İncelemeler

Pörtlemiş Tahıllarınızı Alın! Hareketli Resimler İnceliyoruz

Terry Pratchett‘ın dahiyane komedisi ile Niran Elçi‘nin muhteşem çevirisi bir araya geliyor ve TA-DAAAAAM! İlk Sanayi Devrimi romanı olan Hareketli Resimler ile Diskdünya sinema kavramıyla tanışıyor. E, bize de gülmek düşüyor.

Diskdünya 41 kitaplık bir fantastik seri. Serinin neredeyse her kitabı ayrı bir macera anlatıyor. Fakat anlattıkları maceranın ana karakteri ya da ana temasına göre bu 41 kitap, 7 alt seriye ayrılıyor. İşte Hareketli Resimler de bu alt serilerden Sanayi Devrimi serisinin ilk kitabı.

Diskdünya’nın tüm kitaplarını Delidolu Yayınları dilimize çeviriyor. Çevirmen olarak da yine bir Terry Pratchett hayranı olan Niran Elçi’den yardım alıyorlar. Bu muhteşem bir şey zira çevirmenin sevgisi çevirisine kesinlikle yansıyor. Türkçe’den bulup getirdiği kelimeler, söylemler ve kelime esprileri gerçekten harika. Elçi’nin FRPNet’e verdiği röportajını buradan okuyabilirsiniz. Ben onun da bir Pratchett hayranı olduğunu bu röportajdan öğrendim. Dune’u Herbert’ün hayranı olan Villeneuve’ün çekimleriyle izlemek çok güzeldi. Hareketli Resimler’i de Pratchett hayranı Niran Elçi’den okumak benzer şekilde memnun edici. Yaptığı işin ne kadar zor olduğunu görmek adına Pratchett’ın kitabın orijinalinde yaptığı kelime esprilerini ve göndermeleri içeren şu listeye göz atabilirsiniz.

Bu kitapta Diskdünya sinema kavramıyla tanışıyor. Dolayısıyla bizi kitapta tabii ki Holy Wood adlı bir kasaba, pörtlemiş tahıllar ve yıldızlar bekliyor. Pratchett’ın sinema dünyasına yaptığı göndermelerin çoğu da editör notlarıyla okura açıklanıyor.

Hayatımda ilk kez patlamış mısır eşliğinde roman okudum. Bu muhteşem komedi şölenini tüm okurlarımıza öneriyorum. Spoiler içermeyen, ancak kitabın tadını vererek iştahınızı açacağını umduğum bir inceleme yazmaya çalıştım.

Simyacılar ve Patlamalar

Bilirsiniz ki simya ve kimya denince akla gelen ilk klişe patlayan laboratuvarlardır. Hareketli Resimler de bir nevi bu klişeyle başlıyor.

Gümbür!

Patlama, pencereleri, kapıyı ve bacanın büyük bir kısmını yok etti.

Simyacılar Sokağı’nda beklenen türden bir şeydi bu. Hatta komşular patlamaları tercih ederdi, çünkü en azından onların ne oldukları belliydi ve kısa sürede olup biterdi. Sinsice üzerinize çöken kokulardan daha iyiydiler.

Patlamalar manzaranın bir parçasıydı; daha doğrusu manzaradan kalanların.

Ve bu patlama yerel uzmanlara göre bile oldukça iyiydi. Kabaran kara dumanın ortasında, sık sık göremeyeceğiniz cinsten kıpkırmızı bir göbek vardı.

İşte Hareketli Resimler’i mümkün kılıp sinemanın Diskdünya’da icat edilmesini sağlayan patlama bu. Ardından, onu başka bir simyacının patlamasından doğan başka bir icat izliyor.

Biraz mısır alıyorsun, sonra diyelim ki üç numaralı potaya koyuyorsun, biraz yemeklik yağ ekliyorsun, anlıyor musunuz, sonra üzerine tabak gibi bir şey kapatıyorsun ve ısıttığın zaman patlıyor; yani şey, öyle patlamıyor. Patlamayı bıraktığı zaman tabağı çekiyorsun ve mısır, ee… bir dönüşüm geçirmiş oluyor… Yeniyor. Üzerine tereyağı ve tuz koyarsanız, tuzlu tereyağı gibi bir tadı oluyor.

Simyacılar Loncası’ndan Peavie

Böylece simyacılar önce film şeridini sonra da pörtlemiş tahılı icat etmiş oluyorlar. Zaten pörtlemiş tahıl olmadan film şeridinin varlığı tatsız tutsuz kalırdı, öyle değil mi? Şansa, Ankh-Morpork’un biraz açığında ışığı film çekmeye hayli elverişli olan Holy Wood adlı bir sahil kasabası da var. Dolayısıyla geriye Ankh-Morpork’un yıldızlarının kim olacağını bulmak kalıyor. Gerçi şöyle birkaç tane de fil olsa hiç fena olmazdı, ha?

