İncelemeler

Conquest of the Planet of the Apes (1972) İncelemesi

Serinin üçüncü filmiyle aldığımız o eğlenceli ve rahat nefes, “Conquest of the Planet of the Apes (Maymunlar Cehenneminin Fethi)” ile kursağımızda kalıyor. Zira bu dördüncü film, o renkli Los Angeles sokaklarını geride bırakıp bizi karanlık, faşist ve alabildiğine öfkeli bir distopyanın tam ortasına fırlatıyor. Serinin tartışmasız en devrimci, en politik ve en sert halkasıyla karşı karşıyayız.

Evcil Hayvanlardan Köleliğe

Filmin arka planında yatan fikir, bilimkurgu sinemasının en zekice distopya kurulumlarından biri: Uzaydan gelen bir virüs tüm kedi ve köpekleri yok edince, insanlık evcil hayvan boşluğunu maymunlarla dolduruyor. Ancak insanın o karanlık doğası, tahakküm kurma arzusu kısa sürede devreye giriyor. Maymunlar sadece evcil hayvan olmaktan çıkıp, çöp atan, temizlik yapan, garsonluk yapan ve en ağır işlerde çalıştırılan bir “köle sınıfına” dönüştürülüyor. Buradaki sosyolojik eleştiri çok keskin: İnsanlık, refahını sürdürebilmek için her zaman sömürecek, ezecek ve boyun eğdirecek bir “alt sınıf” yaratmaya programlı. Sistemin çarkları, ancak birileri o çarkların altında ezilirse dönmeye devam eder.

İsyanın Anatomisi ve Caesar

Film, Zira ve Cornelius’un sirk yöneticisi Armando tarafından saklanıp büyütülen oğlu Caesar’ın (Sezar) etrafında şekilleniyor. Caesar, kendi türünün maruz kaldığı bu acımasız kölelik sistemini kendi gözleriyle gördükçe içindeki o bilinçlenme ve devrim ateşi de yavaş yavaş harlanıyor.”Conquest”, aslında 1960’ların ve 70’lerin Amerika’sına tutulmuş devasa bir aynadır. Siyahilerin sivil haklar mücadelesi, ırkçılık ve meşhur Watts isyanları, filmin alt metninden çıkıp doğrudan ana metnine yerleşiyor. Caesar’ın başlattığı maymun devrimi, sıradan bir bilimkurgu aksiyonu değil; zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir sınıfın, kendisini “mal” olarak gören otoriteye karşı verdiği meşru bir varoluş mücadelesidir.

Faşist Polis Devleti

Filmde dikkat çeken bir diğer unsur da insan toplumunun geldiği nokta. İlk filmde maymunların kurduğu o dogmatik ve kast sistemine dayalı yapı, burada insanların kurduğu teknolojik bir polis devletine dönüşmüş durumda. Siyah üniformalı güvenlik güçleri, işkence merkezleri ve sürekli gözetlenen sokaklar… İnsanlık, köleleştirdiği türü kontrol altında tutabilmek için kendi özgürlüğünden de vazgeçmiş, totaliter bir rejime teslim olmuştur.

Sonuç

Uzaylılar, lazer tabancaları veya uzak galaksiler yok; sadece coplar, isyan ateşleri ve sokak çatışmaları var. “Conquest of the Planet of the Apes”, ezilenlerin bir araya geldiğinde nasıl durdurulamaz bir güce dönüşebileceğini anlatan, son derece öfkeli ve marksist okumalara açık bir bilimkurgu. İnsanlığın o kibirli tahtından devrilişinin, hem de kendi yarattığı köleler tarafından devrilişinin en sarsıcı tasviri.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu