Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Kırmızı Başlıklı Kız Masalı: Düşündüğünüzden Daha Eski ve Daha Vahşi
Naruto Online

Kırmızı Başlıklı Kız Masalı: Düşündüğünüzden Daha Eski ve Daha Vahşi

Küçüklüğümüzden aklımızda kalan çok sayıda anımız bulunur. Bunlar belki bir eşya / oyuncak ya da ailemizle geçirdiğimiz zamanlar olabilir. Ancak bize çocukluk yıllarımızı hatırlatan en güçlü şeyler arasında genellikle anne babamızın bize anlattığı masallar da bulunur. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Külkedisi, Uyuyan Güzel ve niceleri ufak yaşlardan itibaren bizim hayal gücümüzü şekillendirmeye ve canlı karakterleri ile bize bazı etik dersler vermeye başlamıştır. Ancak yine de bu masalların kökenleri araştırıldığında karşımıza çok daha karanlık ve derin hikayeler çıkıyor çoğunlukla. Kırmızı Başlıklı Kız masalı da bu durumun bir istisnası değil ve popüler Grimm Kardeşler versiyonundan çok büyük farklılıklar gösteriyor.

Günümüzdeki Masal

Masalın popüler versiyonunu bilmeyen yoktur. Klasik hikayede kırmızı başlık takan küçük bir kız vardır ( bu başlık bazen bir pelerin olarak da karşımıza çıkar). Bir gün hasta olan büyükannesini ziyaret etmek için ormanda bir yolculuğa çıkar. Yolculuğu sırasında bir kurt küçük kızımıza yanaşır, naif kızımız da kurda nereye gittiğini söyler.

Bunun üstüne kurt,  kırmızı başlıklı kızın yolunu uzatarak, hızlı bir şekilde büyükannenin evine gider ve yaşlı kadını bütün olarak yer. Kurt, büyükanneyi yedikten sonra onun kılığına girer ve kızın gelmesini bekler. Kırmızı başlıklı kız gelince çeşitli hilelerle onu da kandırıp afiyetle yer bir bütün olarak.

Bu ziyafetin ardından kurt, uykuya dalar. Oradan geçmekte olan bir oduncu kurdun şişmiş bir karınla uyuduğunu görünce olayı anlar ve baltasıyla kurdun karnını yarıp büyükanne ile kırmızı başlıklı kızı kurtarır. Kurdun içinden çıkan kahramanlarımız hayvanın midesine taş doldurup yarayı da dikerler. Kurt uyandığında ise taşlar yüzünden kaçamaz ve en sonunda ölür.

Masalın Kökenleri

Kırmızı Başlıklı Kız masalının bugün bildiğimiz versiyonun kökleri aslında 10. yüzyıl Fransa’sına kadar dayanıyor. Burada çiftçilerin anlattığı bu masal zamanla İtalyanlara geçmiş ve “Sahte Büyükanne” ya da “Büyükannenin Hikayesi” gibi isimler almış. Hatta bazı versiyonlarda kurt da yerini ogre gibi canavarlara bırakmış.

Kırmızı başlıklı kızımız ise büyükannenin evinde çok daha farklı şekillerde kandırılmış. Kurt, büyükannenin dişlerini pilav, etini biftek ve kanını da şarap olarak söyleyip kırmızı başlıklı kıza yedirmiş ve sonrasında da onu yemiş. Hatta hikayenin bazı versiyonları cinsel imalar da içeriyormuş ve kurt, kırmızı başlıklı kıza kıyafetlerini çıkarıp yakmaya ikna ediyormuş.

Bazı halk bilimciler ise hikayenin bazı Fransız versiyonlarında kırmızı başlıklı kızın, kurdun kötü niyetinin farkına varıp çeşitli yöntemlerle ondan kaçmayı başardığını belirtiyor. Hikayenin bu versiyonlarında, kırmızı başlıklı kız cesur, zeki ve kendi yeteneklerine güvenen bir figür konumundadır. Ancak hikayenin en çok bilinen versiyonu olan Grimm versiyonu, kırmızı başlıklı kız ve büyükanneyi kurtarmak için  hikayeye güçlü bir erkek karakteri eklemiştir.

Dr. Jamie Tehrani – kültürel antropolojist- ise masalın izlerinin 3000 yıl öncesine kadar dayandığını söylüyor. En azından Avrupa’da Antik Yunan’da benzer olay örgüsüne sahip fabl örnekleri olduğunu belirtmiş.

Çin ve Tayvan’da, Çing Hanedanlığı döneminden kalma Kırmızı Başlıklı Kız masalına benzer masallar da bulunuyor. Bu masallar fikir, olay ve karakterler açısından neredeyse Kırmızı Başlıklı Kız ile aynılar. Ancak burada kurt karakteri yerini kaplana bırakıyor. Bu masalların adı da çoğunluk “Kaplan Büyükanne” şeklinde oluyor.

Masalın Sonu

Masalın eski versiyonlarının çoğunda ve bilinen ilk yazılı versiyonu olan Charles Perrault versiyonunda, hikayemiz mutsuz sonla bitiyor ve büyükanne ile kırmızı başlıklı kız kurt tarafından afiyetle yeniyor. Perrault, yaptığı açıklamalarda bu mutsuz sonun hikayenin vermeye çalıştığı mesajı iyice ortaya çıkarmak için önemli olduğunu belirtmiş.

Ona göre hikaye genç kızların yabancılara güvenmemesi için bir uyarı niteliğindeymiş. Ayrıca kötü karakter olarak kurt seçmesinin nedeni de kurtların insanlara benzemesiymiş. Bazıları tatlı dil ve kibarlıkla, kızları kandırıp onların evine girebilir ancak işin sonu ölümcül olabilirmiş.

Perrault’dan yaklaşık 2 asır sonra Grimm Kardeşler 1812’de hikayenin kendi versiyonlarını yayınladı. Bu versiyonda giriş kısmı büyük ölçüde Perrault’un versiyonuyla örtüşmektedir. Ancak bu sefer hikayenin sonunda bir avcı onları kurttan kurtarır. Ayrıca Grimm Kardeşler bu masala ikinci bir bölüm de yazmışlardır.

Bu bölümde, büyükanne ve kırmızı başlıklı kız, tekrardan bir kurt ile karşılaşırlar. Ama daha önce yaşanan olaydan dolayı tecrübe kazanmışlardır. Kırmızı başlıklı kız bu sefer ormanda kurtla konuşmaz, büyükanne de kurda kapısını açmaz. Ancak kurt yine de evin etrafında dolanmaya devam eder. Bunun üstüne büyük bir yalağın içine su doldurup bacanın altına koyarlar bir yandan da sosis pişirirler. Sosisin kokusuyla iştahı kabaran kurt bacadan eve girmeye çalışır ancak su dolu yalakta boğulur.

Grimm Kardeşler, hikayelerini yayınladıktan sonra diğer yazarlar da onların yolundan gidip 20. yüzyılın başlarına kadar benzer versiyonlara imza atmışlardır. Ancak sonrasında özellikle Freudyen analiz ve kritik feminizm etkisiyle bu klasik çocuk masalının çok daha farklı versiyonları ortaya çıkmıştır.

 

Bu yazı thevintagenews sitesinin haberinden Türkçe’ye çevrilmiştir.

Stranger Things'in 3. Sezonuna Dair Teoriler
Stanislaw Lem'in Yenilmez Kitabı İthaki Bilimkurgu Klasikleri'nde