Makaleler

Marvel Filmlerinde Görmek İsteyeceğiniz 8 Avengers Üyesi

marvel-avengers-banner

Bugüne kadar izlediğimiz Marvel filmlerinde birkaç Avengers ekibi üyesi gördük. Captain America, Iron Man, Thor, War Machine, Hulk, Black Widow, Hawkeye, Scarlet Witch, Falcon. Kimi Avengers film serisinde karşımıza resmi bir üye ya da yardımcı karakter olarak çıktı, kimi de –Ant Man, Wasp gibi- ayrı filmlerde gözüküp ekibe katılma sinyalleri verdi.

Peki gerçekte, yani çizgi romanlarda Avengers üyeleri kimler?

Bu aslında basit bir soru gibi gözükse de çok kapsamlı bir cevap gerektiriyor. Zira Avengers ekibi ilk kurulduğundan –1963– günümüze kadar 100’ü aşkın süper kahraman ve süper suçlu barındırmıştır. Bunların bir kısmı ekipte aylarca, yıllarca kalırken bir kısmı ise birkaç sayılık bir macera için geçici olarak katılmış ardından kendi yoluna gitmiştir.

Biz de sizler için çizgi romanları okurken çok sevdiğimiz, bağlandığımız ve “filmde olsa süper olur!” dediğimiz bir avuç naçizane Avengers üyesini yazıp tanıtalım dedik.

Captain Marvel (Ms. Marvel)

ms-marvel

Ms.Marvel’ın yeri benim için hep ayrı olmuştur – bunu çok mu sık tekrar ediyorum?- Ama sebebi bambaşka. Daha ilkokula giderken o zamanlar Show TV bünyesinde olan Fox Kids çizgi film kanalında kaçırmadan izlediğim X-Men çizgi filmi yüzünden. Çizgi filmin bir bölümünde ekibin üyesi Rogue’un geçmişi anlatılmaktaydı ve Ms .Marvel ile savaşıp onu komaya sokarak tüm güçlerini çalmasını anlatıyordu. Nedendir bilmem ama o bölümün sonunda hep duygulanmışımdır. Çünkü Rogue, neredeyse her gün hastaneye giderek komadaki Ms. Marvel’ı ziyaret etmiş ve bölümün sonunda Ms. Marvel hafifçe gülümseyerek komadan çıkmıştır. Peki kimdir kendisi?

ms.marvel

Asıl adı Carol Danvers. O yıllarda aslen uzaylı bir ırk olan Kree’lere mensup ama tamamen insan fizyolojisine sahip Captain Mar-Vell isimli bir süper kahraman, dünya dostu ilan edilip NASA ile birlikte çalışmaya başlar. NASA da Captain Mar-Vell ile çalışması için elemanları Carol Danvers’ı görevlendirir. Ancak Carol, Captain Mar-Vell’in düşmanları tarafından kaçırılır. Kurtarılmak üzereyken radyoaktif bir patlama sonucu Captain Mar-Vell’in Kree genleri Carol’ın genleriyle füzyonlanarak ona süper güçler kazandırır. Tıpkı Captain gibi kendisi de süperinsan kuvvetine, dayanıklılığına ve çevikliğine sahip olur. Yüksek hızlarda uçabilir ve neredeyse her tür enerjiyi absorbe ederek geri fırlatabilir.

Avengers’a katılır ancak çok geçmeden Rogue ile savaşır ve tüm güçlerini kaybeder.- Rogue dokunduğu kişilerin güçlerini ve anılarını emebilen bir mutanttır– Uyandıktan sonra bir süre kahramanlık yapmaz ve kendini alkole vurur. Kendini toparladıktan kısa bir süre sonra X-Men’e katılır ancak ekibe Rogue da katılınca anında ayrılır. Kısa bir süre uzaylı korsan ekibi Starjammers’a katılsa da ardından tekrar Avengers’a döner ve bu sefer Warbird kod adını alır. O günden beri Avengers’ın daimi bir üyesidir. Iron Man ile aralarında zaman zaman duygusal yakınlaşmalar olsa da bu durum arkadaşlıktan öteye geçmemiştir.

