Anasayfa » Makaleler » Zar Tasarımının Tarih Boyunca Evrimi

Zar Tasarımının Tarih Boyunca Evrimi

Zarla oynadığımız tüm o oyunları düşünün. Tavla, Monopoly, Dungeons and Dragons… Listenin sonunu kestirmek pek mümkün gözükmüyor. İster 6’lık ister 20’lik, kullanılan zarların şekli ne olursa olsun bir zarın biz oyunculara sağladığı en önemli avantaj adilliktir. Bir zarı attığımız zaman eşit ve adaletli bir şekilde, yapmayı amaçladığımız eylemi başarıp başaramayacağınızı öğrenmeye çalışırız. Zarlar ise bu olasılık probleminin çözümünde bize eşitlik sağlayarak en büyük yardımcımız olurlar çünkü zarlar evrensel olarak aynı ve güvenilirlerdir. Ancak yeni yapılan antropolojik bir çalışma bize gösteriyor ki, zarların tasarımı başlangıçta hiç de tekdüze ve evrensel değilmiş.

İlk Zarlar

Tarihte bilinen ilk zarlar milattan önce 6000 yıllarına, Mezopotamya’ya kadar dayanıyor. Bu dönemde zarlar çoğunlukla fal bakımında kullanılıyormuş. Antik Mısır’da ise bilinen en eski masa oyunu olan Senet’te zar kullanıldığı biliniyor.  Çin’in Tang Hanedanlığı döneminde ise insanların kumar oynarken zor kullandığına yönelik kanıtlar var.

Bu dönemde kullanılan zarlar çoğunlukla hayvan kemiklerinden konik şekilde oyuluyormuş. En çok kullandığımız ve zar dendiği zaman pek çok insanın ilk aklına gelen kübik 6’lı zar, Roma İmparatorluğu dönemine kadar gerçek anlamda pek kullanılmamış.

Binlerce yıl öncesinden kalan bu zarları bulma işi de oldukça zahmetli bir işmiş aslında. Çünkü bu dönemlerden kalan zarlar, arkeolojik alanların çöplük ve mezarlık kısımlarında ve nadir olarak bulunuyormuş.

Zarlar Üstüne Bir Çalışma

California Üniversitesi’nden Jelmer Eerkens ve Amerikan Doğal Tarih Müzesi’nden Davis ve Alex de Voogt, Hollanda müzelerinde bulunan 110 zar ile İngiltere müzelerindeki 62 zarı karşılıklı olarak inceleyerek 6’lı zarın evrimi üstüne bir çalışma ortaya koymuşlar.

6’lı zarların ilk olarak parlamaya başladığı dönem olan milattan önce 400 dolaylarında, Roma İmparatorluğu’ndan kalan zarların çoğunlukla yamuk ve asimetrik oldukları görülmüş. Malzeme olarak da genellikle fildişi, metal ve ahşap kullanılmış. Günümüzde 6’lı zarın karşılıklı yüzeylerindeki rakamların toplamı 7 olacak şekilde yapılır ancak o dönemde Romalı zar yapımcıları bunu pek umursamamış. Bunun sonucu olarak da bu dönemden yüzlerine oldukça farklı motifler kazınmış zarlar kalmış.

1100’lü yıllara gelindiğinde zarlar üstünde belirli bir standartlaşmaya gidilmeye çalışılmış. 6’lı zarın karşılıklı yüzeylerindeki rakamların toplamının asal sayı olması planlanmış. Bunun sonucu olarak da 1-2, 3-4 ve 5-6 yüzleri karşı karşıya gelmiş.

Eerkens, bu noktada değişim konusunda neyin etkili olduğunu bilmediklerini ancak hem Hollanda’da hem de İngiltere’de aynı dönemde bu değişimin görüldüğünü belirtiyor. Yani bu değişim konusunda insanların bir karar aldığını ve bunu yaydıkları görülüyor.

Bu dönemin bir diğer özelliği de zarın kullanımının kilisenin etkisiyle yasaklanmış olması nedeniyle üreticilerin zamanla daha küçük zarlar üretmeye başlaması. Bu yasak, Rönesans dönemine kadar etkisini ağır bir şekilde hissettirmiş.

1450 civarlarında ise Rönesans sayesinde gelişen bilim dalları ve matematik etkisini zar tasarımlarında da gösteriyor. Özellikle Galileo ve Blaise Pascal gibi düşünürler, kumarbazları ve onların biricik aletleri zarları kullanarak olasılık ve şans üstüne çalışmalar yapmış. Bu gelişmeler ışığında zarların yapımında yeni bir “eşitlik” kavramı ortaya çıkmış ve günümüzde kullanılan karşılıklı yüzeylerdeki sayıların toplamının 7 olduğu (6-1, 5-2, 4-3)  sisteme geçilmiş. Böylelikle matematiksel olarak daha dengeli bir zara sahip olmuşuz.

Ancak kumarbazlar ve oyuncular matematiksel dengeden pek hoşlanmamış olsa gerek bu dönemde yeni zar hileleri ortaya çıkmış. Artan hileler üstüne de zarların popülerliği yavaş yavaş yerini iskambil kağıtlarına bırakmış.

Bu çalışmanın daha bir başlangıç olduğunu belirten araştırmacılar, amaçlarının örnek havuzunu genişletip sadece Avrupa ile sınırlı kalmayan çok daha kapsayıcı bir araştırma yapmak olduklarını da belirtiyor.

Araştırmanın sonunda ise zar tasarımının “insanların içinde bulundukları zamanın ideolojik ve kültürel yapısından etkilendiğini ve buna göre de değişiklik gösterdiğini” söylüyor araştırmacılar.

Emilia Clark'tan Game Of Thrones'un Final Sahnesi Açıklaması
Vaizin Zamanı Çoktan Gelmişti: Vaiz - Teksas Yolları İncelemesi