İncelemeler

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin: Bir Film Neden Yeniden Çekilir?

Disney filmleri şüphesiz hepimizin çocukluğunun temel taşlarındandır. Disney de bunun farkında olduğu için sevilen eski animasyon filmlerini canlı çekim olarak yeniden yapıyor. Bu yeniden yapımlar genelde orijinal versiyonundan daha kalitesiz oluyor. Yine de genelde gişede başarılı oldukları için çekilmeye devam ettiler. Şimdi de bu trend Disney dışına sıçradı. Son 25 yıldır Disney’in en büyük rakibi olan Dreamworks animasyon stüdyosu Universal‘la iş birliği yaparak en sevilen serilerinden Ejderhanı Nasıl Eğitirsin serisinin ilk filmini canlı çekim olarak yeniden yaptı.  

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin dünyanın kuzeyinde bir adaya kurulmuş bir Viking köyünde geçiyor. Köy kuşaklardır bu adada yaşayıp adaya düzenli saldıran ejderhalarla savaşıyor. Şef Stoick‘in oğlu Hiccup süregelen Viking yaşam tarzına uymayan bir kişiliğe sahip. Yaraladığı bir ejderhayı öldüremeyip onunla bağ kurmaya başlaması kasabanın düzenini kökünden sarsıyor. Eğer eski filmi izlediyseniz bu özeti bilmeniz doğal, sonuçta film bir yeniden çekim. Ama benzerlik bu cümleden anlaşıldığından ötede, filmler neredeyse tıpatıp aynı.

Dreamworks Disney’in aksine serinin orijinal yaratıcı kadrosunu projenin içinde tutuyor. 2010’da çıkan filmin ortak yönetmeni ve ortak yazarı Dean DeBlois bu filmin yazarı ve yönetmeni. DeBlois orijinal filmin senaryosuna pek dokunmuyor, bir çok şaka ve dramatik sahne birebir aynı işliyor. Benzer bir sadakat yönetmenliğe de gösterilmiş. Sahnelerin önemli bir kısmı kamera açılarına kadar aynı. Serinin müziklerini yapan John Powell da müzikler için geri dönüyor. Ayrıca animasyon filmde Stoick’i seslendiren Gerard Butler bu filmde aynı karakteri canlandırıyor. Kısaca filmin kaynak materyaline benzemesi için çok ciddi bir çaba harcanmış.

Senaryo Ne Kadar Değişmiş?

Filmin en büyük sıkıntısı animasyon karşılığıyla aynı hikayeyi anlatmasına rağmen 25 dakika daha uzun olması. Aynı hikayenin etkileyiciliğinden bir şey eksilmeden daha kısa bir sürede anlatılabildiğini görmek bu filmin kaba kurgu gibi hissettirmesine sebep oluyor. Bu süre farkı anlamlı yeni sahneler eklenmesinden değil aynı sahnelerin biraz daha uzun tutulmasından kaynaklanıyor. Filmin hikayeye yaptığı bazı ufak değişiklikler olumlu yönde. Astrid’in kısa bir monolog sahnesi var, bu sahne karakterin arka planını derinleştirmeye yarıyor. Aynı şekilde Snotlout ve babası arasında da filmin temalarını yansıtan ufak bir yan hikaye var. Ayrıca DeBlois 15 yıl öncekinin aksine serinin nereye gideceğini tam olarak biliyor. Özellikle Hiccup’ın annesi hakkında yapılan bazı referanslar bu farkındalığı kullanıyor. Ama bu eklemeler filmin bu kadar uzun olmasını meşrulaştıracak kadar çok değil.

Filmin hikayesinin ve temalarının analizini yapmak mümkün. Ama hikaye eski filmle bu kadar benzer olunca son 15 yılda o film hakkında yazılmış yüzlerce yazıdan farklı bir şey söylemek mümkün değil. Orijinal film hakkındaki bir eleştirinin hikaye hakkındaki her yorumu bu film hakkında da geçerli. Senaryonun orijinal filmden ufak farkları var ama analizde anlamlı bir değişiklik yaratmıyorlar. Bu da filmin varlık amacını sorgulamaya açıyor. Eğer temalara yeni bir yorum getirmeyecekse bu film neden var? Disney yeniden çekimleri eskimiş kaynak materyalleri modernize etmeye çalışan yapımlardı. Ama bir film kaynak materyal yeterince eskimeden yeniden çekilirse bu filmde olduğu gibi senaryoyu değiştirmeye gerek kalmıyor.

Senaryonun orijinal filmden geride kaldığı bir yön açıklama miktarı. Sözde daha “çocuklara yönelik” olan animasyon film seyircinin gördüğü şeyi yorumlama becerisine daha çok güveniyor. Bu durum büyük bir problem haline gelecek kadar sık yok filmde. Yine de birden fazla sahnede orijinal filmin bir karaktere söyletmediği, seyircinin görselden anlamasını beklediği, olaylar replikle açıklanıyor. Bu seyircinin izlediği şeyi anlama yetisine karşı bir güvensizliğin emaresi.

Bilgisayar Animasyonunu Yeniden Çekmek

Disney’in yeniden çekimleri el çizimi animasyon filmlerin canlı çekim ve CGI karışımına aktarılması şeklindeydi. Ama Ejderhanı Nasıl Eğitirsin üç boyutlu bilgisayar animasyonu kullanan bir film. Bu filmin canlı çekim halinin görsel olarak orijinal filme çok benzer hissettirmesine sebep oluyor. Yine de bu Disney’in yaptığından daha mantıklı. Çünkü bilgisayar animasyonu el çiziminden çok daha hızlı eskiyor. El çizimi animasyon binlerce yıllık bir illüstrasyon geleneğinden beslenen bir sanat dalı. Üç boyutlu bilgisayar animasyonu ise son 40 yılda icat edilen bir teknoloji.

1937’de çıkan Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, yani ilk uzun metrajlı el çizimi animasyon film, günümüzün iki boyutlu animasyonlarından geri gibi hissettirmiyor. Oysa 1995’te çıkan Oyuncak Hikayesi, ilk uzun metrajlı bilgisayar animasyonu, dönemin teknik yetersizliği sebebiyle rahatsız edici bir görselliğe sahip. 2010’da çıkan ilk Ejderhanı Nasıl Eğitirsin filmin görselliği göze batmıyor ama günümüzün bilgisayar animasyonundan geri olduğu aşikar. Bu açıdan film bir yeniden çekim değil de remaster gibi. Filmin en önemli farkı güncellenmiş animasyon kalitesi. 

Canlı Çekim Ve Gerçek Oyuncular

Orijinal filmde yan karakterler için çok başarılı seslendirmenler getirmek mümkün. Çünkü animasyonda ergen sesi yapmak için o yaşta görünmek gerekmiyor. Film doğal olarak yan karakterler için Jonah Hill ve America Ferrera gibi çok bilinen oyuncular getirmiyor, yine de bu rollerin hepsini başarıyla dolduruyor. Gerard Butler orijinal filmde sesiyle yaptığı oyunculuğun benzerini tekrarlamayı başarıyor. Hiccup’u oynayan Mason Thames ve Astrid’i oynayan Nico Parker da öne çıkan başarılı performanslar veriyorlar. Normalde oyunculuk içinde değerlendirilmez ama ejderhaların karakter animasyonu çok başarılı. Yaptıkları en ufak hareketler bile bir kişilik ima ediyor. 

Filmin gerçek oyuncularla çekilmesi bazı sahnelere istenmeyen seviyede bir gerçekçilik katıyor. Animasyonda karakterlerin ateşten veya sert çarpmalardan zarar görmediğini kabul etmek daha kolaydır. Ejderhalar “gerçek” insanlara bol miktarda alev püskürttükten sonra o insanların kurtulduğunu kabullenmek zorlaşıyor. Bu istenmeyen bir yan etki, normalde daha gerçekçi hissettirmesi gereken canlı çekim hikaye hala kendisini bir animasyon film kadar ciddiye aldığı için inandırıcılığı düşürüyor. Ayrıca insanların ciddi zarar gördüğü algısı ejderhaların aslında kötü olmadığı temasını da zora sokuyor. İnsanları canlı canlı yaktığını izlediğimiz bir yaratıkla empati kurmak daha zor.

Bu Film Neden Çekildi

Bu filmin tekrar çekilmesinin arkasında Universal’ın yakın zamanda Ejderhanı Nasıl Eğitirsin serisi için bir tema parkı kurması var. Film büyük oranda o parka ilgiyi canlandırmak için var olan bir ürün. Her popüler yeniden çekim gibi bu film de çok ciddi bir gişe potansiyeline sahip olan bir yapım. Yine de ne kadar para kazanırsa kazansın 2 saatlik bir reklamdan öte bir şey değil. İçeriği kaliteli, çünkü çok kaliteli bir filmin birebir aynısı. Animasyon filmi izlememiş birisi bu filmi izlerse muhtemelen insanların animasyon filmi de sevmesine sebep olan özellikler sayesinde çok beğenir. Ama böyle bir filmin varlığının sinemanın geleceğiyle ilgili temsil ettiği şey çok rahatsız edici. Ejderhanı Nasıl Eğitirsin(2025) filmlerin bir sanat eseri değil bir ürün olduğu, ana akım sinemanın hiçbir sanatsal emel olmadan sadece ve sadece şirketlerin çıkarlarını korumak için yapıldığı, karanlık bir geleceğin habercisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu