İncelemeler

War of the Worlds (1953) İncelemesi

The War of the Worlds izlerken ilk his şu oluyor: Bu kadar büyük bir fikir neden bu kadar sığ aşağı kalmış?” Kaynağı olan The War of the Worlds aslında sert bir metin. İnsan merkezli bakışı parçalar, üstünlük fikrini yerle bir eder. Film ise bu karanlık damarı büyük ölçüde törpülüyor ve daha çok yüksek tempolu tehdit, kaçış çizgisine kayıyor.

Hikâye

Kurgu çok net: uzaylılar geliyor, insanlar ne olduğunu anlamaya çalışıyor, askeri müdahale başlıyor, işler kontrolden çıkıyor. Bu yapı kötü değil ama fazlasıyla düz. Sorun şu: Film sürekli olay gösteriyor ama bu olayların altında yeterince düşünce yok. Her şey hızlı, direkt ve çoğu zaman sorgusuz ilerliyor. Bu da izlerken ergen aksiyon filmi hissi yaratıyor. Yani büyük bir felaket var ama karakterler ve dünya bu felaketi gerçekten anlamaya çalışmıyor.Tehdit hissi var ama derinlik yok

Uzaylı tasarımı ve makineler hâlâ etkileyici.

Özellikle ilk karşılaşma sahnelerinde ciddi bir gerilim kuruluyor. İnsanların çaresizliği iyi geçiyor. Ama bu tehdit sadece dışarıda kalıyor. İçeriye, yani insanın zihnine inmiyor. Kitapta olan o rahatsız edici soru eksik: Ya biz sandığımız kadar önemli değilsek? Film bunu kurmak yerine daha güvenli bir alana geçiyor: Düşman var, biz de karşı koyarız. Bilimkurgu mu, propaganda mı? Filmin yapıldığı dönem önemli. Soğuk Savaş atmosferi hissediliyor. Uzaylı tehdidi biraz da dış düşman metaforu gibi çalışıyor. Ama film bu fikri derinleştirmek yerine basitleştiriyor. Düşman net, biz netiz, çatışma net. Bu da anlatıyı zayıflatıyor çünkü gri alan yok.

The War of the Worlds (1953)Directed by Byron HaskinShown: Martian attack

Karakterler neden çalışmıyor?

Karakterler işlevsel ama yüzeysel. Hikâyeyi taşıyorlar ama yaşamıyorlar. Tepkileri çoğu zaman mekanik. Bu da şuna yol açıyor: İzlerken karakterleri değil, sadece olayları takip ediyorsun.Ve bir noktadan sonra bu yoruyor.

Tempo

Film sürekli hareket hâlinde. Bu iyi gibi duruyor ama ritim değişmiyor. Hep aynı yoğunlukta gidiyor. Bu da paradoks yaratıyor: Hızlı ama sıkıcı. Çünkü iniş çıkış yok, nefes alma alanı yok. Her şey yüksek sesle anlatılıyor. Teknik taraf: dönemi için güçlü dil olmak lazım. 1953 için efektler ve görsel tasarım oldukça iyi. Özellikle uzaylı makineleri ve yıkım sahneleri dönemi için ciddi bir iş. Ama yine aynı noktaya geliyoruz: Teknik güçlü ama içerik o kadar değil.

Sonuç

The War of the Worlds kötü bir film değil ama yüzeyde kalıyor. Elindeki fikir çok büyük ama onu basit bir aksiyon akışına indiriyor. O yüzden film şöyle hissediliyor:Çok önemli bir hikâyenin sadeleştirilmiş, hızlandırılmış versiyonu.Ergen aksiyon filmi gibi hissi de buradan geliyor.Tehdit büyük ama yaklaşım basit.Daha derine inebilirdi.İnsanlık, korku, üstünlük, yok oluş… hepsi var ama sadece temas edip geçiyor. Yine de tarihsel olarak önemli. Çünkü bilimkurguyu geniş kitlelere ulaştıran işlerden biri. Ama düşünsel olarak değil, daha çok görsel ve aksiyon tarafıyla.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu