Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Marvel Evreni’nin En Ölümcül Doğaüstü Karakterleri

Marvel Evreni’nin En Ölümcül Doğaüstü Karakterleri

Captain America, Iron Man, Phoenix, Cyclops, Profesör Xaiver, Hulk, Silver Surfer, Thanos, Captain Marvel ve daha niceleri. Kuşkusuz neredeyse hepimizin çok iyi bildiği ve sıkça karşımıza çıkan Marvel karakterleri bunlar. Hepsi de Marvel Evreni’nin bilimkurgu tarafını yansıtan ve her biri en az kırk yıllık bir geçmişe sahip birer karakter.

Ama biz bir değişiklik yapıp bu sefer sizlere Marvel Evreni’nin fantastik tarafını yansıtan doğaüstü karakterlerini incelemek istedik, hem de en güçlülerini!

Not; bu liste, güçlüden güçsüze veya tam tersi bir güç sıralamasını simgelememektedir.

DORMAMMU

Marvel Evreni’nin en güçlü mistik koruyucusunu simgeleyen Sorcerer Supreme -Mutlak Büyücü- unvanını taşıyan tüm kahramanların en büyük, en ölümcül düşmanıdır. Saf büyü enerjisinden döllenen Faltineler’in bir üyesi olan Dormammu, zamanla etrafındaki enerjiyi ve maddeyi özümseyerek korkunç güçlü, yaşayan bir büyü haline gelmiş, üstüne Karanlık Boyut’taki sonsuz enerji kaynaklarını keşfedince de gücüne güç katıp, tanrı seviyesindeki bir varlığa dönüşmüştür.

Asgard’ın baştanrısı Odin’in ördüğü büyüleri rahatlıkla parçalayabilecek güçte olan Dormammu, Cehennem’in en güçlü varlıkları Lucifer, Satan ve Mephisto’dan bile daha güçlü kabul edilmektedir. En büyük amacı bizim boyutumuza geçip dünyamızı ele geçirmektir. Tarih boyunca farklı zamanlarda bu amacına çok yaklaşmış ama her seferinde dönemin Sorcerer Supreme’i tarafından alt edilmiştir. En büyük yenilgilerini ise tabii ki Doctor Strange’in elinden tatmıştır.

MEPHISTO

Mephisto… Kendisini Ghost Rider filmleriyle biraz tanısak da tam gücüne hiçbir filmde şahit olamadığımız, kuşkusuz Marvel’ın en ölümcül, en “şeytani” karakterlerinden biri. Aslında Marvel’da bulunan ve adına kendi tabiriyle “Cehennem” dediği bir boyutu yöneten Mephisto, kuşkusuz ırkdaşları içindeki en güçlü iblislerden biridir. Yönettiği boyut, kutsal dinlerde geçen Cehennem’le aynı yer olmasa da insanların bu şekilde düşünmesine, hatta kendisini bizzat Şeytan sanmalarına izin vermektedir.

Gücünü dünyada var olan kötülükten alır. Ortaya çıkış hikâyesi tam olarak bilinmese de kainatta var olan en eski varlıklardan biri olduğu düşünülür. Hulk’la baş edebilecek süperinsan kuvveti ve dayanıklılığa, Doctor Strange’e kafa tutabilecek büyü gücüne, Profesör Xaiver’la kapışabilecek psişik bir beyne, Scarlet Witch’la boy ölçüşebilecek gerçekliği değiştirme güçlerine, Wolverine’i kertenkele gibi gösterecek hızlı iyileşme gücüne ve ölümsüzlüğe sahiptir. Ölümlülerle yaptığı anlaşmalar sonucu onların ruhlarına sahip olarak gücüne güç katar, tabii ki bu anlaşmaların geri teptiği zamanlar olsa da -Ghost Rider vakası- her zaman bir açık bulmuş ve istediğini elde etmiştir.

NIGHTMARE

Rüya Boyutu’nun bir parçası olan Kabus Dünyası’nın yöneticisi olan Nightmare, tıpkı Mephisto gibi çok kadim ve çok güçlü bir iblistir. Gücü Mephisto kadar büyük olmasa da etki alanı çok daha büyüktür. Güzel ya da kötü rüya gören herkesin bilincini Astral Boyuttan çalıp kendi kalesine getirebilir ve sırf zevk uğruna onlara işkence çektirerek, ortaya çıkan bu korku enerjisinden -psişik- beslenir. Doğal olarak uyanık olan hiç kimse üzerinde bir gücü yoktur ancak hepimizin uykuya ihtiyacı vardır, değil mi?

Başta Doctor Strange ve Doctor Voodoo olmak üzere Marvel evrenindeki pek çok kahramanla savaşmıştır ve bu kahramanların büyük kısmı doğaüstü güçlere sahip olmayan kahramanlardır. Nightmare, kainatın en temel ve en güçlü varlıklarından biri olan Eternity’yi bile hapsetmeyi başarmış ve onun gücünü kullanarak Dünya gezegenini yok etmiştir -tabii sonunda Eternity dizginleri eline alıp her şeyi tersine döndürdü- Sonuç olarak Nightmare, bu listedeki diğer varlıkların aksine asla yok edilemez bir iblistir. Kainatta rüya gören varlıklar olduğu sürece Nightmare de daima var olacaktır.

