İncelemeler

Hiçbir Hikâyenin Başlayamadığı Mekan – Tavern Talk Stories: Dreamwalker İncelemesi

Her rol yapma oyununda, yolunuz elbet bir hana düşer. Kasabadaki dedikoduları toplamak, biraz dinlenmek ya da alışveriş yapmak için merkezi bir konumdadır. Oyun geliştiricileri de bu noktaya özellikle değinirler ki, yaşayan bir dünya içerisinde olduğumuzu hissedelim. Ancak Tavern Talk Stories, pek de yaşam belirtisi göstermiyor.

En baştan söyleyeyim, görsel roman konusunda pek fazla tecrübeye sahip değilim. Yıllar önce LEVEL dergisi için Read Only Memories: Neurodiver isimli bir oyun incelemiştim. Açıkçası sadece görsel roman olarak değil, hikâye içerisinde de etkileşime sokan yapısıyla, “Aslında böyle oyunlar da tam kafa dağıtmalık” dedirtmişti. Fakat görüyorum ki, yeni bir içerik sunmayan görsel romanlar hiç bana göre değil. O yüzden bir uyarı daha yapayım. Bu türe ilginiz yoksa, incelemeyi burada rahatlıkla kapatabilirsiniz. Çünkü tavsiye edeceğim bir oyun değil.

Şehre Bir Yabancı Gelir

Tavern Talk Stories: Dreamwalker, Gentle Troll stüdyo imzalı bir devam oyunu aslında. Coffee Talk tarzı görsellere sahip fakat bu sefer Dungeons and Dungeons temasına uyarlanmış bir biçimi. Fantastik bir diyarın, önemli bir şehrinin, ücra köşesindeki Uyuyan Ejderha isimli hanı işletiyoruz. Aslında işletme demek pek doğru olmaz. Oyuna doğrudan pek fazla müdahalemiz yok.

Hanın işletmecisi olarak, gelen misafirlerimizden gıybet, dedikodu toplamamız gerekiyor. Onların maceralarından toplayacağımız hikâyeler ya da geçmişlerine dair ufak notlara ihtiyacımız var. Çünkü bir Sehhar (Warlock) olarak patronumuz bu tarz şeylerden çok hoşlanıyor. O yüzden her gelen misafiri sohbete teşvik etmeye çabalamak gerekiyor.

Gerekiyor, gerekmesine de oyunun interaktif olarak neredeyse hiçbir tarafı yok. Sadece gelen misafirler için özel karışımlar hazırlıyoruz. Bu büyülü kokteyller, misafirlerin istediği tarzda yapılmak zorunda. Bir kahraman, zindana önemli bir eşya bulmaya gidecek mesela. Ona cesaret ve güç veren bir karışım yapmak gerekiyor.

Bunun için bir reçete kitabımız var. Her türlü durum için farklı farklı büyülü kokteyller bulunuyor. Gerekli karışımları doğru biçimde koyarak, listedeki reçeteyi tutturuyoruz. Bir tür yıldız haritası gibi bir reçete tablosu çıkıyor. Özellik puanlarını bu yıldızlara artı ya da eksi vererek düzenlemeye çalışıyoruz. Fakat gerçekten çocuk oyuncağı desem yeridir.

Sonra Bir Hana Girer

Bu mini oyuna ek olarak, her günün sonunda hana gelen müşterilerden topladığımız söylentileri topluyoruz. Bunları bir araya getirerek görevler oluşturulmalı. Fakat burada da yine reçete dışına pek çıkılamıyor. Yani aslında, hem büyülü kokteyl, hem de görev konusunda oyuncuya biraz daha özgürlük tanınabilecek; daha deneysel şeyler yapılabilecek bir alan bırakılsaymış, oyunun hikâyesini bir nebze olsun kulak arkası edebilirdim. Çünkü oyunun neredeyse hiç ilgi çekici bir tarafı yok.

Bakın, yıllardır oyun incelemeleri yazıyorum. Buna ek olarak karakter tasarımlarında bulundum, danışmanlık verdim, oyun teorisi üzerine çalıştım. Hepsinin üzerine 2000li yılların başından beri FRP oynuyor ve oynatıyorum. Eğer kefil olacağım yerler yetmezse, iyi bir sinema takipçisi olduğumu da düşünürüm. Fantastik bir diyar yapıyorsanız, gizem ve özgünlük çok önemlidir. Bir karaktere kuyruk takıp boynuz koyunca fantastik olmuyor. Çocuk kitaplarının boyama sayfasına benziyor. Zaten oyunda ne ses, ne de seslendirme var. Ekranda yazıları takip edip minik yüz şekilleri yapan sevimsiz karakterleri gördükçe oyundan iyiden iyiye soğudum.

Gelen misafirler çok yüzeysel, buradan da sınıfta kalıyor. Mesela Kya diye peri benzeri bir karakter var. Tamamen saf, salak tanımlamasına uyan bir tipleme. Rune diye bir arkadaş var. Kendisi tipik havalı, gizemli anime karakterlerine benziyor. Ne hikâye, ne evren, ne de karakterler hiç mi hiç ilgi çekmiyor. Bir de üzerine sadece akan yazıları okumak üzerine kurulu bir oyunca, benim gözümde birkaç saat içerisinde denenip silinecek bir oyun oldu.

En Sonunda Handan Çıkar

Teorik olarak, Tavern Talk Stories güzel bir fikir üzerinde duruyor. Bir hancı olarak, gelen müşterilerin isteklerine uygun içkiler yaparak sunmak. Onların kaderlerine şekil vermek. Bu daha simülasyon ya da tycoon benzeri bir tür üzerinde olsa, kendisini çok uzun süre oynatacak bir yapım. Benim açımdan beğenmemem, görsel roman olması değil. Anlattığı hiçbir şeyin ilgi çekici, şüphe uyandırıcı olmaması. En azından beni ikna edemedi.

O yüzden benim tavsiyem, şayet buraya kadar dayanabildiyseniz, bu türe hakimseniz kütüphanenize ekleyip deneyebileceğiniz bir oyun. Ama ondan da şüpheliyim. Yoksa diğer türlü Tavern Talk Stories: Dreamwalker açıklamasındaki Dungeons and Dragons ya da fantastik etiketlerine kanıp da girmeyin derim.

Kötü Yanlarıİyi Yanları
Hikâye, karakterler tam anlamıyla iki boyutluBir-iki tane müzik kulağa hoş geliyor
İlgi çekici bir mekaniği yok

Tavern Talk Stories: Dreamwalker

Grafik / Arayüz - 2
Oynanabilirlik - 2
Hikâye / Sunum - 2
Yenilikçilik - 2

2

Teşekkürler ben almayayım

Hani bir mekana girersiniz ve daha masaya oturduğunuz gibi memnun kalmayacağınızı anlarsınız ya. İşte öyle bir oyun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu