Hani Snoopy ve Charlie Brown hikâyelerinde çocuksu bir tona bürünmüş hüzünlü bir ton vardır ya, The Day I Became A Bird de tam o tatta bir oyun işte. Hüzünle gülümsemek isteyenlere önerilir.
Oyun kısacık ve controller ile oynamamızı tavsiye ediyorlar. Yani arkanıza yaslanarak 1 saatte oynayıp bitirebilirsiniz. Açıkçası, bir daha oynayacağınızı sanmıyorum, zira tekrar oynadığınız zaman keşfedebileceğiniz yeni bir içerik olmadığı gibi, oynanış mekanikleri de öyle çok keyifli değil. Senaryoda da bizi yazımıyla büyüleyen bir şey yok. Fakat bu oyun yine de parlıyor. Hem görsel stili hem de hikâyenin üzerimizde bıraktığı his sebebiyle bu oyunu önerdiğim başlıklar arasına koyarım.
Yalnızca oyunun fiyatı beni tereddüte düşürüyor. Bu kadar kısa bir oyun için oyunun indirimsiz fiyatı biraz pahalı.

Eğer Charlie Brown, Peanuts ve Snoopy size tanıdık geliyorsa ve onların maceralarını okumak ya da izlemek sizce keyifliyse, The Day I Became a Bird oyununu radarınıza alın. Görsel olarak oyun çok tatlı olmuş. Etraftaki bazı nesneler detaylı çizilip renklendirilirken, kimi nesneler yalnızca kurşun kalemle çizilen hatlar olarak temsil edilmiş. Bu görsel tasarımın oyun mekanikleriyle bir bağlantısı yok. Fakat oyuna kendine has bir ton katmış.
Bu özünde bir bulmaca oyunu, fakat bulmacaların hiçbiri zor değil. Örneğin, birçok kez parçalanmış görselleri yapboz yapar gibi bir araya getirmemiz gerekiyor. Kimi sahnede çeşitli tuşlara doğru zamanlamayla basmamız da gerekiyor. Ancak bunu başaramazsak hiçbir şey kaybetmiyoruz. Ne süreye bağlı bir stres yaşıyoruz ne de zihinsel olarak zorlanıyoruz. Bu hakikaten çok çocuksu, kolay ve efor harcamadan bitip giden bir oyun.
The Day I Became a Bird beni sadece tek bir sahnede oynanışıyla memnun etmeyi başardı: Makasla mukavva kesmek. Hakikaten kartondan bir şeyi makasla kesme hissini tuşlara basarak vermeyi başarmışlar. Bunun nostaljisi de keyifliydi. Ne yazık ki oyunda Türkçe dil desteği yok. Onu da ekleyeyim bitirmeden. Hadi bir de şiirle bitirelim incelememizi madem.
Ben güzel değil miyim? Neden kuş koymuyorlar yoluma?






