Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler (sayfa 58)

İncelemeler

Hiçbir şey gizli kalmasın. Fantazya konulu incelemeler ile detayları ortaya çıkarıyoruz.

Türk Kültüründe Vampir İnancı

Türk Kültüründe Vampir İnancı Üzerine İnceleme                  Önceden yazmış olduğum “Vampir İnancı” adlı yazıda tam teferruatlı olarak olmasa da genel olarak vampir inancının dünyanın her yerinde çeşitli şekillerde görüldüğünden ve vampir imajının ve söylentilerin bir kaç nokta dışında kültürden kültüre farklılık gösterdiğinden bahsetmiştim.Biraz da olsa Türk kültüründe bu inancın izlerinden bahsetmiştim.Bu yazıda Türk kültüründe vampir inanışının diğer kültürlere göre nasıl farklılık gösterdiğini ve şaşırtıcı bir şekilde vampir ve cin imgeleminin nasıl birbirine benzediğinden bahsedeceğim.                                 Genel Vampir İmajı                 Gün geçtikçe globalleşmekte olan dünyamızda artık yavaş yavaş insanların durumlara verdikleri tepki,aşk tanımları,ihtiyaçları ve inançları da televizyon,sinema ve internet aracılığıyla diğer insanlardan farksız hale gelmeye başladı.Nasıl ki bir Amerikalı gencinin “out going” terimi bir flört başlangıcıysa,”çıkmak” kelimesi de bir Türk genci için aynı anlama gelmeye başladı.Televizyon dizileri ve sinemanında etkileri yadsınamaz.Çinlisinden Kanadalısına milyonlarca insan Lost’la yatıp Lost’la kalktı,Frodo’nun yüzüğü yok ettiği sahnede aynı zafer duygusunu yaşadı.Ha birde kültür emperyalizmini unutmamak lazım:)

Devamını Oku »

Bir Ölüm Şövalyesi – Lord Loren Soth

LORD LOREN SOTH Lord Loren Soth (Ölüm Şövalyesi – Death Knight) Lord Soth’un adıyla bilinen ölüm şövalyesinin gerçek adı Loren Soth’dur. Lord ünvanını Gül Şövalyesi olduğunda ve Dargaard Kalesi efendisi olduğunda almıştır. Bir Solamniya Şövalyesi iken bir çok kahramanlıklar yapmış ve bir çok yardıma muhtaç kişiye yardım etmiştir. Soth’un amcaları da Solamniya Şövalyesidir. Babası Solamniya Şövalyesi olmamasına rağmen yine de saygı duyulan bir adamdır. Lord Soth’un babasının saygı duyulmayacak tek hareketi başka bir kadından bir kız bir de erkek çocuğu olmasıydı. Lord Soth’un bu üvey iki kardeşi çok geçmeden Soth’un en yakın dostu ve hizmetkarı Caradoc tarafından öldürülmüştür. Lord Soth Dargaard Kalesinin inşasının bitiminden kısa süre sonra Korinne adında genç bir bayanla evlenmiştir. Kendisine hizmet eden 13 şövalyesi, karısı ve hizmetkarları ile bu kalede yaşamını sürdürmektedir. Hayatı çok güzel giden Soth karısının kendisine bir çocuk veremeyeceğini anladığında yıkılmıştır. Kabuslarında sürekli bir erkek çocuğu olduğunu görmektedir. Günün birinde Soth ve 6 şövalye Palanthas’taki yıllık şövalyelerin buluşmasına doğru at sürerken bir grup Elf kadınına saldıran bir grup Ogre ile karşılaşırlar. Soth ve şövalyeleri Elf kadınları ogrelerin elinden kurtarırlar. Bu sırada Soth Isolde adında çok güzel bir Elf kızına aşık olur. Kızın yaraları çok ciddi değildir. Soth bunu bilmesine rağmen; diğer şövalyeler Palanthas’a giderken, Isolde’yi Dargaard Kalesi’ne iyileştirmek için götürür. Soth Isolde’nin daha uzun kalmasını ister ve Isolde yakışıklı ve güçlü şövalyenin bu isteğini kıramaz.

Devamını Oku »

Noel Baba’dan Mektuplar

Yeni bir yıla merhaba derken, bir yılı daha acısıyla tatlısıyla geride bıraktık. Yeni umutlar, yeni hayallerle başladık her yılbaşında olduğu gibi. Biz yeni yıla hayallerle girerken bazıları ise çalışarak girdi. Özellikle bir kişi vardı ki geçen sene başından beri bu günü bekliyordu. İşte yılbaşı onun günüydü… Efsanevi “Yüzüklerin Efendisi” ve fantastik dünyaların bilge yaratıcısı John Ronald Reuel Tolkien, 1920 yılından 1943 yılına kadar, 23 yıl boyunca Noel Baba’nın ağzından çocuklarına yılbaşı mektupları yazmıştır. Her yıl bu mektupları kendi el yazısı ile yazmış ve kendi resimlemiştir. Noel Baba’nın sadece yılbaşı tebriki değil, aynı zamanda da maceraları da anlatılır bu mektuplarda. Kutuplardaki Sakar Kutup ayısı, evin altında yaşayan gulyabanilerin neden olduğu savaşlar, İpini koparıp kaçan Ren Geyiği yüzünden Noel Baba’nın yaşadıkları ve daha bunun gibi bir çok macera bu kitapta Noel Baba’nın ağzından anlatılmış.

Devamını Oku »

Robert Ervin Howard

“HER ŞEY OLUP BİTTİ, ÖLÜLERİ YAKACAK ODUNLARIN ÜZERİNE KOYUN BENİ, ZİYAFET SONA ERDİ, SÖNDÜRÜN KANDİLLERİ…” Her şey bu cümlelerle son buldu. Robert Ervin Howard, 11 Haziran 1936 tarihinde kendi yaşamına, başına sıktığı kurşunla son verdiğinde, çalışma odasındaki daktilosunda, mürekkebi henüz kurumamış olan kağıtta yazan veda şiirinin dizeleriydi bunlar.

Devamını Oku »

Batman: Bir Süper Kahraman

Batman İlk Film (Batman The Movie – Leslie H. Martinson) – 1966 Batman bir çizgi roman kahramanı olarak; elbette ki pek çok farklı medya alet edevatına konu teşkil etti. Gazetelerde çizgi seri olarak, radyo tiyatrosu olarak, kitap olarak ve elbette ki TV dizisi ve film olarak karşımıza çıktı. 1966 yılında Amerika’da Batman dizi olarak yayınlanıyordu ve bundan yaklaşık 20 yıl kadar sonra sonra bizde de yayınlandı. Hani şu kırmızı telefonu falan hatırlarsınız, bir de Batman’in üzeri kalemle çizili maskesini, bir de Robin’in mayosunu, bir de kırmızı biyeli Batmobil’i, bir de “Pat, Küt, Çat” baloncuklarını… neyse.

Devamını Oku »

Lost’un Kahramanları Meğer Tavşanmış

Diziye İlham Veren Roman Watership Tepesi Türkçe’ de Yayınlandı.       Lost, yayınlandığı günden beri izlenme rekorları kıran, Türkiye dahil bir çok ülkede önemli bir hayran kitlesi yaratan, fan kulüpler doğuran bir dizi. Meraklıları Lost’ u grup halinde izliyor, teoriler geliştiriyor, kendine bir karakter seçiyor, “Jack mi Sawyer mı” diye soruyor birbirine. Lost daha Türkiye’ de yayınlanmadan, internet aracılığıyla bölümleri elden ele dolaştı, alt yazı çevirmenlerine bile saygıyla yaklaşılan bir fenomene dönüştü. Dizideki gizemli sayılarla sayısal loto oynayanlar olduğu gibi diziyi hiç izlemediğini söyleyip övünenlerde var. farklı yönetmenler tarafından çekilen bölümleri sayesinde her bölümde farklı bir tempo yakalayan, pilot bölümleri bile milyon dolara mal olan dizinin önemli özelliklerinden biri, aksiyonun ötesinde, senaryosunda pek çok edebi göndermenin bulunması : Esrarlı Ada, İki Yıl Okul Tatili, Sineklerin Tanrısı, Robinson Crusoe, Doktor Moreau’ nun Adası, Odysseia, Alice Harikalar Diyarında, Fareler ve İnsanlar gibi eserler, dizinin ilham kaynakları arasında.

Devamını Oku »

Dünyanın En Gizemli 10 Nesnesi

İnsanoğlu her ne kadar uzaya çıksa da bundan binlerce yıl öncesine ait bazı nesnelerin üzerindeki esrar perdesi hala aralanamıyor. İngiliz bilim ve teknoloji dergisi Focus da son sayısında bugünün teknolojisiyle bile üretilmesi zor olan gizemli nesnelerden bazılarını tanıttı… Geleceği gören harita Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis’in 1513′te çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu’nun keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818′de gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis’in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimişti.

Devamını Oku »

Türk Destanları

Bütün dünya edebiyatlarında olduğu gibi Türk Edebiyatının da ilk örnekleri destanlardır. Türk edebiyat geleneği içinde “destan” terimi birden fazla nazım şekli ve türü için kullanılmış ve kullanılmaktadır. Eski Türk Edebiyatı nazım şekillerinden mesnevilerin bir bölümü ve manzum hikâyeler, Anonim edebiyatta ve Âşık edebiyatında koşma veya mâni dörtlükleri ile yazılan veya söylenen ferdî, sosyal,tarihi, acıklı veya gülünç olayları tahkiye tekniği ile çeşitli üsluplarla aktaran nazım türüne ve bu yazıda ele alınan kâinatın, insanlığın, milletlerin yaradılışını , gelişimini, hayatta kalma mücadelelerini ve çeşitli olay ve nesnelerle ilgili sebep açıklayan ve Batı Edebiyatında “epope” terimiyle anılan eserlerin tamamı da Türk edebiyatı geleneği içinde “destan” adı ile anılmaktadır. Bütün dünya edebiyatlarının başlangıç eserleri olan destanlar, çeşitli konularda yaradılış hikâyeleri yanında, milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış bir kahramanın veya tarih olayının millet muhayyilesinde ortak sembol ve ifadelerle zenginleştirilmiş uzun manzum hikayeleridir. Destanlar bütün bir milletin ortak mücadelesini ortak değerler, kurallar, anlamlar bütünlüğü içinde yorumladığı ve yaşatıldığı toplumun geçmişini ve geleceğini temsil ettiği için dünya edebiyatının en ülkücü eserleri olarak kabul edilirler. Destanlar her zaman tarihî gerçekleri doğru biçimde nakletmezler. Destanlarda tarihi olay ve kahramanlar milletin ortak bilinçaltının, vicdanının istek, beklenti ,doğruları ve değerleri ile idealleştirilir, eski hatıralarla birleştirilerek tarihî gerçekmiş gibi anlatılırlar.Her milletin millî kimlik ve nitelikleri, ortak dünya görüşü , hatıra ve beklentileri yanında kusurları ve yanlışları da destanlarına yansır. Cihangirlik tutkusu, kuvvet, binicilik ve savaşçılık yanında verdiği sözde durma , acizlere ve mağluplara hoşgörü ile yaklaşma, yardımcı olma Türk destanlarında dile getirilen ortak değer ve kabullerdir. Türk destanları,kâinatın, insanın, kadının ve erkeğin yaradılışı, Türk milletinin doğuşu, çeşitli Türk devletlerinin kuruluş gelişme, çöküşleri, zafer ve yenilgileri gibi konularla beraber pek çok sebep açıklayıcı efsaneyi de içinde barındırır. ilk örneklerinin manzum olduğu kabul edilen Türk destanlarından Kırgız Türkleri arasında yaşayan Manas destanı dışında bütünüyle günümüze gelebilen örnek bulunmamaktadır.Diğer Türk destanları çeşitli kaynaklarda özet, epizot, hatıra, kısaltılmış seçme metinler halinde bulunmaktadır.

Devamını Oku »

Avalon

Mamoru Oshii deyince kaçımızın gözünde bir kıvılcım parlıyor? Peki Ghost in Shell? Şimdi biraz daha çoğaldık sanırım. GIS’in yapımından tam 5 yıl sonra anime kralı Mamoru Oshii yeni filmi ile karşımızda. Busefer Anime bilgisini, karakterlerini kanlı canlı insanlara taşıyarak bize sadece 2d’de üstad olmadığını adeta kanıtlıyor. Avalon’la yönetmen Matrix’in kendisinden çalmış olduğu “hangisi gerçek” kavramını bir kez daha sorguluyor.

Devamını Oku »

Yaratılışın Mükemmel Öyküsü: Silmarillion

Ey küçük bir tepenin üstünde solan şehir,Eski anılar soluyor kadim kapılarının ardında,Kaftan griye çalmış,neredeyse susmuş yaşlı kalbin;Çatmış kaşlarını,bekliyor daima,şato tek başınaVe nasıl da düşünüyor kule gibi yükselen karaağaçlar arasında… Tolkien’in diğer mitlerden esinlenerek hem kendi dünyasını yaratmayı hem de İngiliz mitolojisine bir şeyler katmayı amaçladığını söyleyebiliriz.Fakat sadece İngiliz Edebiyatı’na bir eser katmak amacıyla yazıldığını düşünmek tamamen yanlış bir düşünce olur.

Devamını Oku »