Anasayfa » Makaleler » Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 10 Fantastik Yer

Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 10 Fantastik Yer

fantastik-yolculuk-banner

Ölmeden önce yapmamız gereken çok fazla şey var herhalde. Ölmeden önce izlememiz gereken 100 film, okumamız gereken 100 kitap, görmemiz gereken 100 şehir vs… Ancak kimse ölmeden önce görmemiz gereken 10 fantastik mekanı söylememiş.

Biz de sizi zahmetten kurtaralım dedik ve deneyimlerimize dayanarak ölmeden önce görmeniz gereken 10 fantastik mekanı yazdık.

Diyebilirsiniz ki; “Ben Yerdeniz Adaları’nı da görmüştüm, çok güzeldi, neden orası yok.” Siz de hemen gidip gördüğünüz ve önerdiğiniz yerleri yorum olarak ekleyin, macera ve yolculuk seven kişilere rehber olsun.

Menzoberranzan

menzoberranzan

Karanlık dehlizlerde dolaşırken büyüyle aydınlatılmış Narbondel’in ışığı gözlerini kamaştıracaktır. Hatta yine büyüyle renklendirilmiş ve aydınlatılmış evlerin ihtişamı büyüleyici bir görüntü sunuyor. Örümceklerden korkuyorsanız sıkı giyinmenizi öneririz ama ne olursa olsun örümceklere zarar vermeyin; yoksa bir anda tüm drowlar üzerinize çullanabilir. Ayrıca etrafta dolaşırken arkanızı sürekli kollayın, bıçağın soğuk ucunu her an ensenizde hissedebilirsiniz. Yine de Melee-Magthere ve Baenre Evi’ni görmeden ölmeyin. Yani her an ölebilirsiniz tabii ama en azından gözlerinizle görün. Hatta bir Lolth sunağı görürseniz de dualarınızı eksik etmeyin, Lolth sizi duyacaktır. Dehlizlerde de Beholder, Kancalı Dehşet ve Illithidlere dikkat edin. Tenser’s Floating Disc büyüsü yapan birini görürseniz sizin için de süzülen bir disk yaptırabilirsiniz -her şey paraya bakar-. Böylece havada süzülerek Menzoberranzan’ı dolaşabilirsiniz. (Detaylı bilgi için bkz: Menzoberranzan)

Solace

solace

Krynn’in Ansalon kıtasında yer alan, doğa ile içiçe bulunan Solace’ı görmeden Ansalon’u gezmek olmaz. Ejderha Mızrağı tarihinde de önemli bir yeri olan Solace’ta Vallen ağaçlarının gölgesinde dinlenmek gibisi yoktur. Devasa ağaçlar, aynı zamanda yerleşim yerleri arasında da köprü görevi görüyor. Ağaçların gövdelerine kurulan asma köprüler ile Vallen ağaçları arasında gezinebilirsiniz. Tabii gezintiniz sırasında Son Yuva Hanı’na gidip Otik’in Baharatlı Patatesleri ile bir bardak şarap içmeden geçmeyin. Bu meşhur patatesler ve han, Ansalon’un da en ikonik sembollerinden birisidir. Ünlü büyücü Raistlin’in doğup büyüdüğü, zamanında Mızrak Kahramanları’nın toplandığı yer olan Solace’ta Raistlin’in çocukluğunun geçtiği evi de görebilirsiniz. (Detaylı bilgi için bkz: Ejderha Mızrağı)

Sigil

sigil

Bir clueless olarak Sigil’e girdiğinizde etraftan oldukça fazla ilgi çekebilirsiniz. Çevrenizde Baatezu, Abishai gibi yaratıklar dolaşırken sakin kalmanız çok zor olabilir ancak yine de bir clueless olduğunuzu çok belli etmeyin. Kafanızı yukarı kaldırdığınızda şehrin devam ettiğini görebilirsiniz. Gökyüzü görmeyi beklerken size doğru uzanan binalar görmek sizi korkutmasın. Sigil, halka şeklinde bir yapı olduğu için kendinizi bir tekerleğin içindeymiş gibi hissedebilirsiniz. İşte bu yüzden ölmeden önce Sigil’I görmelisiniz. Böyle bir yapıyı bir daha göremezsiniz. Ayrıca Lady of Pain’in hizmetkarları olan Dabuslar’ın çekiç sesleri de sokaklarda yankılanabilir. Dabuslar ile birer fotoğraf çektirebilirsiniz, uysallardır ama sakın onlardan birine zarar vermeyin yoksa tüm evrenlerin en korkulan canlısı –ya da ölüsü- olan Lady of Pain’in gazabı üzerinize olur. Şehrin binalarındaki eski doku ve paslanmış görüntü hoşunuza gitmeyebilir. Eğer sıkılırsanız Sigil’den herhangi başka bir düzleme de geçebilirsiniz. Sonuçta Sigil, Kapılar Şehri olarak bilinir ve buradan her yere geçiş mümkündür. Siz yine de bilmediğiniz yerlere girmeyin, Baator’a falan düşersiniz alimallah… (Detaylı bilgi için bkz: Sigil)

Shire

shire

Uçsuz bucaksız yeşillikleri, küçük tepelerin altına oyulmuş evleriyle Shire, mutlaka görmeniz gereken yerlerin arasında yer alıyor. Hobbitlerin neşeli arasında boyunuz yüzünden biraz gariplikler yaşayabilirsiniz ancak hobbitlerin eğlenceli yaşamları arasında keyifli vakit geçireceğiniz kesin. Ayrıca bahçelerde yetiştirilen taze meyve ve sebzeler sayesinde harika yemekler yiyeceğinizin garantisini verebiliriz. Bunun dışında güzel bir tütün ve yanında da harika bir bira ile muhteşem bir akşam geçireceksiniz. Kendi boyutlarınızda bir kulübe yaparak ömrünüzün geri kalanını orada geçirmek isteyebilirsiniz bile. (Detaylı bilgi için bkz: Yüzüklerin Efendisi)

Barovia

barovia

Sislerle çevrili, dehşet ve korkuyla sulanmış toprakların bulunduğu Barovia’dan bahsediyoruz. Gündüzleri sakin ancak geceleri pek tekin olmayan Barovia’da hava karardıktan sonra dışarı çıkmanızı pek önermiyoruz. Gündüzleri de kasabadan pek ayrılmayın, orman derinliklerine pek girmeyin. Barovia’ya gittiğinizde bir Vistani karavanı bulup mutlaka Tarokka falı baktırmalısınız (Madam Eva’yı görürseniz selamlarımı iletin). Ayrıca havanın kararmasına yakın bir zamanda olur da önünüzde sürücüsü olmayan bir at arabası durur da sizi araca binmeniz için davet ederse binmeyin! Gerçi binerseniz hem Kont Strahd ile keyifli (!) bir akşam yemeği yiyebilir hem de Ravenloft Şatosu’ndan güzel bir Barovia manzarası yakalayabilirsiniz. Biz yine de araca binmenizi çok önermiyoruz. (Detaylı bilgi için bkz: Ravenloft)