AYBABTURöportajlar

Jupiter’s Legacy Dizisinin Utopian’ı Josh Duhamel ile Özel Röportaj

Bugün Netflix’te vizyona giren, Millarworld’ün önemli yapımlarından Jupiter’s Legacy‘yi erkenden izleme şansı bulduk. Üstüne, dizide Utopian karakterine de hayat veren ünlü aktör Josh Duhamel ile bir röportaj yaptık.

Türkiye’de sadece Frpnet’le konuşan Josh Duhamel ile sesli bir sohbet gerçekleştirdik ve sorularımıza içtenlikle cevap verdi. Dünyada çok az sayıda kuruluşa verilen bu sesli röportaj hakkı, Türkiye’de sadece Frpnet’e tanındı. Hem Josh Duhamel ile tanışıp konuşmuş olmaktan mutlu olduk hem de gurur duyduk.

Josh Duhamel dizide canlandırdığı Sheldon karakteriyle ilgili de hislerini paylaştı.

Röportajda Josh Duhamel’in yaptığı bazı açıklamalar dizi hakkında SPOILER içerebilir.

Güliz Küpçü: Merhaba Josh.

Josh Duhamel: Merhaba Güliz, nasılsın?

Güliz Küpçü: Çok teşekkür ederim. Bu röportajı Frpnet adına yapıyorum. Bize vakit ayırdığın için teşekkür ederim.

Josh Duhamel: Beni ağırladığın için asıl ben teşekkür ederim.

Güliz: Jupiter’s Legacy dizisinin ilk sezonunu izledim. Aslında filmlerinizin çoğunu izledim ve yanılmıyorsam ilk kez bir süper kahraman rolünü canlandırıyorsunuz. Peki diğer rollerden farklı olarak bir süper kahramanı canlandırmak nasıl bir duyguydu?

Josh Duhamel: Evet, bu daha önce yaptığım her şeyden kesinlikle farklıydı. Açıkçası, daha önce hiç bir süper kahraman rolü canlandırmamıştım. 30’larındaki bir adamı oynamam gerekiyordu ve bu adam 90 yıl içinde bir çok şey yaşamış ve görmüş biriydi. Bu ikisi aynı adamdı ama aynı zamanda iki farklı insan gibiydi. Çünkü bu adam modern hayata geçiş döneminde çok fazla şey görmüş ve deneyimlemişti.

Güliz: Genç Sheldon’ın zor günlerini harika bir oyunculuk ile aktarmışsınız. İzlemek benim için çok keyifliydi.

Josh Duhamel: Teşekkür ederim.

Güliz: Peki oyunculuk anlamında senin için nasıldı? Çünkü genç Sheldon problemlerle uğraşırken, -bir travması var- ve o sırada süper güçler ve benzer pek çok şeyle karşılaşıyor. Bu oyunculuk deneyimini anlatır mısın?

Josh Duhamel: Sheldon’ın genç bir adam olarak ortaya çıktığı hikaye muhtemelen yaşlı halini oynamaktan daha keyifliydi. Çünkü senin de söylediğin gibi çok fazla şey yaşıyordu. Babasının binanın çatısından atladığına tanık olmak ve sonrasında dibe vurması ve gördüğü çılgın vizyonlar onu süper güçlerini elde edeceği bir adaya sürükledi. Tüm bu şeyler öyle zengin, hırslı ve karanlıktı ki oldukça heyecan vericiydi. Bilirsin, her gün farklı bir macera gibiydi. Ve bu yüzden bu bölümleri çizgi romandaki orijinal hikayeye sadık kalarak oynamayı sevdim.

Güliz: Sheldon’ın karakter eğrisi oldukça zengin, değil mi? İlk başta çok masumdu. Ama babasının ölüşünü izlemek, içinde bulunduğu ekonomik buhran döneminin etkisi ve yaşadığı onca sıkıntıdan sonra, değişti.

Josh Duhamel: Oh, evet kesinlikle değişti. Ve bunun çılgın yanı, yaşlı bir adam olarak bile, burda döngüsel bir şey söz konusu. Bunu yaptığı için babasına ne kadar kızgınlık duysa da, babasının gözünün önünde binadan aşağıya atlamış olması, bu travma, onu hiç bir zaman bırakmadı. Hayatı boyunca bunu taşımak zorunda kaldı. Ama aynı döngünün yaşlı bir adam olarak kendini tekrar ettiğini görüyorsunuz, çünkü hayatını adadığı bir kaide var. Bu kaidenin ilkeleri; öldürmeyiz, yönetmeyiz, öncülük etmeyiz. Öldürmeyiz derken ne olursa olsun kimseyi öldürmemekten bahsediliyor. Ben öldürülmek üzereyken de, sen öldürülmek üzereyken de, ne olursa olsun biz öldürmeyiz. Ama bu noktada ona katılmıyorum. Yani biri benim oğlumun işini bitirmek isterse, önce ben onun işini bitiririm.

Güliz: Ah! Bu benim sorumdu!

Josh Duhamel: İşte, acaba içinde bu döngüyü tekrarlıyor mu? Çünkü bir parçası ölürken oğlunun buna şahit olmasını istemiyor, tıpkı 90 yıl önce babasının gözünün önünde öldüğünü gördüğü gibi. Bu yüzden bu durum onun bir çeşit ölüm arzusu olup olmadığını merak etmeme neden oluyor.

Güliz: Doğruyu söylemek gerekirse onu böyle izlemek beni sinir etti. Çünkü izlerken “Hadi ama, yapabilirsin. o senin düşmanın, öldürebilirsin!” dedim durdum. Ama Utopian çok dar görüşlü. Bilirsin o, bu konuda çok inatçı bir karakter. Kaideye bu kadar sıkı tutunan bu karakter hakkında ne düşünüyorsun diye soracaktım ama biraz önce ona katılmadığını söyleyerek zaten cevap vermiş oldun. Peki sen onun yerinde olsaydın ne olurdu? Neler değişirdi?

Josh Duhamel: Bu Kaide hakkında yaşadığımız tartışmaları bir bilseydin. Evet, ben de anlam vermeye çalışıyorum. Tamam, öncülük etme ve yönetme kısmını anlıyorum. Çünkü bilirsin, günün sonunda onları kim yönetecek? Ve birine çok fazla güç verirsen, bence bu her zaman tehlikeli bir şey haline gelir. Ve böylece o kısmı anladım. Ama bu “Biz kimseyi öldürmeyiz” kısmı… Dışarı çıkıp birini öldürmeye hevesli olduğumdan değil. Bunu yapmak istememesini seviyorum. Ancak bu kuralların her zaman bir istisnası varmış gibi geliyor. Ama Sheldon’da yok. Biri kızını öldürmek üzereyse, o kişiyi durdurmak için bile olsa öldürmez. Her zaman başka bir yol olduğuna inanıyor. Onun mutlak inancı onurlu bir hareket sayılır. Ama ayrıca, bir de işin içinde inat var. Ve bununla ilgili gerçek bir tür ego güdümü var. Bu kişiler kusurlu, bu karakterler kusurlu diye düşünüyor. Bunca yıl bu kanunla yaşadıktan sonra şimdi başkaları tarafından sorgulanmaya başlamasıyla, belki de bu birliği doğru yönlendirmediği anlamına geldiğini fark etmeye başlıyor. Değişimi dinlemeye başlamanın zamanı geldiğinin farkına varmaya başlıyor. Ve bence buna açık. Ve sanırım bu yüzden danışmanlık alıyor. Ama bence asıl mesele, Sheldon’ın niyeti her zaman iyiydi. Her zaman insanlara daha iyi bir dünya sunmak için hizmet etmek niyetindeydi. Ve bence, bu yeni değişiklikler de daha büyük fayda sağladıkça, onları kabul etmeye açık. Ve değişiklikleri isteyen bu insanlar da bunu kötü niyetle yapmıyorlar.

Güliz: Evet, haklısın. Peki ikinci sezon çekimleri başladı mı?

Josh Duhamel: Hayır. henüz başlamadı. Ne zaman başlayacağı hakkında henüz hiçbir şey bilmiyoruz ama bunu yapmayı çok isterim.

Güliz: Diziyi çekerken en çok hangi sahneyi beğendin? En çok hangi sahnede eğlendin?

Josh Duhamel: Nebraska’daki çiftlik evinde yaptığımız çekimler gerçekten çok eğlenceliydi. 1930’ların tüm o karanlık, depresif olayları çok eğlenceliydi. Çünkü karakter kendini çok huysuz, kirli ve cesur hissediyordu. Ve bu olaylar Sheldon’ın yaşadığı zihinsel çöküşün tam ortasındaydı. Ve bir aktör olarak, yapmayı sevdiğiniz ve yapmayı umduğunuz türden şeyler bunlar. Bu yüzden hepsini sevdim. Adaya vardığımızda yaşadığımız anları çok sevdim. Gemide yaptığımız her şeyi sevdim. İlk sezon çekimlerinden edindiğim çok güzel anılar var. Son derece zordu. 7-8 ay boyunca üzerinde çalıştığımız bir yapım vardı ancak diziyi izlediğimde buna değdiğini gördüm.

Güliz: Kesinlikle. Benim için gerçekten harika bir diziydi ve seni iki farklı karakter; Sheldon ve süper kahraman olarak izlemek harikaydı. Zaman ayırdığın için teşekkürler.

Josh Duhamel: Ben teşekkür ederim ve diziyi izlediğin için de teşekkür ederim. Beğenmene çok sevindim. Görüşmek üzere.

Güliz: Görüşmek üzere. İyi akşamlar.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Ve James Gunn, Guardians of The Galaxy 3'e Geri Döndü!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.