Genlerinde sahip olduğundan çok daha fazla bir güç saklıdır ve bu güç bugüne kadar birkaç kez ortaya çıkmıştır. Tam kapasitede muazzam güçlü kozmik bir varlığa dönüşmektedir. İlk seferinde bu güçleri açığa çıktığında kendine Binary dediği için sonraki dönüşümlerinde de kendine Binary kod adını vermiştir. Resmi olarak kabul edilmese de Binary’nin aslında farklı bir kişilik olduğu biz okurlar tarafından kabul görmektedir.

Photon

photon-marvel

Kesinlikle en sevdiğim 3 kadın Avengers üyesinden birisi. Gerçek ismi Monica Rambeau olan Photon, ilk yayınlandığı yıllarda –1982– Marvel’ın “neden daha çok siyahi kadın kahramanlar yapmıyorsunuz?” sorularına cevap verircesine yarattığı bir karakterdir.

Kendisi New Orleans Sahil Güvenlik’te teğmen olarak görev yapmıştır. Görevi sırasında Güney Amerikalı bir teröristin ateşlediği başka bir düzlemden enerji çekip ışınlar yayan silahına maruz kalınca süper güçlerini kazanmıştır. Spider-Man tarafından Avengers ile tanıştırılmış ve takımın uzun bir süre parçası olmuş, hatta birkaç sefer de liderliğini yapmıştır. Basın tarafından önce kendisine Captain Marvel kod adı verilmiş olsa da sonradan orijinal Captain Marvel’ın oğlu Genis-Vell’in ricası üzerine bu ismi bırakmış ve Photon ismini almış, sonra yine ismini değiştirmiş ve kendine Pulsar demiştir. İç Savaş olayları sırasında da Captain America’nın tarafını tutmuş ancak savaşın sonunda diğer çoğu kahraman gibi hükümete bağlanmıştır.photon

Güçlerine gelirsek. Vücudunu istediği tüm enerji türlerine dönüştürebilmektedir. Işık, elektrik, mikrodalgalar, radyo dalgaları, ultraviole dalgalar, gamma ışınları, lazer ve daha niceleri. Bu şekilde ışık hızında hareket edebilir ve dönüştüğü enerji türünü ateşleyerek muazzam derecede büyük hasarlara yol açabilmektedir. Sadece bildiği değil, bilmediği ve sonradan gördüğü enerji türlerine de dönüşebilmektedir ve dönüştüğü enerji türü üzerinde çok ileri derecede kontrolü vardır. Örneğin sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan elektriğe dönüşüp bir düşmanının beyin aktivitelerini durdurmayı başarmış, Wasp’ın ellerinden fırlattığı elektrik ışınlarına dönüşüp izini takip ederek Wasp’ı bulmuştur.

Avengers dışında genellikle terörist gruplarıyla savaşmış, Spider-Man, Black Panther ve daha nice kahramanımıza pek çok savaşlarında yardım etmiştir. Çok neşeli ama bir miktar da kibirli bir karaktere sahiptir. Klasik siyahi aksanını ve sokak İngilizcesini hiç bozmadan korumuştur. Şöhret bazı şeyleri değiştiremiyor.

Son olarak Luke Cage’in kurduğu Mighty Avengers ekibine katılmış ve Spectrum kod adını almıştır. Önceki savaşlarında aldığı psikolojik travmalar yüzünden ekipteki konumu biraz sallantıdaydı. Ancak bu sorunları kısa sürede çözmüş ve ekibin en sağlam üyelerinden biri olmuştur.

