Makaleler

Kimdir bu Kum Adam? Sandman Anlatılarının Kökenini İnceliyoruz

Hazır senelerdir beklediğimiz Sandman dizisine kavuşmuşken mitolojiler ve masallardaki Sandman karakterine ve dönüşümüne göz atıyoruz.

Popüler kültürde müzikten çizgi romanlara, sinemadan oyunlara elimizi attığımız her yerde illaki bir Sandman’imiz var. The Chordettes‘in Mr. Sandman‘i, Metallica‘nın Enter Sandman‘i, Marvel kötü adamlarından Sandman ve tabii ki an itibariyle kanlı canlı kavuşma heyecanı yaşadığımız Neil Gaiman imzalı Sandman aklımıza ilk gelenler. Peki “Kum Adam” anlatısının çıkış noktasını ve gelişimini merak etmiş miydiniz? Gelin hep birlikte dizinin başına oturmadan önce karakterin kökenine inelim.

Ne ola ki bu Sandman?

Mitolojik anlatıların klasik problemi olan “İlk nereden çıktığını kestirememe” sorunsalı Sandman’i de vurmuş. O da benzerleri gibi sözlü gelenek yoluyla dilden dile yayılmış bir isim. Yazılı metinlerde ilk kez 18. yüzyılda yazılan Almanca sözlüklerdeki “Der Sandmann kommt.” deyimiyle yer almış. Türkçesi “Sandman geliyor” anlamına gelen bu deyiş, bizdeki “Benim gözlerim ağırlaşmaya başladı” söylemiyle aynı anlama geliyor aslında. Uyku geldikçe göz kapaklarını kaldırmakta zorlanma, sanki birileri üzerine kum dökmüş gibi ovalama ihtiyacı duyma hali.

İlginizi Çekebilir  Good Omens Dizisinden İlk Fragman
Aklı Karışık Bir Rüya: Sandman Dizi İncelemesi

Uykuların Karanlık Prensi

19. yüzyıla geldiğimizdeyse Sandman karanlık hikayelerde karşımıza çıkan gotik denebilecek bir figüre dönüşüyor. Alman Yazar E.T.A. Hoffmann‘ın Der Sandmann adlı masalı bu durumun en bilinen örneği. Masal dediğime bakmayın, tam bir psikolojik gerilim anlatısı bu. Bu masalın Sandman’i bir canavarı anımsatan şekilde tasvir edilmiş kötü bir varlık. Çocukların gözlerine uyumaları için kum fırlatıyor, uykuya direnip ısrarla yatağına girmeyen ufaklıklarınsa gözleri düşüyor. Evet, bir neslin travması olduğu kesin.

Gerilim Dozunu Biraz Düşürelim

Andersen Masalları’yla tanıdığımız yazar Hans Christian Andersen‘in Sandman yorumuysa böyle karanlık tonda değil. Aksine, Hoffmann’dan birkaç sene sonra kaleme aldığı Sandman hikayesi Ole Lukøje tam bir çocuk masalı. Burada da Sandman çocukları uykuya gönderen bir varlık olarak tasvir edilmiş. Akıllı çocukları güzel rüyalarla ödüllendiriyor, yaramaz çocukları da cezalandırıyor tabii. Ama korkutarak, kabuslarla tehdit ederek değil, hiçbir rüya göstermeyerek.

Çeviriden Bildiğimiz Sandman’e

Bu noktada karakter çeviriyle dönüşüm geçirmeye başlıyor. Orijinal Almanca masalda Sandman çocukları uykuya göndermek için gözlerine bol şekerli kremalar fırlatırmış. Kremanın hedefi olan çocuklar gözlerinin içine girmemesi için mecburen gözlerini kapatır, sonra yavaş yavaş uykuya dalarmış. Masal farklı dillere çevrildikçe krema kuma dönüşmüş ve klasik Sandman anlatısının temeli de böylece oturmuş.

Nihayetinde Sandman üzerimize kum dökerek rahat uyumamızı sağlayan, güzel rüyalar gösteren, döktüğü kumlar uyandığımızda gözlerimizde beliren çapaklara dönüşen dostane bir figür olarak halk hikayelerinde yerini almış. Neil Gaiman’ın Sandman’i ise zaten bambaşka bir dünya.

Morpheus’la yolculuğunuza başlamak için İthaki Yayınları tarafından basılan çizgi romanlara dalabilir, Netflix‘in fırından taze çıkmış Sandman dizisine göz atabilirsiniz.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Battletech Tarihi ve Oyunun Hikayesi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.