Spirac Katmanında özel bir havuz bulunur. Bu havuza gelen bir ölümlü oradan su içerek kendini yenileyip güçlenebilir ve gençleşebilir. Ama bunun için ilk önce özgür iradesinin bir kısmını söküp Soneillon’a kurban etmesi gerekir. Tharzax The Chattering Prince Poisonous vermin 2: Driller’s Hives Zehirli haşereler ve yaratıkları çok seven ve katmanın her tarafı zehirle kaplı olan bir Demon Lord. Thralhavoc Shadowmaster Undeadshadows, subterfuge — Normalde 348.katmana hükmetmekte olan Thralhavoc dikkatini daha önemli işlerine verebilmek adına bu katmanı terk etmiştir. Katmanın adı bile unutulsa da bazıları oraya Indifference adını vermiştir. Turaglas The Ebon Maw Hunger, consumption 32: Sholo-Tovoth Tanar’ri olduğu bilinsede kendisini kitaplarda “ Abyss daha Abyss değilken Abyss’in sonsuz güç açlığının sonucu olarak ortaya çıkmıştır” denir. Demogorgon gibi iblisler kendisinden daha yaşlı olsada Turaglas çok kadim bilgilerle dolu bir iblistir. Demogorgon ve Orcus tarafından bir savaşta yenilmiş ve boşluğa hapsedilmiştir. Ardından bir wizard olan Vuren Krabath tarafından Material Plane’e çağırılmıştır. Turaglas wizardı ele geçirmiş ve hapishanesinden kaçmıştır. Ugudenk (o) The Squirming King Worms and hungry parasites 177: The Writhing Realm Solucanlar ve parazitlerle ilgilenen bir Obyrith Lordu. Sürekli katmanını kazar. Kendi katmanıyla kalmaz başka Demon Lord’ların katmanlarını da kazar. Verin Voice of Graz’zt Diplomacy 45, 46, 47: Azzagrat (serves Graz’zt) Graz’zt’a sonsuz bir sadakat ile bağlıdır. Asla art niyeti olmamıştır. Graz’zt hapsedilip katmanı boş kaldığında onun yerine geçip katmanı tüm saldırılara karşı başarıyla savunmuştur. Graz’zt esaretten kurtulduğunda tahtını ona tekrar teslim etmiş ve ona hizmet etmeye devam etmiştir. Volisupula The Flensed Marquesse Finery, ostentatious ceremony 8: The Skin-shedder Planes of Chaos, in the “Chaos Adventures” booklet. Vucarik Consort of Chains Chains, torture 651: Nethuria Ellerinden hiç eksik olmayan dikenli zincirlerini sürekli yere vurarak tüm katmanına işkence dolu sesler yayar ve katmanını sürekli olarak dolaşır çok nadir durur. Katmanına izinsiz girenleri yakalar ama genellikle öldürmez ve sağ bırakarak yollar. Böylece katmanının ne kadar dehşet verici bir yer olduğunu diğerlerine anlatabilsin… Xinivrae Queen of Succubi Succubi, Seduction 230: The Dreaming Gulf (sürgün edildi) Queen of Succubi lakabını kazanıp Malanchet’e kaptıranlardan biri. Ünvanını kaybetmesinin ardından 230.katmana sürülmüştür şimdi orayı yönetmektedir. Yeenoghu Prince of gnolls Gnolls 422: Yeenoghu’s Realm Gnollerin taptığı güçlü bir Demon Lord’dur. Elflerden nefret eder. Baphomet ile yaptığı bir ittifak ile orman elflerine saldırmış ve binlercesini katletmiştir. Sonradan yenilmiş ve Baphomet ile birbirlerini suçlayarak düşman olmuşlardır. Katmanını pek çok savaş sonrası başka Demon Lordların elinden almıştır. Zuggtmoy Demon Queen of Fungi Fungi 222: Shedaklah Kötücül bitkisel yaratıkların ve Oozeların taptığı bir Demon Lord’dur. Lolth ile düşmandır. Yrsillar Lord of the Nothing Greater & Lesser Dreads Belistor Hiçbir şeyin lordu. Tamamen negatif enerjiden oluşan ve numarası bilinmeyen Belistor isimli katmana hükmeder Zzyczesiya The Ungrasped Confused and malevolent ignorance 3: The Forgotten Land The Well of Darkness’a hapsedilip oradan kaçmayı başaran Demon Lord’lardan biri. Katmanında ucu bucağı olmayan kuleler ve yaşadığı yer olan esrarlı otlarla kaplanmış bir avlu bulunmaktadır.  

Devamını Oku »

Genel Bilgi

planescape-logo

Gelelim Abyss’e. İçinizde bu yazıyı okuyan; hayatında hiç FRP oynamamış sadece okuma kitaplarıyla yetinmiş olanlarınızın bile sıklıkla duyduğu belki de Planescape sisteminde adı en çok geçen düzlem olan Abyss’teyiz artık. Baator düzlemindeki kuralcı devilları unutun. Tartarus’un sonsuz hapishanelerindeki zeka özürlü iblis kırması yaratıklara bakmayın bile. Zira artık Abyss’tesiniz.  En vasıfsız en düşük INT puanına sahip iblislerin (Demon) bile tanrı olmaya çalıştığı birbirlerini gırtlakladığı Blood War’un kasıp kavurduğu savaş alanlarının olduğu boyuttayız. Bugüne kadar Outer Plane’lerin hepsinin Astral Boyut denizinde yüzmekte olduğunu bilsek de Dungeons And Dragons 4th Edition’da diğer düzlemlerden ayrı olarak Abyss’in çok büyük yeni bir özelliği vuku bulmuştur. Diğer düzlemlerin hepsi Astral Plane üzerinde bulunmakta iken Abyss , Elemental Chaos olarak bildiğimiz  ; ateş , su , toprak , hava ,negatif enerji  ve pozitif enerji boyutlarının kökenini oluşturan kısaca elementlerin karışımı olan düzensiz ve sonsuz kaotik bir boyuta sürüklenmiştir Forgotten Realms Campaing Setting 4e’de bu olay; Baatorun baş lordu Asmodeus’un Spellplague sonucunda Büyü Tanrıçası Mystra’nın yardımcısı Tanrı Azuth’u öldürüp onun tanrılık özünü çalıp Tanrı olması ve Abyss’i Elemental Chaos’un içine itmesi, uzaklaştırması olarak açıklanmıştır. Yani Abyss’i düşünüp bu düzlem “sonsuz ateşlerin yandığı Cehennem azaplarıyla çığlıklar atan ruhların düzlemi” diyemezsiniz. Çünkü Abyss’te sadece ateş değil diğer tüm elementlerin hakim olduğu katmanlarda mevcuttur. Abyss’teki yer çekimi, zaman, varlıkların fiziksel boyutları her şey Material Plane ile aynıdır paralel akar. Hiçbir büyü türü penalty ya da bonus almaz. Ancak bir katmanda çok güçlü büyüler yapmadan önce iki kere düşünün derim. Zira yapılan güçlü büyüleri ; o katmanın lideri veya onun büyüye duyarlı hizmetkarları hissedebilir. Hiçbir katmanda genel olarak tek bir element hüküm sürmez. Yani söz gelimi katmanda bir an hava 50 derece hissederken ve her yandan alevler çıkarken bir an sonra 0 derecenin altında soğuk hissedebilirsiniz. O katmana hükmeden varlığında gücüne bağlı olarak element değişimleri sabitleştirilebilse de genellikle çoğu katmanda birden fazla elementin etkisi görülür (Mixed Elemental). Bilindiği üzere Abyss Chaotic Evil bir düzlemdir. Chaotic Evil denince akla gelen ilk şeyde elbette iblislerdir (demonlar). Abyss’in sonsuz katmanlarına sadece Tanrılar veya Yarı-Tanrılar (demigod) hükmetmez. Bazı iblisler o kadar akıl almaz planlarla muazzam güçler elde eder ki tanrılar bile artık o iblisi o katmandan söküp atamaz ve o iblis Demon Lord adıyla o katmana hükmetmeye başlar. Yani sizin anlayacağınız Abyss’te sonsuz bir kaotik politika yürütülüyor diyebiliriz. Abyss’e devam etmeden Demonlar ile ilgili çok ayrıntılı olmasada bilgi vermem icap ediyor zira iblisler olmadan Abyss düşünülemez bile. İblisler %99’u Abyss’te ikamet eden Chatoic Evil varlıklardır. Genel olarak 4 ana türe ayrılsalar da hiçbir türe dahil olmayan 30 civarında iblis vardır. 1- Loumara: Loumara’lar diğer iblis türlerine göre yeni bir tür sayılırlar. Zira en yaşlıları birkaç yüzyıl yaşındadır. Loumara’lar bilgi kaynaklarında fazla geçmez zira bu iblisler daha çok canlıların bedenlerini ele geçirerek yada cansız nesnelerin içine girerek kötülüklerini yaymaya çalışırlar. Rivayete göre Loumara’lar Ölmüş Tanrıların hayallerinden ve kabuslarından yaratılan ve onların özelliklerini taşıyan iblislerdir. Tabi kesin bir doğruluğu bulunmamaktadır. İki alt türleri vardır. Dybbuk ve Guecubu. Dybbuk’lar yürüyen jöleye benzerler ve belirli bir şekilleri yoktur. Daha güçlü olan Guecubu’lar ise havada yüzen kaotik bir bulut şeklindedirler. 2- Obyrith: Obyrith’ler -eldeki bilgiler çokta güvenilir olmamakla beraber- çok ama çok kadim zamanlardan kalma iblislerdir. Söylenenlere göre Obyrith’ler ölümlü ırklar yokken hatta Tanrı’lar yokken bile var olmuşlardır. Hiç birinin belirli bir insansı şekli yoktur ve derlerki bir Obyrith’e doğrudan bakmak bile bir ölümlüyü delirtirmiş. İnsansı bir şekil almış ve Abyss’te ikamet eden birkaç Obyrith iblisi mevcuttur. En bilineni Pazuzu’dur. Pazuzu Abyss’teki tüm katmanların göklerini yöneten bir Demon Lord’dur. 3- Yugoloth: Yugoloth’ları diğer katmanlarda fazlasıyla çıktılar karşımıza. Dilerseniz diğer yazılarımı okuyup yeterli bilgi edinebilirsiniz. 4- TANAR’RI: Ve geldik Abyss’in en kalabalık iblis türüne. Obyrith’ler tarafından kendilerine köle olarak yaratılsalar da zaman içinde hem sayıca hem de güç bakımından o kadar güçlü hale gelmişlerdir ki Obyrith’leri bile gölge de bırakmışlardır. Tanar’riler pek çok alt türe ayrılır. Abyss’te katmanlara hükmeden Demon Lord’ların neredeyse tamamı Tanar’ri iblisidir. Son derece şeytani bir zekaya sahip olmalarıyla birlikte pek çoğunun hem fiziksel kuvvetleri hem de büyü kuvvetleri çok ileri seviyededir. Normalde kendi içlerinde bir hiyerarşi olsa da güçlü olana boyun eğerler ama asla sadakatlerini sunmazlar, her an ihanet edip konum mücadelesine girme eğilimindedirler. Alt türleri epey fazla olduğu için en güçlülerini yazacağım. BALOR: Balor’lar Yüzüklerin Efendisi’nden bildiğimiz Balrog’ların fiziksel olarak tamamen aynısıdır. Bir ellerinde şimşekten kılıçları diğer ellerinde ateşten kırbaçları boynuzlu şeytani başları ve dev yarasa kanatlarıyla en güçlü Tanar’ri iblisleridir. Kendi iblis orduları olmasının yanı sıra Demon Lord’lardan sonra en çok hürmet edilen varlıklardır ki Demon Lord’larında neredeyse tamamı Balor’dur. Abyss’de.  4.5-5 metreye kadar çıkan boyları ve 2000 kglık ağırlıklarıyla Abyss’te iş dışında asla bulaşmayacağınız tiplerdir. Gelelim Abyss’in katmanlarına. Çoğu kişinin bildiği üzere Abyss’in aslında tam olarak 666 katmanı yoktur. Abyss’in katman sayısı 666dan çok daha fazladır ancak 666.katmandan sonrası bilinmemektedir. 666’dan sonrasına gidenlerden bir daha haber alınamadığı için hiçbir bilgi yoktur. Abyss’in ilk katmanın apayrı bir özelliği vardır. Adı Pazunia olarak bilinen ama daha çok Plains of Infinite Portals ( Sonsuz Geçit Düzlükleri) olarak dillerde dolaşan bu 1.katman’a hiçbir Demon Lord kesin olarak hükmetmez. Bu katmanın her yeri yüzlerce derin çukurlarla doludur. Bu çukurlar aslında Abyss’in diğer katmanlarına geçişi sağlayan büyülü geçitlerdir (portal). Tabi ki diğer evil planelerimizin olmazsa olmazı Styx nehri de buradan geçmektedir. Çukurların etraflarında göz alabildiğince Demir Kaleler bulunmaktadır. Bu Demir Kale’ler aslında Abyss’in katmanlarına hükmeden Demon Lord’ların fiziksel bedenlerinin muhafaza edildiği yerdir. Çünkü Demon Lord’lar ne kadar tanrısal güçlere sahip olsalar da hala bir iblis oldukları için istedikleri zaman Madde Düzlemine geçemezler. Sadece ruhlarını bedenlerinden ayırıp astral yolculuk ile gölgelerini Madde Düzlemine geçirebilirler. Bedenlerini geçici olarak terk ettiklerinde ise zarar görmemesi için çok iyi korunan Demir Kale’lerinde saklarlar. Abyss’in katmanları arasında yolculuk etmenin pek çok yolu vardır. Portal büyüleri, Plains of Infinite Portals, Abyss’e dönen bir iblisin açtığı geçitten geçmek vs. Ancak bir tane yol vardır ki özellikle bilesiniz. The Ships Of Chaos yani Kaos Gemileri. Kaos Gemileri Blood War’ın başlangıcında Devil’lara karşı silah olarak yapılan, iblislerin ruhları, etleri ve kemiklerinden oluşan bir gemidir aslında ve düzlemler arası yolculuk yapabilme özelliğine sahiptir. Ancak bu gemilerin çok fazla maliyete sebebiyet verdiğini fark eden zeki tanar’riler bu gemileri ticaret amaçlı kullanmaya başlamıştır. Uygun fiyatı verene gemilerini tahsis etmektedirler. Böylece istediğiniz katmana hatta diğer düzlemlere varabilirsiniz. Eh tabi ki her katmanı yöneten bir tanrı ya da tanrısal güçlere sahip varlıklar vardır. Ancak diğer düzlemlerden farklı olarak Abyss’te bir katmana her zaman tek bir varlık hükmedecek diye bir durum kesinlikle söz konusu değildir.  Sonsuz bir kaosun içinde yüzmekte olan Abyss katmanları hem gizli hem açık; hem politik hem askeri bir savaş içindedir. Kendi katmanlarına sahip varlıklar bile kendi bölgelerinden daha büyük ve daha verimli katmanlara göz dikmektedir. Biraz sıkıcı? Ya da korkutucu? Her an arkanızı kollamak zorunda kalmanızın verdiği tedirginlik? Bunları sizlerin Abyss’in politikalarına bulaşmanızda caydırıcı sebepler olarak görebilirsiniz ama bir iblis ya da chaotic yönelimli bir tanrısal varlık için bu tarz eylemler onların yaşam amacıdır. Abyss katmanlarına hükmeden Demon Lord’lar tam olarak tanrı sayılmasalar da bir tanrı olacak kadar mürit toplamışlardır ve bu müritlerine Cleric büyüleri temin edebilecek kadar tanrısal güçlere sahiplerdir. Yani bir nevi Demigod(yarı-tanrı) olarak ele alınabilirler. Kendi lakapları ve tanrısal portfolioları vardır. Buyrun katmanlar bölümüne geçelim.

Devamını Oku »

Katmanlar ve Tanrılar

planescape-logo

  Carceri’nin katmanları ilginç bazı özellikler taşır. Öncelikle resimde de görüldüğü üzere Carceri, Altı Katmandan oluşur evet; ancak bu katmanlarda kendi içlerinde daha küçük “ORB”lara (kürelere ya da mini-gezegenlere) ayrılır. Yani altı katmanın her biri kendi içinde daha küçük kürelere bölünmüştür. Her katmanın birden çok küresi vardır. Katman içinde katman. Tıpkı matruşka bebekleri gibi, keşfettikçe giderek küçülen küreler. Her katmanda yerçekimi normal olarak işler. Bazı istisnalar dışında. Dediğim gibi her katman iç içe geçmiş minik daire şeklindeki mini-gezegenlerden (orblar) oluşur. Lakin resimde de gördüğünüz bu küçük daireler (orblar) birleşik değildir. Orbların arasında belli bir mesafeye kadar atmosfer mevcuttur. Ancak bir karakter bir orb yüzeyinden 35-40 metre kadar yukarı uçtuğunda yerçekiminin tamamen bittiğini görecektir. İşte burada yerçekimi sıfırdır. (Örnek vermek gerekirse Calimport maceralarında Drizzt ile birlikte bu düzleme gelen Catti-Brie bu boşluğa düşmüş ve süzülerek tekrar yere konmuştur.) Bu yerçekimsiz boşlukta süzülerek bir üstteki orba geçebilirsiniz. Ancak hayal ettiğiniz gibi değil. Yerçekimsiz alanda herhangi bir kuvvet olmadan hareket edemezsiniz. Filmlerdeki gibi kulaç ata ata ilerlerim diye düşünüyorsanız boşuna kuvvet harcamayın. Herhangi bir uçma sağlayan büyü (fly,polymorph vs…) ya da hareket etkisi olmadan yerçekimsiz alanda ilerleyemezsiniz. 1-) OTHRYS: Othrys Carceri’nin en dışında bulunan birinci katmanıdır. Ama çoğu kişi bu katmana Titanların Evi demektedir. Çünkü Zeus’un kadim zamanlarda sıkça savaştığı ve Arborea düzlemindeki Olympus dağından sürgün ettiği bazı Titanlar bu katmanda yaşar. Zaten bu katmandan Arborea düzlemine doğrudan ulaşım sağlayan geçitler de mevcuttur. Zira onlar olmasa Zeus’un bile onca Titan’ı kolayca başka bir düzleme sürebilmesi büyüsel açıdan) epey zor gözüküyor… Gelelim Othrys’in içine. Othrys tamamen çöllerden oluşan bir katmandır. Ama korkmanız gereken çöl değil çölün içinde bulunan meşhur bataklıklarıdır. Othrys yüzeyi tamamen kumlarla kaplı gibi gözüksede sakın aldanmayın. Gördüğünüz en sağlam kum yığını bile sizi bir anda içine çekip saniyeler içinde tonlarca kumun altında ezilmenizi sağlayabilir. Bataklıklar yüzünden katmanda görebildiğiniz her yerde sivrisinekler vardır. Hepsi bildiğiniz küçük olanlardan değil. Bazıları bir ejderhanın bile canını sıkacak kadar büyüktür. Aynı zamanda pek çok düzlemin en üst katmanından geçen Styx Nehride gene bu katmandan geçer, küçük kanallarla dallanır ve çöllerin içine doğru gider. Bataklıkları daha tehlikeli hale getirir. Othrys Yerleşkeleri ve Tanrılar: Bastion of Last Hope (Son Umut Burcu): Othrys’deki bir dağın alçak yamacına kurulmuş kale burcu büyüklüğündeki sığınma evidir burası. Tek bir girişi vardır. Oda her yerden görülebilecek dev bir iblis kafasıdır. İçeri girmek isteyen kişiler kafanın önüne gelip ağzın açılmasını ve dilin kırmızı bir hali misali çıkarak önlerine serilmesini beklemelidirler. Kesinlikle bir tuzak aramayın rahatlıkla içeri girebilirsiniz. Zira kale canlı değil sizi yutmaya falan çalışmıyor. Ayrıca kalenin her hangi bir yöneticisi kralı vs yoktur. İçerisi tamamen kuralsız çalışan anarşist ruhlu canlılarla ve büyük bir örgüt ile doludur. Revolutionary League adındaki bu örgüt cinayetleri ve hırsızlıkları (kale içindeki) belli bir seviyede tutmakla görevilidirler. Kadim kütüphanelerde istediğiniz bilgileri bulabilir, düşmanlarınızı gözlemesi için casuslar tutabilir ya da rakiplerinizi ortadan kaldırması için suikastçiler kiralayabilirsiniz. Ve en ufak büyülü malzemeden tutun çok değerli antikalara kadar her şeyi bulabileceğiniz pazarlar mevcuttur. Ama gene de unutmayın bulunduğunuz düzlem hainlerle ve isyancılarla dolu. O yüzden bu mekanda kimseye güvenmemeye dikkat edin. Mount Othrys: Ve geldik Titanlarımızın yuvalarına. Bu katmandaki Titanların hepsi Othrys Dağında bulunur. Dağın üzerinde Antik Yunan dönemlerine ait yerleşim yerleri, amfitiyatrolar, muhteşem eserlerin sergilendiği müze benzeri galeriler, eski dillerde rünler oyulmuş dev sütunlar sıkça görülür. Dağa Titanların lideri Cronus hükmeder. Taht odası ise tüm bu yapıların ortasında bulunan ve hemen hemen 2-3km genişliğinde dev bir arazi üzerine kurulmuştur. Cronus çok güçlü bir Titan olmasının yanı sıra çok da bilgedir. Ziyaretçiler oraya Cronus’tan tavsiyeler ve öğütler almak için sıkça giderler ancak mümkün olduğu kadar Arborea düzlemi ve Zeus kelimelerini kullanmamaya çalışın. Cronus gözünüzün yaşınıza bakmayacaktır (ağlamaya fırsat bulabileceğinizi sanmıyorum zaten). Aynı zamanda Cronus Lesser Deity (Küçük Seviye) Tanrısı kategorisine girer -tanrılık özü barındırmasada- . Othrys’te İkamet Eden Tanrılar: Titanların Lideri Cronus Hepinize komik (bazılarınıza şaşırtıcı) gelsede Mortal Kombat dövüş oyunlarından tanıdığımız ve o evrenin Yıldırım Tanrısı Raiden ve Palace of Thunder (Yıldırım Sarayı) bu düzlemde bulunur. 2-) CATHRYS: Hakkında fazla bir bilgi olmayan ikinci katmanımızdır. Bilgi yok dediysek görülcek çok bir şey yok demek istedim. Çünkü bu düzlem ya leş gibi kokan ormanlarla kaplıdır ya da dümdüz kızıl ovalarla kaplıdır. Öncelikle yapmanız gereken ilk ve en önemli şey biraz imkansız olsa da sürekli gözlerinizin etrafta dolaştırmalısınız. Zira Ooze denen elemental boyutlardan gelme yaratıklara özgü güçlere sahip bitkilerle doludur bu ormanlar. Oozeları fiziksel olarak tanıtmak gerekirse  “yürüyen asit toplarıdır”. Yerde sürüne sürüne yürüyen cıvık bir asit yığını düşünün. Bu asitleri sadece eti kemiği değil metali bile eritir. Dünya parayla aldığınız veya bin bir zorluklarla elde ettiğiniz silahınızı bu yaratığa savurduğunuzda silahınız yaratığı öldürse de asit yüzünden silahınız büyük hasar alabilir ya da direkt eriyebilir. Ama işin kötü tarafı bu değil. Asıl dehşet olanı ise bu ormanlarda bulunan en büyük ağaçtan en ufak ota kadar tüm bitkilerin bu Ooze denen elemental yaratıkların asidik sıvısından salgılamasıdır. Durmaksızın. Bu sıvılarda sürekli buharlaştığı için bu ormanların çevresindeki ve üstündeki atmosferinde yoğun oranda asit bulunur. Bu yüzden olurda bu ormanlardan geçecekseniz koruma büyülerinizi yanınıza alsanız iyi olur zira her tur 1d4 asit hasarı alma gibi bir sorunla karşı karşıya kalacaksınız. Ve tabiî ki bu bitkilerin pek çoğunun canlı olduğunu söylememe gerek yok. Basit bir çicek diye yanından dikkat etmeden geçip gittiğiniz bitki sizi bir anda ikiye bölecek keskin yapraklarını fırlatabilir. Dediğim gibi gözleriniz sürekli tetikte olmalıdır. Cathry Yerleşkeleri ve Tanrıları Apothecary of Sin (Günahın Eczacısı): Türkçesi biraz komik gelse de çok da yerinde bir yer ismi olduğunu anlayacaksınız. Her şeyden önce bu mekan Cathrys’in Orblarından birindeki asit ormanlarının merkezinde bulunan dev bir ağacın üzerine kurulmuştur. Ağacın ortalarından itibaren başlayan ve tepesine kadar çıkan bir Eczacı dükkanıdır burası. Her dalın ucunda farklı bir stand vardır. Satılanlara gelince. Adını duyduğunuz duymadığınız, çok nadir çok popüler her türlü asit, zehir ve lanetli iksirleri burada satıp satın alabilirsiniz. Bu mekanı işleten kişi Sinmaker (Günah İşleyen) adındaki bir Glabrezu iblisidir. Diğer Glabrezuların özelliklerini taşısa da kendi türünden daha zekidir. Her türlü zehri ve asidi tatmışlığı vardır. Ayrıca bizzat kendisine ait olan bir Simya (alchemy) laboratuarında bilinen zehir ve asitlerden farklı karışımlar keşfetmek en büyük uğraşıdır. Sinmaker’ın meşhur bir karışımı vardır. Buna da çok sevdiği bir isim takmıştır. Günah İşleyen’in Süprizi (Sinmaker’s Suprise). Catryhs’te bulunan asidik bitkilerin asitleriyle özel bazı zehirleri karıştırarak yapmıştır. Zehir organik olmayan hiç bir şeye zarar vermemektedir. Sadece organik yapılara zarar verir. En ufak temasınızda bile kuvvetli bir kurtarma atışı yapmalısınız ( DC=24) Zehrin yayılmasını engelleseniz de sıvının içinde bulunan asitten dolayı kaçınılmaz olarak 3 turda bir 1d6 asit hasarı alırsınız. Eğer yayılmasını engelleyemezseniz 2d6 geçici Constitution (Dayanıklılık) hasarı alırsınız. Hala durduramadıysanız geçmiş olsun 2d6 kalıcı Con. hasarı alırsınız. Bu karışımı istiyorsanız Apothecary of Sin’e gidip 4,400 altın karşılığında alabilirsiniz. Cathrys’te İkamet Eden Tanrılar Unutulmuş Diyarlar’dan tanıdığımız Zehir Tanrıçası Talona (lesser deity-küçük seviye tanrı) ve yerleşim yeri Palace of Poison ( Zehir Sarayı) bu katmanda bulunur Başta Tepe Devleri (Hill Giant) olmak üzere bazı Ettin devlerinin, ogrelerin ve Buz Devlerinin (Frost Giant)  tapındığı tanrılardan biri olan Grolantor(Intermediate Deity-Orta Seviye Tanrı) ve diyarı The Steading burada bulunur 3-) MINETHYS: Üçüncü katmanımız Minethys. Fiziksel olarak ilk katman Othrys’e oldukça benzemektedir. Tüm katman kumlarla çöllerle verimsiz arazilerle kaplıdır. Tek bir farkla. Othrys’te sakin hareketsiz duran kum yığınları Minethys’te müthiş güçlü kum ve rüzgar fırtınalarıyla yolculara çok (gerçekten çok) zor anlar yaşatmaktadır. 24 saatlik bir dönüm içerisinde kum fırtınalarının dindiği 1-2 saat bulabilirsiniz ama hepsi bu kadar. Diğer zamanlarda fırtına hiç durmaz. Sadece rüzgarla havalanan kumlar değil irili ufaklı hortumlarla da sık sık karşılaşacaksınız. Eğer fırtınada yolculuk yapacaksanız çok sıkı ve boşluksuz giysiler giymeye gayret edin. Fırtınalardan saklanmak ve dinlenmek istiyorsanız işiniz daha da zor zira çölde doğal olarak bulunan kaya ya da kum mağaraları çok çok nadir görülür. Yani ellerinizle kendinize yapay bir kum mağarası yapmanız gerekecektir. Az uyumaya çalışmanız sizin yararınıza. Eğer fazla uyursanız mağaranızın içi kumla dolup taşar ve boğulana kadar anlamazsınız bile. Minethys Yerleşkeleri ve Tanrıları Sand Tombs of Payratheon (Payratheon’un Kum Mezarları) :  Payratheon, Minethys katmanına 1000lerce yıl önce kurulmuş çok büyük bir şehirdir. Ancak nedeni bilinmez şehir kumlar altında kalmıştır. Sadece bazı kulelerinin ve kalelerinin uçları kumun yüzeyinden az miktarda çıkar. Günün nadir vakitlerinde kum örtüsü biraz da olsa kalkar ve şehrin çok az kısmını ortaya çıkarır. Hazine avcıları ve maceracılar bu zamanları beklerler ve şehre girmek için fırsat kollarlar. Eh içerisi tabii ki bir sürü kum yaratıklarıyla doludur. Özellikle metalik pullara sahip dev bir boğa şeklinde olan ve nefesiyle düşmanlarını taşa çeviren Gorgon adlı yaratıklara dikkat edin. Coeus Temple: Coeus isimli Titan’ın yaşadığı yerdir burası. Coeus, Titanların lideri Cronus’un büyük ağabeyidir. Müthiş büyüklükte bir +5 Greatsword kullanır. Cronus gibi bilge değildir ama aynı zekayı paylaşırlar. Düşmanlarını etrafına yaydığı aurasıyla korkutup sonra saldırmayı tercih eder. Gündüzleri tapınağından çıkmaz geceleri gölgelere karışıp avlarını arayama koyulur. Yaklaşık 900 can puanıyla bulaşmak isteyeceğiniz son kişi olmalıdır bu katmandaki… Minethys’te İkamet Eden Tanrılar Dungeons and Dragons sisteminde bulunan ejderhaların tapındığı (genelde ölü Ejderhaların tapındığı-dracolich-) tanrı Faluzure ve diyarı The Mausoleum of Pain (Acı Müzesi) burada bulunur. Ölümle ve negatif enerjilerle haşır neşirdir. Sürekli deneyler yapar. Derler ki kendi üzerinde de sıkça nekromantik deneyler yaptığı için kanatlarını parçaladığı ve uçamadığı söylenir. Gene Devlerin tapındığı küçük seviye bir tanrı (lesser deity) olan  Karontor ve diyarı Rack of Injustice ( Adaletsizlik İşkencesi) bu katmanda bulunur. Karontor Cathrys katmanında ikamet eden devlerin tapındığı tanrı Grolantor’un kardeşidir. Ondan daha acımasız ve zeki olduğunu söylerler. Nagaların Tapındığı bir yarı tanrı (demigod) olan Parrafaire ve diyarı Trickster’s Delight (Düzenbazın Sevinci) bu katmanda bulunur. 