HaberlerİncelemelerSinema Haberleri

Michael Filmi İncelemesi: Basın Gösteriminden İlk İzlenimler Başka Bir Deyişle İnceleme

Eee millet, bugün Paribucineverse’in davetiyle Michael filminin basın gösterimine gittim, izledim. Film genel olarak bayağı güzeldi, hatta dürüst olayım, beklediğimden daha keyifli geçti. Ritim ve tempo öylesine yüksekti ki 2 saate yakın süre boyunca hiç sıkılmadık. Salonun enerjisi bir an bile düşmedi, sahneler birbirine o kadar akıcı bağlanmış ki arada “devam devam” diye geçip gitti.

Michael’ı o kadar iyi özümsemişler ki (bu zaman aralığındaki) , özellikle Jaafar Jackson tepeden tırnağa birebir olmuş. Dış görünüşü, yürüyüşü, sesi, mimikleri, hatta o karakteristik el hareketleri… Adam resmen Michael Jackson’u diriltmiş. Oyunculuklar zaten genel olarak mükemmeldi, yan rollerdeki herkes de yerini çok iyi doldurmuş.

Dekor, makyaj, kostüm falan anlatmaya bile gerek yok, hepsi zirve seviyede, gözünüzü alamıyorsunuz.Sahne ve müzik uyumu ise ayrı bir olay. Birebir replika gibi olmuş, özellikle o ikonik parçalar girince salonun havası anında değişiyor, tüyleriniz diken diken oluyor.

Yönetmen daha önce Bohemian Rhapsody’de de aynı tarzı kullanmıştı, o yüzden bunu da bekliyorduk zaten; parçaları filme o kadar doğal yerleştirmiş ki, sanki gerçek Michael’ın kendi rollüyle hayatını izliyoruz gibi hissettiriyor.

Müzik sahneleri ise resmen film boyunca zirveyi yaşıyor: Billie Jean, Bad, Thriller… Bunlar girince salon resmen ayağa kalkacak gibi oluyor, enerji tavan yapıyor. Hele bir de IMAX’ta izleyince uff, ses sistemi ve dev ekranla birlikte her şey bambaşka bir boyuta taşınıyor, resmen içinde hissediyorsun her vuruşu. Beat It sahnesi de efsaneydi ama içimden “keşke Eddie Van Halen’i o meşhur Frankenstrat gitarıyla görebilsek” diye geçirdim, o efsane gitar solosunu canlı canlı izlemek bambaşka olurdu.

Ama tabii eksileri de var, onları da gizlemeyeceğim. Babasıyla olan olayları bayağı uzatmışlar, yer yer “yeter be dede, geç artık ” gibi anlıyoruz adam kötü kemer sahnesinden herkesin nefretini kazanıyor bide sanki diğer kardeşlerde babaya bilenmişte bu filmi çekmiş gibi.

Film çok kısa bir zaman aralığını anlatıyor, neden böyle tercih etmişler hiç anlamadım. Michael’ın kariyerinin o kadar zengin döneminde bu kadar dar bir kesiti seçmeleri bana biraz eksik geldi. Karakterler tek tek iyi işlenmiş ama Michael’ın kardeşleriyle ilişkisi neredeyse hiç yok denecek kadar az. Çingene çocuğu mu onlar ya? Hiçbir şey bilmiyoruz, o bağlar tamamen boş bırakılmış, oysa en azından biraz daha derinleştirseler film çok daha dolu olurdu. Kısa dönem seçtikleri için politik mesaj da yok denecek kadar az; “They Don’t Care About Us” gibi şarkıları bol bol görmek, o mesajların daha güçlü vurmasını isterdim doğrusu.

Ben şahsen çekim açılarını ve yönetmenliği pek beğenmedim. Sürekli yüzüne zoom zoom yapmak, yakın plan üstüne yakın plan… Türk dram filmi gibi olmuş, ne o öyle? Biraz daha sinematik, daha geniş açılarla çekilseydi keşke. Ama görüntü yönetmenliğine lafım yok, o konuda muhteşem iş çıkarmışlar; ışıklar, renkler, her kare ayrı bir tablo gibi. Sonuç olarak keyifli, enerjisi yüksek bir Michael Jackson deneyimiydi. Jaafar’la tekrar o efsaneyi yaşamak bile tek başına yeterdi bana. Eksiklerine rağmen sinemadan mutlu çıktım, tavsiye ederim. Tekrardan Paribucineverse’e teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu