Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Zankyou No Terror: Animede Çıtayı Nasıl Yükseltirsiniz

Zankyou No Terror: Animede Çıtayı Nasıl Yükseltirsiniz

Uzun bir süredir anime izlemek yerine manga okumayı tercih ediyorum (bu yazıda anime derken dizilerden bahsettiğimi belirtmem gerekir). En sevdiğim manga serilerinden birisi olan One Piece’in animesine 3-4 yıldır göz atmadım bile. Yeni çıkan ve iyi yorumlar alan bir animeye başlama fikri de çoğu zaman mangası varsa hiç bulaşmayayım paşa paşa okuyayım mantığına dönüştü.  Ancak bazen öyle bir eser ortaya çıkıyor ki insan daha önce söylediği tüm sözleri geri almak istiyor. 2014 yapımı olan Zankyou no Terror, uzun bir süredir izlediğim en iyi yapımlardan birisi ve animeyi neden bir sanat dalı olarak görmemiz gerekir sorusuna verilebilecek en uygun cevaplardan birisi.

Shinichiro Watanabe

Her şeyden önce söylemem gerekir Zankyou no Terror‘ün mangası bulunmuyor. Doğrudan anime olarak tasarlanmış bir proje. Bu animenin arkasında ise, anime dünyasının efsanevi isimlerinden birisi olan Shinichiro Watanabe bulunuyor.

Shinichiro Watanabe, yeni neslin büyük ihtimalle çok fazla tanımadığı ancak daha yaşlı animeseverler için çok özel bir isim. Kendisi; Cowboy Bebop ve Samurai Champloo serilerinin yönetmeni olmakla birlikte Wachowski kardeşlerin yapımcılığını yaptığı ve The Matrix evrenine ışık tutan The Animatrix‘teki 9 bölümden birisi olan Kid’s Story‘i yönetmiş bir isim. Ayrıca eserlerindeki mükemmel müzik kullanımıyla da dikkatleri çekmiş bir isim.

Animenin Konusu

Zankyou no Terror, normalde var olmamaları gerektiği halde sırlar ve yalanlarla dolu bir dünyaya karşı dimdik durarak direnen iki genç çocuğun hikayesini anlatıyor.

Bir gün Japonya’daki özel bir nükleer tesisten plütonyum çalınır ve suçluların geride bıraktıkları tek şey kırmızı bir “Von” yazısıdır. Bu olayın üstünden 6 ay geçtikten sonra kendisine Sphinx adı veren 2 genç, internette bir video yayınlayarak Tokyo şehrini gerçekleştirecekleri terör saldırısı hakkında bilgilendirir. Ancak Tokyo polisi olayı engellemede başarısız olur ve şehir kısa sürede kaosa sürüklenmeye başlar.  Kendine Sphinx diyen Nine ve Twelve isimli gençler, bu olay sırasında aynı okulda okudukları Lisa isimli bir kızla farklı bir şekilde yakınlaşmaya başlar ve onu aralarına alırlar.

İlk saldırının ardından Sphinx, diğer videolarında sonraki saldırıları hakkında bilmeceler sormaya başlarlar. Bu noktadan sonrada ise polis ve Sphinx arasında bir kedi fare oyunu başlar. Shibazaki isimli bir polis, bilmeceleri çözme konusunda üstün bir başarı gösterse bile Sphinx’e karşı çok daha fazla yardıma ihtiyacı olacaktır. Animede olaylar ilerledikçe, hem Nine ile Twelve’in sırları ortaya çıkar hem de günümüz dünyasına ve düzenine karşı güzel eleştirilerle karşılaşırız.

Yoko Kanno ve Animenin Müzikleri

Shinichiro Watanabe‘nin müzik kullanımı ile ünlü olduğunu söylemiştim. Zankyou no Terror‘ün de en güçlü yanlarından birisi müzikleri. Animenin müziklerini ise başka bir efsanevi isim olan Yoko Kanno yapmış. Yoko Kanno‘nun kariyerini anlatmak için apayrı bir yazı yazmamız gerekir. Kendisi Cowboy Bebop‘tan Ghost in the Shell‘e Code Geass‘ten Jin-Roh‘a kadar sayısız yapımda sayısız müziğe imza atmış bir müzisyen. Ancak en ünlü eseri olarak Ghost in the Shell: Stand Alone Complex serisi için bestelediği ve Origa‘nın seslendirdiği Inner Universe şarkısını gösterebiliriz sanırım.

Yoko Kanno‘nun bu seride de harika bir iş ortaya koyduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle de İzlandaca’da umut anlamına gelen Von ve Is şarkıları, çaldıkları sahnelerle birlikte mükemmel bir seyir zevki sunuyor izleyenlere. Şarkılar, hikayeye mükemmel uyuyor çünkü aslında bu animenin çıkış noktası da müzik. Shinichiro Watanabe, bir gün İzlandalı bir grup olan Sigur Ros dinliyormuş. Müziğin etkisinde kalan yönetmen de animenin konusunu ve soundtrack’ini kafasında oluşturmaya başlamış.

Son Sözler

Zankyou no Terror, anime sevmeyen birisinin bile mutlaka izlemesi gereken bir eser. Müzikleri, hikayesi, karakterleri ve sahneleri ile harika bir deneyim sunuyor. Animenin sadece 11 bölüm sürüyor olması ise bir diğer önemli konu. Animenin söyleyecek bir sözü var ve bunu olabilecek en güzel şekilde söyleyip hiç uzatmadan bitiyor.