4-) COLOTHYS: Colothys, Carceri’nin 4. katmanı olmasıyla birlikte görüp görebileceğiniz en yüksek dağlara ev sahipliği yapar. Bir dağın başlangıcından yukarıya bakıp tepesini normal gözlerle görmeniz imkansızdır zira bulutlar kaplar zirvelerini. Dağlar sadece uzunlamasına değil genişlemesine de çok engindir. Yani katmanın tamamı bu dağlardan oluşur desek yalan olmaz. Dağa normal dağcılar gibi zirve yapılması imkansızdır zira dağın her yeri çok derin kanyonlarla ve vadilerle kaplıdır yürümeyi zorlaştırır. Az sayıdad a olsa ticaret için kullanılan ya da dağ üzerinde bulunan yerleşim yerlerine giden dev köprüler, patikalar mevcuttur. Bu yollardan da yürürken başarılı tırmanış denemeleri (Climb Check DC=15) yapmalısınız. Dağların en yüksek zirvesinde Crius adlı bir Titan yaşar. Bu zirvede dev bir kalesi vardır. Kalesi söz yerindeyse deli gibi savunma araç gereçleriyle doludur. Yani anlayacağınız sürekli savaşlar yapan hatta takıntı derecesinde savaşmayı seven bir Titandır kendisi. Savaştığı kişide tepe devlerinin tapındığı ve Cathrys’te ikamet eden Tanrı Grolantor’dur. İki tarafta asker olarak sık sık Shator gehrelethlerini kullanırlar. Colothys Yerleşkeleri ve Tanrıları Garden of Malice: Colotyhs’in dağlarla kaplı Orblarından en küçüklerinden birinde bulunan dev bir bahçedir. Hatta bu düzleme bilgisiz olarak gelen ya da iyi bir gözlemci olmayan kişiler bu bahçeyi fark etmezler bile. Bahçe bu düzlemle tezat oluşturacak şekilde çok güzel kokan çiçeklerle sarmaşıklarla küçük ağaçlarla doludur. Belki canınız sırf koklamak için bile olsa bu çiçekleri koparmayı isteyebilir ya da dağa tırmanırken bu sarmaşıklara tutunarak çıkmayı deneyebilirsiniz. Eh yapacağınız son şeyde bu olur. Zira bu bitkiler canlıdır. Kim onlara kötü amaçlar için dokunmaya kalkarsa; bitkiler kendilerine dokunan kişilerin tüm yaşam enerjilerini emip onları boş birer kabuk haline getirirler. Bu bitkilerin köklerinin aslında tek bir ana-bitkiden yayılan uzantılar olduğu söylenmektedir ama hala kesin bir kanıt yoktur. 600 yılda bir bu çiçekler ve sarmaşıklar havaya tohumlarını salarlar. Yüksek mevkide oldukları için esen şiddetli rüzgarlarla bu tohumlar diğer orblara dağılır. Çok büyük bir kısmı haşereler tarafından yenildiği için Garden of Malice şu anda tek bir yerde bulunmaktadır yani genişleyememiştir. Colothys’te İkamet Eden Tanrılar Titan Lord Crius ve kalesi Crius’ Temple Drow Tanrıçası Loth’un oğlu olan Drow (erkek) Tanrısı Vhaeraun ve diyarı Ellaniath Unutulmuş Diyarlardan tanıdığımız Beastlord lakaplı, avlanmanın ve hayvan-adamların (lycanthropes) tanrısı Malar (lesser deity-küçük seviye tanrı) ve diyarı Land of Hunt (Av Toprakları) bu düzlemde bulunur. 5-) PORPHATYS: 5.katmanımız Porphatys’e geldik. Artık kürklerinizi hazırlasanız iyi olur. Çünkü sürekli yağan siyah karlar ve bir o kadar soğuk siyah renkli denizler kaplar bu katmanı. Kar dediğime bakmayın. Bildiğiniz sulu kar değil. Asitli kar bunlar. O yüzden karın rengi de denizlerin renkleri de siyahtır. Kardaki asitlik oranı o kadar yoğundur ki korunmasız gelen bir kişi her tur 1d6 asit hasarı alacaktır. Denizin üzerinde küçük adacıklar olsa da çoğu su yüzeyine çıkmış kum birikintilerinden başka bir şey değildir. Gerçek anlamda adacık özelliği taşıyan yığınlarda ise kıtlıktan aç kalan bir deri bir kemik canlılar yaşamaktadır. Denizlere hükmeden Titan Oceanus bu katmana hükmeder. Porphatys Yerleşkeleri ve Tanrıları Ship of One Hundred:  Bembeyaz gövdesi olan bir gemi… Katmanın bir orbunda gözden kaybolup bir anda başka bir orbta ortaya çıkan hiç ses çıkarmayan ve hiç konuşmayan mürettebatı olan gemi… Geminin asıl adı White Caravel (Ak Karavel-Gemi-) dir. Gemiye One Hundred (100) denmesinin sebebi geminin en alt bölmelerinde bulunan 100 adet lahittir. Gemi katmanın içinde sürekli dolaşıp yardıma muhtaç ruhları ve canlıları bünyesine katar. Onlardan bir daha da haber alınamaz. Çok nadir bir kısmı vardır ki gemiden atılan veya bir şekilde kaçan, onlar anlatır geminin altındaki 100 lahiti. Kimse o lahitleri açamamıştır ve açmaya çalışanlar ya delirmişler ya da korkunç bir şekilde can vermiştir. Geminin asıl amacının 100 lahiti kargo niyetiyle bir yere taşımak olduğu söylenir. Bu yüzden bu lahitleri korumaları ve taşınmalarına yardımcı olmaları için gemiye serbestçe dolaşan ruhları ve çaresiz canlıları mürettebat olarak alırlar. Ne zaman biri lahitlerden birini açmaya başarırsa gemideki tüm varlıklar bir anda yok olur ve gemi tekrar kendi kendine dolaşarak mürettebat toplamaya başlar. Bu sürekli tekrar eder zira her seferinde lahitleri açmak için merakla yanıp tutuşan biri mutlaka çıkmaktadır. Bu ne zaman biter ya da lahitler neler barındırıyor hiçbir şey bilinmemektedir… Porphatys’te İkamet Eden Tanrılar Bir tek Oceanus ve yerleşim yeri Oceanus Tapınağı vardır bu katmana hükmeden. 6-) AGATHYS: Agathys son katmanımız. Ve içlerinde en ama en soğuğudur. Korunmasız herkes her tur 1d2 soğuk hasarı alır. Bu katmanı diğer katmanlardan ayıran şey içlerinde en küçük katman olması ve aynı zaman da hiç orbu bulunmayan tek katmandır. Her yer buzla kaplıdır. Buzun rengi siyahtır ve bu siyahlığın üzerinde şerit şerit parlak kırmızı renkler mevcuttur. Burada yaşayan canlılar yarı-donmuş durumdadır ve vücutlarının bir kısmı buzla bütünleşmiştir. Çok zor ve yavaşça hareket edebilirler. Bu yarı donmuşlar dışında katmanda yaşayan başka bir canlı yoktur. Agathys’te tek bir yerleşim yeri ve tek bir tanrı vardır. O da Dungeons and Dragons sisteminden çoğumuzun tanıdığı Ölüm Tanrısı Nerull ve diyarı Necromenteiondur. Nerull dışında Gehrelethlerin bir nevi tapındığı; tanrı olmayan ama tanrılık seviyesinde gözüken Gehreleth Lordu Apomps burada yaşar.   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »

Genel Bilgi

planescape-logo

  Pek çok Planar, Sigil’i hapishane olarak görür. Acıların Leydisinin elinde geçecek sonsuz ızdırap dolu bir hapishane. Eh o zaman bilmelisiniz ki o Planarlar Carceri’ye hiç ayak basmamışlardır. İşte girişimizi yapalım meşhur Titanlar Düzlemine. ( Bu arada okuyanlar bilirler; Drizzt arkadaşımız Calimport’taki maceralarından birinde dostlarıyla birlikte bu düzleme gelmiştir) Carceri (ya da Tartarus) kelimenin tam anlamıyla bir hapishane, mahkumiyet düzlemidir. Kendi halkı tarafından sürgün edilenler, toplumu tarafından öldürülmek üzereyken kaçanlar, acı savaşlar sonucu yenilip düşman ordusu tarafından tek tek avlanan taburlar ya da yıkılan bir krallıktan kaçan çaresiz bir lider… Hepsinin geleceği yer Carceri’dir. Geçmişlerinden bahsetmezler. Gelecek amaçlarıyla ilgili konu açmazlar. Tek bilmeniz gereken şey hepsinin büyük bir intikam ile dolu olduğu ve bir gün intikamlarını alabilmek için her yolu deneyecekleridir. Kimisi krallığını geri kazanabilmek, kimisi onu sürgün eden topluma büyük acılar çektirmek için kendi düzlemlerine geri dönecektir (en azından uğraşacaklardır). Tabii hepsi bu düzleme kendi istekleriyle değil düşmanları tarafından hapsedildikleri için gelmişlerdir. Derler ki bir mahkum sadece kendisini hapseden kişiden daha güçlü olduğunda Carceri’den kaçabilecektir. Kaçması da o kadar kolay değil. Hapishane gardiyanlarınızı atlatıp kaçtığınızı düşünebilirsiniz ama bir bakmışsınız tekrar hapishanenizin önüne gardiyanınızın ayaklarının dibine gelmişsiniz. İşte böyle bir yer bu düzlem. Carceri aynı zamanda Gray Waste kadar olmasa da Blood War (Kan Savaşları)’a ev sahipliği yapmıştır. Carceri’nin ordularını ise birazdan anlatacağım zeka özürlü Gehreleth’ler oluşturur. Gehrelethler dışında, Achaierailer, Hordlingler, Impler, Mephitler, Quasitler, Gölge İblisleri, Nightmare (kabuslar, tamamen gölgeden oluşan yarı-somut varlıklar) gibi yaratıklar da Carceri’de görülür. Çok az sayıda olsa da Tarterian Dragon (Tarterus Ejderhaları) da bu düzlemde bulunurlar. Ama dediğim gibi nadir görülürler ve onların dikkatini çekecek kadar aptal olan birini tanımadım…henüz… Gehrelethler (aynı zamanda Demodand olarak da bilinirler) istisnalar hariç tüm kainat içinde yalnızca Carceri’de bulunurlar. Carceri’deki mahkumların acımasız ve akılsız bekçileridir.  Tüm boyutlarda dışlanan acımasız savaşçılardır. Gehrelethler Carceri’ye 1000lerce yıl önce bilinmeyen bir sebepten dolayı sürgün olarak gönderilmiş bir türdür. Yukarıda bahsettiğim Carceri mahkumları, aslında çoğunlukla kendileri olmalarına rağmen işin garip tarafı kendi kendilerinin bekçiliğini yapmaktadırlar. Gehrelethler fiziksel özelliklerine göre üç alt türe ayrılır. 1-Farastu: Farastular en çok sayıda bulunan Gehreleth türüdür. Boyları 2-2,5 m arası değişir 80-100 civarında kiloları vardır. Vücutlarının önü genellikle açıktır. Giysi anlamında değil et anlamında. İç organları vs kısmen de olsa gözler önündedir. Vücutlarındaki bu açıklıklardan simsiyah reçinemsi çok yoğun bir sıvı sürekli olarak damlar. Farastular diğer Gehreleth türleri arasında sürekli ezilirler. Yukarıda bahsettiğim sürgün edilmelerine sebep olarakta akrabaları sık sık Farastuları gösterip suçu onlara atmaktan çekinmezler. Eğer etrafta diğer türleri yoksa Farastular tüm acımasızlıklarını gösterirler ama olurda güçlü ırkdaşlarından birini görürlerse hemen pısırıklaşıp yalakalığa başlarlar. Abyss Dili konuşabilirler. Başka bir dilde konuşmayı öğrenemeyecek kadar zeka özürlüdürler (INT puanları 5-8 arası değişir). 2-Kelubar: Kelubarlar; Gehrelethlerin en güçsüz üyeleri olan Farastular ile en güçlü üyeleri olan Shatorlar arasında bir konumda bulunan işçilerdir diyebiliriz. Ya da bir yerde okuduğum ve çok beğendiğim şekliyle “bürokratlar”dır. Farastular gibi cahil vahşiler ya da Shatorlar gibi düzenli savaşçılar değillerdir. Eğer ihtiyaç olmazsa asla savaşmazlar. Arabuluculuk yaptıkları da olur. (Genelde Farastuların aleyhine). Boyları 2,5-3 metre arasında değişir ama 3 metreyi geçen Kelubarlar da sık sık görülür. Tamamen obezdirler. 200-250 kilo ağırlığında vardırlar ve her yerlerinden yeşilimsi yağlar damlar. Yarasalara benzeyen 3-4 metrelik kanatları onlara uçma yeteneği sağlar ancak onca ağırlıkları yüzünden uçuş hızları fazla değildir. Abyss Dili ve Ortak Dilde konuşabilirler. 3-Shator: Shatorlar Gehreleth toplumu içindeki en yüksek rütbeye sahip kişilerdir. Fiziksel olarak Kelubarlardan daha uzun (3-4 metre arası) ve iki kat daha ağırlardır (yaklaşık yarım ton). Kelubarlar gibi sırtlarından yarasalarınkine benzer kanatlar onlara uçma yeteneği verir. Aslında toplumdaki en yüksekteki kişiler olmalarına rağmen öyle afilli bir iş yaptıkları yoktur. Tek yaptıkları birilerinin Carceri’deki hapishanelerinden kaçmalarını umut etmektir. Böylece bu kaçanları acımasız bir şekilde avlayıp tekrar hapsederler ve bundan büyük bir zevk alırlar. Abyss Dili, Ortak Dil ve Infernal dili konuşabilirler. Gelelim Carceri’nin fiziksel özelliklerine. Zaman ve yer çekimi kavramları Madde Düzlemi (Material Plane) ile aynıdır. Hiçbir büyü okulu bonus ya da ceza (penalty) almaz tüm büyüler normal işler. Bu düzlem yoğun bir kötülük barındırdığından; iyi yönelimli bir karakter Charisma puanını kullandığı tüm zarlara -2 penalty alacaktır. Aydınlanma sistemine gelince. Carceri’nin herhangi bir Güneş, Ay benzeri bir ışık-ısı kaynağı yoktur. Ama Carceri’nin toprağı kendi ışığını yayar. Bu ışığın rengi hafif kızıldır. Işık tam olarak fiziksel bir ışık değildir. Büyüsel özellik gösterir peri-ateşi (faerie fire) ışığı gibi. Bu yüzden bu ışık ısı yaymaz. Yani Carceri’de hava her zaman soğuktur. Bu soğuk en dış katmandan en içteki katmana kadar artarak devam eder. Başlarda rahatsız edici değildir ancak derinleştikçe ciddi yaralar açan ısırıcı soğuklara dönüşür. Resimde soldan sağa sırasıyla: Farastu-Shator-Kelubar Carceri’nin altı adet katmanı bulunmaktadır. Planarlar bu katmanlara Altı Kat Diyarları der. Buyurun…   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »

Katmanlar ve Tanrılar

planescape-logo

  1:OINOS Fiziksel Özellikleri: Oinos, Gray Waste’in birinci katmanıdır. Bu katman; asla büyümeyen kısa kalmış ağaçlarla, sürekli ağıtlar yakarak dolaşan kötü ruhlu yaratıklarla ve asla bitmeyen kuvvetli salgın hastalıklarla doludur. İşte bu katman Blood War’un merkez cephesidir. Yapılan yıkıcı büyülerin gümbürtüleri, havada ses çıkaran pençelerin sesleri, iblislerin ve şeytanların acı ve zafer dolu çığlıkları tüm katmana yayılmıştır. Ayrıca efsanevi Styx nehri bu katmandan da geçer. Oinos Yerleşkeleri ve Tanrıları Yerleşkeleri Khin-Oin (The Wasting Tower): Oinos katmanı Mydianchlarus adlı Prens lakaplı bir Ultroloth tarafından yönetilir. Yönetim merkezi Khin-Oin (Virane Kule) adındaki devasa bir kaledir. Ama bu yapıya kale diyip geçmek tamamen aşağılamak olur. Bu yapı uzaktan bakıldığında derisi yüzülmüş yaratıklardan yapılan ve bir zincir halinde dönerek gökyüzünü delip geçen bir kulesi olan yapıdır. Söylenenlere göre bu yapı yaklaşık 35 kilometre boyunca gökyüzüne çıkmakta; aynı şekilde bir 35 kilometre kadar da yer altına inmektedir. Bu büyük kulenin yanında ondan daha küçük (hepsi 5-10 kilometre arası) kuleler vardır. Ancak uzaktan sadece ana kule gözle görülür; zira onun heybeti yanında diğer küçük kuleler devede kulak bile kalamamaktadır. Kalenin içinde büyülü araştırmalar için yüzlerce laboratuar, meditasyon odaları, dinlenme odaları gibi bölümler mevcuttur. Her ne kadar bu kale gibi Yugoloth ırkının arasında bir birlik varmış gibi görünse de durum böyle değildir. Aslında lider Ultroloth prensimiz, kendi kandaşları olan Yugolothlar ile sürekli rekabet halindedir. Bunun sebebi de bu devasa yapının en tepesindeki odasında bulunan Yönetim Tahtıdır. Bu tahtın adı The Siege Malicious  idir. Bakalım neymiş; The Siege Malicious: Bu taht Oinos katmanına hükmetme yetkisini üzerine oturan kişiye veren artifekt seviyesinde büyülü bir tahttır. Gümüş, bakır ve pirinç metallerinden yapılmıştır. Taht bizzat kule ile bir bütündür hatta Oinos’un kendisiyle bir bütündür. Yerinden asla oynatamazsınız. Taht çok büyüktür öyle ki üzerine Huge (devasa) boy bir karakter oturabilir (Örneğin bir Bulut Devi). Tahtın en tepesinde hükümdarlığın sembolü olan kırmızı yakuttan bir taç vardır. Her kim bu katmana hükmetmek istiyorsa bin bir zorluğu aşıp kuleye girip en üst odasına kadar çıkıp Tahtta oturan kişiyi öldürmelidir ve tacı almalıdır. Eğer eski taht sahibini öldürmeden tahta oturmaya kalkarsanız taht sizi zehirler ve Gray Wasting denen bir hastalıkla suratınızı kemik ve yanmış et yığınına çevirir. Ve Charisma puanına 3d6+6 kalıcı zarar alırsınız. Eski taht sahibini öldürüp de tahta geçerseniz gene Charisma zararı alır ancak 1d4 kadar alırsınız. Tacı takan kişi Oinos katmanının efendisi olur ve Oinoloth lakabıyla anılır. Gelelim tahtın, sahibine kazandırdığı güce. Oinos hakkında yukarıda yazdığım üzere bu katman sürekli salgın hastalıklarla kaplıdır demiştik. İşte bu hastalığın sebebi aslında bu tahttır. Tahta oturan kişi sadece tek bir düşüncesiyle hayal bile edemeyeceğiniz bir hastalığı tüm katmana yayabilir. Hastalık iki aşamadan oluşur. Birinci aşama da Ability Puanlarınıza (Strength, Dexterity, Constitution, Intelligence, Wisdom, Charisma) kalıcı eksiler alırsınız. Ancak bu alacağınız hasarlarla ilgili bazı sınırlamalar vardır. İlk olarak hastalığa karşı yapacağınız kurtarma atışlarında DC; yani kurtarma zarı ile geçmeniz gereken miktar 20’yi geçemez. Hastalık sonucu Dayanıklılık yani Constitution hariç diğer Ability puanlarınıza alacağınız kalıcı hasar 1d8 den fazla olamaz; Dayanıklılık puanınıza da 1d6’dan fazla kalıcı hasar alamazsınız. Hastalığın ikinci aşaması tamamen Oinoloth’a bağlıdır. İsterse hastalığa yakalanan kişilerin kör, sağır, dilsiz, akıl yoksunu ya da deforme olmuş bir surata sahip olması gibi olasılıklarını tek bir düşüncesiyle gerçekleştirebilir.                           Oinos’ta İkamet Eden Tanrılar: AD&D sistemindeki Veba, Hastalık ve Salgın Tanrısı Incabulos ve diyarı Charnelhouse, Eskiden Unutulmuş Diyarların Ölüm Tanrısı olan Myrkul’un Ölüler Şehri Crystal Spire burada bulunur. Bu şehir Myrkul ölünce, Ölüm portfolyosunu eline alan Ölüm-Nifak-Katiller Tanrısı Deli Cyric tarafından yönetilmiştir. Ardından Cyric’in ölümlü zamanlarındaki dostu, ölümlü insan Kelemvor bu şehirde bir isyan başlatmış ve Cyric’in elinden Ölüm portfolyosunu alarak Ölüm Tanrısı olmuştur. Şu anda da şehri o yönetmektedir. Dungeons and Dragons sisteminde yer alan Ork Tanrılarından biri olan Yurtus (Intermediate yani Orta seviye bir tanrı) ve diyarı Fleshslough, D&D sisteminde kötü cücelerin sıkça tapındığı orta seviye bir tanrı olan Abbathor (Intermediate seviyesinde bir tanrı) ve diyarı Glitterhell, Ejderha Mızrağı Panteonundaki Hastalık ve Salgın Tanrısı Morgion ve diyarı The Fortress of Disease, Koboldlarla uzaktan akraba olduğu tahmin edilen ve ejderhalar ile olan ilişkileri sonucu doğan Urd ırkının (bildiğiniz kanatlı kobold işte) tapındığı Tanrı Kuraulyek (Demi-God) ve diyarı Urdrest; Oinost’ta bulunan tanrılardır. 2:NIFLHEIM Fiziksel Özellikleri: Niflheim Gray Waste’in ikinci katmanıdır. Birinci katmana göre daha haraketlidir. Oinos katmanındaki büyümeyen ağaçlar artık burada büyümeye başlamaktadır. Renkleri gene gri de olsa her yerde çam ağaçları vardır. Birinci katmandaki bitmeyen şiddetli salgın hastalıklar burada bir son bulur. Her yer sürekli bir sis ile kaplıdır. Bu sis Niflheim’ın bilinen en büyük fiziksel özelliğidir. Sis adeta Ravenloft sislerini aratmayacak kadar canlıdır. Sisin en ince olduğu yerde görüş açısı maksimum 33 metredir; ki bu sis çok nadir incelmektedir. Sis o kadar yoğundur ki duyma duyunuzu da etkiler işitme kaybı yaşarsınız. Bu yüzden Listen Skill Checklerinize (Dinleme Yetenek Denemesi) -4 ceza alırsınız. Oinos katmanı gibi büyük bir savaş alanı değildir burası. Ancak sisin içinde gizli avcılar her an sizin kokunuzu ve ayak izlerinizi arıyor olacaktır. Özellikle dev kurtlara (dire wolf) ve Trollere dikkat edin. Bu katmana boyut kapıları ya da portallar dışında özel bir ulaşım yolu daha vardır. Ysgard (Asgard) düzleminde bulunan World Ash (Dünyalar Ağacı) denen ve İskandinav mitolojisinde tüm kozmolojinin merkezindeki dev ağaç olarak bilinen Yggdrasil’in köklerinden birini takip ederseniz Niflheim’e ulaşırsınız. Yalnız bu kök başıboş değildir. Bu kökte efsanevi kanatsız ejderha Nidhogg bulunmaktadır. Keskin pençeleriyle ve zehirli nefesiyle ağacı öldürmektedir. Bu hiç bitmez. Eninde sonunda ağacı öldürecektir (bkz. Norse Mitolojisi). Nidhogg öldürülebilir ancak sürekli ürediği için onun yerini çocukları doldurmaktadır. O yüzden tecrübe puanı (XP) dışında bir amacınız yoksa bu ejderhaya dokunmamanız ve bir portal aramanız sizin için en iyisidir. Niflheim katmanının efendisi İskandinav Mitolojisinden Ölüm Tanrıçası Hel’dir. Zaten mitolojideki Asgard’ın da içinde bulunduğu Dokuz Ölümsüz Boyuttan biri de Ölüm Tanrısı Hel’in hükmettiği ve mitolojide Sisler Diyarı olarak bilinen Niflheim’dır. Niflheim Yerleşkeleri ve Tanrıları Yerleşkeleri Death of Innocence (Masumiyetin Ölümü) : Sislerin çevirdiği çam ormanlarının içinde gizlenmiş küçük bir şehirdir burası. Görebileceğiniz her şey çam ağacından ve taştan yapılmıştır. Hiç demir ya da metal