Diğer Diskdünya Kitapları ile Bağlantılar

Hareketli Resimler diğer Diskdünya romanlarından bağımsız bir hikaye anlatıyor. Dolayısıyla Diskdünya’ya ilk adımını atacak okurlara uygun. Fakat tabii ki Diskdünya (ve Ankh-Morpork şehri) önceki romanların olaylarından izler (yaralar, bereler, birkaç yanık ve birkaç ceset) taşıyor. Bu yüzden yer yer eski romanlara göndermeler oluyor. Yine de romandan keyif almak için önceki romanları okumuş olmak gerekmiyor.

Örneğin, Görünmez Üniversite’nin kütüphanecisinin neden bir orangutan olduğunu merak edebilirsiniz. Öncelikle bunu merak eden tek kişi olmadığınızı söylemekte fayda var. Birçok Diskdünya sakini de bu sorunun cevabını zaman zaman merak ediyor. Cevabı öğrenmek için Fantastik Işık romanına bakabilirsiniz. Fakat Fantastik Işık bağımsız bir hikaye anlatmıyor. Onu okumadan önce Büyünün Rengi‘ni okumanız yerinde olacaktır. Aslında Fantastik Işık’a bakmanıza gerek yok ama. İnsanın başına her şey gelebilir, hayat bu, bazen bazı şeyler olur. Kütüphaneci de orangutanmış işte. Nasıl ve neden olduğu önemli mi gerçekten?

Holy Wood’un ilk filmlerinden biri Barbar Cohen’in İlkinç ve Merak Uyandırıcı Maceraları filmi. Barbar Cohen karakterini bilmeniz de gerekmiyor kesinlikle. Fakat biliyorsanız bu film ile eğleniyorsunuz. Yine de Barbar Cohen’e dair fikir edinmek istiyorsanız Troll Bridge kısa filmine göz atabilirsiniz.

Tabii göndermeler bu iki kitapla sınırlı değil. Ancak Diskdünya’nın ilk iki romanı olan o ikisini okumuş olmak hikayeye hakim olduğunuzu hissettirecektir. Göndermelerin keyfini çıkarmanızı da sağlar. Fakat dediğim gibi, Diskdünya romanı hiç okumamış olsanız dahi Hareketli Resimler ile bu ayıbınızı kapatmaya başlayabilirsiniz.

Terry Pratchett’ın Benzetmeleri

Aslında Terry Pratchett’ın her kitabı güldüren ama düşündüremeyen benzetmeler ile doludur. Ancak benim özellikle bu kitapta ilgimi çektiler. Zira bir diğer komedi yazarı olan Robert Sheckley’nin Mevki Uygarlığı romanına daha yeni inceleme yazmıştım. Mevki Uygarlığı’nda ana karakter hafızasını kaybettiği için betimleme yapamaz hale geliyordu. Zira “şunun gibi, şuna benziyor” diyebileceği hiçbir nesnenin anısına ya da bilgisine sahip değildi.

Terry Pratchett ise benzetme yapma kavramına bambaşka bir açıdan yaklaşıyor. Gerçekliğimizde bir karşılığı olmayan betimlemeler yaparak gözümüzde hiçbir şey canlandırmayan ama genel fikri veren ve absürdlüğü ile güldüren benzetmelere imza atıyor. Mesela “yırtıcı bir balkabağı gibi sırıtarak” ifadesi sırıtmayı kesinlikle betimlemiyor ama genel fikri iyi veriyor. Bir diğer örnek de “hayati öneme sahip bir köprünün ayağındaki çatlak gibi gülümsedi” olabilir. Ama benim favorim:

Güneşin altında yarı çiğnenmiş şampanya lezzetli şarap sakızı gibi parlıyordu.

Bu ifadelerin orijinallerini de çok merak ediyorum. Sesli kitaplar çıktığında büyük bir keyifle dinleyecek ve öğreneceğim. Fakat banged grains için pörtlemiş tahıllar çevirisini uygun gören ve Diskdünya halkının konuşmasını da Türkçedeki halk diline doğal bir şekilde uydurmuş olan Niran Elçi’yi takdir etmeden geçemiyorum. Ayrıca gerçekten de pörtlemiş, mısır patlağının fiziksel durumunu çok iyi yansıtan bir kelime değil mi?

Hareketli Resimler için Yıldız Aranıyor

Hareketli Resimler’de iki yıldızımızın ve bir de yıldızlıktan son derece uzak bir köpeğin macerasını izliyoruz. Tabii onların hikayesi yönetmenin, yapımcının, kolcuların, figüranların ve trollerin hikayesiyle de iç içe geçiyor. Kameranın karşısında farklı bir Gerçeklik yaratmaya çalışıyorlar. Simyacılar yaptığı şeyin büyüye yakın bir şey olduğunu fark etseler de itiraf edemiyorlar.

Pratchett gerçekliğin insanların sandığı gibi iki seçenekli olmadığını söylüyor. Yani “bir şey ya gerçektir ya da değildir” diyemeyiz. Her şeyin ve herkesin farklı gerçeklik dereceleri vardır. Bazı şeyler biraz gerçektir, bazılarıysa çok gerçektir. A’Tuin adlı kaplumbağanın sırtındaki fillerin üzerinde duran Diskdünya da biraz gerçek olan bir dünya. Zaten bu yüzden orada büyü yapmak mümkün. Tamamen gerçek olsaydı büyü de olmazdı. Dolayısıyla tahmin edebileceğiniz gibi, film stüdyosu Diskdünya’nın gerçeklik ayarıyla oynadıkça bu Büyücüler’i de ilgilendiren bir konu haline geliyor.

Kitap aynı zamanda ne konuda yetenekli olduğunu asla bulamadan hayatını geçiren insanların talihsizliğinden de dem vuruyor. Mesela Anthony Hopkins ya da Robin Williams sinema keşfedilmeden önce doğsa çok yazık olmaz mıydı? Robert Kurvitz asla FRP ile tanışmasaydı, Tolkien hikaye yazmayı hiç denemeseydi, Cem Yılmaz’ın etrafında esprilerine gülerek onu yüreklendirenler olmasaydı ne büyük bir ziyan olurdu, düşünsenize. Pratchett da bu düşünce ile hüzünlenmiş olmalı ki karakterleri yer yer hiç komedi unsuru içermeyen konuşmalarında bu konudan bahsediyor.

Hareketli Resimler – Genel Bakış

Romanın tamamı eğlenceli olaylar anlatıyor. Bir sürü Hollywood klişesini ve göndermesini içeren romanda bilmediğimiz göndermeleri editör notları sayesinde yakalayabiliyoruz. Hareketli Resimler 1990 yılında basılmış. Dolayısıyla gönderme yaptığı filmler 1930 -1990 döneminin sinemasından.

Pratchett yalnızca Hollywood camiasını değil, onları hayranlıkla takip eden diğer Diskdünya sakinlerini de eleştiriyor. Film yıldızları hakkında çıkan dedikodu haberlerle de dalga geçiyor.

– Duydun mu? Yoldan çıkmış bir sihirbaz ile pervasız bir Flamenko dansçısı çingenenin oğluymuş.

+ Vay canına, dedi Bezam, elinde olmadan etkilenerek.

Kitabın tamamı eğlenceli olsa da özellikle son 100 sayfasında kahkahalar attım. Dolayısıyla ikinci Sanayi Devrimi kitabı olan Gerçek‘i de okumak için sabırsızlanıyorum. Orada da Diskdünya, Gazetecilik kavramıyla tanışacak. Bakalım bu romandaki karakterleri orada da görme şansımız olacak mı. Nitekim, ben bazı karakterlere gerçekten bayıldım.

Gerçek romanı incelemesinde görüşmek üzere!

Son – Alıntılara Doyamayanlara Birkaç Pratchett İncisi

Haritacılık, Diskdünya’da asla titiz bir sanat olmamıştı. İnsanlar çizimlere hep iyi niyetle başlardı; fakat sonra su fışkırtan balinalar, canavarlar, dalgalar ve kartografinin diğer süslerine kendilerini öyle kaptırırlardı ki, sıkıcı dağları ve nehirleri tamamen unuturlardı.

Ankh-Morpork İç Savaşının (Başlangıç: 3 Grune 432, akşam saat 08.32; Bitiş: 4 Grune 432, sabah saat 10.45) sebebi tarihçiler arasında hep bir tartışma konusu olmuştur. Konuyla ilgili başlıca iki teori vardır: 1) Çok aptal ve nahoş bir kralın ağır vergilerle ezdiği halk, bunun artık canlarına tak ettiğine karar verdi ve monarşi gibi modası geçmiş bir yönetim biçiminden kurtulup; yerine – daha sonra anlaşılacağı gibi – yine halkı ağır vergilerle ezen (ama en azından bunu yapma hakkını tanrılardan almış gibi davranmama nezaketini gösteren) bir dizi despot derebeyini seçmeyi uygun gördü… ve bu, herkesin kendisini birazcık daha iyi hissetmesini sağladı. YA DA 2) Meyhanenin birinde (…)

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Batman: The Court of Owls

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.