Anıların Mahzenine Yolculuk – Phoenix Springs İncelemesi
Zaman zaman eskiyle yeniyi tam da kararında buluşturan oyunlar çıkıyor. Phoenix Springs, yaratıcı anlatımı eskinin Point&Click türüyle buluşturan, enfes bir dedektiflik hikâyesi.
Calligram Studio‘nun çıkış oyunu Phoenix Springs, oyuncuyu eski anıları yad etmeye yönlendirecek. Oyundaki karakterin anı defterini karıştıracağız. Hem de 90lar’ın kült türünün nasıl halen kullanılabileceğini göreceksiniz.

Hikâyemiz, Iris Dormer isimli bir araştırmacı gazetecinin gözünden anlatılıyor. Kardeşi Leo Dormer‘ı bulmaya karar veren Iris, onun adımlarını takip ederek macerasına yön veriyor. Biz de oyuncu olarak Iris’in gözünden, dünyasının nasıl şekillendiğini anlamaya çalışıyoruz.
Açıkçası çok uzun bir inceleme yazısı olmayacak, belki de en kısa incelemelerimden biri olacak. Çünkü Phoenix Springs, anlatılacak değil, deneyimlenecek tarzda bir oyun. Yukarıda da bahsettiğim üzere, oyun 90lar’ın Point&Click Macera oyunlarının modernize edilmiş hali. Day of the Tentacle, Maniac Mansion, Grim Fandango gibi yapımların inşa ettiği bu tür, bir dönem oyun dünyasının da en çok tutan yapımlarına gebe olmuştu. Phoenix Springs, türün güzel yanlarını alıp daha basitleştirilmiş bir arayüz ve hızlı oynanabilirlikle karşımıza çıkıyor.
Phoenix Springs Nasıl Bir Oyun?

Oyun aslında oldukça kısa ve dingin bir yapıya sahip. Zaten doğrudan bir hikâye anlatıcılığına giriş yapıyor. Iris’in çevresinde yaşananlara verdiği tepkilere ve düşünce girdaplarına dalıyoruz. Bu sırada oyunun kendine has, hoş görselliğiyle şahane bir bütünlük gösteriyor. Kağıda dökülemeyecek hisler, oyunun sürreal çizimleri ve animasyonlarıyla birleşiyor. Daha öncesinde bu tarz hisleri 2021 tarihle Genesis Noir oyununda hissetmiştim. Onu da tavsiye ederek Phoenix Springs’e devam edelim.
Oyunun bir hayli kısa olması sanıyorum en büyük sorunu. Oyundaki bulmacalar gece uykunuzu kaçıracak cinsten değil. Iris’i yönlendirdiğimiz sahnelerde, etkileşime girdiğimiz objeler ve konuştuğumuz insanlar vasıtasıyla ipuçları buluyoruz. Bu ipuçlarını birleştirip hikâyeyi ilerletmemiz gerekiyor. Oyunu hızlandıran kısım, tamamlanan ipuçların yok olup gitmesi. Bu sayede işimize yaramayacak bilgilerin zihnimizden düşmesiyle yolculuğumuza hızla devam edebiliyoruz.
Öte yandan oyunun sonuna doğru (Bu arada oyun taş çatlasın 3 saat sürüyor) birkaç sahneyi tekrara alıyor. Hikâyenin vuruculuğu için yapılmış sinematik bir hile gibi adeta. Fakat böylesine kısa bir hikâyeyi, sanki biraz daha uzatmak istemişler sanıyorum.
Almaya Değer Mi?

Phoenix Springs, bize basın kodu yoluyla ulaştığı için çıkışından kısa bir süre önce oynama fırsatımız oldu. İncelemeyi hazırlarken Steam üzerinde listelenmiş bir fiyatı yoktu. Bu yüzden çıkış fiyatıyla, oyunun süresine değecek mi; işte o konuda emin olamıyorum. Öte yandan Phoenix Springs, dingin anlatımı, hoş görselliğiyle tam bir kafa dinleme oyunu. Bir pazar gününüzü, elinize alacağınız sıcak bir kahveyle film izler gibi bu oyuna ayırabilirsiniz.
| Kötü Yanları | İyi Yanları |
| Görsellik herkese hitap etmeyebilir | Dingin anlatı |
| Çok ama çok kısa sürüyor | Türe güzel ve modernize bir bakış |
| İlgi uyandırıcı hikâye |
Phoenix Springs
Grafik/Arayüz - 6.5
Oynanabilirlik - 6
Hikâye/Sunum - 6.5
Yenilikçilik - 6
6.3
Anı dedektifliği
Dingin anlatım, sürreal çizimler ve ilgi çekici konusuyla bağımsız yapımlara vakit ayırmayı sevenlerin aklında kalacak bir yapım.





