Son Haberler
Anasayfa » Röportajlar » R.A. Salvatore ile Röportaj

R.A. Salvatore ile Röportaj

Robert Anthony Salvatore (R.A. Salvatore) Kimdir?

Robert Anthony Salvatore 1959 yılında Massachusetts’de doğdu. Karısı Diane ve üç çocuğuyla birlikte halen orada yaşıyor. Lise çağlarında yılbaşı hediyesi olarak aldığı J.R.R. Tolkien’in baş yapıtı Yüzüklerin Efendisi, bilgisayara yönelmiş Salvatore’nin yönünü edebiyat ve gazeteciliğe çevirdi. New York Times best-seller listesinden aylarca inmeyen Kara Elf üçlemesi dışında sayısız romana imza attı.

Keri: Belki bir çok kez bu soru ile karşılaştınız ama biz tekrardan soralım. Yazmaya nasıl başladınız? Sizi fantastik kurgu yazmaya iten ne oldu?

R.A. Salvatore (solda) –  Ed Greenwood (sağda)

Salvatore: Doğrusu, fantezi kitapları yazmayı bıraktım, bu yüzden kendi kitabımı yazdım. Gerçek bir hikaye. 1982’ye dönersek, yerel mağazaların raflarında bulunabilecek çok fazla fantezi kitabı yoktu. Bu türe aşık oldum ve okuyacak bir şey kalmadığında, kendi kitabımı yazdım.

Keri: Unutulmuş Diyarlar ve WotC ile tanışmanız nasıl oldu?
Salvatore: 1987’de TSR’a (Dungeons and Dragons ve Unutulmuş Diyarlar’a ulaşmak için WotC tarafından satın alınan firma) orijinal taslağı gönderdim. Editörün hoşuna gitti fakat bana, programında Unutulmuş Diyarlar kitapları dışında hiç bir kitap için yer olmadığını söyledi. Bana Unutulmuş Diyarlar için yeni bir seri yaratmayı mı yoksa öylesine bir kitapla deneme yapmayı mı istediğimi sordu. Diyarların ne olduğunu bilmiyordum bile (o zamanlarda yayınlanmıyordu), fakat tamam dedim. Dediğim için de mutluyum.

Keri: Unutulmuş Diyarlar’da beğenmediğiniz/hoşunuza gitmeyen şeyler var mı?
Salvatore: Bir dünyayı paylaşmanın her zaman tehlikeleri vardır -örneğin, bir şehri yok edemem- ama sağladığı çok fazla yarar var. Ed Greenwood gibi devlerin omzuna yaslanıyorum ve orada çok güzel bir manzara var!

Keri: Bir çok kişinin bildiği üzere ilk yarattığınız karakterler Bruenor, Wulfgar ve Catti-Brie fakat WotC sizden bir Menzoberranzan karakteri yaratmanızı istedi. İlk başta bunu nasıl karşıladınız?
Salvatore: Hayır hayır, bu çok geçmişte kaldı. “Kristal Parçası”nı yazdığımda Drizzt’i Wulfgar ile yakın arkadaş olarak yaratmıştım fakat Drizzt kitabı hemen ele geçirdi. Buzyeli Vadisi Üçlemesi bittiğinde TSR (1997’den önce WoTC olmamıştı, bahsettiğim tarih 1990) benden, geriye dönüp, Unutulmuş Diyarlar’da kara elfleri tanımlayacak birine ihtiyaç duyduklarından hayranların favorisi haline gelen Drizzt karakterinin nereden geldiğini göstermemi istedi.

Keri: Sanırım ilk başta düşündüğünüz ana karakter Wulfgar’dı fakat Drizzt gelince Wulfgar ikinci planda kaldı. Siz bundan rahatsız oldunuz mu? İleride Wulfgar ile ilgili bir seri de düşünüyor musunuz?
Salvatore: Wulfgar’ın hikayede arka plana düşmesi konusunda kendimi her zaman kötü hissettim, daha sonra, daha kötü yapmak için, karakteri yıllar içerisinde duygusuz birine dönüştürdüm. Bu noktada, Diyarlar ileri doğru yol aldı, geriye değil, dolayısıyla yakın gelecekte Wulfgar’ı çok fazla göreceğimizden şüphelenmeye başladım. Bundan sonrasını asla bilemezsiniz.


Keri: Drizzt karakteri ile dolu dolu 20 yıl geçirdiniz. İlk başta Drizzt hakkındaki düşünceleriniz nelerdi, şimdi neler? Sonuçta sizinle birlikte 20 yıl geçirdi, 20 yılda değişen bir şey oldu mu?
Salvatore: İlk düşüncelerim, onu eski Vahşi’deki, Vahşi Batı’daki gibi Artemus Gordon benzeri klas bir ortak yapmaktı. Bilirsiniz, doğru olmasa bile her zaman bir cevabı olan ve hikayedeki çelişkilerin sorumluluğunu almak zorunda olmayan arkadaş. Başka bir örnek de Thibbledorf Pwent. Bouldershoulder ve hatta Jarlaxle. Birinci kitabı yazmaya başladığımda ilk sahnede değişti. Drizzt, 2. sayfada tundrada koşturuyor, Yetilerle savaşıyordu. O kitap onundu. O andan sonra, Drizzt diğerlerinin üzerinde, benim sözcüm oldu.
Keri: Kitaplarda geçen karakterlerin isimlerini bir yerden mi esinleniyorsunuz? İsimleri nasıl oluşturuyorsunuz?
Salvatore: Dehşet! Bazen isimleri yaratırken, gözlerimi kapatmak istiyorum, tuşlara basıp yeterli sesli harf kullanmayı umuyorum. Cidden, yeraltında yaşayan elflerden bahsettiğimizden, Tolkien’in elf ve cüce dili arasında bir çizgi arıyordum.

Keri: Drizzt’in yeryüzüne çıkması ve Wulfgar, Bruenor gibi dostlar edinmesi sizin planınız mıydı yoksa WotC ile birlikte yapılan bir plan mı?
Salvatore: İlk kitabım “Anayurt” değil “Kristal Parçası” idi dolayısıyla Drizzt yeryüzüne çıkmaya Buzyeli Vadisi’nde başladı. Daha sonra kitaplar Drizzt’in yaşamına göre kronolojik olarak yeniden basıldı, fakat bu şekilde yazılmadılar. Buzyeli Vadisi, Kara Elf Üçlemesi’ni yazmaya başlamadan önce bitti ve yayımlandı.

Keri: Margaret Weis tarafından yazılmış olan Amber ve Küller kitabının önsözünde de belirtmiş olduğunuz üzere sanırım Gen-Con’da yapılan Margaret Weis ve Tracy Hickman’ın imza günü sizi derinden etkilemiş. O günü hâlâ hatırladığınızı düşünüyorum. Neler hissettiniz ve o gün sizde ne gibi değişikliklere yol açtı?
Salvatore: Çok kötü bir reddedilme mektubu aldığımda, onların kitaplarından birini okuyordum. Bu olaydan sonra kitaplarından nefret ettim ve o kadar iyi olmadığına karar verdim. Onları orada otururken ve hayranlarının reaksiyonlarını, ve karakterlerinin, hayatlarına nasıl etki ettiği hakkındaki yürek ısıtan hikayelerini dinlerken gördüğümde, onların işlerine kendim yüzünden katılmadım, onların işleri yüzünden değil. Gerçekten geri dönüp, Ejderha Mızrağı kitaplarını okudum ve sevdim. O gün, okuyucu ve kitap arasındaki ilişki hakkında önemli bir ders aldım.

Ayrıca Margaret ve Tracy gerçekten iyi insanlar ve okuyucularını derinden seviyor ve takdir ediyorlar. Onlara “arkadaşım” demekle gurur duyuyorum.

Keri: Pek çok okurunuz, sizin, karakterlerinize kıyamadığınızı, onların ölmesine göz yumamadığınızı düşünüyor. Bunlar doğru yorumlar mı? Siz ne düşünüyorsunuz?
Salvatore: Ben, okuyucularımın “çoğu”nun İblis Savaşları kitabımı okuyup bana bir özürle geri dönmeleri gerektiğini düşünüyorum, eğer konu buysa! En yeni kitaptan bahsetmiyorum… Onu burada bırakacağım. Ama evet, bir karakteri öldürmek gerçekten acı verici bir şey.

Keri: Uzun yıllardır Drizzt Efsanesi (Legend of Drizzt) serisinin filme çekileceği söylentileri etrafta dolaşıyor. Böyle bir ihtimal var mı? Varsa ne zaman ve aklınızda hangi kitapları filmleştirmek var? Kafanızda hiç karakter-oyuncu eşleştirmesi var mı şu karakteri şu oyuncu oynar gibi?
Salvatore: Benim bildiğim kadarıyla bu konuya dair bir şey olmuyor fakat Drizzt’in haklarına Hasbro sahip, ben değil. Aslında, bütün kitaplarımdan, sanırım “The Highwayman” veya “Woods Out Back” korkunç filmler olurlardı. Drizzt kitaplarından, “Kristal Parçası” ile veya “Anayurt” ile başlardım. Ve hayır, bir karakter aktör eşleştirmesi yapmadım ama biri Edward Norton’ın Entreri karakteri için iyi bir seçim olacağını söylemişti ve American History X’i gördükten sonra, ben de aynı fikirdeyim.

Keri: Drizzt bir gün savaşmaktan yorulacak mı? : )
Salvatore: Umarım yorulmaz! : )

Keri: Yaratmaktan çok zevk aldığınız ve kendinizi en yaratıcı bulduğunuz şey nedir? Bu bir karakter, malzeme, büyü, ırk da olabilir.
Salvatore: İblis Savaşları için, Corona dünyası. Orayı çok seviyorum! Bunun dışında, Drizzt serisindeki Salon arkadaşları’nın (Companions of the Hall: Drizzt Do’Urden, Bruenor Battlehammer, Catti-Brie, Wulfgar ve Regis) arasındaki bağı çok seviyorum. Bu karakterler bana, bir çok farklı şekilde, uzun zaman arkadaş oldular.

Keri: Sizin romanlarınızda göndermeleriniz var mı? Mesela Tolkien’in Mordor toprakları Türk topraklarına benzetilmişti. (Doğru veya yanlış) Mesela siz de Menzoberranzan’daki hiyerarşik düzeni kapitalist sisteme gönderme yapmış olabilir, elf toplumunu barışı simgelemek için yaratmış olabilir misiniz? Ya da buna benzer şeyler. Belki Mithril Salonları sizin çocukluğunuzun geçtiği bir yeri çağrıştırıyor olabilir mi?
Salvatore: Hangisinin hangi drow kızkardeş olduğu konusunda sürekli tartışan 5 tane ablam var. İzlemesi çok zevkli. Fakat tabii,”gerçek” dünyaya dair bir çok analog ve atıf var. Nasıl olmasın ki, özellikle de bu kadar dramatik ve gürültülü bir dönemde yaşarken. Benim görüşlerim de benim kişiliğimden bir parça ve çalışmalarımı biraz davranışa çevirmem gerekir, değil mi?

Keri: Drizzt’i öncelikle bir DOS oyunu olan SSI Games tarafından 1994 yılında yapılmış olan “Menzoberranzan” oyununda ilk olarak gördük bilgisayarda. Sonrasında Drizzt’i Icewind Dale serisi veya senaryosunu da sizin yazmış olduğunuz Demonstone gibi oyunlarda görmek okuyucuları ve oyuncuları gerçekten mutlu etti. Önümüzdeki zamanlarda da Drizzt’i oyunlarda görebilecek miyiz?
Salvatore: Sanırım, evet; ve umarım görürsünüz. Son yıllarda çıkan oyunlardaki video yönetimi ve hikaye anlatımından çok etkilendim ve Drizzt’i bir filmde görmek istediğim gibi bu formatta da görmek isterim.
 

Jeff Easley (solda) – R.A. Salvatore (sağda)

Keri: Kapak çizimlerinizde özellikle Bay Lockwood ile çalışmayı tercih etmenizin sebebi nedir?
Salvatore: Bu bana bağlı bir şey değil. Bununla yayımcılar ilgileniyor, fakat söylemem gerek, Drizzt kapaklarını Todd yaptığı için çok şanslıyım. Highwayman kitapları için bir sanatçı seçme şansım vardı ve hemen Todd’u seçtim. Todd benim gözümde Larry Elmore ve Keith Parkinson ile aynı seviyede ve onlar da en yüksekteler.

Keri: Devil’s Due Publishing firması tarafından yayımlanan Legend of Drizzt çizgi roman serisini nasıl buluyorsunuz? Çizimler gerçekten sizin kafanızda canlandırdığınız karakterlerle örtüşüyor mu? Romanların çizgi romana uyarlanırken kısaltılması gerektiğini biliyoruz. Kısaltılmasında sizi rahatsız eden durumlar oluyor mu?
Salvatore: Onları sevdim, özellikle Dark Elf yorumlamalarını. Andrew Dabb harika bir hikayeci; ve çizgi romanları meydana getirmek için romanların en ilgi çekici yerlerini topluyor.


Keri: Çok teşekkür ederiz. Kaleminize kuvvet. Romanlarınızın devamını merakla bekliyoruz.
Salvatore: Ben teşekkür ederim Keri. Türkiye’ye selamlar…

www.FrpNet.net

View the English version

Kayra “Keri” KÜPÇÜ
Evrim Öncül ile Yokyer Üzerine
Margaret Weis ile Röportaj