Mario ve Luigi’nin animasyon film macerası 2023 yılında harika bir açılışla başlamıştı. Hem serinin özünü iyi yakalayan, hem de sayısız referansla oyuncuları fazlasıyla mutlu eden ilk filmin ardından bir facia geldi ne yazık ki. Evet, The Super Mario Galaxy Movie kör topal huzurlarınızda!
Evet, kötüyü baştan söyleyeyim ki şu anda bilet almak üzere olanlar kredi kartlarını bir kenara bıraksın. Aynı kadro projenin başında; yönetmenler Michael Jelenic ve Aaron Horvath koltuklarından kalkmamışlar, Matthew Fogel ise gene kalemi tutan kişi. İlk filmde içinize kaçan büyü neydi de burada yok diye sormak istedim ama telefonu açmadılar. Büyük ihtimalle ilk incelemeler sonrası keyifsizler. Peki devam filmini bu kadar sıkıcı ve kötü yapan hatalar neler? Neresinden başlasam elimde kalacak, o yüzden bir şekilde başlamam gerek.

İlk patlağımız senaryo. Evet, ilk filmde kalemini sağlam tutan Fogel, burada bir şekilde ilham perisini yitirmiş veya stüdyonun ”Hızlı ol!!” baskısına yenik düşmüş. The Super Mario Galaxy Movie, doğal olarak Mario ve hep ikinci planda kalan kardeşi Luigi’nin filmi ancak bu iki kahraman asla sahnenin önüne çıkamıyorlar. Aynı isimli oyun serisini oynayanlar bilir, karakterlerimiz gezegenler arası seyahat ederler ve bu hikaye altyapısını film de kullanıyor. Oyunların uzun süreye sahip olma avantajını kabul ediyorum ve benzer bir hikayeyi 1 saat 45 dakikalık filme sıkıştırmaya çalışmak zor. Ancak bunu daha rafine, karakter odaklı ve az gezegen seyahatli bir öykü ile kotarabilirlermiş. Film onlarca mekan değişikliği arasında Mario ve Luigi’yi asla başrolmüş gibi hissettirmiyor. Öykünün odağı kimdir, nedir, belli değil. Kahramanlarımızı derinlemesine anlatmıyor film, sadece seriyi bilen oyuncuların derin bilgisine sırtını yaslamış gibi.
Mario ve Luigi’nin nereye gittiği belirsiz hız treninin ilk vagonu olduğu gerçeğini bir şekilde kabul ettik diyelim, The Super Mario Galaxy Movie diğer karakterleri de hiç derinlemesine anlatma zahmetine girmiyor. Peach’in kız kardeşi Rosalina’ya Luma’lar neden ”Anne” diyor mesela? Neden bir gezegende birlikte yaşıyorlar ve onu kaçırınca Bowser Jr.’ın eline ne geçecek? Yoshi neden açılıştaki şekilde hikayeye dahil oldu ve öyküdeki rolü nedir? Bunların açıklamasını filmde bulamayacaksınız ama bu belirsizlik filmin her karesine sızmış durumda.

Sayısız referans ve karakter atıp oyuncu tayfayı avlama kolaycılığı da burada yemiyor. Starfox, Luigi’s Mansion’daki Profesör Mug, ilk sahnesini Super Mario Sunshine’da alan Bowser Jr.’ın sihirli boya fırçası ve bir NES aksesuarı olan R.O.B. gibi sayısız gönderme filme umarsızca saçılmış. Durun ama, filmin geri kalanı öylesine sıradan ki, bu referansları yakalamaya çalışmak belki de The Super Mario Galaxy Movie’nin en keyifli kısmı. Referans fuarı gibi film, Nintendo külliyatına dair en ufak görsel tasarımlar bile bir şekilde bir yerlere yedirilmiş. Bunlara gösterilen özen keşke filmin kalanına da hediye edilseymiş.
Filmin basın gösterimi Türkçe dublajlı olarak yapıldı, o yüzden orijinal seslendirme ekibinin performansı hakkında (en azından şu an için) yorum yapamıyorum. Türkçe seslendirme gayet başarılı ve ilk filme oranla daha fazla hedeflendiği açık küçük izleyicilerin öyküyü takip etmesini kolaylaştırıyor. Şahsen Jack Black, Chris Pratt, Glen Powell ve Brie Larson bu zayıf ortamda neler yapmış, duymak isterdim. Filmin herhangi bir platforma düşmesini bekleyeceğiz ancak ikinci bir tur için şu an motivasyonum olduğunu da düşünmüyorum.

Son olarak görsel işçilikten bahsedeyim. Burada kesedeki paranın çoğunun aktörlerden sonra nereye gittiği belli oluyor. Animasyon kalitesi müthiş, her bir dünya kendi renk cümbüşüyle ekranı dolduruyor. Bakıp büyülenmemek elde değil. Galaxy serisinden gelen dünyaları harika resmetmişler, film için sıfırdan yaratılan dünyalar da gayet orijinal ve hikayeye güzelce hizmet ediyorlar.
The Super Mario Galaxy Movie benim için koca bir hayalkırıklığı oldu. İlk filmin karakterleri merkezine güzelce oturtan güzel hikayesinden sonra böylesine büyük bir çuvallamanın nasıl yaşandığını soruşturması için FBI’a başvuracağım. Bu bir suçtur ey Nintendo! 40 yaşına basan tesisatçımızın doğumgünü bu şekilde kutlanmamalıydı.





