İncelemeler

Göremiyorsan Belki de Bakmamalısın – Yüce Tanrı Pan İncelemesi

Yüce Tanrı Pan, H.P. Lovecraft’ın doğduğu yıl yazılmış. Lovecraft hikayelerinden daha Lovecraftian bir kısa roman bu. Bu arada bu Pan ile öyle Stray Gods‘daki gibi dans edemezsiniz, aklınızı başınızdan alır.

Stray Gods oynarken Pan karakterini çok eğlenceli bulmuştum. Dolayısıyla İthaki’nin Karanlık Kitaplık serisi dahilinde yayımladığı Yüce Tanrı Pan bana göz kırptı. İyi ki de okumuşum çünkü bu keyifli hikayeden mahrum kalmak istemezmişim. Fakat bu Pan’ın Stray Gods’daki Pan ile yakından uzaktan hiçbir alakası yok.

Arthur Machen‘in hikayesindeki Pan, isminin ve ünvanının hakkını veren bir Tanrı. İnsanın gözünden ve zihninden uzakta, bambaşka bir boyutta yaşıyor. Bir gün haddini bilmeyen bir araştırmacı bu boyuta bir göz atma yöntemi keşfediyor. Bu yöntemi hemen deniyor. Fakat Pan’ı görmek ve Pan’a maruz kalmak öyle basit bir deneyim değil. İnsan zihni bu deneyimin altında ezilip paramparça oluyor. Kitap da bu araştırmacının öyküsünden başlayarak birbiri ile benzer temalardan birçok kısa hikaye anlatıyor.

Bu hikayelerin hepsi bir noktada (Pan’da tabii ki) bağlanıyor. Ancak biz bu bağlantıyı kitabın ortasında keşfetmiş oluyoruz. Dolayısıyla kitabın ilk yarısı hem akış hem de anlatım olarak ikinci yarısından daha etkileyici. İkinci yarıda zaten bazı şeyleri tahmin etmiş olmak okuduğumuz hikayenin sürpriz elementini azaltıyor. Karakterlerin yeni yeni öğrendiği şeylere “Ben zaten biliyordum” diyerek yaklaşmak tat kaçırıyor. Ama Machen’in bize bir sürprizi var: Son öykü ikinci yarıyı kurtarıyor ve kitabı etkilenmiş bir şekilde bitirmemizi sağlıyor.

Bu arada öykü kitabı okumaktan çekinen bir okursanız endişelenmeyin. Yüce Tanrı Pan hem sürükleyici bir hikaye anlatıyor, hem de bunu akıcı bir dille yapıyor.

Yüce Tanrı Pan, Lovecraft Hikayelerini Sevenleri Memnun Eder

Machen, H.P. Lovecraft’ın ilham aldığı isimler listesinin başında geliyor. Bu listede adı geçen bir diğer isim de Algernon Blackwood idi. Onun Söğütler hikayesini okumuştuk, incelemesi burada. Söğütler’de insanın bilinmeyene duyduğu korkunun delirtici etkisini görmüştük. Birkaç söğüt ağacının bu kadar dehşete düşürücü betimlenmesine hayran kalmıştık.

Yüce Tanrı Pan ise deliren bir zihni anlatmıyor bize. O kamerayı dışarıda tutarak deliren zihinlere uzaktan bakmamızı sağlıyor. Zira kendisini delirtecek o etkilere maruz kalan bir zihin artık hikaye anlatamayacak bir hale geliyor. Dolayısıyla Machen’in hikayesindeki o tarifi imkansız şeyler tarif dahi edilmiyor.

Lovecraft bu iki tarzı harmanlıyor. Öykülerini hem dehşete tanık olmuş ama onu anlatmaktan aciz zihinlerin gözünden yazıyor, hem de bu delirme sürecini adım adım anlatıyor. Kimi zaman olaylara dışarıdan bakan bir anlatıcıyı da seçiyor. O zaman Machen’in öyküsüne çok benzer bir şey çıkıyor ortaya. Yalnızca Lovecraft tek bir hikaye anlatıcısına bağlı kalmayı seçerken Machen bir grup hikaye anlatıcısına yer veriyor.

Özetle Lovecraft’ın tarzını beğeniyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. 80 sayfacık bir şey zaten.

Çok mu Korkunç?

Stephen King Yüce Tanrı Pan için “Yazılmış en iyi korku öykülerinden biri. Belki de en iyisi” demiş. Lovecraft’ın da benzer düşündüğünü söylemek yanlış olmaz. Peki kitap korkunç mu?

Hayır.

Rüyalarınıza girecek kadar korkunç bir hikaye değil bu. Hatta ürkeceğinizi bile sanmıyorum kitabı okurken. Fakat betimlediği dehşeti betimleme şekli ve hikaye anlatımı açısından gerçekten iyi bir iş olduğuna karşı çıkamayız.

En iyi korku hikayesine benzer şeyleri Henry James’in Yürek Burgusu romanı için de söylemişti Stephen King. Fakat Yürek Burgusu’nu överken sözlerine “son 100 yılın” ifadesini ekleyerek 1890’da yazılan Yüce Tanrı Pan’ı dışarıda bırakmış. Öte yandan ben Golem‘in etkisinden okuduğum günlerde kolay kolay çıkamamıştım. Yüce Tanrı Pan’ı sevenlerin Sınırdaki Ev‘i de beğeneceğini düşüyorum.

Daha okumadığımdan öneremediğim birçok Karanlık Kitaplık hikayesi keşfedilmeyi bekliyor…

Korku hikayelerinin etkileyiciliği fazla öznel bir mevzu. Bu yüzden objektif olarak yalnızca “Lovecraft sevenler buna bayılacak” demek mümkün bence.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.