Orjinal Avengers üyeleri –içlerinde Captain America ve Iron Man’de var- Genosha adasında Red Skull ile yaptıkları dövüş sonrası zihinleri çarpıtılınca, kendilerine Mighty Avengers diyen ve her sorunu şiddetle ve neredeyse öldürürcesine çözen bu ekibi ortadan kaldırmaya karar verirler. İçlerinde en büyük sorun teşkil eden Spectrum’u (Photon) zırhının içine enerji formunda hapseden Iron Man savaşı tam kazandığını düşündüğünde ve herkesi öldürmeye karar verdiğinde, Monica zırhın içinden çıkarak herkesin aklını başına toplar. Böylece iki taraf sert bir savaşın ardından dağılır. Mighty Avengers’ı dağıtmaktan vazgeçen orijinal Avengers üyeleri evlerine döner. Monica ise eski dostu Spider-Man’i Mighty Avengers’a katılmaya davet eder.

She Hulk

she-hulk

Bir tane Hulk neyinize yetmiyor diyebilirsiniz. Ama Dişi Hulk eminim tüm Marvel severlerin kalbinde ayrı bir yere sahiptir. Kendisi orijinal Hulk Bruce Banner’ın kuzenidir. Genç olmasına rağmen çok başarılı bir avukat olan Jennifer, bir davaya bakarken karşı tarafın sanığı tarafından vurulmuştur. Modern tıp her şeyi denemiş ama en son çare olarak Bruce çağırılmıştır. Bruce da elinden bir şey gelmeyince kendi kan hücrelerini Jennifer’a aktarmıştır. Kendi hücrelerinin çok hızlı yenilenme özelliği olduğu için bunun Jennifer’ı kurtaracağını düşünür. Ama gama ışınlarına maruz kalmış bu hücreler Jennifer’ı da tıpkı Hulk gibi yeşil bir canavara dönüştürmüştür. Tek bir farkla! Bu Dişi Hulk kesinlikle hiçbir kişilik bölünmesi yaşamamış, dönüşümden önceki zekasını ve iradesini olduğu gibi korumuştur. Başlarda güç açısından orijinal Hulk’dan daha güçsüz gibi gözükse de ileriki yıllarda pek çok savaşı sırasında en az onun kadar güçlü olduğunu bizlere göstermiştir. İstediği zaman form değiştirebilse de Dişi Hulk halini oldukça sevmiş, kabullenmiş, hatta bir olay sırasında kalıcı olarak Dişi Hulk’a dönüştüğünde hiç üzülmemiştir!

Secret Wars serisindeki savaştan sonra Fantastik Dörtlü’deki Thing, Battleworld evreninde kalmaya karar verince, yerine geçici olarak Dişi Hulk geçer. Maceralarından birinde maruz kaldığı radyasyon sonucu normal formuna dönememeye başlar. Ancak bir süre sonra bunu engelleyen şeyin radyasyon olmadığını, psikolojik bir engel olduğunu fark eder ve bu sorunu da kısa sürede aşar.shehulk

Avengers’a dönmesinin üzerinden çok zaman geçmez ki, başka bir Avengers üyesi olan ve radyoaktif güçlere sahip Jack of Hearts’ın güçleri yüzünden akli dengesini kaybeder. Bir Hulk’ın ulaşabileceği maksimum öfke ve korku seviyesine çıkarak durdurulamaz bir güce ulaşır ve kafayı yiyerek Idaho’daki Bone kasabasını yok eder. O kadar güçlü bir hale ulaşmıştır ki, bir araya gelmiş Avengers üyeleri bile onu durduramaz ve Hulk’tan yardım isterler. Hulk bile onu sadece yavaşlatabilmiştir.

Jack of Hearts tekrar gelerek Dişi Hulk’ın gama radyasyon seviyesini dengeleyerek akli dengesini tekrar kazanmasını sağlamıştır. Ardından hem avukatlık mesleğiyle birlikte yürütemediği için, hem de ekip üyelerinin yüzüne bakmaya utandığı için ekipten bir süreliğine ayrılıp bir avukatlık bürosunda çalışmaya başlar. Ama çok geçmeden en büyük korkusu gerçekleşir. Scarlet Witch delirerek güçlerinin kontrolünü kaybeder ve Dişi Hulk’ın tekrar delirmesini sağlar. Captain America’yı neredeyse öldürür ve Vision’ı çıplak elleriyle ikiye böler. Bu arada Vision’ı ikiye bölmek her yiğidin harcı değildir.

Gel zaman git zaman Avengers’a tekrar katılmış ve birkaç sefer daha öfkeden delirerek güçlerinin kontrolünü elinden kaçırma noktasına gelmiştir. Son olarak Luke Cage’in kurduğu Mighty Avengers ekibine katılmıştır.

Kendisi çok uzun yıllar Avengers üyesi olarak kalmış ama avukatlık mesleğini de asla bırakmamıştır. Dişi Hulk formuyla davalara girmiş ve topluma kendini kabullendirmiştir. Mesleğinde o kadar tarafsız ve başarılıdır. İç Savaş sırasında Iron Man saflarında yer alsa da, savaş sonunda açılan davalarda iki tarafı da savunmuştur.

Spider-Woman

spider-woman

Erkek kahramanların dişi versiyonlarına devam ediyoruz. Örümcek Hatun! Tabii ki Jessica Drew’den bahsediyoruz. Bugüne kadar pek çok Spider Woman ismini kullanan kahraman oldu, ama en çok tutulanı hiç şüphesi Jessica idi. Kendisi ilk olarak 1977 yılında karşımıza çıkıyor. Babası ünlü bilim adamı Jonathan Drew’dir. Labrotuvarı ve evlerinin aynı binada olması sonucu Jessica küçük yaşta yüksek miktarda uranyum radyasyonuna maruz kalıp zehirlenmiştir. Babası da onu kurtarabilmek için genleriyle oynadığı radyoaktif bir örümceğin kanından yaptığı serumu Jessica’ya aktarmış ve onu çok yavaş yaşlanacağı bir kapsüle koymuştur.

Babası kızını terk etmiş ve onlarca yıl sonra Jessica 17 yaşa sahip bir fizyolojide uyanmıştır. HYDRA tarafından beyni yıkanmış ve SHIELD’a saldırmak üzere gönderilmiştir. SHIELD tarafından yakalanmış ve bu sefer onlar adına çalışan bir ajan olmuştur. Ardından yer altına çekilmiş ve kelle avcılığı, özel dedektif, süper kahramanlık gibi işler yapmış ve son olarak Avengers’a kalıcı olarak dahil olmuştur. Çoğu zaman ikili ajanı oynuyor gibi gözükse de daima Avengers ekibine sadık kalmıştır. Nick Fury ile özel bir ilişkisi olduğu dedikodular arasındadır.

spider-woman

Jessica’nın güçlerinin babasının onu kurtarmak için verdiği serumla kazanıldığı düşünülse de aslında bundan daha öncesine dayanmaktadır. Daha ana rahmindeyken, annesi hastalanmış ve babası annesine pek çok farklı örümceğin değiştirilmiş genlerine sahip kan hücrelerini aktarmıştır. Bu şekilde Jessica birden fazla örümceğin güçlerine sahiptir. Süperinsan kuvveti, dayanıklılığı, çevikliği ve hızına sahiptir. Tonlarca ağırlığı kaldırabilir ve yüksek hasarlara dayanabilir. Normal bir insandan çok daha hızlı iyileşmektedir. Elleri ve ayaklarından salgıladığı özel bir sıvı sayesinde duvarlara tutunabilmektedir.

Başlarda kostümünün parçası olan metal kanatlar sayesinde havada süzülebilse de sonradan kalıcı olarak uçma gücünü kazanmıştır. Ellerinden “zehir patlaması” adını verdiği ve zehirlerle hiçbir ilgisi olmayan biyoelektrik ışınları fırlatarak yüksek derecelerde hasar verebilmektedir. Buna bir canlıyı bayıltmak, öldürmek ve çok sert çelik duvarları delmek de dahil. Ama en meşhur özelliği vücudundan salgıladığı özel feromonlardır. Bu özel hormon sayesinde erkek dişi ayırt etmeden çevresindekilerin ilgisini üstüne çekip onlara istediğini yaptırabilmektedir. Aynı zamanda hem HYDRA,  hem de SHIELD tarafından eğitildiği için mükemmel bir yakın dövüş ustasıdır ve neredeyse her tür silahı kullanabilir.

Hercules

hercules-marvel

HERKÜL! Hayat hikayesini anlatmamıza gerek yok sanırım. Zeus’un oğlu, yarı tanrı Herkül, yanlışıkla Olimpos’a düşen Thor’un ağzını gözünü dağıtıp dünyaya gönderdikten sonra peşinden dünyaya gitmiştir. Baş düşmanlarından Pluto –Hades- tarafından esir alınınca Thor tarafından kurtarılmış ve çok yakın arkadaş olmuşlardır. Yeni tanıştığı kişilerle tokalaşmak yerine suratlarına yumruk çakmasıyla tanınır. (Bkz. Thor, Herkül’ü Coşturuyor)

Asgardlı büyücü Enchantress tarafından beyni yıkanıp Avengers’a saldırmaya gönderilmiştir. Ancak büyünün etkisinden kurtulmuş, Avengers ile birlik olup Enchantress’ı yenmiştir. Babası tarafından Olimpos’tan sürgün edildiğinde de Avengers’a katılmış ve çok uzun yıllar ekipte kalarak değerini pek çok sefer kanıtlamıştır. Thor ile birlikte pek çok sefer başbaşa maceralara gitmiş ve iki tanrının gücünü düşmanlarına tattırmışlardır. İç Savaş olayları sırasında Captain America saflarında yer almış ve Iron Man’in en güçlü silahı olan Thor klonunu kendi çekiciyle paramparça etmiştir ve meşhur “Artık sen Thor değilsin” sözlerini söylemiştir.

Avengers dışında kendi serisine sahiptir ve genellikle Olimpos’u ilgilendiren tanrısal meselerle uğraşmıştır. Son olarak Mighty Avengers ekibine katılmıştır.

Güçlerini ayrıntıyla anlatmamıza gerek yok herhalde. Süperinsan kuvvetine sahip demek yeterli kalmaz sanıyorum. Çünkü süperinsan kuvvetine sahip diğer karakterleri serçe parmağıyla dövebilmektedir. Bunu şu lafından da görebiliriz “Thor’un yapamadığı bir şeyi, Herkül daha güçlü yapabilir!” Neredeyse yok edilemez altından bir gürzü vardır ama çoğu zaman saf kas gücüyle savaşır.

Bu İçeriğe Oy Verin

1 2Sonraki sayfa

İlgili Makaleler

3 Yorum

  1. Çok başarılı ve güzel bir yazı olmuş. Yazıyı kaleme alan kişinin ne hakkında konuştuğunu ve nasıl konuşması gerektiğini bilen bir üslupla yazıyı kaleme almış. Bu sitenin en sevdiğim yönü /isim vermeksizin/ diğer altkültüre dair yayın yapan siteler gibi sulu, cıvık, alakasız, saçma görüş ve düşüncelerini tabiri caizse laubali bir çerçevede, karşıdaki okuyucuyu bir kademe aşağı görerek ele almamaları. FRPnet olarak site içerisinde rastgelip de okuduğum herhangi bir makale, yazı ve duyuru olsun az önce yaptığım karşılaştırmadaki gibi bir durumla hiç karşılaşmadım. Elbette FRPnet yazarları yazılarında kendi yorumlarına yer veriyorlar fakat bunu o kadar hoş, güzel, olması gerektiği gibi bir çerçevede yer veriyorlar ki insanın ne yazarlarsa yazsın okudukça okuyası geliyor. Aslında daha söylemek istediğim çok şey var fakat maalesef kelimelere dökebileceklerim an itibariyle bunlarla sınırlıdır. Son olarak kalitenizden hiçbir zaman ödün vermediğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Siteniniz daimi bir müdavimi olarak bu siteyi gittiği yere kadar ziyaret edip, bilgilenmeye devam edeceğim. Başarılarınız devamını dilerim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.