Anasayfa » İncelemeler » Stygian: Reign of the Old Ones ve Yarattığı Hissiyat!

Stygian: Reign of the Old Ones ve Yarattığı Hissiyat!

Okuyacağınız inceleme size biraz farklı gelebilir çünkü bu yazı, klasik bir oyun incelemesinden daha çok oyunun hissettirdiklerini ve etkisini anlatan bir yazı olacak. Dehşetin derinliklerine indiğimiz Stygian: Reign of the Old Ones‘ı inceledik.

Bu oyundan ilk olarak Metucon’da haberdar oldum ve hâlâ o gün Stygian tanıtım standından aldığım tişörtü giymekteyim. O tarihten bu yana oyun ve oyunu yapan ekiple birçok kez karşılaştığımdan dolayı oyunu yaratan kan, ter ve gözyaşlarına birinci elden şahit oldum.

1 Haziran 2016’da Kickstarter’a konan proje 73.742 Euro’luk destek aldı ve bugün deprem etkisi yaratarak (bkz. 26.09.2019 İstanbul Depremi) Steam ve GOG platformlarında erişime açıldı. Bu 3 yıl içerisinde bizi gelişmelerden haberdar ederek ufak ufak besleyen Cultic Games, Ocak 2018’de bir demo yayınlamıştı. Ben dahil dünyanın çeşitli yerlerindeki birçok oyuncuyu sabırsızlık dolu bir heyecana sokan demo, Ancestors Legacy, King’s Bounty ve UFO: Aftermath gibi oyunların yayımcısı olan 1C Entertainment’ın da dikkatini çekti ve firma, oyunun yayımcılığını üstlendi.

Nedir Bu Oyun?

Stygian: Reign of the Old Ones’ın türü tur tabanlı rol yapma oyunudur. Bana göre oyunu bugüne kadar alıştığımız diğer rol yapma oyunlarından ayıran en büyük özellik; savaşlarda her zaman Solamniya Şövalyesi gibi kurallara bağlı çarpışamamanızdır. Oyun H.P. Lovecraft’ın evreni içerisinde var olduğu için bazı yerlerde calcaneuslarınız gluteus maximusunuza çarpa çarpa kaçmanız gerekecek. Evet oyun zor fakat bu zorluk o kadar güzel yerleştirilmiş ki kaçmalar, delirmeler ve hatta ölümler bile sizi oyunun içine daha fazla çekiyor.

Görevler ve Yazılar

Bu oyun gerçekten de “rol yapma” unsurunun hakkını veriyor ve okumaya teşvik ediyor. Birçok yerde görev güncellemesi sonrası günlükte yazan detayları okumadığım için (Oyun testi yaptığım için böyleydi yoksa haritayı %100 açmadan, bulduğu her şeyi inceleyip okumadan devam edemeyen kişilerdenimdir, yanlış anlaşılma olmasın) oyunda ilerleyemedim.

Stygian büyük bütçeli bir oyun değil. Bu nedenle oyunda illa ki hatalar ve eksiklikler olacak ama şu ana kadar deneyimlerime ve keyfime engel olacak herhangi bir sorunla karşılaşmadım. Oyunun çıkış tarihine kadar yoğun bir şekilde çalışan Cultic Games ekibi de olağan gücüyle oyun deneyimimizin bölünmemesi için elinden geleni yapmış gibi görünüyor. Yazının başında belirttiğim gibi bu yazı oyun incelemesi amacıyla yazılmadı. Gerçekten de bu oyun bana en son Witcher serisinde deneyimlediğim bir hissiyatla kendi içine çekti.

SPOILER!

Sinema salonundaki filmi izlerken ve Blasted sokağında yürürken renk cümbüşünün beyninizde yarattığı etkiyi hissettiğinizde bir üst paragrafta kastettiğim hissiyatı anlayacaksınızdır.

SPOILER BİTTİ!

Sonuç

Sonuç olarak “Türklerin yaptığı oyunsa direk övmek lazım” mantığıyla uzaktan yakından alakası olmayarak yazdığım bu yazı umarım biraz merakınızı çekmiştir çünkü bana göre Stygian: Reign of the Old Ones, RYO seven ve oyundaki hikayelere ve ortama kendini kaptıran kişilerin kesinlikle deneyimlemesi gereken bir oyundur.