Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Etkinliklerde FRP Oynamak ve Oynatmak

Etkinliklerde FRP Oynamak ve Oynatmak

Convention türünde büyük etkinliklerde FRP oynayan, oynamak isteyen ve oynatanlara birbirinden değerli önerilerin olduğu bilgilendirici bir yazı yazayım istedim.

Bazılarımız hayat koşuşturması esnasında (bilhassa büyük şehir kaosunda) FRP oynama lüksüne sahip olsa da bu küçük bir kesim, çoğumuzun oyun oynamaya fırsatı olmuyor. Birçoğumuz ise başlamak istesek de başlayamıyoruz.

Bu arada oynamak derken uzun soluklu Campaignlerden söz etmekteyim. Lise yıllarında her fırsatta oynadım, üniversite yıllarında başta Metucon olmak üzere çeşitli Conventionlarla tanıştım ve birçoğunu bizzat düzenleyip hayata geçirmekte yardımcı oldum. Akademik hayata atıldığımda ise kendi yaş grubumun iş ve aile gibi başka sorumluluklara yönelmesi sebebiyle oyunlarım oldukça azaldı. Bırakın Campaignleri, bir iki oturumluk oyunlara bile vaktim kalmamıştı.

Bu sebeple 2012 yılında Pathfinder ile tanışıp tekrar oyun oynatma fırsatı bulmama çok sevinmekteyim. Kayıtları kontrol ettiğimde 120 den fazla oyun oynattığım ve neredeyse bir o kadar da oynadığım gözükmekte. Bu 120 masanın dörtte birinde yeni insanlarla tanışma şansım olsa bile bu kabaca 120 yeni oyuncu demek. Farklı oyun stilleri, farklı kişilikler, farklı tepkiler ve farklı mutluluklarla beraber bir sürü güzel anı. Şimdilerde ise tecrübelerimi paylaşmamın vaktinin geldiğini düşünmekteyim. Bu sebeple yukarıda anlattığım o bazılarımıza katılma amacıyla, deneyimli birinden oyunlar hakkında bir şeyler duymak ve öğrenmek istiyorsan; ki bu oyun oynamak ve/veya oynatmak olsun, yazıya devam etmeni önereceğim. Yeniler için bir sürü taktik bulunmaktayken, deneyimliler için de farklı bir bakış açısı vermeye çalışacağım, sonuçta ‘’Bin bilsen de bir bilene danış’’ denir.

Yazı genelinde yoğunlukla kendi tecrübelerimi aktaracağım. İlk bölümde oyunculara tavsiyelerim bulunurken, sonrasında oyun yöneticilerine hitap eden bölümlerim olacak. Her ne kadar Convention türünde büyük etkinlikler için yazıyor olsam da, kendinize pay çıkarabileceğiniz şeyler olabilir.

Oyuncu bazında

Özellikle büyük şehirlerde bir sürü etkinlik olmakta. Üniversitelerin kendi düzenlediği organizasyonların yanı sıra, çeşitli grupların benzer oluşumları bulunmakta (PFS-İstanbul 100. etkinliğini 14.07.18 de yaptı). Peki, bu etkinliklere katılıyorsanız nelere dikkat etmelisiniz? İster deneyimli olun isterse ilk defa başlamış, şu noktaları göz ardı etmeyin!

Okuyun. Öncelikle katıldığınız etkinlikte FRP masasının konusunu okuyun. Bu size yakın olduğunuz türde oyunlara girmeniz için fırsat sunar. Oyunun konusu ilginizi çektiyse, gitmeden önce konuyla ilgili bulabildiğiniz kaynakları okuyun. Tecrübeli oyunculara tavsiyem ise, normalde erişemedikleri ve öğrenmek istedikleri oyunlara katılmaları.

