Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Avengers: Infinity War’da Gözünüzden Kaçan Detaylar ve Film Hakkında Az Bilinenler

Avengers: Infinity War’da Gözünüzden Kaçan Detaylar ve Film Hakkında Az Bilinenler

Avengers: Infinity War çıktı, filmimizi izledik, bazılarımız ikinci turunu tamamladı ama akıllarda pek çok soru, gizem ve cevaplanması beklenen paradoks kaldı. Biz de FRPNET ekibi olarak, film boyunca fark edemediğimiz ya da filmdeki akıcı sahne geçişleri ve aksiyon sahneleri yüzünden düşünmeye fırsat bulamadığımız şeyleri derledik, irdeledik. Hazır mısınız?

Yazının bundan sonrası SPOILER içermektedir. Filmi henüz izlemediyseniz okumanızı tavsiye etmiyoruz.

Infinity War pek çok sürprizle ve çok sayıda süperkahraman ve süperkötüyle birlikte geldi. Filmin sonunda pek çoğunun yok olmasından sonra sinematik evrenin geleceğine dair pek çok spekülasyon ortaya atıldı. Her ne kadar Thanos’un meşhur parmak şıklatma hareketiyle ölen karakterlerin “sonsuza kadar” ölü kalmayacağını bilsek de, Dünya’nın En Kudretli kahramanlarının bundan sonra izleyecekleri yol ne olacak diye merak etmiyor değiliz. Neyseki filmde, gelecekte olacak olaylara dair pek çok ipucu gizlenmişti. Ve bu ipuçları görünenden çok daha fazlasını anlatıyordu aslında. Biz de Marvel Sinematik Evreni’nin bu büyük planlarına ışık tutmak amacıyla sizlere bu incelemeyi yapmayı kendimize görev bildik…

Morgan Stark’ın Bahsi Geçti Mi?

Captain America: Civil War filmindeki kaotik ilişkileri ve kısa süreli ayrılıklarından sonra, Spider-Man: Homecoming filminde tekrar bir araya gelen Tony Stark ve Pepper Potts arasında Infinity War filminde ilginç bir diyalog geçiyor. Tony, rüyasında bir çocuk sahibi olduklarını Pepper’a anlatırken, gelecekte bir çocuklarının olması durumunda çocuğuna “yaşlı, çılgın amcası” Morgan’ın adını vereceğini söylüyor. Bu sohbet, Doctor Strange’in ortaya çıkmasıyla aniden bölünüyor. Ama biz kaçırır mıyız?

Morgan Stark, çizgi romanda her ne kadar Tony’nin amcası olmasa da amcaoğluydu. Morgan, babası Edward Stark’ın şirketin bütün hisselerini Tony’nin babası Howard Stark’a vermesinden sonra kıskançlık krizine girip, vaktinin çoğunu Tony’nin adını karalamaya çalışarak harcamıştı ve  ara sıra da başına epey bir bela olmuştu. Özellikle geçici bir süreliğine Iron Man’in en güçlü düşmanlarından android Ultimo’ya dönüşüp Tony’yi neredeyse öldürüyor olması bu “belalardan” yalnızca birisi. Amca Morgan’ı gelecek filmlerde nasıl ve ne şekilde göreceğiz bilmiyoruz, senarist burada sadece çizgi romana bir selam çakmak amacıyla da Morgan ismini kullanmış olabilir. Bekleyip göreceğiz…

Captain America Değil; Nomad 

Nomad… Avengers: Infinity War’un ilk fragman incelemesinde de bu ismi sık sık kullanmıştım. Çizgi roman serisinde de hükümetle arası bozulan ve bir süre kayıt dışı yaşayan Captain America’nın kullandığı kod ismiydi Nomad. Her ne kadar film süresince “Nomad” adını hiç kullanmamış olsa da sakalıyla, saçıyla, göğsündeki beyaz yıldızı sökmesiyle ve hal-tavırlarıyla karşımızda tam bir Nomad duruyordu.

Film boyunca Steve Rogers’a sadece Vision bir kez “Captain” dedi, onun dışında herkes “Steve” ya da “Rogers” isimlerini kullandı. Kimliğine dair herhangi bir açıklamada bulunmasa da Steve Rogers’ın artık kendini Captain America olarak görmediği oldukça aşikârdı. Yönetmenler Joe ve Anthony Russo kardeşler de bir röportaj sırasında Steve Rogers’ın güncel ruh halinin, 1970’lerdeki çizgi roman serisindeki Nomad karakteriyle oldukça fazla ortak yönü olduğunu belirtti.

“Tam olarak Nomad diyemeyiz ama o karakterin ruhunu taşıdığını söyleyebiliriz.”

Red Skull’ın Ne İşi Var?

Kuşkusuz filmde ağzımın en çok açık kaldığı sahnelerden biriydi Red Skull’ın ortaya çıkışı… Captain America’nın ilk filminde, dengesiz Tesseract küpünü çıplak elle tuttuktan sonra açılan geçide düşüp yanarak kaybolan Red Skull’ı bu filmde göreceğim aklımın ucundan bile geçmemişti. Ama bizi en çok şaşırtan şey bu da değildi; Ruh Taşını almaya gelen Thanos ve Gamora, karşılarında önce havada uçan, siyah cüppeli ve kukuletalı bir figür gördüler; bu figür yere inip de kapüşonunu çıkartana kadar da kendisinin Ölüm Hanım olduğunu düşündük. Ne de olsa çizgi roman serisinde Thanos’un evrenin yarısını öldürmek istemesinin yegane sebebi, felsefesine ve misyonuna âşık olduğu Ölüm’ü etkilemekti. Çizgi romanda Ölüm karakteri de siyah/lacivert bir cüppe giyen ve yüzü genellikle gözükmeyen karanlık bir kadın figürüydü. Ama biz daha buna şaşıra duralım, karşımızda Red Skull’ı gördük!

Red Skull, kendisini Ruh Taşı’nın koruyucusu olarak tanıtıyor ve karşısına çıkan herkesin “geçmişini” bilmenin görevi olduğunu, çünkü gelenlerin taşı almaya layık olup olmadığına karar vermesi gerektiğini söylüyor. Zaten taşı koruması için de daha iyi bir tercih olamazdı, zira dünyadaki her şeyini kaybetmiş ve onu seven tek bir Allah’ın kulu bile bulunmayan, adı bile unutulmuş birisiydi kendisi.

Ruh Taşı’nın Infinity serilerinin hepsinde çok özel bir yeri vardır, diğer taşların aksine Ruh Taşı çoğunlukla tek bir sahibe bağlanmayı tercih eder, başka birisi tarafından kullanıldığında bile orijinal sahibini unutmaz ve zaman zaman eski sahibinin sözlerini dinler. Çizgi roman serisinde Adam Warlock, Ruh Taşı’nın mutlak sahibiydi ve Thanos’un devrilmesinde en büyük bir rolü oynuyordu. Guardians of Galaxy 2 filminin post-credit sahnesinde ilk kez zikredilen Adam Warlock isminden sonra kendisini Infinity War filminde göremedik. Ama devam filminde geleceği kesin ve gelişinin Ruh Taşı’yla doğrudan bir bağlantısı olacağı için Red Skull’ı da tekrar göreceğimizden kuşkumuz yok.

A’lars Nedir?

Tekrar Red Skull’dayız. Thanos’la ilk kez karşılan Red Skull, Thanos’a “A’Lars’ın oğlu” şeklinde hitap ediyordu, doğal olarak heyecanlamadık diyemeyiz. A’Lars kim mi? Bunun için Thanos’un ırkının kısa bir tarihine bakmak gerekiyor. Thanos, aslında çok uzun zaman önce, insanlar henüz mağaralardan yeni çıkmaya başladığında, dünyamıza gelip üzerimizde deneyler yapan uzaylı Celestiallar’ın yarattığı Eternals isimli ırkın bir üyesi. Orta-üst seviyede kozmik enerji depolayıp kullanabilme gücüne sahip olan bu Eternal ırkı, henüz medeniyete geçmemiş insanlar tarafından “tanrı” olarak nitelendirilmiş ve tapılmıştır. Eternallar zamanla bugün Yunan tanrılarının panteonu olarak bildiğimiz grubu oluşturmuş ve zamanla aralarında iç savaş çıkmıştır (bkz Zeus ve Titanların savaşı). Savaşı kaybeden Eternallar, A’Lars eşliğinde dünyayı terk etmiş ve Satürn’ün Titan ayına yerleşmiş ve bundan sonra da Titan Eternalları olarak adlandırılmışlardır. Thanos, A’Lars’ın kısmen doğal, kısmen teknoloji yoluyla ürettiği ilk çocuklarından biridir ve evrende Thanos’un öldürülmesini, yok edilmesini en çok isteyen kişilerden birisi de A’Lars’ın kendisidir.

Filmde, Thanos’un anayurdu Titan’ın yok olduğunu gördük, A’Lars da gezegenle birlikte mi yok oldu yoksa devam filminde karşımıza çıkacak mı henüz bilmiyoruz ama hiç uzak bir olasılık değil…

Captain Marvel ile Bağlantı Ne?

Infinity War bizi pek çok cevaplanmamış soruyla birlikte bıraktı; ama Infinity War’un devam filmi olacak olan dördüncü Avengers filmi gelmeden önce izleyeceğimiz iki film daha var, Ant-Man and Wasp ve Captain Marvel

Infinity War’un post-credit sahnesinde hepimiz Nick Fury’nin yardım çağrısı yaptığı kişiyi gördük,  Captain Marvel. Gerçek ismi Carol Danvers olan ve Hava Kuvvetleri pilotu olan Carol, kendi filminde, Kree ve Skrull uzaylıları arasında çıkan bir savaşın ortasında kalıp süper güçler kazanacak ve karşımıza Captain Marvel kod adıyla çıkacak. Şu an filmin çekimleri hâlâ devam ediyor ancak Infinity War arifesinde herkes Captain Marvel’ın bir şekilde filmde boy göstereceğine inanıyordu… Eh, fiziksel olarak olmasa da bir şekilde kendini gösterdi, göğsündeki amblemiyle. Peki tam olarak kimdir bu Carol Danvers?

Çizgi romandan gidersek, Carol Danvers, kendisi başarılı bir Hava Kuvvetleri pilotuyken, Captain Mar-Vell isimli Kree uzaylı ırkına mensup bir süperkahramanın dünyamıza gelmesiyle hayatı tamamıyla değişecektir. Oldukça büyük kozmik güçlere sahip olan Captain Mar-Vell (erkek) pek çok dünya dışı düşmana sahiptir ve bu düşmanların, dünyadayken tanışıp çok yakın arkadaş olduğu Carol Danvers’ı kaçırmalarına engel olamamıştır. Arada çıkan savaş sırasında patlayan Psyche-Magnetron isimli cihazdan yayılan kozmik radyasyon dalgaları, Captain Mar-Vell’in Kree genlerini, Carol’ın genlerinin üstüne kodlamış ve böylece Carol, Captain Marvel’ın güçlerinin bir kısmına sahip olmuştur. Carol önce Ms.Marvel, Binary ve Warbird kod adlarından sonra tekrar Ms.Marvel ismine dönmüş ve çok uzun yıllar boyunca Avengers ekibinin bir üyesi olmuştur. Geçtiğimiz yıllarda Pakistanlı genç bir süperkahraman kız, çocukluğundan beri hayranı olduğu Ms.Marvel’ın kod adını kullanmaya başlayınca, Carol kendi kod ismini Captain Marvel olarak değiştirmiştir. İleri seviyede süperinsan kuvveti, dayanıklılığı ve hızına sahip olan Captain Marvel, aynı zamanda neredeyse her türlü enerji türünü absorbe edip düşmanlarına geri fırlatabilme özelliğine sahip, uçabilen bir süperkahramandır.

Filmde ise ebedi düşmanlar olan Kree ve Skrull halkları arasındaki bir savaş sırasında kazara güçler kazanacak olan Carol Danvers’ı 29 yaşındaki başarılı oyuncu Brie Larson canlandıracak. Şu an filmle ilgili fazla bir detay bilmiyoruz ancak filmin çıkmasına göreceli olarak pek fazla bir zaman kalmadı. Yakın zamanda detaylar gelmeye başlar diye umuyoruz; geldikçe de sizlerle paylaşacağız.

Hawkeye ve Ant-Man Nerelerde?

Infinity War filminde her ne kadar on yıl boyunca gördüğümüz tüm süperkahramanlar bir arada olsa da iki tane kaydadeğer eksiğimiz vardı. Filmin vizyona girmesinden önce hiçbir afiş ya da fragmanda göremediğimiz Hawkeye ve Ant-Man’in nerede olduğuna dair pek çok spekülasyon ortaya çıktı, üstüne bu iki kahramanı canlandıran Jeremy Renner ve Paul Rudd’ın isimlerinin Infinity War oyuncu listesinde geçmesi de kafaları iyice karıştırmıştı. Bu da yetmezmiş gibi yönetmen Russo kardeşler Hawkeye’ın filmde “özel bir yere” sahip olduğunu söylemişti…

Eh, film geldi, izledik ama iki karakteri de göremedik. Filmde sadece bir kez bahisleri geçti ve onda da Hawkeye’ın ve Ant-Man’in Civil War‘daki olaylar yüzünden ev hapsinde olduğunu öğrendik. 6 Temmuz 2018 tarihinde vizyona girecek Ant-Man and the Wasp filmini düşünürsek bu ev hapsinin fazla süreceğini sanmıyoruz. Ayrıca Jeremy Renner’ın Avengers’ın yeni filminin çekimlerine katıldığını da öğrenmiş buluyoruz. Yani iki kahramanı görmek için fazla beklememiz gerekmeyecek…

Bir Garip Doctor Strange

Bana göre Thanos’tan sonra filmin tartışmasız yıldızı Doktor Stephen Strange idi. Cool tavırları, narsist Tony’yi bozmaları, muhteşem büyü savaşları ve kurnazlığıyla gerçekten harika bir şekilde boy gösterdi. Infinity War’daki savaş sahnelerine bakarak kendi filminden sonra oldukça güçlendiğini gördük, ama güçlendiğini gösteren başka ipuçları da gizliydi filmde. Filmin başında, Strange’in New York’taki evi Sanctum Sanctorum’da Kozmoz Kazanı’nı görüyoruz, çizgi romanda bu kazanı elde edebilmek için binbir türlü zorlukla ve güçlü düşmanlarla yüzleşmek zorunda kalmıştı. Bu kadar da değil, Thanos’la olan son savaşında Dr.Strange, çizgi romanda sıkça kullandığı ve oldukça güçlü bir büyü olan Cyttorak’ın Kızıl Bağları’nı kullanıyordu.

Tabii bu kadar da değil, çizgi romanda olduğu gibi filmde de Thanos’u yenmenin anahtarı Strange’deydi aslında. Nasıl mı? Zaman Taşını oldukça efektif bir şekilde kullanan Dr.Strange, yaklaşık 14,000,605 adet alternatif gelecekten yalnızca bir tanesinde Thanos’u yendiklerini görüyordu. Ama işler daha yeni ilginçleşiyor. Filmin daha en başlarında Tony Stark’a “Eğer Zaman Taşı ve sizin hayatınız arasında bir seçim yapmam gerekirse, Taşı seçeceğim.” yorumunu yapan Dr.Strange, Thanos Tony’yi yakalayınca “Tony’yi bırak Taşı sana vereyim.” diyordu. Biz de “Herhalde bir numara çevirecek, taşı verir mi hiç?” diye düşünmemize kalmadan Zaman Taşı’nı Thanos’a teslim etmişti. Ölmeden önce de Tony’ye “Başka bir yolu yoktu.” ifadesini kullandı. Eh, “taşlar” yerine oturmaya başladı. 14,000,605 tane alternatif gerçeklikten yalnızca bir tanesinde kazandıklarını biliyoruz, o gerçeklikte de muhtemelen Thanos’un altı Sonsuzluk Taşı’na sahip olması gerekiyordu. Doğal olarak Dr.Strange satranç taşlarını dizip oyunu başlatan kişi oldu. Bundan sonraki tüm hamleler de o kazandıkları gerçeklikteki gibi atılırsa Thanos’u yenmeleri içten bile değil, ihtimal de oldukça yüksek, on dört milyonda bir!

Thor’un Çekici ve Stormbreaker

Iron Man’in nanobotlu yeni zırhından tutun, Spider-Man’in “Iron Spider” kostümüne, Thor’un yeni silahı Stormbreaker’dan tutun Thanos’un Mantis ve Drax’ı birer kurdele yığınına dönüştürmesine kadar pek çok selam gönderildi çizgi romana. Hepsini tek tek yazıp yazıyı uzatmak istemiyoruz ama özellikle Thor’un yeni çekici Stormbreaker’ın özel bir yeri olmalı diye düşünüyoruz. Stormbreaker aslında Thor’un değil, Odin tarafından layık görülen Beta Ray Bill isimli uzaylı için yaratılmış Mjolnir eş değerinde bir çekiçti. “Stormbreaker” isminin geçmesi, Beta Ray Bill karakterine gönderilen ikinci göndermeydi aslında. İlk gönderme yukarıdaki resimde gördüğünüz Thor: Ragnarok filmi sahnesindeydi. Thor’un arena dövüşlerine çıktığı gezegende, daha önceki şampiyonların heykellerinden oluşan anıtta Beta Ray’i de görmüştük. Yani bu, Thanos’un parmak şıklatması sonucu ölenler arasında değilse, ileride Beta Ray Bill’i de görebileceğimiz anlamına geliyor.

Star Wars Günü Kutlu Olsun
DC, Online Yayın Platformunun İsmini Açıkladı