MORGAN LE FAY

Tanıdık geldi mi? Kendisini pek çok Kral Arthur ve Büyücü Merlin hikâyesinden, dizisinden ve filminden tanıyorsunuz. Marvel’daki hikâyesi de çok farklı değil. Morgan le Fay, Kral Arthur’un üvey kız kardeşidir. Dünya tarihinin gördüğü en kudretli büyücülerden biri olan Morgan’a Sorcerer Supreme makamı bile teklif edilmiş ancak kendisi bunu reddetmiştir. Bizzat Merlin tarafından eğitilmiş, güçlerini kötülük için kullanınca hapsedilmiştir. Zamanda geçmişe giden Doctor Doom tarafından serbest bırakılan Morgan, güçlerini kullanarak geleceğe gitmiş ve başta Avengers olmak üzere pek çok kahramanla savaşmıştır.

Güçlerinin detayına gelirsek, sahip olduğu büyü kudretini çoğunlukla düşmanlarının zihinlerini ele geçirip, onları dostlarına karşı çevirmek için kullanır ancak güçleri bununla sınırlı değildir. Bir tanrı gibi gerçeklikle oynayarak yoktan var edebilme gücüne sahiptir. Ölüleri ister zombi olarak, ister ruhlarıyla birlikte diriltebilir, zamanda yolculuk yapabilir, şekil değiştirebilir, Doctor Strange’in gücüne baskın gelerek onu komaya sokacak güçte enerji patlamaları yaratabilir. Özellikle de su altında kalan Atlantis kıtasının tamamını su üstüne çıkartarak, şehirde yaşayan ve sadece su altında nefes alabilen Atlantislileri anında öldürmeyi başararak güçlerinin bir sınırı olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir.

Son olarak İtalya’daki yeraltı mezarlarındaki ölüleri dirilterek tüm Avrupa’ya büyük bir saldırı düzenlemiş ve yolda karşılaştığı ölüleri de dirilterek ordusunu korkunç bir büyüklüğe ulaştırmıştır. Avengers ve Avrupalı diğer kahramanlar güçlerini birleştirerek zar zor onu geri çekilmeye zorlamıştır. Mevcut konumu bilinmemektedir.

DRACULA

Hikâyesini anlatmaya gerek yok sanırım, Marvel’in Osmanlı Devleti’ni ilk kez çizgi romanlarına dâhil ettiği serinin baş karakteri olan Vlad Dracula, Osmanlı’dan kaçarken ağır yaralanması sonucu Romanyalı bir şifacının eline düşer. Bu şifacı da Lianda ismindeki bir vampirden başkası değildir. Kendisi ilk vampir olmasa da zamanla yaşayan tüm vampirlerden daha kudretli hâle gelmiştir. Tonlarca ağırlık kaldırabilir, gözün görebileceğinden daha hızlı koşabilir, çok hızlı şekillerde iyileşebilir, bakışları hipnotize edebilir, yarasa, sıçan, kurt ya da sise dönüşebilir. Kanını emdiği ölümlüleri kölesi yapabilir. Klasik vampir özellikleri işte…

Dracula’yı asıl güçlü kılan özelliği ise çok kudretli bir büyücü olmasıdır. Büyü güçleriyle büyük kitleleri kölesi haline getirebilmektedir. Özellikle hava durumu üzerinde o kadar hakimiyet sahibidir ki X-Men’den Storm ve Avengers’tan Thor’un elemental güçlerine baskın gelmiştir. Defalarca yok edildiği sanılmış, defalarca tekrar dirilmiştir. Kalbine kazık saplanması sadece onu geçici bir koma haline sokmaktadır, kazık çıkartıldığında tekrar uyanır. Güneş ışığı ya da ateşle yanıp kül olsa bile külleri, içine memleketinden getirilen toprakla doldurulmuş bir tabuta konduğunda kısa süre içinde tekrar dirilmektedir. Meşhur vampir avcısı Blade ve Van Helsing tarafından defalarca avlanmış olsa da sonunda hep geri dönmüştür.

DAIMON HELLSTROM

Aşağı yukarı kim olduğunu tahmin etmişsinizdir. Cehennem Lordları’nın, kendileri için fani dünyayla aralarında bir köprü işlevi görecek, yarı ölümlü yarı iblis bir çocuk peydahlama planları sonucu yaratılmış bir karakterdir. Satan (Şeytan)’ın oğlu olarak bilsek de Satan’ın tam olarak hangi iblisi temsil ettiğini bilmiyoruz, çünkü Marvel Evreni’nde tek bir Şeytan bulunmamaktadır. Zaman içinde pek çok güçlü iblis lordu bu lakabı kullanmıştır. Ancak planlar ters gitmiş ve Hellstrom fani bir kadına, eski Avengers ve Defenders üyesi Hellcat’e aşık olmuş ve bir kahraman haline gelmiştir.

Çok büyük büyü gücüne sahiptir ve bu gücünü başta yalnızca Cehennem büyüleri ve kara büyüler yapmak için kullansa da, zamanla “beyaz” büyü dediğimiz büyü türüne de hakim olmuş, yaraları iyileştirebilecek hatta ölüleri diriltebilecek güce ulaşmıştır. Cehennem büyüsü ve kara büyüyü çok yıkıcı şekillerde kullanabilmektedir, genellikle de gücünü Trident mızrağı aracılığıyla kanalize etmektedir. Bu mızrak yalnızca Satan’ın boyutunda bulunabilen netharanium metalinden yapılmıştır. Bu metal, her türlü büyü enerjisini katlayarak açığa çıkartma gücüne sahiptir. Doğal olarak Daimon’ın gücünü de katlamaktadır.

Şu anda Cehennem içinde kayda değer büyüklükteki bir bölgeye hükmetmektedir ve hâlâ iyi bir karakterdir -zaman zaman çoğunluğun iyiliği için kötülükler yapmış olsa da…

BROTHER VOODOO / DOCTOR VOODOO

Jericho Drumm, Amerika’da eğitimini tamamladıktan sonra memleketi Haiti’ye döndüğünde, kabilesinin spiritüel lideri, yani Houngan’ı olan kardeşi Daniel Drumm’ı ölüm döşeğinde bulur. Daniel, son dileği olarak kardeşinin Papa Jambo’ya gitmesini ister ve ölür. Papa Jambo ise Daniel’ı da Houngan büyü sanatında eğiten ruhani bir liderdir. Sadece haftalar içinde kardeşini bile gölgede bırakacak bir güce ulaşan Brother Voodoo, sahip olduğu güçlerle zihin kontrolü yapabilir, başta ateş elementi olmak üzere tüm element türlerinde ileri seviyede hakimiyeti vardır. Zarar verici büyülere karşı yüzde yüz bağışıktır. Işınlanabilir, kardeşinin ruhunu düşmanlarının içine sokup onların bedenini ele geçirebilir, içinde voodoo davullarının çaldığı büyülü bir sis yaratıp düşmanlarını körleştirip, paranoyaklaşmalarını sağlayabilir.

Doctor Strange, Sorcerer Supreme makamını bırakıp veliahtı olarak Brother Voodoo’yu seçtiğinde onu bizzat eğiterek daha da güçlendirmiş, üstüne cephaneliğindeki büyülü eşyaları da Brother Voodoo’ya teslim ederek yok edilemez bir güç haline gelmesine neden olmuştur. Brother Voodoo’nun büyüye olan doğal bağışıklığı ise onu diğer doğaüstü düşmanları için ölümcül bir hasım yapmaktadır.

SCARLET WITCH

“Scarlet Witch mi? Ne alakası var ya, filmlerde deney sonucu güçler kazanan bir insandı!” diyebilirsiniz. Ancak sandığınızdan çok daha fazlasıdır Wanda Maximoff. Kendisi, dünyamızın Kadim Tanrıları’ndan Kaos Lordu Chthon’dan öğrendiği Kaos Büyüsü’nü mükemmel seviyede kullanabilen çok kudretli bir büyücüdür. Kaos Büyüsü kontrol edilmesi son derece zor olan ve gerçekliği büken bir güçtür ve Wanda’nın Marvel Evreni’nin tamamını defalarca altüst etmesine sebep olmuştur. Kaos Büyüsü’yle çevresindeki enerjiyi ve maddeyi bükebilen Wanda, gerçekliği tamamen değiştirerek yoktan var edebilir ve hatta var olan şeyleri tarih sahnesinden tamamen silebilir, buna ölüleri diriltmek de dahil.

Hex Bolts adını verdiği büyü enerjisi toplarıyla yanmayan nesneleri ve varlıkları bile yakabilir, patlatabilir, moleküler düzeyde etkileyip maddeyi tamamen başka bir maddeye dönüştürebilir, neredeyse yok edilemez güç alanları yaratabilir, her türlü fizik kuralını altüst edebilir. Uçma, ışınlanma gibi güçlerinin dışında gerçekliği kozmik anlamda değiştirip, yaşadığımız dünyanın tarihini sadece saniyeler içinde değiştirip yeni baştan yazabilir. Güçleri yüzünden pek çok sefer delirip kontrolü kaybedince, tüm evreni etkileyen büyük olay dizilerine sebep olmuştur. Bu delirmeler esnasında Doctor Strange gibi Düzen Büyüsü kullanan kudretli büyücüler bile Wanda’nın Kaos’unu bastıramamıştır. Birkaç yıldır herhangi bir delirme emaresi göstermediği için her an yeni bir atak geçirmesini biz de “heyecanla” bekliyoruz.