Dikkat edin. Bir oyun masasına oturduğunuzda, orada sizlere bir şey aktarmak ve beraber eğlenmek için gelmiş bir ‘’Oyun yöneticisi’’ bulunur. Onu dikkatle dinlemeniz hem kendisine moral verir hem de sizin oyun dünyasına dalmanızı sağlar. Benzer şekilde elinize gelen materyale, arkadaşlarınıza ve size aktarılanlara dikkat edin.

Not alın. Herkesin görsel ve işitsel hafızasının çok iyi olmasını beklemiyoruz ve bu bir sınav değil eğlence. O bakıma not alın, arada notlarınıza göz atın.

Canlandırın. Yukarıda ki öğeleri uygulamanın yanı sıra karakteriniz gibi hissetmeye çalışın. İyice analiz ettiğiniz bir karakterin sınırlarını görüp neler yapabileceğini düşünün ve yapın. Sonuçta bambaşka bir gerçeklikte, bambaşka birisiniz bunun keyfini yaşayın. FRP susmak değil rol yapmaktır (susuyorsanız nasıl sustuğunuzun rolünü yapın, bazı durumlarda onu hayal etmesi de keyiflidir).

Masadakileri önemseyin. Oyun yöneticisi sizi eğlendirmek zorunda olunan bir görevli değil, masadaki diğer oyuncularda sizin isteklerinize boyun eğecek kişiler değil. Ortak bir eğlencenin parçasısınız. Birbirinize masada olduğunuz sürece sevgi ve saygı gösterin. Sonuçta çok değerli zamanınızı beraber hayal kurup eğlenmek için feda ediyorsunuz. Yarışta değilsiniz, oyunun kazananı olursa hepiniz olursunuz. İnanın azıcık özveriyle inanılmaz güzel anılar elde edebilirsiniz.

Bunların yanı sıra, çaba gösterip ilgilenin. Lütfen oyuna başlamadan önce aklınıza takılanları oyun yöneticinize sorun. Yabancı dil bilip bilmemeniz sizin hayal kurmanıza engel olmaz. Oyun yöneticisi de, bir etkinlikte oyun açtıysa yabancı dil bilmediğiniz için size anlatmamazlık etmez.

Unutmayın, o kadar çaba gösterip size oyun oynatan oyun yöneticilerinin genel olarak beklentileri beraberce keyif alıp, hayallerini sizlerle paylaşmaktır. Onları rakip değil, bir yardımcı, bir rehber olarak görün. Hiçbir şekilde utanmayın, hepimiz aynı yollardan geçtik. Hiçbir şekilde saygısız davranmayın, hepimiz insanız. Ve hayal etmekten hiç geri kalmayın. Tabi sonlara doğru belki başta olması gereken en önemli nokta; bir etkinliğe katılıp masalara kayıt yaptıracaksanız görür görmez yapın. Sizlerin ilgisi fazla olursa, başka oyun yöneticileri de masa açarlar. Kayıt yaptırdığınız oyuna lütfen gelin. Masasının boş kaldığını görmek bir oyun yöneticisini üzse de, kayıtlı oyuncularının gelmemesi, etkinlik sırasında bizlerde daha çok keyifsizlik yaratmakta.

Oyun yöneticileri için

Her şeyden önce şu sözle başlayayım:

“My dear, here we must run as fast as we can, just to stay in place. And if you wish to go anywhere you must run twice as fast as that.”
― Lewis Carroll, Alice in Wonderland

Bu durum sadece oyun oynatmada değil, hayatın kendisinde de geçerli bir durum. Olduğunuz yerde durmak istiyorsa gerçekten tüm çabanızla koşmanız gerekir. Kısaca oyun oynatmak için çok çaba göstermelisiniz. Gerçekten iyi oyun için ise çok fazla emek harcamalısınız.

Öncelikle güncel kalın. Ejderha mızrağı gideli yıllar oluyor, yeni nesil hatırlamayabilir. Darksun, Planescape, Spelljammer gibi boyutlar sizin dinozorluğunuzu gösterebilir(en azından DnD için), ama yeni nesle hitap edecekseniz çok fazlasını bilmelisiniz. Elias gibi büyü yapmayı, hunter X hunter’ daki karakterleri, Wow’u, God of War’ı, güncel filmleri (marvel ile DC var çok fazla) ve kitapları bilmeniz önemli. Günümüz oyuncuları görsel uyaranların hayal kurmayı bir kenara bıraktıracak çoğunlukta olduğu bir zamana aitler. Her şeyi geçtim, FR bile eski FR değil artık, WoD güncellemeleri gelmekte. 1980’lerin romantik havası geçeli çok olmuşken 2000’e yaklaşılan yıllardaki Punk havası 20 yıl önce kaldı. Kendinizi update edin. Yeni nesil oyun yöneticilerinden de olsanız, etrafınıza tepkisiz kalmayın. Büyük etkinlik oyunları; küçük gruplarda ortak zevkleri paylaşması yüksek kişilerle oynadığınız oyunlara benzemez. Benzerliği sevdiğim için burada da kullanabilirim; İki hücrenin birbiriyle iletişim kurması gibidir daha üst boyuttaki iletişim, birbirinize uygun parçalarınız yoksa birbirinizi tanıyıp iletişemezsiniz. Ortak lisan, iletişimin temel şartıdır ama anlaşacak bir parça bulmanız da iyi bir başlangıç olacaktır.

Burada ufak bir parantez, cosplayerları sevin ve onlara özen gösterin. Onlarda sizin gibi hayal kurup, hayal ettiklerini canlandırmak istiyorlar, şans verdiğinizde onlarda da harika oyuncular çıkmakta.

Devam edelim. Öncelikle bir etkinlikte oyun açacaksanız, bundan emin olun. Oyun kayıtları açıldığı gibi oyununuzu gönderin ve son günü beklemeyin. Oyun oynamak isteyenler sizlerin oyunlarını bekliyor. Bir iki etkinlikte oyuncu bulamadınız diye küsmeyin. Unutmayın, oraya yeni insanlarla tanışmaya gidiyorsunuz. İnsanların sizi tanıması için elinizden geleni yapın. Kişisel tavsiyem, bunu sayfalar süren senaryo tanıtımları ya da 1-2 cümleyle yapmamanız. İlki bana kabus geliyor, çünkü Oyun yöneticisinin çok şey beklediği düşünüyor ve hayatta oyunu yetiştiremeyip günümü yakar diye hissediyorum. İkincisi ise çok özensiz gelmekte. Burada önemli olan senaryoyu özetlerken sadelik.

Haftalar öncesinden hazırlanmak ya da son güne karakter bırakmak Oyun yöneticisinin üzerindeki en büyük baskı. Ortalama etkinlikte oyun saati 4-5 saat olmakta. Bunu göz ardı etmeyin. Sisteminiz bilinen bir sistem bile olsa, hiç bilmeyene anlatım yapacağınız için 1 saatiniz gidecek. Sisteminiz hiç bilinmiyorsa bu süre uzayabilir de. O bakıma mümkün mertebe de basit olun. PFS senaryolarının en sevdiğim kısmıdır; üç ya da dört encounter. Geri kalan sürede bırakın oyuncularınız etrafları ve birbirleriyle etkileşsin. Gerekirse encounterları kısın ama eğlencelerini kısmayın. Senaryonuzun her sahnesini oynatmak zorunda değilsiniz. Saatler süren oyunlarda sıkılan çok kişiyle karşılaştım. Oyuncular aynı zamanda etkinlik alanını da gezmek isterler unutmayın. Siz oyununuzu en güzel şekilde sergileyin, ilgi çekerse zaten daha sonra oynamak için sizleri ararlar.

NPC etkileşimlerinizi abartmayın. NPC’leriniz amaca yönelik olsun. Sizin kendi kendinize NPC’ler için konuşurken sergilediğiniz monolog, oyuncuların dikkatini dağıtacaktır. NPC’leriniz savaşıyorsa her zarı atmayın, tasvir edin ve kısa tutun. NPC’lerini savaştıran Oyun yöneticilerinin masasında zarların atılmasını izlediğim anlar oldu, hoş değil.

Tasvir edin. Tasvir çok önemli hepimizin bildiği gibi. Çok abartmanıza gerek yok, ama bazen tasvirlerdeki ince noktalar dikkati dağılmış oyuncuyu masaya tekrar bağlayabilir. Arada demo girin, hatta başkasının gözünden oyuncuların yaptıklarını oyunculara anlatın. Hep beraber gülmek gibisi yoktur.

Oyuncuyu özgür bırakın. Sizin gitmenizi istemeyeceğiniz yerlere elbet gidecekler, yapmak istemediğinizi elbet yapacaklar. Bırakın yapsınlar, bırakın hayal etsinler. Gerekli yerde gerekli ayarı verip rotaya dönmek oyun yöneticisinin en önemli vazifesidir. Ama bu ‘’Deus ex Machina’’ şeklinde değil de kendi kararlarıyla olmuş gibi olursa, kendileri de keyif alır. Meddahlığın en önemli noktalarından biri dinleyeni heyecanlandırmak iken, hikâyeyi yönlendiren oyuncularınız ise, meddahlıktan farklı olarak bilinçaltı manipülasyonlarına da ihtiyaç duyarsınız. Ama bu bir sihirbazın el çabukluğu gibi fark edilmemelidir. Hepimiz sihirbazların uçmadığını biliriz, ama o görselliği sergilediğinde şaşırmaktan geri kalmayız.

Adil olun. Antik dünya efsanelerinde en önemli olgulardan biridir kaosa karşı düzen. Felsefede de önem kaplar kaosdan düzene geçiş. Oyununuzda kuralları siz koyuyorsanız oyuncuların çaresiz hissedip keyif almadığı anlar ortaya çıkacaktır. Ama kuralların ve adaletin olduğunu bilen oyuncu, kendi karakterinin yaptıklarının olayları etkileyebileceğini daha çok hissedecektir. Aslında bu bakıma da görece basit sistemleri sevmem. Bana göre ne yapıp ne yapamayacağının sınırlarının belli olması ve bunun planını yapabilmek önemlidir. ‘’Her şey basit, her şey şöyle yapılıyor’’ kısmına çok kapılırsanız, oyuncularınızın çok da özen göstermesini beklemeyin demekteyim. Emek göstermeden başarı olmaz derim. Ama büyük etkinliklerde kuralları ne tür olursa olsun basitçe vermekte üzerinize düşer benden hatırlatması.

Son kısım interaktif oyunlar. İnteraktif oyunlar gerçekten Oyun yöneticiliğinde seviye atlama gerektirmekte. Ortak senaryo olduğundan kendi masasının görevini bitirip toplanmayı beklerken saatler boyu masada boş kalan gruplar gördüm. Bu durumda yine PFS’yi takdir etmişimdir. Senaryoları uygun tasarladığı gibi sahnelerde süre kısıtlaması ve zamanlama elemanına ihtiyaç duyar.

Bu şekilde ortalama 4-5 saat süren son derece temiz 5-6 interaktif oyun oynadım ve oynattım. Halen de örnek vermişimdir. Merak edenlerin bağlantıya geçmesi yeterli, paylaşmaktan memnun olurum.

Her ejderha Wyrm olmaz, çoğu ‘’Old’’ kategorisinde bırakır. Eskilerin yaşlı ejderleriyle yeni gelişen ejderhalara selamlar olsun diyerek yazıma son vereceğim. Etkinliklerde görüşmek üzere…

Sin City Film ve Dizi Hakları Bir Kez Daha Frank Miller'da!
Magic: The Gathering'in "Alpha Black Lotus" Kartına Servet Ödediler!