Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » İyisiyle ve Kötüsüyle – Bright İncelemesi

İyisiyle ve Kötüsüyle – Bright İncelemesi

Geçtiğimiz Temmuz ayında Netflix, orijinal yapımlarından biri olan Bright’ın ilk fragmanını yayınladığında kimimiz “Aaaa Shadowrun‘ı film yapmışlar,” kimimiz de “Oha çok iyi fikirmiş,” nidaları ile fragmanı izlemiş ama şüphesiz ki hepimiz büyük bir heyecan hissetmiştik. Netflix’in, büyük sinema projeleri ile yarışır hatta son zamanlarda birçoğundan da daha başarılı olan orijinal yapımlarından en sonuncusu olan Bright izleyiciyle buluştu ve deyim yerindeyse “çarşı karıştı.”

İzleyicileri ikiye bölen Bright, çoğu eleştirmenden geçer not alamadı. Büyük ölçüde beğendiğim, hatta 10 üzerinden 8 verdiğim Bright’ın neden denildiği kadar da kötü bir yapım olmadığını bu yazımda elimden geldiğince anlatacağım.

Orkların, elflerin ve insanların (hatta perilerin ve sentorların) bir arada yaşadığı dünyamızda geçen Bright; ırksal gerilim, terör, toplum içi sınıflar, polis şiddeti ve daha bir çok sosyal soruna dokunuyor. Belki de Bright’ın en büyük sıkıntısı bu: İşlediği konulara dokunmakla kalıyor. Los Angeles’da geçen Bright, biri ork biri insan olan iki polis ortağın, Daryl (Will Smith) ve Nick’in (Joel Edgerton) macerasını konu alıyor. İkilinin macerasına serpiştirilmiş ve alt tonlarda işlenen böyle ağır konular, Daryl ve Nick’in arasında dönen esprili “buddy-cop” muhabbetleri ve dünyanın fantastik elementleri arasında oldukça yüzeysel kalıyor. Hikaye esnasında dünyaya dair verilen bilgileri yakalamaya ve parçaları birleştirmeye çalışırken, filmin izleyiciye ulaştırmak istediği asıl mesajlar ister istemez kaçıyor. Mesajları yakalasanız bile işlenişlerinin yüzeyselliği yüzünden birer klişe olmaktan öteye gidemiyorlar. “Hepimiz kardeşiz, bu kavga niye?” temasının milyonuncu kere, hem de diğer milyon yapımla aynı şekilde işlenişini izlemek ister istemez izleyiciyi bayabiliyor.

Bu yüzeyselliği bir kenara bırakırsak, filmin aksiyon ögeleri başarıyla işlenmiş. Aksiyon sahnelerinde temponun düştüğü ya da sıkıldığım hiçbir an hatırlamıyorum. Daryl ve Nick arasındaki esprili muhabbetlerin de dozunun iyi ayarlandığı kanaatindeyim. Komiklik ve şakaların dozunun kaçırılmaması, filmin yer yer yakalamayı amaçladığı ciddiyetin heybeye gitmesinin önüne geçmiş.

Fakat yüzeysel kalan kısımlardan biri de fantastik ögelerle dünyamızın entegre edilişi. Şehir manzarasında gördüğümüz ejderhalar, sürekli bahsi geçen “Karanlık Lord,” dünyadaki büyü mekaniğinden ve dünyanın tarihinden en fazla şöyle bir bahsedilip geçilmiş. Jirak kim? Karanlık Lord kim? Orklar hangi savaşta yanlış tarafı seçti ve bu yüzden hain olarak görülüyorlar? Bright, başarılı hikayeler çıkarabileceği birçok soru soruyor fakat hiçbirinin cevabını vermiyor. Bu kadar cevapsız soru da izleyicide bir noktadan sonra meraktan ziyade gıcıklık duygusu uyandırmaya başlıyor. Bright, aynı anda bir sürü şey anlatmaya çalıştığı için kendi potansiyelini kenara itiyor.

Biraz da teknik açıdan bakalım. Filmde kullanılan set tasarımları ve makyajlar gerçekten muazzam. Dış mekan tasarımları, Bright’ın yaratmak istediği alternatif Los Angeles’ı başarıyla somutlaştırıyor. Ayrıca filmin başında gösterilen graffitileri de ne kadar beğendiğimi belirtmeden geçemeyeceğim. Makyajlar, oyuncuların yüzünde emanet durmuyor. Özellikle ork derisinin dokusu başarıyla yapılmış. Elfler de sanırım bugüne kadar bir filmde gördüğüm en başarılı elfler. Parlak elf gözleri, pürüzsüz ciltleri ve alametifarikaları olan kulakları neredeyse doğal görünüyor.

Biraz övdüm, biraz gömdüm – bir sonuca bağlamak gerekirse, Bright kesinlikle sıkıntılı yanları olan fakat başarılı işlenmiş yanlarıyla izlemeye değecek bir film. Filmin zaman kaybı olduğuna dair iddiaları ya da %26’lık metascore değerlendirmesini filme yapılmış bir haksızlık olarak görüyorum. Tahminimce Bright, cevapsız bıraktığı soruları devam filmlerinde yanıtlayacak ve potansiyelini ileri yapımlarda tam olarak sergileyecek. Özellikle Suicide Squad’ın ardından yönetmen David Ayer, Bright ile kendini bana affettirmeyi başardı. Eğer gördüğünüz olumsuz eleştiri yazıları nedeniyle Bright’i izlemekte tereddütte kaldıysanız, büyük stüdyoların “bahşişleri” ile beslenen sitelere aldırmayın ve Bright’a bir şans verin.

Marvel, Luke Cage Çizgi Romanını İptal Ediyor
Lineage 2: Revolution Genel Bakış