Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Bilimkurgunun Dibine Vurmak: Rick and Morty

Bilimkurgunun Dibine Vurmak: Rick and Morty

rick-and-morty-banner

Biraz gecikmeli de olsa, Adult Swim kanalında yayınlanan ve son zamanların en ilgi çeken çizgi dizisini halen izlemediyseniz, belki bu yazımız fikrinizi değiştirebilir.

Yaklaşık 2 ay önce sevgili kız kardeşim yeni bir dizi keşfettiğini ve mutlaka izlemem gerektiğini söylemişti. O sırada başka dizileri takip ettiğim için fazladan bir çizgi dizi ile uğraşmak istememiştim. Ah ne kadar da aptalmışım!

Rick and Morty, Justin Roiland ve Dan Harmon tarafından yaratılan ve şu anda 2 sezonu tamamlayan 21 bölümlük efsane bir bilimkurgu serisi. En hard sci-fi izleyiciyi bile içine çekebilecek kurgusu ve kara mizah ögeleriyle bezeli çizimlerinin arkasında, hayattaki yerinizi sorgulayacak felsefi sorular yatan Rick and Morty nedense gizli kalmış bir hazine gibi.

rick-and-mort-gorsel-004

2013 yılında macerasına başlayan Rick and Morty’i “yetişkinler için çizgi film” tanımıyla sınırlandırmak, biraz uygunsuz kaçıyor. Serinin mizahi yanı cinselliğe ve uyuşturucuya yönelik açık açık göndermeler yapmasından kaynaklı, küçük izleyiciler için de pek uygun değil. Ama bu tanımla birlikte Rick and Morty’i biraz sığlaştırıyoruz gibi. Çünkü serinin kalbinde izleyici şok etmek yatıyor.

Daha derinlere inmeden Rick and Morty macerasının nasıl başladığına da değinmek gerek. Çünkü bir hayli eğlenceli. 2006 yılında Channel 101, Justin ve Dan’e yanaşıp bir webisode hazırlamalarını istiyor. İkili The Real Animated Adventures of Doc and Marthi adı altında oldukça uçuk bir seriyi hayata geçiriyorlar. İsminden de anlayacağınız gibi dizi aslında Back to the Future üçlemesine bir gönderme. Karakterler de zaten Doctor Emmet Brown ve Marty McFly’ın birebir kopyası.

rick-and-mort-gorsel-005

Öte yandan anlatılan hikaye yukarıda da bahsettiğim gibi bir hayli uçuk. Burada örnek vermek isterim ama açıkçası bazı okurların tepkilerinden korktuğum için pek yanaşmak istemiyorum. Eğer serinin sıkı bir takipçisi olursanız ya da öyleyseniz The Real Animated Adventures of Doc and Marthi’nin birkaç bölümüne bakım derim. Zaten o iki karakter yıllar sonra Adult Swim kanalı için Rick and Morty ismini alacak.

Gel gör ki, bu kadar başarılı bir serinin 2015 Ennie ödüllerinde tek dalda aday olup, ödülü eve götürememesi de bir hayli üzücü. Her bir bölüm farklı bir hikaye anlatırken, izleyiciyi kendisine çekmeyi başarıyor ve sezon finaline yakın sizi duygu fırtınasına sokuyor.

Şöyle anlatayım: Klasik kara mizah ya da absürd komedilerde karakterlerin yoğun olarak yaşadıkları duyguların seyirciye de yansıtılması gerekir. Bu gibi durumlarda onlarla birlikte üzülebilir ya da sinirlenebiliriz. Sonrasında ise yan karakterlerden biri çıkıp komik bir şey söyleyerek bizi o duygu halinden çıkarır. Ancak Rick and Morty’de böyle bir şey yok. O bölüm bittiğinde kendisini çöp gibi hissederseniz şaşırmayın. Çünkü o bölümün duygu hamuruna harç olarak katılmış olarak bulacaksınız kendinizi.

rick-and-mort-gorsel-006

Sağlam bir bilimkurgu olmasının yanı sıra Rick and Morty, birçok popüler kültür ögesine de göndermeler yapmakta. Inception’dan tutun da, X-Files’a oradan Otostopçu’nun Galaksi Rehberi’nden, günümüz Realty Showlarına kadar birçok alana laf sokuyor ya da gönderme yapıyor. Hem de hiç korkmadan, çekinmeden. Bunun en büyük sebebi ise Rick olabilir.

Aslında bu tarz yazılarda karakterleri tanıtmaktan çok, genel havayı incelemeyi daha çok yeğliyorum. Ama Rick and Morty konusunda bir istisna yapıp, birkaç karakteri Spoiler vermeden incelemeye çalışacağım. O yüzden hazır olun!

Rick başlı başına bir incelemeyi dolduracak kadar enteresan bir karakter. Yıllarca bilim adına uğraşlar verdikten sonra kızının evine yerleşerek, yeniden bir aile olmanın anlamını aramaktadır. Yaşını başını almış ve artık dede diyebileceğimiz bu adamın aile arayışına girmesi büyük bir hatadır; çünkü kendisini hale 20’lerinde bıçkın bir delikanlı olarak hayal etmektedir. Alkol sorunu bunun en büyük kanıtıdır.

Konuşurken sürekli geğirmesi ve savunma mekanizması olarak laf sokup, espriler yapması da bir başka kanıtıdır. Rick hakkında en sevdiğim detaylardan biri ise konuşurken ağzının kenarında kalan o alkol kusmuğu lekesi. Hikaye her ne kadar bilimkurgunun dibine vursa da, karakterlere gerçeklik kazandıran ufak unsurların bulunması çok hoşuma gitti. Konuşurken kekelemesi, geğirmesi ve saçma sapan cümleler kurması, alkolün vücudumuz üzerindeki hakimiyetini nasıl kaybettiğimizi açıkça anlatıyor aslında.

rick-and-mort-gorsel-003

Ailesinin garajında bulduğu çöplerden kendisine bir UFO inşa eden Rick, elindeki portal cihazı ile paralel evrenler arasında geçiş yapıp torunu Morty ile maceralara atılmaya başlar. İlk bölümden itibaren serinin ayık kafayla yazılmadığını rahatça görebilirsiniz. Ağır LSD kafasında yazılmış hikayeler, yaratıklar, gezegenler bir anda etrafınızı sarıp sarmalayacak. Benden söylemesi.

Her bölüm farklı bir hikaye anlatsa da, yavaş yavaş Rick ve ailesinin maceralarına da çekilmeye başlıyoruz. Rick’in büyük torunu Summer, dedesi Rick’in maceralarının büyüsüne katılan ilk isimlerden biri oluyor. Sonrasında kızı Beth ve eşi Jerry de Rick’in çılgın çalışmalarından paylarını alıyorlar. İşin eğlenceli kısmı ise Morty’nin zeka belirtisi gösterememesi.

Hani Doctor Who serisinde, Doctor yanına bir yoldaş alır ve onun yavaşça evrene dair bir şeyler öğrendiğini görürüz. Karakter her bölümde, TARDIS hakkında ya da evren hakkında daha fazla bilgiye sahiptir. Ne yazık ki, aynı durum Morty için geçerli değil. Saf ve şapşal karakterimiz, sonsuza kadar saf ve şapşal kalıyor.

Bu durum sinir bozucu boyutlara da ulaşmıyor. Çünkü Morty bir noktada Rick’in vicdanının sesi oluyor. En olur olmadık yerlerde sapkın işlere bulaşan Rick’i yeniden yola çekmeye çalışan bir Morty var. Tabii bu durum bazen ters tepebiliyor. Evrenin ve paralel evrenlerin sırlarına ulaşmış Rick gerçekten de tam anlamıyla görmüş geçirmiş biri. Yaptığı her hareketin ne gibi sonuçlar doğuracağının farkında ya da en azından öyle davranmayı seviyor.

rick-and-mort-gorsel-001

Rick ve Morty arasındaki kimyayı en iyi Dan Harmon açıklıyor sanırım. Serinin altyapısını oluştururken Otostopçu’nun Galaksi Rehberi ve Doctor Who’dan fazlasıyla etkinlendiklerini açıklamakta geri kalmıyor. Douglas Adams’ın efsanevi romanında evren, onun yazdığı şekilde hareket ediyordu. Bizim bildiğimiz birçok fizik kuralı aslında yanlıştı ve Adams bu romanla birlikte evrenin işleyişine ilişkin en doğru bilgileri veriyordu. Böylece kendi içerisinde bir tutarlılık oluşuyordu. Aynı durum Rick and Morty için de geçerli. Özellikle 2. sezon 1. bölüm A Rickle in Time, zaman kayması konusunu kendi içinde başarıyla işlemişti.

Harmon sözlerine şu önemli cümle ile devam ediyor “Biz Doctor’un yoldaşı olmak istemiyorduk. Sadece ona taptığımız için yanında dolaşmak ve biraz takılmak istiyorduk. Ama onun gibi düşünemiyorduk ve bu gerçekten de önemli bir nokta. Çünkü Rick, bizim gördüğümüz dünyayı daha geniş bir açıdan gören yoldan sapmış, hastalıklı bir zihne sahip bir kaçık“. Kendi yarattığı karaktere bu kadar hakim olan çok az yazar vardır. Bu gerçekten de önemli bir nokta. Harmon hem izleyicinin, hem de kendisinin Rick’ten beklentisinin ne olduğunu çok iyi biliyor.

Kaldı ki, Justin Roiland serinin yaratıcılığını üstlenmişken birçok karaktere de sesiyle hayat veriyor. En başta Rick ve Morty geliyor zaten. İkisini de seslendiren Roiland’ın başarısını ayakta alkışlamak gerekiyor. Böylesine kaliteli seslendirme ekibini çok nadir bir arada bulabilirsiniz. Rick’in kızı Beth’i seslendiren Sarah Chalke’ı da (Scrubs) unutmamak gerekiyor.

İncelemeyi yazarken Rick’e daha fazla yer ayırdığımı fark etmiş olabilirsiniz. Dizinin ismi sadece Rick de olabilirmiş. Ama Rick’in ana karakter olduğunu unutmuş gibi davranmayalım. Bulunduğu her sahnede, diğer karakterlerden rol çalmayı başaran biri. Olaylar darma duman olmuşken herkesi kurtaracak son saniyesinde bile halen şişenin dibindeki alkolü bitirmenin derdinde. Onu bitirdiğinde ise zaten herkes çoktan kurtulmuş oluyor.

rick-and-mort-gorsel-002

Morty’nin de hakkını yememek lazım. Yaşanan garip olaylar karşısında sakinliğini korumayı başaramıyor. Hangimiz koruyabilirdik ki? Kocaman bir evrende yüzlerce uzaylı ırkı arasında dolaşmak, paralel evrenlerde kendinle karşılaşmak ve okul mezuniyet balosuna gitmek hepimizi heyecanlandırırdı. Ama soruyorum size ey okur, hangimiz çevremizde dönen bu koca evrenin büyüklüğü karşısında kendimizi ufacık hissetmiyoruz ki? İşte bu yüzden Morty tam da bizden biri. Kendimizi Rick’te bulamasak da, Morty’nin gözlerinde her birimizin korkuları yatıyor.

Yazının bu kısmına kadar dayanmayı başardıysanız, sözlerimi daha fazla uzatmama konusunda söz veriyorum. Şimdi yapacağınız şey ise bu yazıyı bitirdikten sonra eğer halen Rick and Morty izlemediyseniz ilk bölümüne başlamanız. Zaten dizi kendisini izletiyor. Bir bölüm bittikten sonra kendinizi sıradaki bölümü izlerken bulacaksınız. Size Frpnet garantisi veriyoruz! Bilimkurgudan hoşlanıp, işin kara mizahi yönüne de açık görüşünüz varsa Rick and Morty’i izleyip pişman olacağınızı düşünmüyoruz.

O zamana kadar Wubba Lubba Dub Dub!

Hayali Kahramanlar Sevimliliğini Kaybedip Gerçeğe Dönüşünce
Amazon Fiziksel Mağaza Ağını Genişletme Peşinde