Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Biraz da Kötülük Yapalım – Tyranny İncelemesi

Biraz da Kötülük Yapalım – Tyranny İncelemesi

tyranny-banner

Taaa 1990’lı yılların başından beri RPG oyunları oynarım. Gerek konsolda -SEGA Master System- gerekse PC’de hemen hemen her RPG oyununu oynamaya çalıştım. Öyle ki dönüp 1980’li yıllarda çıkan oyunları bile oynadım.

Kahramanlıklar yaptım, kötü büyücüyü yendim, insanlığı kurtardım, şehri düşmanların elinden geri aldım, kralın kızını hayata döndürdüm… Pek çok diyarda pek çok kahraman yarattım ve hep iyilik yaptım. YETTİ ARTIK! Biraz da kötülük yapmanın zamanı gelmedi mi dersiniz?

Tyranny oyunu, daha önce oynadığınız RPG oyunlarından bu yönüyle ayrılıyor. Daha önce hep iyilik yapmaya çalışmıştık ama bu oyunda kötülüğe hizmet ediyoruz.

İyiler ve kötüler arasındaki savaş artık sona erdi ve Kyros‘un şeytani hükümdarları savaşı kazanarak tüm kıtayı yönetmeye başladı. Biz adaleti sağlayan Fatebinder (Kader Belirleyici diyelim) olarak hikayede önemli bir rol oynuyoruz. Başyargıç Tunon’un yardımcısı olarak topraklarda gezdiğimiz oyunda verdiğimiz kararlar bazen bir kişinin bazen binlerce kişinin hayatına mâl olabiliyor. O nedenle oyunda seçimler önemli. Üstelik verdiğimiz kararlar doğrultusunda oyunun ve dünyanın değiştiğine de tanık oluyoruz.

Karakter Yaratma ve Oyuna Başlangıç

Oyuna başlarken karakter yaratmak oldukça detaylı ve zevkli. Erkek veya dişi karakterimizi seçip görünüşünü -dövmelerine kadar- ayarladıktan sonra karakterimizin geçmişini seçiyoruz.

20161104224555_1

Bir kafes dövüşçüsünden tutun da Diplomat’a kadar 8 farklı seçenek mevcut.

20161104224611_1

Sonrasında da karakterimizin uzmanlığını seçiyoruz. Silah bilgisiden büyü sanatına kadar pek çok seçeneği de burada görüyoruz.

20161104224702_1

Burada seçtiğimiz uzmanlığa rağmen karakterimiz için bir sınıf seçmiyoruz. Yani büyücü olsun, savaşçı olsun veya hırsız olsun gibi bir seçenek yok. Yetenek puanlarımız ve oyunu oynama biçimimiz sınıfımızı belirler gibi yapıyor. Yetenek demişken şunu da belirtelim, oyunu oynarken yeteneklerinizi kullandıkça yetenekleriniz gelişiyor. Mesela silahsız şekilde dövüşüyorsanız Unarmed yeteneğiniz gelişiyor, gizlenerek düşmanlarınıza yaklaşıyorsanız Subterfuge yeteneğiniz gelişiyor gibi. Siz sadece Might, Quickness, Wits, Finesse, Vitality ve Resolve özelliklerinize puan veriyorsunuz.

20161106130646_1

Karakterimiz yarattıktan sonra işin en kritik ve stratejik kısmına doğru ilerliyoruz. Conquest (Fetih) bölümünü oynamak opsiyonel bir seçenek olsa da oynamanızı öneririm. Bu bölüm 3 farklı aşamadan oluşuyor ve kıtada nerelerin ne şekilde fethedileceğine karar veriyoruz.

20161104225512_1

Ne şekilde derken şundan da bahsedelim; kıtayı fetheden lordların emrinde 2 farklı ordu var: Scarlet Chorus (Kızıl Koro) ve Disfavored (Gözden Düşmüşler).

20161104224127_1

Conquest kısmında kıtanın hangi bölgelerinin fethedileceğine, hangi ordunun fethedeceğine ve orada neler yapacağına Fatebinder olarak karar veriyoruz. Burada verdiğimiz kararlar tüm oyun boyunca karşımıza çıkıyor.

20161104225653_1

Haydi Diyarlara Adalet Getirelim

Oyunumuz başlıyor ve topraklara adalet götürmek için yola koyuluyoruz. Oyuna başlar başlamaz sorun çıkaran birkaç kişiyle karşılaşıyoruz ve hemen icaplarına bakıyoruz. Bu sayede nasıl dövüşeceğimizi de öğreniyoruz. Sonrasında ise kasabalara ve kamplara yayılmş olan Scarlet Chorus ve Disfavored arasında bir sürü diplomasi ve iş ile uğraşmaya başlıyoruz.

20161105215929_1

Hep oyunlarda iyilik yapmaya alışmış olan bizler, yoldan geçen tüccarın önünü kesen askerlerinizi görünce, “Ne işi varmış bu tüccarın burada, öldürün gitsin,” diyebiliyoruz. Doğrusu kararlar verirken canım acımadı değil; anladım ki vicdanlıysanız kötü olmak hiç kolay değil.

Oyunda Ne Yapıyoruz?

Fantastik rol yapma oyunlarında yaratıklara karşı pek çok savaş verdik ve dövüş sistemlerine aşinayız ama burada karşımızda yaratıklar yok. Siz saldıranlar, köylerini korumak ve çocuklarını kurtarmak isteyen insanlar. Bu yüzden dövüşlere girmeye istekli olmayabiliyorsunuz ama bu durumda da temsil ettiğiniz ordulardaki namınız azalıyor tabii.

Oyunda sürekli olarak birilerinin arasındaki sorunlara tanık oluyor, Fatebinder olarak aralarındaki -bazen kanlı, bazen barış içerisinde- husumeti gideriyoruz. Açıkçası sürekli diplomasi ile uğraşıyorsunuz. Yaptığımız diplomasi de çoğunlukla Scarlet Chorus ile Disfavored arasında olan sorunlar. Bu durumda eğer iki orduya da kendinizi çok ait veya yakın hissetmiyorsanız oyun burada biraz sıkıcı hale gelebiliyor.

tyranny6

Bunun dışında oyun için harika bir hikaye örgüsü oluşturulmuş. Yaptığınız en küçük seçim bile büyük olaylar içerisinde karşınıza çıkabiliyor. Özellikle konuşmalarda turuncu ve yeşil yazılar görüyorsunuz. Turuncu yazılar, cümle içerisinde geçen özel isim hakkında ansiklopedik bilgi sunarken yeşil yazılar ise sizin kararlarınız ve daha önce yaptıklarınız doğrultusunda oluşmuş olan kelimeler oluyor. Kısacası attığınız her adım önem teşkil ediyor.

Senaryo Derinliği

Hemen hemen her Obsidian oyununda olduğu gibi senaryo çok çeşitli ve çok derin olmuş. Oyunu oynarken konuşmaları iyice okumanız gerektiğini söylemiştim. Bu nedenle oyunu oynadıktan sonra iki kitap bitirmişim gibi hissettim. Tüm diyaloglar ve anlatım özenle hazırlanmış.

20161105212440_1

Ayrıca oyunun tüm gidişatı bir anda değişebiliyor. Yaptığınız hareketler veya söylediğiniz sözler hikayeyi, bazen tüm dünyadaki dengeleri etkileyebiliyor. İşin güzel yanı firma her türlü gidişata hazırlıklı davranmış. Hiç beklenmedik bir iş yaptığınızda bile oyunu gafil avlayamıyorsunuz. Spoiler vermemek için çok detay veremiyorum ama oyun sizin her hareketinize hazır. İlk başlarda sabit bir çizgide ilerliyor gibi gözükseniz de sonrasında ağaç dalları önünüzde oluşmaya başlıyor. Vereceğiniz kararlar ve yapacağınız kritik işlerle kendi yolunuzu çizmeniz mümkün.

Oyunun Kendi Dili

Oyunun dili derken İngilizce’den bahsetmiyoruz tabii ki. Oyunun kendi içerisinde bir jargonu var. Kyros, Edict (Ferman), Kyros Laws (Kyros Hukuku), Archon (Hükümdar) derken bir de bu kelimelerin arasına loncaların, karakterlerin, şehirlerin ve tarihsel olayların adı girince işler bazen karışabiliyor. Üstelik oyunun dili de çok yalın değil. Çocukluğumdan beri İngilizce eğitimi almış, 5 yaşından beri de İngilizce oyunlar oynayan biri olarak bazı konuşmaları anlamakta zorluk çekebiliyorum. Eee diplomasi yaparken bir kelime bile çok önemli olabiliyor. O nedenle anlatılanları iyice okumak, anlamak ve irdelemek şart.

20161109163847_1

Bununla birlikte konuşmaların arasında karakterin mimiklerini ve tavırlarını anlatan ara cümleler de var.

“Askerlerin bunu yaptığını sanmıyorum,” dedi ve kaşlarını çatarak kısa bir homurtuyla kafasını sağa doğru çevirdi…

Bazen bu tavırlar bile karakterin kendisini ele vermesine veya tavrını belirtmesine olanak sağlıyor. Güzel bir anlatım olmuş. Bu sayede bir FRP oyununda gibi hissediyorsunuz ve izometrik bir oyunda karakterin yüz ve vücut ifadelerini de anlayabiliyorsunuz.

Büyü Sistemi

20161109164011_1

Oyundaki büyü sistemine bayıldım. Büyüleri kendiniz hazırlıyorsunuz. Öncelikle mühürler var ve o mühürleri buluyorsunuz. Bunların ilki Cores (Öz), diğeri de Expressions (İfade). Bir Core ve Expression’ı birleştirdiğinizde ise ortaya büyü çıkıyor. Bu büyüyü güçlendirmek için bir de Accents (Aksan) var. Büyüye aksan ekleyerek yeni özellikler katıyorsunuz. Böylece değişik Core ve Expressionlar’ı birleştirip farklı büyüler oluşturmanız mümkün.

Ordular ve Kişilerle Münasebet Önemli

Scarlet Chorus ve/veya Disfavored ile belli münasebetleriniz oluyor. Bu münasebetlerde ve konuşmalarda Loyalty (Sadakat) veya Wrath (Öfke) yönelimleri alıyorsunuz. Bu oranlar arttıkça karakteriniz de pasif özellikler kazanıyor. Örnek verelim; Disfavored ile Loyalty puanınız 3 olursa karakteriniz +1 Resolve puanı kazanıyor. Bu nedenle kişilerle ve ordularla ilişkilerinizi iyi kurmalısınız. Yukarıda da dediğimiz gibi diplomasi önemli, üstelik karakter gelişimiz için de önemli…

20161109164128_1

Partinizdeki dostlarınızla sohbet etmeniz de önemli. Bazen size yol gösterirken bazen akıl danışıyorlar. Bu nedenle arkadaşlarınızla da bol bol sohbet edin. Hepsi birbirinden keyifli.

Grafikler, Sesler, Oynanabilirlik Desek…

Oyunun grafikleri izometrik kamera açısına sahip bir oyun için çok çok iyi. Tek bir açıdan görebildiğiniz bir oyun olmasına rağmen hem renkler hem de çevresel tasarımlar çok özenle hazırlanmış. Genel olarak zaten yumuşak renkler ve dokular kullanılmış. Oyunun sesleri ise çok güzel. Özellikle dövüşlerde özel saldırılar kullandığınızda çıkan bir patlama sesi gerçekten size o etkiyi veriyor.

20161105223112_1

Oyunun oynanabilirliği ise RPG oyunlarına aşina olanlar için çok rahat. Farenin sağ ve sol tuşu ile her şeyi yapabiliyorsunuz. Yine oyunu istediğimiz anda durdurmak için Space tuşunu kullanıyoruz. Alışık olduğumuz gibi yani. Oyuna başlarken ise farklı zorluk seviyeleri var. Özellikte Trial of Iron modu var ki oynamaya yürek ister! Oyunda sadece tek bir kayıt dosyanız oluyor ve öldüğünüz anda kayıt dosyanız da siliniyor. :)

Dövüş sistemi için şundan bahsedelim. Karakterlerin yapay zekası çok iyi olmuş. Saçma sapan işler yapmıyorlar. Bunun dışında dövüşlere bir de Combo sistemi gelmiş. Ana karakteriniz ve yan karakter birlikte aynı saldırıyı yapıp çok fazla hasar verebiliyor. Bu combo, yan karakterinize göre değişiyor. Görsel olarak izlemesi de keyifli.

20161109164358_1

Oyun, Pillars of Eternity ile aynı yapıyı kullanıyor ve Unity oyun motoru ile tasarlanmış. Pillars of Eternity oynayanlar, oyunda ele geçirdiğimiz kale ve orayı dekore etme olayını hatırlayacaklardır. Tyranny’de de benzer bir yapı var ama o zamana kadar sabırlı olmak lazım. Spire adı verilen evimizi güzelce dekore edip orada vakit geçirebiliyoruz. Bu da kendine ait yerleri sevenler için güzel bir ayrıntı.

Tekrar Tekrar ve Tekrar

Oyun kendi içerisinde o kadar fazla mikro değişkene sahip ki oyunu tekrar tekrar oynayabilirsiniz. Tabii ki ana hikaye gidişatı tamamen değişmeyecektir ama hikayede izlenen yolda büyük değişiklikler olacaktır. Yaşanan her olaydan sonra, “Oyunu ben bir daha oynayacağım ama bu sefer ‘şunu’ yapacağım,” diye onlarca kez söyledim kendime. Terratus dünyasını bir kere ziyaret etmek hiçbirimize yetmeyecek gibi duruyor.

 Sonuç

Eğer uzun soluklu ve derin senaryoya sahip bir RPG oyunu arıyorsanız Tyranny oyunu yıllar boyunca dönüp dönüp oynayabileceğiniz bir oyun olacaktır. Hikayenin derinliğine gömülüp Terratus’u eviniz gibi belleyebilirsiniz. Ama “Ben aksiyon arıyorum, o kadar yazı okumakla uğraşamam,” derseniz Tyranny pek size göre değil.

Son zamanlarda rol yapma adına bu kadar detay ortaya koyan başka bir oyun görmemiştim. Ellerine sağlık Obsidian!

Oyunu hemen buradan satın alabilirsiniz. İyi oyunlar.

Valerian and the City of a Thousand Planets Fragmanı Yayınlandı
Kıyamete Çeyrek Kala - Watchmen Yeniden Aramızda!