Anasayfa » İncelemeler (sayfa 58)

İncelemeler

Hiçbir şey gizli kalmasın. Fantazya konulu incelemeler ile detayları ortaya çıkarıyoruz.

Menzoberranzan

Menzoberranzan (Boxed Set), adından da anlaşılacağı üzere en çok bilinen drow şehri olan Menzoberranzan için hazırlanmış bir oyun seti. Setin içinde 3 tane kitap ve pek çok poster bulunmaktadır. Posterler, Menzoberranzan haritası, evlerin sembolleri gibi şeyler; fakat bu incelemede tabii ki kutulu (Cthulhu ) setin içinden çıkan 3 kitabı anlatacağız. Set, 1992 yılında Advanced Dungeons & Dragons (AD&D 2nd Edition) sistemi ve Unutulmuş Diyarlar diyarı için hazırlanmış ve TSR Inc. tarafından basılmıştır. Menzoberranzan’ı tüm detayları ile anlatan ilk ve tek set olma özelliğini taşır. Kitabın önsözünde bahsedildiği üzere kitap, genel olarak Menzoberranzan’ın hiyerarşik yapısı, evlerin düzeni, yaşam şartları, günlük hayat gibi özellikleri kapsıyor. Drowlar ve drowların genel özelliklerini de bilmek gerektiği için daha önce incelemesini yazmış olduğum “The Drow of the Underdark” ile birlikte okunması tavsiye ediliyor.

Devamını Oku »

Drizzt Do’Urden’s Guide to the Underdark

Bu kitap 1999 yılında, daha önce incelemesini yaptığım “The Drow of the Underdark” kitabından 2 yıl sonra Eric L. Boyd tarafından yazılmıştır fakat bu kitaba referanslar içerir. Advanced Dungeons & Dragons kaynak kitaplarındandır. Unutulmuş Diyarlar için TSR Inc. tarafından yayınlanmıştır ve genel anlamıyla Karanlıkaltı şehirlerini anlatan bir yapıya sahiptir fakat Karanlıkaltı şehirleri hakkında en geniş kapsamlı bilgiyi içeren kitaptır. Kitabın isminin Drizzt Do’Urden’s Guide to the Underdark (Drizzt Do’Urden’in Karanlıkaltı Kılavuzu) olması aslında biraz dikkat çekiyor fakat kitapta Drizzt’in ağzından anlatılan tek bölüm Drizzt’s Survival Guide (Drizzt’in Hayatta Kalma Kılavuzu). Bunun dışında bölümlerde Drizzt’in romanlarından alıntılar mevcut. İlk başta, Drizzt’in Karanlıkaltı’nda dolaştığı sırada karşılaştığı yaratıklar veya gördüğü yerler hakkındaki notlarını okuyacağınızı düşünüyorsunuz fakat dediğim gibi, pek öyle olmuyor. Ama daha fazlasıyla karşılaşıyorsunuz. Kısacası kitaba biraz renk ve hava katmak için Drizzt’in ismi kullanılmış, o kadar.

Devamını Oku »

Drow of the Underdark

Öncelikle belirtmek isterim ki, incelemesini okuyacağınız bu kitap Advanced Dungeons & Dragons (2nd Edition) sistemi için hazırlanmış olan kitaptır. (Yukarıda kapağını gördüğünüz) Aynı isimli 2007 yılında 3,5 Edition için çıkan bir versiyonu daha vardır. Onu incelemediğim için farklarını söyleyemeyeceğim ama 3,5 Edition olan versiyon ile karıştırılmasın… Kitap, 1997 yılında, Forgotten Realms’ın yaratıcısı Ed Greenwood tarafından yazılıp TSR Inc. tarafından basılmıştır. Yüzlerce Forgotten Realms kaynak kitaplarından sadece biridir fakat Faerun’un en çok sevilen ve merak edilen ırklarından biri olan drow ırkı hakkında en geniş bilgiyi içeren kitaptır.

Devamını Oku »

Dungeons & Dragons 5th Edition Ön İncelemesi

GİRİŞ Daha önce de duyurduğumuz üzere (buradan bakabilirsiniz) Wizards of the Coast, Dungeons & Dragons sisteminin yeni sürümünün yapımına başlandığını bildirmişti. Sevenlerini heyecanlandıran, AD&D veya 3E – 3.5E’den sonra D&D ile ilişiğini kesenlerde ise yine bir şeye benzemeyecek hissiyatı yaratan bu açıklamanın üzerinden (09.01.2012) kısa bir süre geçmesine rağmen 26-29 Ocak arası düzenlenen D&D Experience 2012 etkinliği kapsamındaki seminerlerde basın mensupları ve katılımcılar, başta Monte Cook, Mike Mearls ve Jeremy Crawford olmak üzere yapım aşamasında yer alan çalışanlardan birinci ağızdan bilgi alma şansına kavuştular.

Devamını Oku »

Orta Dünya’nın Hayal Gücü – John Howe & Alan Lee

Bu yazımda sizlere arka planda kalan ama bir o kadar da önemli iki isimden bahsedeceğim.. Daha çok “Resim ve J.R.R Tolkien” denildiğinde akla gelen bu kişiler kim mi? Elbette Alan Lee ve John Howe’dan bahsediyoruz. “Alan Lee yada John Howe kimdir?” şeklinde sizlere bir soru sorulduğunda sizlerin “Tolkien eserlerini en güzel resimleyen ve bunu bizlere en iyi yansıtan insanlardır.” gibi bir cümle kurduğunuzu hayal etmek hiçte zor değil.. Peki ya gerçekten öyle midir? Yoksa düşündüğünüzden daha fazlası mı vardır bu insanlarda? Peki ya filmlerde bu ikilinin etkileri ne kadardır? İşte tüm bu soruların cevabını bir de sürpriz[?] ekleyerek sizlere sunmaya çalışacağım..

Devamını Oku »

Çizgi Roman Nedir?

Bütün toplumlar ekonomik, siyasi ve sosyolojik evrimler geçirir. Bu evrim süreci toplumların yaşayışını belirleyen bir süreçtir. Bu da tarihi oluşturur. Sosyolojik evrim süreci ne şekilde gelişirse gelişsin, yansımalarının en direkt ölçülebileceği alan popüler kültürdür. Popüler kültür toplumların yaşayışlarını, alışkanlıklarını, bilinç düzeylerini gösteren önemli bir sosyoloji ve tarih malzemesidir. Kısaca popüler kültür bir toplumun sosyolojik takvimidir. Toplumumuzun tarihsel devinimi içinde popüler kültürün, popüler kültürün içinde de çizgi romanın önemli yeri vardır. Bu yüzden, unutulmaya yüz tutmuş bu toplumsal malzemenin araştırılması yakın geçmişimizin algılanmasında önemli bir veri elde edilmesini sağlar. Çizgi roman her şeyden önce bir sanattır. Bu yüzden gelişimi Türk sanat hayatının gelişimiyle paraleldir. Ortaya çıkardığı sanatçılar, Türk resminin ve grafik sanatının gelişiminde büyük rol sahibidirler. Edebi yönü de olduğundan yazın hayatımızın olgunlaşmasında payı vardır. Sonuçta görsel bir malzemedir. Bu yüzden sinema ve gösteri dünyamızı beslemiştir. Nihayet bir yayın ürünüdür ve bu özelliğiyle basın-yayın sürecinin hem sektörel hem de kurumsal sürecine önemli katkılarda bulunmuştur.

Devamını Oku »

Türk Strateji Oyunu TAMGA İncelemesi

Uzun süredir oyunlarla uğraşıyorum. İlk olarak 80’li yıllarda oyuncaklar, çocuk oyunları ve bilgisayar oyunları ile başlayan bu tutkum katlanarak devam etti. Sonraları kart oyunları, kutu oyunları ve FRP girdi hayatıma. Bu durumun sonucunda geniş bir oyuncak ve figür koleksiyonu olan, bilgisayar oyunları üreten, kart oyunları tasarlayan, kutu oyunları hastası, FRP aşığı bir “Gamer” çıktı ortaya. Yurtiçi ve yurtdışında çıkan pek çok kutu oyununu takip etmeme ve araştırmama rağmen halen sürprizlerle karşılaşabiliyorum. Bu sürprizlerin en güzellerinden biri geçen günlerde karşıma çıktı.

Devamını Oku »

Kırsalın Korkuları – Anadolu Korku Öyküleri

Anadolu Korku Öyküleri Türk korku edebiyatında yıllarca hatırlanacak bir öykü seçkisi olmuş. Yeni korkular ve buralı bir ürperti arıyorsanız bu kitabı kaçırmayın. Türkiye’den Korku ÖyküleriKorku edebiyatı, zor bir edebiyattır. Gizemleri parça parça verirken okuyucuyu akışa bağlamak gerekir ki, okuyucu titresin, tüyleri diken diken olsun. Bunu sinemada yapmak ses efektleri, müzikleri ve görsel uyarıcılarla çok kolay öyle ki, bu edebiyat zaten kitap okumayan bir nesil tarafından cami avlusuna bırakılmış gibi. İşte böyle zamanlarda biri gelir de çocuğu alır büyütür ya. Umarım onun gibi olur. Çünkü bu kitaptaki 6 yazar iyi işler çıkarmışlar. Ben çocukken pek öyle hikaye dinlemedim. Hele korku öyküleri hiç dinlemedim. Bir noktadaysa köye gittiğimde oturup kendimize hikayeler falan uydururduk. Bir kere öyle köyün etrafında dolaşırken bir yol bulduk, takip ettik uçurumun kenarında 20 kadar evin olduğu bir mahalle bulduk. Mahalle bomboştu gördüğümüz kadarıyla, oraya gitmek için yol aradık, bir tanede bulduk ama bayağı tehlikeliydi, o yüzden aşağıda ne olduğunu hiç öğrenemedim. Bir sonraki sefer köye gittiğimdeyse bulamadım orayı. Şimdiyse köyün kendisi o mahalle gibi bomboş. 10-15 aile ancak yaşıyor ve kışın sadece 1-2 evde ışık yanıyor. Babaannemler 2 yıldır gitmediler artık yaşlandık diye bense liseye başladığımdan beri ayağımı basmadım. En eğlencelisiyse oradan dönerken arkadaşımın şimdi hatırladım deyip, anlattığı o zamanlar beni korkutmuş olan şimdiyse tam hatırlayamadığım ama hatırladığım parçalarına güldüğüm öyküdür.

Devamını Oku »

Canavarlar

Nedir canavar? TDK Sözlüğüne göre, Farsçadan dilimize geçen bu kelime; masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan, demek. Halk arasında ise kurt, domuz gibi zarar veren, hattâ cana kıyan hayvanatın genel adı için kullanılıyor. İsmet Zeki Eyuboğlu’nun hazırladığı Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü’nde ise yıkım getiren, kurt veya domuz gibi yabanî hayvanlara verilen ad olarak açıklanıyor. Ancak bugün canavar dediğimizde herkesin gözünde daha farklı bir “yaratık” canlanacaktır. Çinli olsun, İskandinav olsun, Amerikalı veya Afrikalı olsun herkes kendi canavarını farklı bir şekilde yaratacaktır. Aslında doğa yasalarına aykırı yaratıklardır “canavar”lar. Dayandıkları birçok kaynak vardır; mitoloji, dinsel metinler, gelenekler, folklor ve hattâ edebiyat etkisiyle insanların hayâl dünyasında yer etmişlerdir. Peki ilk canavar nereden çıkmıştı, o günden bugüne insanlar birbirinden tamamen farklı veya neredeyse tıpa tıp aynı biçimde canlıları hayâl dünyalarında nasıl yarattılar? Dahası Avrupalı ve Çinli insanlar birbiriyle bu kadar benzer yaratıkları nasıl hayâl ettiler? Kaça ayrılırlar? Yoksa gerçekten bir zamanlar yaşadılar mı, yaşadılarsa nasıl ortadan kalktılar?

Devamını Oku »

Zombilerin Gururu

Zengin, burnu havada, bön ve kendinden zayıfları hor gören bir şirket sahibidir Simon Garth. Hayatından kendinden önemli kimse yoktur. Kızı bile… Gün gelir işler değişir, Simon Garth’ın “hayatı” gibi… Zombileri hep beyinsiz, beyin yiyen, et peşinde koşan varlıklar olarak tanıttılar bize. George Romero’nun filmlerinden dolayıdır hep bu şekilde benimsedik onları. O kadar iyi tanıdık ki zombileri, yolda görsek selam verir olacaktık neredeyse. Her gördüğü canlıya yemek gözüyle bakan canlılardır onlar. Fakat Marvel öyle bir zombi karakteri ve hikayesi ile çıkıyor ki karşımıza tüm gelmiş geçmiş zombi imajını yıkıyor resmen. İlk olarak Temmuz 1953’te “Menace”ın beşinci sayısında görünen, sonrasında Ağustos 1973’te kendi hikayesiyle albümleşen Simon Garth… O bir zombi ama bilinen beyinsiz zombilerden değil. O farklı. Düşünebiliyor, halen duyguları var, sadece itaat etmiyor bazen de yorumluyor. Duyusal anlamda hisleri olmasa da duygusal hisleri halen baskın gelebiliyor. Çoğu zaman neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayabiliyor. Ölümün huzurunu ararken bir yandan da yapması gereken şeyler olduğunu düşünüyor.

Devamını Oku »