Anasayfa » Etiket Arşivi: Planescape (sayfa 5)

Etiket Arşivi: Planescape

planescape-logo

Genel Bilgi

Gelelim Abyss’e. İçinizde bu yazıyı okuyan; hayatında hiç FRP oynamamış sadece okuma kitaplarıyla yetinmiş olanlarınızın bile sıklıkla duyduğu belki de Planescape sisteminde adı en çok geçen düzlem olan Abyss’teyiz artık. Baator düzlemindeki kuralcı devilları unutun. Tartarus’un sonsuz hapishanelerindeki zeka özürlü iblis kırması yaratıklara bakmayın bile. Zira artık Abyss’tesiniz.  En vasıfsız en düşük INT puanına sahip iblislerin (Demon) bile tanrı olmaya çalıştığı birbirlerini gırtlakladığı Blood War’un kasıp kavurduğu savaş alanlarının olduğu boyuttayız. Bugüne kadar Outer Plane’lerin hepsinin Astral Boyut denizinde yüzmekte olduğunu bilsek de Dungeons And Dragons 4th Edition’da diğer düzlemlerden ayrı olarak Abyss’in çok büyük yeni bir özelliği vuku bulmuştur. Diğer düzlemlerin hepsi Astral Plane üzerinde bulunmakta iken Abyss , Elemental Chaos olarak bildiğimiz  ; ateş , su , toprak , hava ,negatif enerji  ve pozitif enerji boyutlarının kökenini oluşturan kısaca elementlerin karışımı olan düzensiz ve sonsuz kaotik bir boyuta sürüklenmiştir Forgotten Realms Campaing Setting 4e’de bu olay; Baatorun baş lordu Asmodeus’un Spellplague sonucunda Büyü Tanrıçası Mystra’nın yardımcısı Tanrı Azuth’u öldürüp onun tanrılık özünü çalıp Tanrı olması ve Abyss’i Elemental Chaos’un içine itmesi, uzaklaştırması olarak açıklanmıştır. Yani Abyss’i düşünüp bu düzlem “sonsuz ateşlerin yandığı Cehennem azaplarıyla çığlıklar atan ruhların düzlemi” diyemezsiniz. Çünkü Abyss’te sadece ateş değil diğer tüm elementlerin hakim olduğu katmanlarda mevcuttur. Abyss’teki yer çekimi, zaman, varlıkların fiziksel boyutları her şey Material Plane ile aynıdır paralel akar. Hiçbir büyü türü penalty ya da bonus almaz. Ancak bir katmanda çok güçlü büyüler yapmadan önce iki kere düşünün derim. Zira yapılan güçlü büyüleri ; o katmanın lideri veya onun büyüye duyarlı hizmetkarları hissedebilir. Hiçbir katmanda genel olarak tek bir element hüküm sürmez. Yani söz gelimi katmanda bir an hava 50 derece hissederken ve her yandan alevler çıkarken bir an sonra 0 derecenin altında soğuk hissedebilirsiniz. O katmana hükmeden varlığında gücüne bağlı olarak element değişimleri sabitleştirilebilse de genellikle çoğu katmanda birden fazla elementin etkisi görülür (Mixed Elemental). Bilindiği üzere Abyss Chaotic Evil bir düzlemdir. Chaotic Evil denince akla gelen ilk şeyde elbette iblislerdir (demonlar). Abyss’in sonsuz katmanlarına sadece Tanrılar veya Yarı-Tanrılar (demigod) hükmetmez. Bazı iblisler o kadar akıl almaz planlarla muazzam güçler elde eder ki tanrılar bile artık o iblisi o katmandan söküp atamaz ve o iblis Demon Lord adıyla o katmana hükmetmeye başlar. Yani sizin anlayacağınız Abyss’te sonsuz bir kaotik politika yürütülüyor diyebiliriz. Abyss’e devam etmeden Demonlar ile ilgili çok ayrıntılı olmasada bilgi vermem icap ediyor zira iblisler olmadan Abyss düşünülemez bile. İblisler %99’u Abyss’te ikamet eden Chatoic Evil varlıklardır. Genel olarak 4 ana türe ayrılsalar da hiçbir türe dahil olmayan 30 civarında iblis vardır. 1- Loumara: Loumara’lar diğer iblis türlerine göre yeni bir tür sayılırlar. Zira en yaşlıları birkaç yüzyıl yaşındadır. Loumara’lar bilgi kaynaklarında fazla geçmez zira bu iblisler daha çok canlıların bedenlerini ele geçirerek yada cansız nesnelerin içine girerek kötülüklerini yaymaya çalışırlar. Rivayete göre Loumara’lar Ölmüş Tanrıların hayallerinden ve kabuslarından yaratılan ve onların özelliklerini taşıyan iblislerdir. Tabi kesin bir doğruluğu bulunmamaktadır. İki alt türleri vardır. Dybbuk ve Guecubu. Dybbuk’lar yürüyen jöleye benzerler ve belirli bir şekilleri yoktur. Daha güçlü olan Guecubu’lar ise havada yüzen kaotik bir bulut şeklindedirler. 2- Obyrith: Obyrith’ler -eldeki bilgiler çokta güvenilir olmamakla beraber- çok ama çok kadim zamanlardan kalma iblislerdir. Söylenenlere göre Obyrith’ler ölümlü ırklar yokken hatta Tanrı’lar yokken bile var olmuşlardır. Hiç birinin belirli bir insansı şekli yoktur ve derlerki bir Obyrith’e doğrudan bakmak bile bir ölümlüyü delirtirmiş. İnsansı bir şekil almış ve Abyss’te ikamet eden birkaç Obyrith iblisi mevcuttur. En bilineni Pazuzu’dur. Pazuzu Abyss’teki tüm katmanların göklerini yöneten bir Demon Lord’dur. 3- Yugoloth: Yugoloth’ları diğer katmanlarda fazlasıyla çıktılar karşımıza. Dilerseniz diğer yazılarımı okuyup yeterli bilgi edinebilirsiniz. 4- TANAR’RI: Ve geldik Abyss’in en kalabalık iblis türüne. Obyrith’ler tarafından kendilerine köle olarak yaratılsalar da zaman içinde hem sayıca hem de güç bakımından o kadar güçlü hale gelmişlerdir ki Obyrith’leri bile gölge de bırakmışlardır. Tanar’riler pek çok alt türe ayrılır. Abyss’te katmanlara hükmeden Demon Lord’ların neredeyse tamamı Tanar’ri iblisidir. Son derece şeytani bir zekaya sahip olmalarıyla birlikte pek çoğunun hem fiziksel kuvvetleri hem de büyü kuvvetleri çok ileri seviyededir. Normalde kendi içlerinde bir hiyerarşi olsa da güçlü olana boyun eğerler ama asla sadakatlerini sunmazlar, her an ihanet edip konum mücadelesine girme eğilimindedirler. Alt türleri epey fazla olduğu için en güçlülerini yazacağım. BALOR: Balor’lar Yüzüklerin Efendisi’nden bildiğimiz Balrog’ların fiziksel olarak tamamen aynısıdır. Bir ellerinde şimşekten kılıçları diğer ellerinde ateşten kırbaçları boynuzlu şeytani başları ve dev yarasa kanatlarıyla en güçlü Tanar’ri iblisleridir. Kendi iblis orduları olmasının yanı sıra Demon Lord’lardan sonra en çok hürmet edilen varlıklardır ki Demon Lord’larında neredeyse tamamı Balor’dur. Abyss’de.  4.5-5 metreye kadar çıkan boyları ve 2000 kglık ağırlıklarıyla Abyss’te iş dışında asla bulaşmayacağınız tiplerdir. Gelelim Abyss’in katmanlarına. Çoğu kişinin bildiği üzere Abyss’in aslında tam olarak 666 katmanı yoktur. Abyss’in katman sayısı 666dan çok daha fazladır ancak 666.katmandan sonrası bilinmemektedir. 666’dan sonrasına gidenlerden bir daha haber alınamadığı için hiçbir bilgi yoktur. Abyss’in ilk katmanın apayrı bir özelliği vardır. Adı Pazunia olarak bilinen ama daha çok Plains of Infinite Portals ( Sonsuz Geçit Düzlükleri) olarak dillerde dolaşan bu 1.katman’a hiçbir Demon Lord kesin olarak hükmetmez. Bu katmanın her yeri yüzlerce derin çukurlarla doludur. Bu çukurlar aslında Abyss’in diğer katmanlarına geçişi sağlayan büyülü geçitlerdir (portal). Tabi ki diğer evil planelerimizin olmazsa olmazı Styx nehri de buradan geçmektedir. Çukurların etraflarında göz alabildiğince Demir Kaleler bulunmaktadır. Bu Demir Kale’ler aslında Abyss’in katmanlarına hükmeden Demon Lord’ların fiziksel bedenlerinin muhafaza edildiği yerdir. Çünkü Demon Lord’lar ne kadar tanrısal güçlere sahip olsalar da hala bir iblis oldukları için istedikleri zaman Madde Düzlemine geçemezler. Sadece ruhlarını bedenlerinden ayırıp astral yolculuk ile gölgelerini Madde Düzlemine geçirebilirler. Bedenlerini geçici olarak terk ettiklerinde ise zarar görmemesi için çok iyi korunan Demir Kale’lerinde saklarlar. Abyss’in katmanları arasında yolculuk etmenin pek çok yolu vardır. Portal büyüleri, Plains of Infinite Portals, Abyss’e dönen bir iblisin açtığı geçitten geçmek vs. Ancak bir tane yol vardır ki özellikle bilesiniz. The Ships Of Chaos yani Kaos Gemileri. Kaos Gemileri Blood War’ın başlangıcında Devil’lara karşı silah olarak yapılan, iblislerin ruhları, etleri ve kemiklerinden oluşan bir gemidir aslında ve düzlemler arası yolculuk yapabilme özelliğine sahiptir. Ancak bu gemilerin çok fazla maliyete sebebiyet verdiğini fark eden zeki tanar’riler bu gemileri ticaret amaçlı kullanmaya başlamıştır. Uygun fiyatı verene gemilerini tahsis etmektedirler. Böylece istediğiniz katmana hatta diğer düzlemlere varabilirsiniz. Eh tabi ki her katmanı yöneten bir tanrı ya da tanrısal güçlere sahip varlıklar vardır. Ancak diğer düzlemlerden farklı olarak Abyss’te bir katmana her zaman tek bir varlık hükmedecek diye bir durum kesinlikle söz konusu değildir.  Sonsuz bir kaosun içinde yüzmekte olan Abyss katmanları hem gizli hem açık; hem politik hem askeri bir savaş içindedir. Kendi katmanlarına sahip varlıklar bile kendi bölgelerinden daha büyük ve daha verimli katmanlara göz dikmektedir. Biraz sıkıcı? Ya da korkutucu? Her an arkanızı kollamak zorunda kalmanızın verdiği tedirginlik? Bunları sizlerin Abyss’in politikalarına bulaşmanızda caydırıcı sebepler olarak görebilirsiniz ama bir iblis ya da chaotic yönelimli bir tanrısal varlık için bu tarz eylemler onların yaşam amacıdır. Abyss katmanlarına hükmeden Demon Lord’lar tam olarak tanrı sayılmasalar da bir tanrı olacak kadar mürit toplamışlardır ve bu müritlerine Cleric büyüleri temin edebilecek kadar tanrısal güçlere sahiplerdir. Yani bir nevi Demigod(yarı-tanrı) olarak ele alınabilirler. Kendi lakapları ve tanrısal portfolioları vardır. Buyrun katmanlar bölümüne geçelim.

Devamını Oku »
planescape-logo

Inner Planeler

Elemental Planeler (Elemental Planes) Dört ana element olan Hava, Su, Toprak ve Ateş kendileri ve bunların enerji planeler ile birleştiği yerlerden oluşur. Elemental Plane of Air (Hava) : Kocaman bir hava boşluğu, kara parçası yoktur. Air Elementaller ve Djinniler burada yaşar. Elemental Plane of Earth (Toprak) : Her yer topraktır ve tüm çevre kayalardan oluşur. Earth Elementaller ve Daolar burada yaşar. Elemental Plane of Fire (Ateş) : Ateş denizidir. Fire Elementallar ve Efreetler burada yaşar. Elemental Plane of Water (Su) : Çok büyük bir denizdir burası. İçinde envai çeşit su canlıları ve tabii ki Water Elementaller ve Maridler burada yaşar. Paraelemental Planeler Ana Elemental Planelerin birbirleriyle kesiştikleri yerlerdir. Paraelemental Plane of Ice (Buz) : Elemental Plane of Air ile Elemental Plane of Water arasında yer alır. Her taraf buzdur. Evrenin en soğuk noktasıdır. Buradaki Chiseled Malikanesinde Lord Cyronax yaşar. Ice Elementalların en güçlüsü ve en hırslısırdır. Paraelemental Plane of Ooze (Balçık) : Elemental plane of Water ile Elemental Plane of Earth arasında yer alır. Balçıksı bir denizle kaplıdır. Paraelemental Plane of Magma (Magma) : Elemental Plane of Fire ve Elemental Plane of Earth araında yer alır. Elemental Plane of Earth’e gittikçe kalınlaşan büyük bir lav denizidir. Meşhur Magma Mephitler burada yaşar. Paraelemental plane of Smoke (Duman) : Elemental Plane of Fire ve Elemental plane of Air arasında yer alır. Yer yer sıcak zehirli bir duman bulutundan oluşur. Quasielemental Planeler Ana Elemental Planelerin Enerji Planeler ile kesiştikleri yerlerdir.  Quasielemental Plane of Salt (Tuz) : Elemental Plane of Water ve Negative Energy Plane arasında yer alır. Etraftaki tüm nemi emen bir tuz denizinden oluşmuştur. Burada Salt mephitler, Salt Quasielementaller ve Doomguardlar’dan başka pek yaşayan yoktur. Negative Energy Plane sınırlarında dört Doomguard kalesinden biri olan tuz minerelinden oyulmuş Citadel Sealt bulunur. Quasielemental Plane of Ash (Kül) : Elemental Plane of Fire ve Negative Energy Plane arasında yer alır. Tüm ısıyı emen bir kül denizinden oluşmuştur. Burada Negative Energy Plane sınırlarında Citadel Crumbling adında bir Doomguard kalesi bulunur. Eski kaleleri olan Citadel Cavitius’u Lord Vecna’ya kaptırmışlardır. Quasielemental Plane of Dust (Toz) : Elemental Plane of Fire ve Negative Energy Plane arasında yer alır. Toz denizinden oluşmuştur. Dust Mephitler ve Dust Quasielemantalleri boldur. Burada Negative Energy Plane sınırlarında en güçlü Doomguard kalesi olan Citadel Alluvius bulunmaktadır. Quasielemental Plane of Vacuum (Vakum) : Elemantal Plane of Air ve Negative Energy Plane arasında yer alır. Bomboş bir planedir ve içinde hiç bir şey yoktur. Burada Vacuum Quasielemantalleri (kendi bedenleri de hiçlikten oluşmuştur) yaşarlar. Ayrıca Negative Energy Plane sınırlarında bir Doomguard Kalesi olan Citadel Exhalus bulunur. Quasielemental Plane of Radiance (Aydınlık) : Elemental Plane of Fire ile Pozitive Energy Plane arasında yer alır. Burası çok sıcaktır ve kör edecek kadar parlak bir yerdir. Quasielemental Plane of Mineral (Mineral) : Elemental Plane of Earth ile Pozitive Energy Plane arasında yer alır. Her türlü değerli metal, değerli taş, değersiz metal, değersiz taş bulunur. Quasielemental Plane of Steam (Buhar) : Elemental Plane of Water ile Positive Energy Plane arasında bulunur. Burası soğuk buharlardan oluşur. Mist Mephit ve Steam Mephitler burada yaşarlar. Quasielemental Plane of Lightning (Şimşek) : Elemental Plane of Air ile Positive Energy Plane arasında bulunur. Her daim yıldırımlar, şimşekler ve gök gürültüsü vardır. Lightning Mephitler ve Lightning Quasielementaller burada yaşarlar. Enerji Planeler  Bu iki önemli Plane evrendeki Yaşamın ve Ölümün kaynağıdır. Negative Energy Plane Yaşayan Ölülerin (Undead) güçlerini aldıkları planedir. Burada da yaşam gücü emilir. Positive Energy Plane Evrene hayatın yayıldığı yer burasıdır. Burada Kişi her turn 1d6 HP kazanır. Toplam HP’inin 2 katını geçince infilak ederek yokolur. Inner Planelere Dair  Buraları Prime Material Plane sakinlerine uygun olmayan yerler barındırlar. Çoğu kısmında üzerinde koruma büyüsü olmayan kişi bulunduğu Plane’in olumsuz etkileriyle karşılaşır. Gerekli önlemler olmadan buralara girmemek gerekir. Gerekli önlemler alınsa bile buraların sakinleri çok dost canlısı değillerdir.

Devamını Oku »
planescape-logo

Katmanlar ve Tanrılar

  Carceri’nin katmanları ilginç bazı özellikler taşır. Öncelikle resimde de görüldüğü üzere Carceri, Altı Katmandan oluşur evet; ancak bu katmanlarda kendi içlerinde daha küçük “ORB”lara (kürelere ya da mini-gezegenlere) ayrılır. Yani altı katmanın her biri kendi içinde daha küçük kürelere bölünmüştür. Her katmanın birden çok küresi vardır. Katman içinde katman. Tıpkı matruşka bebekleri gibi, keşfettikçe giderek küçülen küreler. Her katmanda yerçekimi normal olarak işler. Bazı istisnalar dışında. Dediğim gibi her katman iç içe geçmiş minik daire şeklindeki mini-gezegenlerden (orblar) oluşur. Lakin resimde de gördüğünüz bu küçük daireler (orblar) birleşik değildir. Orbların arasında belli bir mesafeye kadar atmosfer mevcuttur. Ancak bir karakter bir orb yüzeyinden 35-40 metre kadar yukarı uçtuğunda yerçekiminin tamamen bittiğini görecektir. İşte burada yerçekimi sıfırdır. (Örnek vermek gerekirse Calimport maceralarında Drizzt ile birlikte bu düzleme gelen Catti-Brie bu boşluğa düşmüş ve süzülerek tekrar yere konmuştur.) Bu yerçekimsiz boşlukta süzülerek bir üstteki orba geçebilirsiniz. Ancak hayal ettiğiniz gibi değil. Yerçekimsiz alanda herhangi bir kuvvet olmadan hareket edemezsiniz. Filmlerdeki gibi kulaç ata ata ilerlerim diye düşünüyorsanız boşuna kuvvet harcamayın. Herhangi bir uçma sağlayan büyü (fly,polymorph vs…) ya da hareket etkisi olmadan yerçekimsiz alanda ilerleyemezsiniz. 1-) OTHRYS: Othrys Carceri’nin en dışında bulunan birinci katmanıdır. Ama çoğu kişi bu katmana Titanların Evi demektedir. Çünkü Zeus’un kadim zamanlarda sıkça savaştığı ve Arborea düzlemindeki Olympus dağından sürgün ettiği bazı Titanlar bu katmanda yaşar. Zaten bu katmandan Arborea düzlemine doğrudan ulaşım sağlayan geçitler de mevcuttur. Zira onlar olmasa Zeus’un bile onca Titan’ı kolayca başka bir düzleme sürebilmesi büyüsel açıdan) epey zor gözüküyor… Gelelim Othrys’in içine. Othrys tamamen çöllerden oluşan bir katmandır. Ama korkmanız gereken çöl değil çölün içinde bulunan meşhur bataklıklarıdır. Othrys yüzeyi tamamen kumlarla kaplı gibi gözüksede sakın aldanmayın. Gördüğünüz en sağlam kum yığını bile sizi bir anda içine çekip saniyeler içinde tonlarca kumun altında ezilmenizi sağlayabilir. Bataklıklar yüzünden katmanda görebildiğiniz her yerde sivrisinekler vardır. Hepsi bildiğiniz küçük olanlardan değil. Bazıları bir ejderhanın bile canını sıkacak kadar büyüktür. Aynı zamanda pek çok düzlemin en üst katmanından geçen Styx Nehride gene bu katmandan geçer, küçük kanallarla dallanır ve çöllerin içine doğru gider. Bataklıkları daha tehlikeli hale getirir. Othrys Yerleşkeleri ve Tanrılar: Bastion of Last Hope (Son Umut Burcu): Othrys’deki bir dağın alçak yamacına kurulmuş kale burcu büyüklüğündeki sığınma evidir burası. Tek bir girişi vardır. Oda her yerden görülebilecek dev bir iblis kafasıdır. İçeri girmek isteyen kişiler kafanın önüne gelip ağzın açılmasını ve dilin kırmızı bir hali misali çıkarak önlerine serilmesini beklemelidirler. Kesinlikle bir tuzak aramayın rahatlıkla içeri girebilirsiniz. Zira kale canlı değil sizi yutmaya falan çalışmıyor. Ayrıca kalenin her hangi bir yöneticisi kralı vs yoktur. İçerisi tamamen kuralsız çalışan anarşist ruhlu canlılarla ve büyük bir örgüt ile doludur. Revolutionary League adındaki bu örgüt cinayetleri ve hırsızlıkları (kale içindeki) belli bir seviyede tutmakla görevilidirler. Kadim kütüphanelerde istediğiniz bilgileri bulabilir, düşmanlarınızı gözlemesi için casuslar tutabilir ya da rakiplerinizi ortadan kaldırması için suikastçiler kiralayabilirsiniz. Ve en ufak büyülü malzemeden tutun çok değerli antikalara kadar her şeyi bulabileceğiniz pazarlar mevcuttur. Ama gene de unutmayın bulunduğunuz düzlem hainlerle ve isyancılarla dolu. O yüzden bu mekanda kimseye güvenmemeye dikkat edin. Mount Othrys: Ve geldik Titanlarımızın yuvalarına. Bu katmandaki Titanların hepsi Othrys Dağında bulunur. Dağın üzerinde Antik Yunan dönemlerine ait yerleşim yerleri, amfitiyatrolar, muhteşem eserlerin sergilendiği müze benzeri galeriler, eski dillerde rünler oyulmuş dev sütunlar sıkça görülür. Dağa Titanların lideri Cronus hükmeder. Taht odası ise tüm bu yapıların ortasında bulunan ve hemen hemen 2-3km genişliğinde dev bir arazi üzerine kurulmuştur. Cronus çok güçlü bir Titan olmasının yanı sıra çok da bilgedir. Ziyaretçiler oraya Cronus’tan tavsiyeler ve öğütler almak için sıkça giderler ancak mümkün olduğu kadar Arborea düzlemi ve Zeus kelimelerini kullanmamaya çalışın. Cronus gözünüzün yaşınıza bakmayacaktır (ağlamaya fırsat bulabileceğinizi sanmıyorum zaten). Aynı zamanda Cronus Lesser Deity (Küçük Seviye) Tanrısı kategorisine girer -tanrılık özü barındırmasada- . Othrys’te İkamet Eden Tanrılar: Titanların Lideri Cronus Hepinize komik (bazılarınıza şaşırtıcı) gelsede Mortal Kombat dövüş oyunlarından tanıdığımız ve o evrenin Yıldırım Tanrısı Raiden ve Palace of Thunder (Yıldırım Sarayı) bu düzlemde bulunur. 2-) CATHRYS: Hakkında fazla bir bilgi olmayan ikinci katmanımızdır. Bilgi yok dediysek görülcek çok bir şey yok demek istedim. Çünkü bu düzlem ya leş gibi kokan ormanlarla kaplıdır ya da dümdüz kızıl ovalarla kaplıdır. Öncelikle yapmanız gereken ilk ve en önemli şey biraz imkansız olsa da sürekli gözlerinizin etrafta dolaştırmalısınız. Zira Ooze denen elemental boyutlardan gelme yaratıklara özgü güçlere sahip bitkilerle doludur bu ormanlar. Oozeları fiziksel olarak tanıtmak gerekirse  “yürüyen asit toplarıdır”. Yerde sürüne sürüne yürüyen cıvık bir asit yığını düşünün. Bu asitleri sadece eti kemiği değil metali bile eritir. Dünya parayla aldığınız veya bin bir zorluklarla elde ettiğiniz silahınızı bu yaratığa savurduğunuzda silahınız yaratığı öldürse de asit yüzünden silahınız büyük hasar alabilir ya da direkt eriyebilir. Ama işin kötü tarafı bu değil. Asıl dehşet olanı ise bu ormanlarda bulunan en büyük ağaçtan en ufak ota kadar tüm bitkilerin bu Ooze denen elemental yaratıkların asidik sıvısından salgılamasıdır. Durmaksızın. Bu sıvılarda sürekli buharlaştığı için bu ormanların çevresindeki ve üstündeki atmosferinde yoğun oranda asit bulunur. Bu yüzden olurda bu ormanlardan geçecekseniz koruma büyülerinizi yanınıza alsanız iyi olur zira her tur 1d4 asit hasarı alma gibi bir sorunla karşı karşıya kalacaksınız. Ve tabiî ki bu bitkilerin pek çoğunun canlı olduğunu söylememe gerek yok. Basit bir çicek diye yanından dikkat etmeden geçip gittiğiniz bitki sizi bir anda ikiye bölecek keskin yapraklarını fırlatabilir. Dediğim gibi gözleriniz sürekli tetikte olmalıdır. Cathry Yerleşkeleri ve Tanrıları Apothecary of Sin (Günahın Eczacısı): Türkçesi biraz komik gelse de çok da yerinde bir yer ismi olduğunu anlayacaksınız. Her şeyden önce bu mekan Cathrys’in Orblarından birindeki asit ormanlarının merkezinde bulunan dev bir ağacın üzerine kurulmuştur. Ağacın ortalarından itibaren başlayan ve tepesine kadar çıkan bir Eczacı dükkanıdır burası. Her dalın ucunda farklı bir stand vardır. Satılanlara gelince. Adını duyduğunuz duymadığınız, çok nadir çok popüler her türlü asit, zehir ve lanetli iksirleri burada satıp satın alabilirsiniz. Bu mekanı işleten kişi Sinmaker (Günah İşleyen) adındaki bir Glabrezu iblisidir. Diğer Glabrezuların özelliklerini taşısa da kendi türünden daha zekidir. Her türlü zehri ve asidi tatmışlığı vardır. Ayrıca bizzat kendisine ait olan bir Simya (alchemy) laboratuarında bilinen zehir ve asitlerden farklı karışımlar keşfetmek en büyük uğraşıdır. Sinmaker’ın meşhur bir karışımı vardır. Buna da çok sevdiği bir isim takmıştır. Günah İşleyen’in Süprizi (Sinmaker’s Suprise). Catryhs’te bulunan asidik bitkilerin asitleriyle özel bazı zehirleri karıştırarak yapmıştır. Zehir organik olmayan hiç bir şeye zarar vermemektedir. Sadece organik yapılara zarar verir. En ufak temasınızda bile kuvvetli bir kurtarma atışı yapmalısınız ( DC=24) Zehrin yayılmasını engelleseniz de sıvının içinde bulunan asitten dolayı kaçınılmaz olarak 3 turda bir 1d6 asit hasarı alırsınız. Eğer yayılmasını engelleyemezseniz 2d6 geçici Constitution (Dayanıklılık) hasarı alırsınız. Hala durduramadıysanız geçmiş olsun 2d6 kalıcı Con. hasarı alırsınız. Bu karışımı istiyorsanız Apothecary of Sin’e gidip 4,400 altın karşılığında alabilirsiniz. Cathrys’te İkamet Eden Tanrılar Unutulmuş Diyarlar’dan tanıdığımız Zehir Tanrıçası Talona (lesser deity-küçük seviye tanrı) ve yerleşim yeri Palace of Poison ( Zehir Sarayı) bu katmanda bulunur Başta Tepe Devleri (Hill Giant) olmak üzere bazı Ettin devlerinin, ogrelerin ve Buz Devlerinin (Frost Giant)  tapındığı tanrılardan biri olan Grolantor(Intermediate Deity-Orta Seviye Tanrı) ve diyarı The Steading burada bulunur 3-) MINETHYS: Üçüncü katmanımız Minethys. Fiziksel olarak ilk katman Othrys’e oldukça benzemektedir. Tüm katman kumlarla çöllerle verimsiz arazilerle kaplıdır. Tek bir farkla. Othrys’te sakin hareketsiz duran kum yığınları Minethys’te müthiş güçlü kum ve rüzgar fırtınalarıyla yolculara çok (gerçekten çok) zor anlar yaşatmaktadır. 24 saatlik bir dönüm içerisinde kum fırtınalarının dindiği 1-2 saat bulabilirsiniz ama hepsi bu kadar. Diğer zamanlarda fırtına hiç durmaz. Sadece rüzgarla havalanan kumlar değil irili ufaklı hortumlarla da sık sık karşılaşacaksınız. Eğer fırtınada yolculuk yapacaksanız çok sıkı ve boşluksuz giysiler giymeye gayret edin. Fırtınalardan saklanmak ve dinlenmek istiyorsanız işiniz daha da zor zira çölde doğal olarak bulunan kaya ya da kum mağaraları çok çok nadir görülür. Yani ellerinizle kendinize yapay bir kum mağarası yapmanız gerekecektir. Az uyumaya çalışmanız sizin yararınıza. Eğer fazla uyursanız mağaranızın içi kumla dolup taşar ve boğulana kadar anlamazsınız bile. Minethys Yerleşkeleri ve Tanrıları Sand Tombs of Payratheon (Payratheon’un Kum Mezarları) :  Payratheon, Minethys katmanına 1000lerce yıl önce kurulmuş çok büyük bir şehirdir. Ancak nedeni bilinmez şehir kumlar altında kalmıştır. Sadece bazı kulelerinin ve kalelerinin uçları kumun yüzeyinden az miktarda çıkar. Günün nadir vakitlerinde kum örtüsü biraz da olsa kalkar ve şehrin çok az kısmını ortaya çıkarır. Hazine avcıları ve maceracılar bu zamanları beklerler ve şehre girmek için fırsat kollarlar. Eh içerisi tabii ki bir sürü kum yaratıklarıyla doludur. Özellikle metalik pullara sahip dev bir boğa şeklinde olan ve nefesiyle düşmanlarını taşa çeviren Gorgon adlı yaratıklara dikkat edin. Coeus Temple: Coeus isimli Titan’ın yaşadığı yerdir burası. Coeus, Titanların lideri Cronus’un büyük ağabeyidir. Müthiş büyüklükte bir +5 Greatsword kullanır. Cronus gibi bilge değildir ama aynı zekayı paylaşırlar. Düşmanlarını etrafına yaydığı aurasıyla korkutup sonra saldırmayı tercih eder. Gündüzleri tapınağından çıkmaz geceleri gölgelere karışıp avlarını arayama koyulur. Yaklaşık 900 can puanıyla bulaşmak isteyeceğiniz son kişi olmalıdır bu katmandaki… Minethys’te İkamet Eden Tanrılar Dungeons and Dragons sisteminde bulunan ejderhaların tapındığı (genelde ölü Ejderhaların tapındığı-dracolich-) tanrı Faluzure ve diyarı The Mausoleum of Pain (Acı Müzesi) burada bulunur. Ölümle ve negatif enerjilerle haşır neşirdir. Sürekli deneyler yapar. Derler ki kendi üzerinde de sıkça nekromantik deneyler yaptığı için kanatlarını parçaladığı ve uçamadığı söylenir. Gene Devlerin tapındığı küçük seviye bir tanrı (lesser deity) olan  Karontor ve diyarı Rack of Injustice ( Adaletsizlik İşkencesi) bu katmanda bulunur. Karontor Cathrys katmanında ikamet eden devlerin tapındığı tanrı Grolantor’un kardeşidir. Ondan daha acımasız ve zeki olduğunu söylerler. Nagaların Tapındığı bir yarı tanrı (demigod) olan Parrafaire ve diyarı Trickster’s Delight (Düzenbazın Sevinci) bu katmanda bulunur. 4-) COLOTHYS: Colothys, Carceri’nin 4. katmanı olmasıyla birlikte görüp görebileceğiniz en yüksek dağlara ev sahipliği yapar. Bir dağın başlangıcından yukarıya bakıp tepesini normal gözlerle görmeniz imkansızdır zira bulutlar kaplar zirvelerini. Dağlar sadece uzunlamasına değil genişlemesine de çok engindir. Yani katmanın tamamı bu dağlardan oluşur desek yalan olmaz. Dağa normal dağcılar gibi zirve yapılması imkansızdır zira dağın her yeri çok derin kanyonlarla ve vadilerle kaplıdır yürümeyi zorlaştırır. Az sayıdad a olsa ticaret için kullanılan ya da dağ üzerinde bulunan yerleşim yerlerine giden dev köprüler, patikalar mevcuttur. Bu yollardan da yürürken başarılı tırmanış denemeleri (Climb Check DC=15) yapmalısınız. Dağların en yüksek zirvesinde Crius adlı bir Titan yaşar. Bu zirvede dev bir kalesi vardır. Kalesi söz yerindeyse deli gibi savunma araç gereçleriyle doludur. Yani anlayacağınız sürekli savaşlar yapan hatta takıntı derecesinde savaşmayı seven bir Titandır kendisi. Savaştığı kişide tepe devlerinin tapındığı ve Cathrys’te ikamet eden Tanrı Grolantor’dur. İki tarafta asker olarak sık sık Shator gehrelethlerini kullanırlar. Colothys Yerleşkeleri ve Tanrıları Garden of Malice: Colotyhs’in dağlarla kaplı Orblarından en küçüklerinden birinde bulunan dev bir bahçedir. Hatta bu düzleme bilgisiz olarak gelen ya da iyi bir gözlemci olmayan kişiler bu bahçeyi fark etmezler bile. Bahçe bu düzlemle tezat oluşturacak şekilde çok güzel kokan çiçeklerle sarmaşıklarla küçük ağaçlarla doludur. Belki canınız sırf koklamak için bile olsa bu çiçekleri koparmayı isteyebilir ya da dağa tırmanırken bu sarmaşıklara tutunarak çıkmayı deneyebilirsiniz. Eh yapacağınız son şeyde bu olur. Zira bu bitkiler canlıdır. Kim onlara kötü amaçlar için dokunmaya kalkarsa; bitkiler kendilerine dokunan kişilerin tüm yaşam enerjilerini emip onları boş birer kabuk haline getirirler. Bu bitkilerin köklerinin aslında tek bir ana-bitkiden yayılan uzantılar olduğu söylenmektedir ama hala kesin bir kanıt yoktur. 600 yılda bir bu çiçekler ve sarmaşıklar havaya tohumlarını salarlar. Yüksek mevkide oldukları için esen şiddetli rüzgarlarla bu tohumlar diğer orblara dağılır. Çok büyük bir kısmı haşereler tarafından yenildiği için Garden of Malice şu anda tek bir yerde bulunmaktadır yani genişleyememiştir. Colothys’te İkamet Eden Tanrılar Titan Lord Crius ve kalesi Crius’ Temple Drow Tanrıçası Loth’un oğlu olan Drow (erkek) Tanrısı Vhaeraun ve diyarı Ellaniath Unutulmuş Diyarlardan tanıdığımız Beastlord lakaplı, avlanmanın ve hayvan-adamların (lycanthropes) tanrısı Malar (lesser deity-küçük seviye tanrı) ve diyarı Land of Hunt (Av Toprakları) bu düzlemde bulunur. 5-) PORPHATYS: 5.katmanımız Porphatys’e geldik. Artık kürklerinizi hazırlasanız iyi olur. Çünkü sürekli yağan siyah karlar ve bir o kadar soğuk siyah renkli denizler kaplar bu katmanı. Kar dediğime bakmayın. Bildiğiniz sulu kar değil. Asitli kar bunlar. O yüzden karın rengi de denizlerin renkleri de siyahtır. Kardaki asitlik oranı o kadar yoğundur ki korunmasız gelen bir kişi her tur 1d6 asit hasarı alacaktır. Denizin üzerinde küçük adacıklar olsa da çoğu su yüzeyine çıkmış kum birikintilerinden başka bir şey değildir. Gerçek anlamda adacık özelliği taşıyan yığınlarda ise kıtlıktan aç kalan bir deri bir kemik canlılar yaşamaktadır. Denizlere hükmeden Titan Oceanus bu katmana hükmeder. Porphatys Yerleşkeleri ve Tanrıları Ship of One Hundred:  Bembeyaz gövdesi olan bir gemi… Katmanın bir orbunda gözden kaybolup bir anda başka bir orbta ortaya çıkan hiç ses çıkarmayan ve hiç konuşmayan mürettebatı olan gemi… Geminin asıl adı White Caravel (Ak Karavel-Gemi-) dir. Gemiye One Hundred (100) denmesinin sebebi geminin en alt bölmelerinde bulunan 100 adet lahittir. Gemi katmanın içinde sürekli dolaşıp yardıma muhtaç ruhları ve canlıları bünyesine katar. Onlardan bir daha da haber alınamaz. Çok nadir bir kısmı vardır ki gemiden atılan veya bir şekilde kaçan, onlar anlatır geminin altındaki 100 lahiti. Kimse o lahitleri açamamıştır ve açmaya çalışanlar ya delirmişler ya da korkunç bir şekilde can vermiştir. Geminin asıl amacının 100 lahiti kargo niyetiyle bir yere taşımak olduğu söylenir. Bu yüzden bu lahitleri korumaları ve taşınmalarına yardımcı olmaları için gemiye serbestçe dolaşan ruhları ve çaresiz canlıları mürettebat olarak alırlar. Ne zaman biri lahitlerden birini açmaya başarırsa gemideki tüm varlıklar bir anda yok olur ve gemi tekrar kendi kendine dolaşarak mürettebat toplamaya başlar. Bu sürekli tekrar eder zira her seferinde lahitleri açmak için merakla yanıp tutuşan biri mutlaka çıkmaktadır. Bu ne zaman biter ya da lahitler neler barındırıyor hiçbir şey bilinmemektedir… Porphatys’te İkamet Eden Tanrılar Bir tek Oceanus ve yerleşim yeri Oceanus Tapınağı vardır bu katmana hükmeden. 6-) AGATHYS: Agathys son katmanımız. Ve içlerinde en ama en soğuğudur. Korunmasız herkes her tur 1d2 soğuk hasarı alır. Bu katmanı diğer katmanlardan ayıran şey içlerinde en küçük katman olması ve aynı zaman da hiç orbu bulunmayan tek katmandır. Her yer buzla kaplıdır. Buzun rengi siyahtır ve bu siyahlığın üzerinde şerit şerit parlak kırmızı renkler mevcuttur. Burada yaşayan canlılar yarı-donmuş durumdadır ve vücutlarının bir kısmı buzla bütünleşmiştir. Çok zor ve yavaşça hareket edebilirler. Bu yarı donmuşlar dışında katmanda yaşayan başka bir canlı yoktur. Agathys’te tek bir yerleşim yeri ve tek bir tanrı vardır. O da Dungeons and Dragons sisteminden çoğumuzun tanıdığı Ölüm Tanrısı Nerull ve diyarı Necromenteiondur. Nerull dışında Gehrelethlerin bir nevi tapındığı; tanrı olmayan ama tanrılık seviyesinde gözüken Gehreleth Lordu Apomps burada yaşar.   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »
planescape-logo

Genel Bilgi

  Pek çok Planar, Sigil’i hapishane olarak görür. Acıların Leydisinin elinde geçecek sonsuz ızdırap dolu bir hapishane. Eh o zaman bilmelisiniz ki o Planarlar Carceri’ye hiç ayak basmamışlardır. İşte girişimizi yapalım meşhur Titanlar Düzlemine. ( Bu arada okuyanlar bilirler; Drizzt arkadaşımız Calimport’taki maceralarından birinde dostlarıyla birlikte bu düzleme gelmiştir) Carceri (ya da Tartarus) kelimenin tam anlamıyla bir hapishane, mahkumiyet düzlemidir. Kendi halkı tarafından sürgün edilenler, toplumu tarafından öldürülmek üzereyken kaçanlar, acı savaşlar sonucu yenilip düşman ordusu tarafından tek tek avlanan taburlar ya da yıkılan bir krallıktan kaçan çaresiz bir lider… Hepsinin geleceği yer Carceri’dir. Geçmişlerinden bahsetmezler. Gelecek amaçlarıyla ilgili konu açmazlar. Tek bilmeniz gereken şey hepsinin büyük bir intikam ile dolu olduğu ve bir gün intikamlarını alabilmek için her yolu deneyecekleridir. Kimisi krallığını geri kazanabilmek, kimisi onu sürgün eden topluma büyük acılar çektirmek için kendi düzlemlerine geri dönecektir (en azından uğraşacaklardır). Tabii hepsi bu düzleme kendi istekleriyle değil düşmanları tarafından hapsedildikleri için gelmişlerdir. Derler ki bir mahkum sadece kendisini hapseden kişiden daha güçlü olduğunda Carceri’den kaçabilecektir. Kaçması da o kadar kolay değil. Hapishane gardiyanlarınızı atlatıp kaçtığınızı düşünebilirsiniz ama bir bakmışsınız tekrar hapishanenizin önüne gardiyanınızın ayaklarının dibine gelmişsiniz. İşte böyle bir yer bu düzlem. Carceri aynı zamanda Gray Waste kadar olmasa da Blood War (Kan Savaşları)’a ev sahipliği yapmıştır. Carceri’nin ordularını ise birazdan anlatacağım zeka özürlü Gehreleth’ler oluşturur. Gehrelethler dışında, Achaierailer, Hordlingler, Impler, Mephitler, Quasitler, Gölge İblisleri, Nightmare (kabuslar, tamamen gölgeden oluşan yarı-somut varlıklar) gibi yaratıklar da Carceri’de görülür. Çok az sayıda olsa da Tarterian Dragon (Tarterus Ejderhaları) da bu düzlemde bulunurlar. Ama dediğim gibi nadir görülürler ve onların dikkatini çekecek kadar aptal olan birini tanımadım…henüz… Gehrelethler (aynı zamanda Demodand olarak da bilinirler) istisnalar hariç tüm kainat içinde yalnızca Carceri’de bulunurlar. Carceri’deki mahkumların acımasız ve akılsız bekçileridir.  Tüm boyutlarda dışlanan acımasız savaşçılardır. Gehrelethler Carceri’ye 1000lerce yıl önce bilinmeyen bir sebepten dolayı sürgün olarak gönderilmiş bir türdür. Yukarıda bahsettiğim Carceri mahkumları, aslında çoğunlukla kendileri olmalarına rağmen işin garip tarafı kendi kendilerinin bekçiliğini yapmaktadırlar. Gehrelethler fiziksel özelliklerine göre üç alt türe ayrılır. 1-Farastu: Farastular en çok sayıda bulunan Gehreleth türüdür. Boyları 2-2,5 m arası değişir 80-100 civarında kiloları vardır. Vücutlarının önü genellikle açıktır. Giysi anlamında değil et anlamında. İç organları vs kısmen de olsa gözler önündedir. Vücutlarındaki bu açıklıklardan simsiyah reçinemsi çok yoğun bir sıvı sürekli olarak damlar. Farastular diğer Gehreleth türleri arasında sürekli ezilirler. Yukarıda bahsettiğim sürgün edilmelerine sebep olarakta akrabaları sık sık Farastuları gösterip suçu onlara atmaktan çekinmezler. Eğer etrafta diğer türleri yoksa Farastular tüm acımasızlıklarını gösterirler ama olurda güçlü ırkdaşlarından birini görürlerse hemen pısırıklaşıp yalakalığa başlarlar. Abyss Dili konuşabilirler. Başka bir dilde konuşmayı öğrenemeyecek kadar zeka özürlüdürler (INT puanları 5-8 arası değişir). 2-Kelubar: Kelubarlar; Gehrelethlerin en güçsüz üyeleri olan Farastular ile en güçlü üyeleri olan Shatorlar arasında bir konumda bulunan işçilerdir diyebiliriz. Ya da bir yerde okuduğum ve çok beğendiğim şekliyle “bürokratlar”dır. Farastular gibi cahil vahşiler ya da Shatorlar gibi düzenli savaşçılar değillerdir. Eğer ihtiyaç olmazsa asla savaşmazlar. Arabuluculuk yaptıkları da olur. (Genelde Farastuların aleyhine). Boyları 2,5-3 metre arasında değişir ama 3 metreyi geçen Kelubarlar da sık sık görülür. Tamamen obezdirler. 200-250 kilo ağırlığında vardırlar ve her yerlerinden yeşilimsi yağlar damlar. Yarasalara benzeyen 3-4 metrelik kanatları onlara uçma yeteneği sağlar ancak onca ağırlıkları yüzünden uçuş hızları fazla değildir. Abyss Dili ve Ortak Dilde konuşabilirler. 3-Shator: Shatorlar Gehreleth toplumu içindeki en yüksek rütbeye sahip kişilerdir. Fiziksel olarak Kelubarlardan daha uzun (3-4 metre arası) ve iki kat daha ağırlardır (yaklaşık yarım ton). Kelubarlar gibi sırtlarından yarasalarınkine benzer kanatlar onlara uçma yeteneği verir. Aslında toplumdaki en yüksekteki kişiler olmalarına rağmen öyle afilli bir iş yaptıkları yoktur. Tek yaptıkları birilerinin Carceri’deki hapishanelerinden kaçmalarını umut etmektir. Böylece bu kaçanları acımasız bir şekilde avlayıp tekrar hapsederler ve bundan büyük bir zevk alırlar. Abyss Dili, Ortak Dil ve Infernal dili konuşabilirler. Gelelim Carceri’nin fiziksel özelliklerine. Zaman ve yer çekimi kavramları Madde Düzlemi (Material Plane) ile aynıdır. Hiçbir büyü okulu bonus ya da ceza (penalty) almaz tüm büyüler normal işler. Bu düzlem yoğun bir kötülük barındırdığından; iyi yönelimli bir karakter Charisma puanını kullandığı tüm zarlara -2 penalty alacaktır. Aydınlanma sistemine gelince. Carceri’nin herhangi bir Güneş, Ay benzeri bir ışık-ısı kaynağı yoktur. Ama Carceri’nin toprağı kendi ışığını yayar. Bu ışığın rengi hafif kızıldır. Işık tam olarak fiziksel bir ışık değildir. Büyüsel özellik gösterir peri-ateşi (faerie fire) ışığı gibi. Bu yüzden bu ışık ısı yaymaz. Yani Carceri’de hava her zaman soğuktur. Bu soğuk en dış katmandan en içteki katmana kadar artarak devam eder. Başlarda rahatsız edici değildir ancak derinleştikçe ciddi yaralar açan ısırıcı soğuklara dönüşür. Resimde soldan sağa sırasıyla: Farastu-Shator-Kelubar Carceri’nin altı adet katmanı bulunmaktadır. Planarlar bu katmanlara Altı Kat Diyarları der. Buyurun…   Yazan: Sencer Coşkun

Devamını Oku »
planescape-logo

Planescape Nedir?

Planescape Dungeons & Dragons için yapılmış bir Campaign settingdir(Rol yapma oyunları için, coğrafi bilgilerden inanışlara, ticari ilişkilerden dünyanın tarihçesine kadar hemen her ayrıntısına kadar tasarlanmış dünya).Zeb Cook tarafından tasarlanmıştır. “Buradaki yazıların birincil amacı, DM’leri tarafından planar olarak oynatılacak oyuncular için geçerli ve yeterli bir toplu bilgi kaynağı oluşturmaktır. Sihrini gizeminden alan bir dünya’nın bütün kirli sırlarını afişe etmenin ne kadar akıllıca bir davranış olduğu sorusu yanıtlandığında, DM’ler için özel bir section’ın da açılması söz konusu olabilir ancak, şimdilik yakın gelecekte böyle bir yapılanma görülmemektedir. Sadece bir oyuncunun bilmesi gerektiği kadarı -belki biraz daha fazlası- burada yazılacaktır. Ancak nacizane tavsiye, eğer planar karakter oynanmıyor ise, bu yazıların hiç açılıp okunmamasıdır. Gerçeği bir gün yaşamak ya da önceden okumak arasındaki seçimi, merakınızı ölçerek dikkatlice yapmanız tavsiye edilir. Gene de, burada yazılacak kadarının bile kanınızı ateşleyeceğini ümit ediyorum.” – Ersun “Necromancer” Güven

Devamını Oku »