bulunmaz yapının içinde. Binalarda harç yerine Ooze kanı kullanılmıştır. Şehrin etrafını çam odunundan yapılmış duvarlar destekler. Bu duvarlar baştan aşağı dikenlerle ve tahta mızraklarla doludur. Şehrin ortasında bir su kaynağı şehrin su ihtiyacını karşılar. Şehrin içinde hemen hemen 4500-5000 arası ölümlü yaşar. Tabii ölümlü dediysek gerçekten ruhları kendilerine ait olan ölümlüler. Henüz larvae olmamış ölümlüler. Larvae olmasalar da Gray Waste’ten nasiplerini mutlaka almışlardır. Hepsi derin bir kasvet ve bulanımla doludur. Bırakın bu boyuttan kaçmayı, şehrin dışına bile çıkmazlar. Niflheim’da İkamet Eden Tanrılar: Ölüm Tanrıçası Hel (Heim) ve gene bu katmanla aynı isme sahip diyarı Niflheim. Bu diyar tamamen ağaç kökleriyle kaplı, tavanından asitler damlayan; yerleri de ölümcül zehirler taşıyan sürüngenlerle dolu olan devasa bir salondur. Salonundaki dev bir tahtta oturan Tanrıça Hel, sürekli yayılan sislerin içinde hüzün dolu ve dinleyeni bulanıma sürükleyen şarkılar söyler. Bazı tarihçelerde Loki’nin kızı olduğu rivayet edilir. Unutulmuş Diyarlar Panteonundaki ilk iki tanrıçadan biri olan Gecenin ve Karanlığın Hanımı Shar ve diyarı Palace of Loss burada bulunur Dungeons and Dragons sisteminde bulunan Katiller Tanrısı Pazuriel ve diyarı Rezuriel burada bulunur. Kendisi Orta Seviye (Intermediate Deity) tanrıdır. Pazuriel aslında okyanuslarda ve denizlerde iş gören bir tanrıdır. Ona tapanlar gelende su altı yaratıklarıdır. Deniz Elflerinden (aquatic elf) nefret eder. Unutulmuş Diyarlar Panteonundaki Hırsızlar Tanrısı Mask ve diyarı Shadow Keep burada bulunur. Ancak Mask, Tanrıça Shar’a olan 1000 yıllık bir borcu yüzünden anlaşmaları gereği Tanrılık Özü’nden ve yaşamından vazgeçmiştir. Tanrılık Özü, kendisine tapınan ve seçilmişleri olan iki Shade’e gitmiştir. Erevis Cale ve Drasek Riven. Üçüncüsü ise Rivalen Tanthul adında hem güçlü bir büyücü hem de bir Shar rahibidir. Erevis Cale, Tanrılık Özü’nü alırken Mephisto’nun yardımını da almıştır. Ve ona bir söz vermiştir. Tanrılık Özü’nün bir kısmını Mephisto’ya verecektir. Aynı şekilde rüyalarına giren Tanrı Mask da Tanrılık Özü’nün bir kısmını tekrar dirilmek için ondan talep etmektedir. Bunlar gerçekleşmeden Mephisto, Erevis’i öldürmüş ve Tanrılık Özü’nü çalmıştır. Drasek ve Rivalen hâlâ özleri içlerinde barındırmaktadır ancak Shadow Keep hâlâ boş bir şekilde durmaktadır. Drasek ve Rivalen’in neden orada yaşamadıkları benim için de hâlâ bir soru işareti. Neyse çok uzattım. Sonuç olarak Tanrı Mask dirildiğinde tekrar Niflheim’daki Shadow Keep adlı kalesine gelecektir. Bu kadar emin konuşmamın sebebi kitapları okurken karşıma çıkan bazı ince detaylar olmuştur. İlk olarak Mask, Tanrılık Özü’nü parçalarken son düşünceleri “İyi ki sırrı Shar’dan saklayabildim,” olmuştur. İkinci olarak Erevis Cale’in Spellplague’dan hemen sonra doğan bir oğlu vardır. Bu oğlan da büyük ihtimalle bir miktar Tanrılık Özü taşımaktadır. Üçüncü olarak da Rivalen’in Mephisto’nun oğlu Magadon ile geçen bir diyalogdur. Bu diyalogda Rivalen, Magadon’a Tanrı Mask’ın geri döneceğini açıkça belirtiyor. Celtic Mitolojisinden Tanrı Arawn ve diyarı Annwn (Lanetlenmişin Adaları – Isles of the Cursed) Hindistan Budizm Tanrılarından Gecenin ve Karanlığın Tanrısı Ratri ve diyarı Dark of Night; Niflheim’da bulunan Tanrılardır. 3:PLUTON Fiziksel Özellikleri: Gelelim Gray Waste’in üçüncü katmanı Pluton’a. Pluton, Ölüm Lordu Hades’in diyarıdır. Gelmek isteyeceğiniz en son katmanlardan biridir burası. Ne için geldiğinizi asla hatırlamazsınız ve diğer katmanlara göre bunalıma ve depresyona, kısaca solma sürecine daha çabuk girersiniz. Pek çok ağaç türü barındırır içinde. Meşe, söğüt, kavak hatta Ege’nin mis kokulu zeytin ağaçları bile bulunur. Bulunur bulunmasına ama Pluton’un toprakları verimsiz ve tamamen zehirlidir. Bu yüzdendir ki bu ağaçlar bakımsızlıktan ve susuzluktan dehşet bir deformasyona uğramışlardır. (Eh Hades’in elinde sulama tenekesiyle hepsini sulayacağını beklemiyorduk zaten). Pluton Yerleşkeleri ve Tanrılar: The Underworld: Bu katmanın en çok bilinen özelliği Hades’in diyarı The Underworld’dür (yeraltı dünyası). Hades’in eline düşen ölüleri sonsuz bir işkenceye maruz bıraktığı yerdir burası. Merkezinde Hades’in yaşadığı yer bulunur. Etrafı gri renk mermer duvarlarla kaplıdır (pembe olmasını beklemiyorduk zaten) ve sadece tek bir dev bronz kapılarla giriş çıkışı sağlar ve bu duvarlar göz alabildiğince uzanır (binlerce kilometre). Çok güçlü büyüler ya da aşırı güçlü yaratıklar hariç kapıyı ve duvarı kımıldatmak imkansızdır. Ha tabii ki kapıyı oynatabilmek için önce kapıyı koruyan muhafızı yenmeli ya da atlatmalısınız. Yunan Mitolojisinden sıkça duyduğumuz üç başlı bir Cehennem köpeği (cerberus) bu kapının bekçisidir. Cerberus’un bedenini Hades’in diyarına gelme cüretini gösteren aptalların (ya da cesur olduğunu sanan aptallar) kıvranan ve çığlık atan vücut parçaları oluşturur. Şehrin içine gelince, dışarıdan pek bir farkı yoktur. Kararmış ve korkunç şekillere girmiş ağaçlar, kısa ve son derece zehirli çalılar, lanetli topraklar, kirli sular vs. İçeride gizlenenler hariç hiçbir ölümlü ırk yaşamaz. Tüm halkı Larvaelar oluşturur. Hâlâ içinde duygu kalmış Larvaelar da Wraithlere (Tayflar) benzeyen yaratıklar tarafından bulunur ve son kalan duygu parçaları da sökülüp alınır. Son duygusal özellikleri de onlardan alındıklarında Larvaeların özleri, yani ruhları Pluton katmanı ile bir olur. Eğer olurda solmuş veya Larvae olmuş bir dostunuzu, sevgilinizi ya da kardeşinizi kurtarmak için buraya gelecekseniz dikkatli olsanız iyi olur. Çünkü her köşede demonlar, devillar, yugolothlar bu aptallığı yapmanız için sizi beklemektedirler. Şehrin içinde bir takım gizli boyutlararası özellik gösteren Tüneller mevcuttur. Bu tüneller doğrudan Mount Olympus (Olimpos Dağı) ile bağlantılıdır. Pluton’da İkamet Eden Tanrılar: Eh tabii ki herkesten önce Ölüm Lordu Hades ve diyarı Underworld Hag adlı ırkın Tanrıçası Cegilune ve diyarı Hagsend Yunan Mitolojisindeki Büyünün Büyücülerin Cadıların ve Nekromansinin Tanrıçası Hecate (Hekate) ve diyarı Aeaea.   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »