Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Kurbağa Değil, Karakurbağası – Battletoads İncelemesi

Kurbağa Değil, Karakurbağası – Battletoads İncelemesi

90lar’ın en zorlu ve en saçma oyunlarından biri olan Battletoads, yepyeni görüntüsü, yeni oynanabilirliği ve şahane müzikleriyle oyuncularla buluştu. Bize de incelemesini yapmak düştü.

İlkokul ya birinci sınıftayım, ya da ikinci sınıfta. Almanya’dan anneannemler bana bir Nintendo Gameboy yollamış. Birkaç tane de kasedi var yanında. Super Mario, Tetris, şimdi adını hatırlayamadığım bir araba yarışı var. Bir de Battletoads diye bir oyun vardı.

Oynuyorum oynuyorum, bir yandan da kendi kendime diyorum ki “Yok bu oyun büyüklere göre yapılmış. Çocuk oyunu değil.” Çünkü birkaç bölüm geçsem de o meşhur tünel bölümünü yapamıyorum. O kadar zor ki zamanlamayı tutturabilmek. Derdimi o bölümü oynayan bilir.

Aradan seneler geçti benim emektar Gameboy tabii ki çekmecede çürüyor. Sonra bir ara Level Dergisi için dosya konusu hazırlamam gerekti. En Zor Oyunlar başlığıyla 20 tane oyun seçtim. En başa da Battletoads’u koyayım dedim ama sonra acaba o kadar zor muydu gerçekten diye şüphelendim. Açtım Gameboy’u ve yine aynı yerde takıldım.

Olay bildiğimiz gibi değilmiş. Sorunlu ve hatalı bir oyun olmasının yanı sıra bazı yerleri bilerek zorlaştırılmış. Yapımcı ekip kafayı yemiş olmadı.

26 Sene Sonra

En son oyunu 1994 yılında çıkan Battletoads, oyun dünyasının unutulan markalarından biri olmuştu. Ta ki işe Microsoft el atana kadar.

Dlala Studios tarafından geliştirilen ve Sea of Thieves’i yapan Rare’in önderliğinde Battletoads yeniden bizlerle buluştu. Baştan aşağıya yeniden yapılan oyun, orijinal oyunun 26 sene sonrasında geçiyor.

Çizgi film tadında hazırlanmış bölümlerde, adeta Sunset Riders ya da bir TMNT edasında ilerleyerek düşmanlarımızı pataklıyoruz. O ilk oyunlardaki absürtlük ve kendine has komedi unsurları hiçbir şey kaybetmemiş.

Hikayemiz Rash, Ritz ve Pimple’ın kendilerini kapattıkları sanal sığınaktan çıkarılmalarıyla başlıyor. Onlardan bu kadar zamandır haber alamıyor olmamızın sebebi, kendilerini bir sanal oyuna kaptırmış olmaları. Burada kendi dünyalarını yaratan üçlü, dünyanın en iyi süper kahramanları kıvamına gelmiştir. Bir olayı çözünce dağları patlatıp yerine yüzlerini falan oyuyorlar. O kadar ünlüler.

İlginizi Çekebilir  Man At Arms Ekibi Link'in Hylian Kalkanı'nı Yaptı

Eh, gerçek hayata dönünce işler ters gidiyor tabii. Ünlü olmadıkları ve geçinmek için farklı işlere girerler. Ama ekip kadim düşmanları Dark Queen’in yaşadığını haber alır ve turbo motorlarına atlayarak yeni bir göreve çıkar.

Kurbağa Değil, Kara Kurbağası

Vücutlarının uzuvlarını ve kendilerini çeşit çeşit şeylere dönüştürebilen üçlümüzün hikayesi oldukça kısa. Yavaş bir tempoyla 4-5 saat içerisinde bitirebileceğiniz bir hikaye sunuyor. Oyunun çizgi film yapısı o kadar hoşuma gitti ki, umarım birileri bunu görür de sezon sezon dizi olarak bize sunarlar. Ara sahnelerdeki sinematikleri menü üzerinden tekrar izleyebilmek de güzel detay olmuş.

Battletoads sıradan bir hikaye sunsa da oynanabilirliğiyle orijinal oyunun zorluğuna hiç yaklaşmıyor. Evet, biraz kaosun içerisinde kalıyor hissi yaşıyorsunuz ama tempoya alıştıktan sonra varsın düşman gelsin. Hepsini pataklayıp geriye yollarız.

Atari salonu jargonunda, “ilerlemeli oyun” olarak adlandırabileceğimiz, aslen bir beat ’em up oyunu olan Battletoads’ta tüm kara kurbağalarımızı kullanabiliyoruz. Üç oyuncuya kadar Co-op desteği veriliyor. Ancak bu destek online olarak sağlanmıyor. Yani üç gamepad ile oyunu tecrübe edebiliyorsunuz ki oyunu bir gamepadle oynamanızı tavsiye ederim.

Karakterler, hem karakter olarak birbirinden farklı hem de dövüş stilleri olarak farklılar. Mesela Pimple daha kallavi ve oturaklı saldırılar yaparken, Zitz hızlı ve seri saldırılarla düşmanı boğuyor. Grubun şapşal üyesi Rash ise daha orta yolcu bir karakter. Hem hızlı hem yavaş saldırıları var.

Oyun içerisinde hızlıca bu karakterler arasında geçiş yapabiliyorsunuz. Eğer biri ölürse oyun sizi otomatikman diğer karaktere atıyor. Karakter ölse bile arka planda dinlenerek tekrar sağlığını doldurabiliyor. Ancak hızlı bir şekilde üç karakteri de öldürürseniz, baştan başlamanız gerekiyor.

İlginizi Çekebilir  Pillars of Eternity Seyahatnamesi - Gezdik, Dolaştık, İnceledik ve Yazdık!

Keyifli ve Saçma

Battletoads, oynaması acayip keyifli bir oyun olmuş. Kısa sürmesi en büyük sorunu. Kendini tekrar ettirecek bir yapısı olmamasından dolayı bir kere bitirdikten sonra güzel bir tecrübe edinmiş hissiyatına kapılacaksınız.

Dövüş animasyonları oldukça seri bir şekilde hazırlanmış. Neredeyse hiç hatayla karşılaşmadım diyebilirim. Ancak karakterlerin yapışkan dilini kullanmak biraz garip hissettiriyor. Tükürmek için ayrı kombinasyon, bir yeri tutup oraya ulaşmak için ayrı bir kombinasyon denemeniz gerekiyor. El alışana kadar biraz afallıyorsunuz zaten.

Hikaye sıradan olsa da kendi içerisinde sağlam espriler barındırmasıyla da birkaç yerde beni kahkahaya boğdu. Sanki 90lar’dan kalma bir çizgi film izliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Araya sıkıştırılan mini oyunlar elinizi oyalasa da güzel olmuş.

Mesela yukarıda bahsettiğim o meşhur tünel bölümünü oyuna eklemeyi unutmamışlar. Ama tabii bu sefer çılgın derecede bir zorluk sunulmamış. Ayrıca bazı bölümlerde farklı oyun türlerine de geçiş yapıyorsunuz. Bir ara platform oyunu oynarken, bir anda space shooter türüne geçiş olabiliyor. Bunlar güzel detaylar olsa da oyunu biraz uzatabilmek için yapılmış detaylar olduğu da gözden kaçmıyor.

Sonuç

20 Ağustos tarihiyle oyuncularla buluşan Battletoads’u aslında birkaç gün öncesinde deneyimleme şansı buldum. Daha önce Microsoft Flight Simulator için de kod sağlayan Microsoft’un sunduğu kod sayesinde, oyuna birkaç gün önce girdim. Şunu söyleyebilirim ki oyun vereceğiniz ücreti karşılıyor.

Zaten Game Pass üyesiyseniz oyuna şu an ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Şöyle araya sıkıştırmalık keyifli bir oyun arıyorsanız Battletoads imdadınıza yetişecektir.

Belki suyun sıcaklığını ölçmek için bu kadar kısa tutuldu, bilemiyorum ama serinin yeniden dirilmesi adına güzel bir oyun çıkarılmış. Önümüzdeki yıllarda yeni oyunlarla beraber güzel işlerle karşılaşabiliriz.

Frpnet Puanı: 7.5

Eksi YönleriArtı Yönleri
Kısa sürüyorSeri ve dinamik bir oynanabilirliği var
Online Co-op desteği bulunmuyorKomik ve esprili bir dil kullanıyor
Çizgi film tadında hazırlanan görseller çok başarılı
Seslendirme ve müzik konusunda güzel iş çıkarılmış