Son Haberler
Anasayfa » Röportajlar » Emrah Elmaslı ile Röportaj

Emrah Elmaslı ile Röportaj

Türkiye’de fantastik çizim yapanların iyi tanıdığı; bir dönem oldukça aktif olan Konsept Sanat isimli sitesinde hem acemi çizerlere yol gösterip onların gelişmesine katkısı olan hem de pek çok çizeri bir araya toplayan usta çizer. Yaptığı işler dünya çapında ses getirmiş olsa da ülkemizde ismini duyan belki de çok fazla kişi yoktur. Lionhead Studios’un Senior Concept Artist’i Emrah Elmaslı ile keyifli bir röportaj yaptık. Eğer bilgisayar oyunlarını da seviyorsanız Emrah Elmaslı’yı daha yakından tanımak isteyeceksiniz…

Keri: Merhaba Emrah. Fantasy art, FRP ve bilgisayar oyunları severler ismini duymuşlardır fakat sen, kendini biraz tanıtır mısın?

Emrah Elmaslı: Herkese selam, ismim Emrah Elmaslı. Konsept Tasarımcı ve illüstratörüm. Bazen anlatması zor olunca Dijital Ressam veya Ressamım deyip geçiyorum. Kulağınıza hangisi daha güzel geliyorsa artik… İzmir / Karşıyakalıyım. Şu anda İngiltere’de ikamet ediyorum ve Microsoft Lionhead Studios’ta konsept tasarımcı olarak çalışıyorum. (Bir de boyozu severim ama çok önemli değil bu. Yazayım dedim… Bkz. Boyoz)


Keri: Çizmeye ne zaman ve nasıl başladın? Birileri mi seni teşvik etti, yoksa bu yeteneği kendin mi keşfettin?

Emrah Elmaslı: Herkes çocukluğunda o veya bu şekilde çizmiştir ama sonra çizmeyi bırakır. Beni ve benim gibileri sürüden ayıran sadece çizmeyi bırakmamaktır diye düşünüyorum. Kendimi bildim bileli her zaman çizmişimdir (Bunu da herhalde bininci söyleyişim ama eskimiyor kerata, her röportajımda var neredeyse…), sadece bu işten para kazanabileceğimi anlamam biraz uzun sürdü. O da üniversite yıllarındaydı. Güzel Sanatlar fakültesine girince İllüstrasyon ve Konsept Tasarım ile tanıştım. Ardından da bu işi yapmayı kafaya koydum diyebilirim. Gerisi hırs ve çok çalışmayla geliyor zaten.

Keri: İllüstrasyonlarında fantastik ve bilimkurgu tarzı çizimler ön planda. Bu türlere merakın nasıl başladı?

Emrah Elmaslı: Bu alanlara merakımın tam olarak bir nedeni olduğunu söyleyemem. İzlediğim filmlerin ya da okuduğum kitapların bunda tabii ki etkisi var ama ben genel olarak renklerle ve ışıkla oynamayı, çalışmalarımda realistik ama aynı zamanda fantastik bir tat yakalamayı seviyorum. Fakat profesyonel hayatın getirdikleriyle birlikte ve de içinde bulunduğum endüstrinin de talepleriyle belli bir tarzı oluşuyor insanın. Ya da belli tarzlara kendinizi adapte etmek zorunda kalıyorsunuz. Buna örnek olarak oyun sektörünü verebilirim. İllüstrasyonun da pek çok dalı var tabii ki ama sanırım tarz olarak realizmi benimsediyseniz kendinizi Fantezi ve Bilim Kurgu’nun içinde buluveriyorsunuz.

Keri: Çizim olarak şu anda dijital çizim tekniğini kullandığını biliyoruz. İlk olarak nasıl başladın ve bu süreç nasıl gelişti? Şu anda hangi programları kullanıyorsun? 

Emrah Elmaslı: İşlerimi her zaman dijital olarak bitiriyorum ama geleneksel malzeme olarak kalem ve kağıt vazgeçilmezlerimden tabii ki. Dijital ortama merakım da yine üniversitede başladı diyebilirim. Grafik Tasarım okuduğum için zaten bilgisayar kullanıyordum hep. Belki resim okusam olaylar daha farklı

gelişirdi, bilemiyorum. İçinde bulunduğum endüstrinin de bunda etkisi büyük; bizden çok hızlı bir şekilde görsel üretmemiz isteniyor. En hızlı şekilde de dijital ortamda çalışabiliyorum. Benden istenilenleri yağlı boya ya da akrilikle falan yapmaya kalksam günler sürer herhalde…

Keri: 9 Eylül Güzel Sanatları bitirdikten sonra İzmir’den İstanbul’a, İstanbul’dan Londra’ya bir yolculuk hikayen var. Bu hikayeden bahseder misin?

Emrah Elmaslı: Güzel Sanatlarda okurken, sanırım son sınıfta yurt dışına çıkmayı kafaya oldukça takmıştım. Biraz hırs yapma meselesi yani. Okul bittikten sonra İstanbul’a taşındım ve Ev-Ofis tarzında çeşitli reklam ajanslarına işler yaptım. Aynn zamanda yurtdışına da freelance çalışıyordum ve simültane olarak her yere portfolyomu yolluyordum. Sonunda İngiltere’den ufak bir oyun stüdyosundan cevap geldi ve uzun yazışmalardan, vize işlemlerinden sonra kendimi eşyalarımı toplarken buldum. Tüm hayatımı 9 tane büyüklü küçüklü valize sığdırdığımı hatırlıyorum. Acayip bir duygu, sadece yaşayan bilir. Neyse, kısa bir süre bu stüdyoda çalıştıktan sonra Lionhead’e geçiş yaptım. O gün bugündür de buradayım.

Keri: Wizards of the Coast, Privateer Press ve Paizo gibi hobi ve fantastik oyun dünyasının önde gelen firmaları için çizimler yaptın? Bu süreç nasıl gelişti? Ne tür çizimler yaptın?

Emrah Elmaslı: Evet, Wizards ve Paizo gibi yayıncılarla arada sırada çalışıyorum. Ama bunu normal işimden kalan boş zamanlarımda yaptığım için kendime bir amaç olarak edinmedim. Ayda 2-3 iş falan alıyorum. Onları da zevkli konular arasından seçiyorum. Yaptığım illüstrasyonlar çoğunlukla fantastik ağırlıklı tabii ki. Genelde mekan ve karakter ağırlıklı, kapak ve kitap içi illüstrasyonlar yapıyorum. Bu süreç de zamanla gelişti diyebilirim. Sektörden yeteri kadar Sanat Yönetmeni tanıdığınız zaman fazla bir şey yapmanıza gerek kalmıyor zaten, işler devamlı geliyor. Size sadece hangisini yapmak istediğinizi seçmek kalıyor…

 

Keri: İşin dışında yapılan portfolyo çizimlerin için nelerden esinleniyorsun? Gördüğün bir sahne mi, bir kitapta okuduğun bir an mı… Nedir aklına fikirleri getiren? Yoksa bunların dışında anlık bir dürtü mü?  : )

Emrah Elmaslı: Daha çok aklıma gelen, resimlemesi ilginç olacak fikirleri çizmek ve boyamak hoşuma gidiyor. Daha önce görülmemiş, sürüden ayrılan şeyleri resimlemeyi seviyorum sanırım. Oturup bir ejderha çizmem mesela. Bazen eskiz defterime karaladığım ufak bir mekan veya karakter eskizini tarayıp onu boyuyorum. Ama aklımda hiçbir şey yoksa oturup sadece kendimi rahatlatmak için kendi portremi veya sağı solu çizdiğim de oluyor.

Keri: Fantastik çizimlerin dışında Osmanlı kültürü de ilgi çeken bir diğer çizim konusu. Osmanlı sevdandan biraz bahseder misin?

Emrah Elmaslı: Açıkçası buna tam olarak bir sevda diyemem. Dediğim gibi sadece ilginç konuları çizmeyi sevmemden kaynaklanan bir dürtü bu. Osmanlı teması da benim için keşfetmeyi ve arada yoklamayı sevdiğim bir görsel havuz. Bir zamanlar üzerine oldukça eğildiğim doğrudur ama şu anda çok fazla üzerinde durmuyorum. Arada sırada aklıma gelen fikirleri not almakla yetiniyorum. Aklıma acayip ilginç bir fikir gelirse belki resimlerim, bilemiyorum. Bu aslında oldukça hassas bir konu. Fatih Sultan Mehmet portresi çizdim diye ağır küfür içeren mesajlar aldığım da oldu, aynı portreyi dövme yaptıran da… Türkiye’deki fikir ayrılığını bu alanda da görmek gerçekten çok ilginç geliyor bana. İnsanı bir kenara çekilip düşünmeye gark ediyor…

Keri: Eidos ve Lionhead Studios gibi dünyaca ünlü firmalarla çalıştın ve halen de Lionhead Studios’ta Senior Concept Artist olarak çalışmaya devam ediyorsun. Son olarak da Fable 3 oyunu için konsept çizimler ve illüstrasyonlar hazırladın. Oyun firması için çalışmanın farkları neler? Daha mı zor, daha mı keyifli?

Emrah Elmaslı: Şimdi nasıl anlatsam, tabii ki de keyifli. Özellikle yurtdışında, oyunları en az 3-4 milyon tiraj yapan büyük bir stüdyoda çalışmak inanılmaz zevkli. Ama bunun getirileri olduğu kadar götürüleri de var. Tamam her gün çiziyorum, boyuyorum vesaire ama okurlar bunu güllük gülistanlık bir ortam sanmasın. Sonuçta bu da sabah 9 akşam 5 dedikleri tarzda tam zamanlı bir iş. Özellikle benim gibi her şeye elimi atayım, şunu da yapayım, bunu da yapayım düşüncesinde bir insansanız gerçekten çok zor oluyor. Kendi projelerinize ayıracak enerjiniz kalmıyor diyebilirim. Ya da iş yerinde kendinizi öyle bir iş yaparken buluyorsunuz ki, “Eeeeh! Bunun için mi geldim buraya lan!” deyip birisine kafa göz girmek isteyebileceğiniz durumlar oluyor. Veya burada “Crunch” dedikleri, oyunun piyasaya çıkmadan önceki  8-9 aylık dönemde, stüdyoda akşamlamalar bazen de sabahlamalar insana gına getirebiliyor. Yediğiniz Çin yemeğinin, pizzanın haddi hesabı olmuyor. Sonra eve gidip bayılıyorsunuz ve sabah kalkıp haydiii, tekrar işe… Bir de takım çalışmasının avantajları olduğu gibi bazı dezavantajları da var. Mesela bir illüstratörün işini yaparken muhatap olduğu en fazla bir ya da iki kişi olur ama Konsept Tasarımcı, tasarladığı şey ile ilgili takım içinden birçok kişi ile fikir alışverişi yapmak zorundadır. Sanat Yönetmeni dışında Animatörler, Teknik Sanatçılar ve Modelciler ile tasarımın uygulanabilirliği konusunda hemfikir olmak gerekir. Bazı teknik kısıtlamalar yüzünden en başta düşündüğünüz tasarımın sonuçta birebir uygulanamadığını görebiliyorsunuz.Bunların çoğu teferruat tabii ki, her tam zamanlı işte yaşanabilecek şeyler. Sonuçta, 2-3 senedir üzerinde çalıştığınız oyun piyasaya çıkıp, oyunun kutusunu elinize alıp baktığınızda tüm bunları unutuyorsunuz. 150-200 kişi aynı projede çalışıp alın teri döktükten sonra bu hazzı yaşamak çok güzel bir duygu.

Keri: Çizimler dışında çok vaktin olmadığını biliyorum fakat çizim dışındaki zamanlarını ne şekilde geçiriyorsun?

Emrah Elmaslı: Daha çok oyun oynayıp film izliyorum sanırım. Eşim ve arkadaşlarım ile vakit geçiriyorum. Her normal insan ne yapıyorsa onları yapıyorum yani… Keşke dağcılık ya da extreme sporlar yapıyorum veya elektronik müzik yapıyorum diyebilsem ama yapamıyorum. Bir günde 24 saat yetmiyor bana, size yetiyor mu? : )

Keri: İlerleyen zamanlarda yapmak istediğin işler neler? Oyun sektöründe devam etmeyi mi düşünüyorsun? Kafanda neler var? Son 5 yılda çok büyük firmalarla çalıştın ve her geçen gün birkaç basamak yukarı çıktın. Mesela 10 yıl sonra Emrah Elmaslı nerede olmak ister?  : )

Emrah Elmaslı: Evet, sanırım bir süre daha oyun sektöründe devam ederim. Çok büyük konuşmak istemem ama 10 seneye yine büyük bir stüdyoda Sanat Yönetmeni olmak ve büyük projelerin görsel çizgisini belirlemeyi isterim. Ya da kendi Konsept Tasarım stüdyomu açarım herhalde. Tam olarak kestiremiyor insan, daha çok zaman var. Hayırlısı olsun diyelim geçelim…

Keri: Dijital çizim ve renklendirme konusunda bir uzman olarak yeni başlayanlara, çizerlere, illüstratörlere neler önerirsin?

Emrah Elmaslı: Özellikle çizmeyi amaç edinen ve hayatını bu şekilde idame ettirmek isteyenler bilgisayarı, tableti bir köşeye koyup her gün doğru düzgün, kağıt kalemle çizip desen tekniklerini geliştirsinler. Direk dijital ortama dalıp hüsrana uğrayan çok kişi gördüm. Eninde sonunda boyamayı öğrenirsiniz ama çizginizi ve form algınızı yeteri kadar geliştirmediyseniz yanlış çizgileri ve formları boyarsınız. Geçen zaman bir daha geri gelmiyor. Bu bence akıllarının bir köşesinde bulunsun…

Keri: Fantastik kurgu ve bilimkurgu sever olarak, Frpnet takipçilerine söylemek istediğin bir şey var mı?

Emrah Elmaslı: Sağlık, başarı, bol hayalgücü ve sanat dolu günler diliyorum.Emrah Elmaslı kişisel sitesi:http://www.emrahelmasli.com/

Röportaj: Kayra “Keri” Küpçü

Yıldıray Çınar ile Röportaj
Kerem Beyit ile Röportaj