İncelemeler

The Private Life of a Cat (1946) İncelemesi

Maya Deren’in filmografisinde “ne alaka ne boş yaptın be” diyeceğim bir film olacağını hiç düşünmemiştim. Meshes of the Afternoon’la bilinçaltını darmadağın eden, At Land’le mekânları zamanı büküp delirten aynı kadın, birden 22 dakika boyunca sadece kedilerin doğumunu ve yavru bakımını izletiyor. Hiçbir diyalog, hiçbir sürreal loop, hiçbir ayna yüz, hiçbir bıçak… Sadece siyah-beyaz, yer seviyesinden çekilmiş, sessiz bir gözlem. İzlerker “Maya abla sen iyi misin, niye böyle bir film çektin?” diye sordum. Boş filmdi kardeşim. Tam bir filmografi outlier’ı. Deneysel sinema kraliçesi birden “kedi belgeseli”ne dönmüş. Ne oldu, ne alaka? 1940’ların o evlilik döneminde (Hammid’le) kendi kedilerini mi filme almışlar? Tamam, kişisel sinema denemesi olabilir ama… izleyince bu mu yani?

Hikâye?

Bir dişi kedi hamile kalıyor, uygun bir yer seçiyor ve doğum başlıyor. Beş yavru doğuyor hiçbir şey gizlenmeden, doğal haliyle. Sonra anneleri yavruları, emziriyor, onlarla oynuyor, büyütüyor… 22 dakika boyunca sadece bu döngü. Kamera tamamen kedilerin seviyesinde, insan figürü sıfır, dramatik twist sıfır. Bazıları “dokunaklı, hayatın ritüeli” diyor ama bence abartı. Hiçbir olay yok, hiçbir gelişme yok. Maya Deren’in “hayatın doğal akışını” göstermek istediği belli ama… 22 dakika kedi yavrusu izlemek için mi sinemaya geldik demiştir kesin millet 46 yılında?

Karakterler:

Burada karakter dediğim tek şey kediler. Dişi kedi ve yavruları. İsim bile yok, sadece “She” ve beş yavru. Maya Deren kendi bedenini kullanmıyor, kamera arkasında kalıyor. Hammid’in çekimde daha baskın olduğu belli. Deren burada oyuncu değil, sadece gözlemci. Belki kasıtlı bir tercih: “doğum gizli ve kutsal” diye düşündüğü için hayvanlarda bile “kişisel” bir alan yaratmak istemiş. Ama filmde o derinlik bile yok. Sadece kediler ve rutinleri.

İlgili Makaleler

Sembolizm ve Temalar:

Neredeyse hiç yok sembolizm sıfır. Meshes’teki anahtar-çiçek-bıçak üçlüsü burada yok. Bilinçaltı labirenti yok. Kimlik krizi yok. Feminist bakış yok. Sadece “doğum, annelik, büyüme” gibi doğal bir döngü. Bazı eleştirmenler “ritüel” diye yorumluyor ama bence zorlama. Tam “boşluk” filmi.

FRP açısından: Dungeon’da “kedi NPC’leri” izliyorsun, loot yok, quest yok, side quest bile yazılmaz bundan.

Teknik ve Vizyon

Düşük bütçe, ev içi çekim, siyah-beyaz, tamamen sessiz (bazı versiyonlarda Deren’in kendi narasyonu eklenmiş). Deneysel diye etiketliyorlar ama bu resmen eski usul belgesel. Kedi gözü seviyesi çekim fikri güzel ama 22 dakika boyunca aynı şey tekrar ediyor. Müzik yok, efekt yok, o meşhur Teiji Ito uğultusu yok. Deren’in filmografisinde en “sıradan” ve en az iddialı olanı bu. Niye çekti? Belki evlilik döneminde “kişisel bir mola” istedi. Belki de “kadın bakış açısını doğaya taşımak” diye düşündü. Ama sonuç: İzleyince “Maya Deren’den bunu mu bekliyorduk?” dedirtiyor.

Frp /Geek Açısından Bonus

Frp açısından: Hiçbir şey yok kardeşim. Karakter sheet’ine “kedi annesi” NPC’si ekleyebilirsin ama o kadar. Deneysel sinema sevenler için “filmografiyi tamamlamak lazım” diye izlenir. Yoksa direkt atla. Lynch’ten Godard’a ilham arıyorsan burası hiç değil.

Sonuç

The Private Life of a Cat, Maya Deren filmografisinin en “ne alaka”sı. Boş filmdi, evet. 22 dakika boyunca kedilerin doğum ve bakımını izliyorsun, “bu mu yani?” diye çıkıyorsun. Deneysel sinema, psikolojik derinlik, rüya döngüsü arıyorsan kesinlikle kaçınılmalı. “Deren’in her şeyini izledim” diyebilmek için bir kez bakılabilor. Hammid’le evlilik dönemi bir “ara” gibi duruyor. Sonra Deren yine Ritual in Transfigured Time’la dönecek galiba onun puanları yüksek, o yüzden burayı “geçiş filmi” olarak görüyorum. Maya Deren’e selam olsun ama… bir dahaki sefere lütfen ayna yüzlü figürü geri getir abla.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu