Mandarin Çincesiyle Yazılan Bir Eser İlk Kez Zirvede: 2026 Uluslararası Booker Ödülü Sahibini Buldu
Edebiyat dünyasının en prestijli tescil mecralarından biri olan ve her yıl İngilizceye çevrilmiş en iyi kurmaca eserleri taçlandıran Uluslararası Booker Ödülü, bu yıl Londra’daki Tate Modern müzesinde düzenlenen görkemli bir törenle sahibini bulurken, ödül tarihinde bir ilke imza atılarak ilk kez orijinal dili Mandarin Çincesi olan bir roman bu büyük başarıya ulaştı.
Tayvanlı yazar Yáng Shuāng-zǐ tarafından kaleme alınan ve Lin King tarafından üstün bir başarıyla İngilizceye aktarılan “Taiwan Travelogue” (Tayvan Seyahatnamesi) adlı roman, jüri tarafından “büyüleyici ve son derece incelikli” bir başyapıt olarak nitelendirildi. Toplamda 50 bin sterlin değerindeki bu büyük ödül, geleneğe uygun olarak yazar Yáng Shuāng-zǐ ile çevirmen Lin King arasında eşit olarak paylaştırıldı.
Aşk ve Sömürgecilik Sonrası Dönemin İnanılmaz Uyumu
Uluslararası Booker Ödülü jüri başkanlığını yürüten ünlü romancı Natasha Brown, eserin edebi gücünü överken “Taiwan Travelogue” için “akılalmaz bir çifte başarıya imza atıyor” ifadesini kullandı. Kitap, hem iki kadın arasındaki hüzünlü ve derin bir aşk hikayesini anlatmayı başarıyor hem de sömürgecilik sonrası dönemin sancılarını ve güç dengelerini keskin bir dille ele alıyor.

Romanın kurgusu, 1938 yılında Japon işgali altındaki Tayvan’a gemiyle seyahat eden bir Japon kadın yazarın perspektifinden yazılmış, sonradan gün yüzüne çıkarılmış kurmaca bir hatırat olarak okuyucuya sunuluyor. Bir kültür ve mutfak turuna çıkan bu yazara, adada rehberlik eden Tayvanlı bir kadın tercüman eşlik ediyor. Yolculuk boyunca aralarında filizlenen imkansız aşk, sömürgeci devletin bir vatandaşı ile işgal altındaki halkın bir bireyi arasındaki aşılması güç güç dinamiklerini gözler önüne seriyor.
Metafurgu Katmanları ve Dilin Sınırları
Romanı benzersiz kılan unsurlardan biri de karakterler tarafından yazılmış kurmaca dipnotlar, son sözler ve çevirmen Lin King’in eklediği gerçek açıklama notları oluyor. Bu edebi oyunlar, eserin merkezindeki aşk hikayesinin etrafına harika bir metafurgu katmanı örüyor. Ana dili Mandarin Çincesi olan ve asıl yayımı 2020 yılında yapılan bu eser, Tayvan’ın en yüksek edebi onuru sayılan Altın Üçayak (Golden Tripod) ödülünü kazanmıştı. İngilizce çevirisi ise daha önce ABD’de 2024 Uluslararası Çeviri Edebiyat dalında Ulusal Kitap Ödülü’ne layık görülmüştü. İngiltere merkezli bağımsız yayınevi And Other Stories ise geçen yıl Banu Mushtaq’ın “Heart Lamp” eseriyle kazandığı ödülün ardından, bu yıl da “Taiwan Travelogue” ile üst üste ikinci kez Uluslararası Booker Ödülü zaferini kutlamış oldu.

Edebiyat ve Siyasete Dair Çarpıcı Mesajlar
Törende ödülü kabul ederken duygusal ve siyasi mesajlar içeren bir konuşma yapan yazar Yáng Shuāng-zǐ, sanatın ideolojilerden tamamen bağımsız olamayacağını vurguladı. Edebiyatın, üzerinde büyüdüğü topraklardan koparılamayacağını söyleyen yazar, “Tayvan edebiyatının modern tarihine baktığımızda, biz yazarların son yüzyıldır aslında hep aynı soruyu sorduğunu görürüz: Tayvan halkı nasıl bir gelecek istiyor?” dedi. Çevirmen Lin King ise konuşmasında Ukrayna’nın işgalinden ilham aldığını belirterek, gelecekte sadece Tayvanlı yazarların sesini dünyaya duyurmaya odaklanacağını ifade etti. King, “Amacım, Tayvan edebiyatını tek bir tekdüze ses olarak görmemelerini sağlamak için İngilizceye olabildiğince çok farklı ses kazandırmak. Çünkü biz tek bir koro değiliz; tıpkı sağlıklı ve güçlü bir demokrasi gibi kendi içinde çelişen ve kurallara sığmayan çok sesli bir gürültüyüz” açıklamasıyla büyük alkış topladı.





