Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Dört Ayağı Üzerine Düşmüş Bir RPG – The Chronicles of Nyanya İncelemesi

Dört Ayağı Üzerine Düşmüş Bir RPG – The Chronicles of Nyanya İncelemesi

Chronicles of Nyanya inceleme için elime ulaştığında, sevimli kedi çizimleri ve bayat RPG klişeleri ile harmanlanmış espriler dışında pek bir beklentim yoktu. Ne var ki daha tutorial aşamasından itibaren kendimi, tahmin edemediğim kadar eğlenceli bir rol yapma oyununun içinde bulduğumu fark ettim. Bu incelememde sizlere neden Chronicles of Nyanya’ya kesinlikle şans vermeniz gerektiğinden bahsedeceğim.

Polonyalı Hamstercube tarafından geliştirilen ve RPGMaker motoru kullanılan Chronicles of Nyanya’nın dağıtımını, indie pazarında adını sık sık duymaya başladığımız Fat Dog Games üstlenmiş – bu da ön yargılarımı kenara bırakmamdaki en büyük etkenlerden biriydi. İyi ki de öyle yapmışım zira Chronicles of Nyanya’nın hikayesi, sevimli çizimlerin ve kedi şakalarının arasında çizdiği yolda çok daha derine ilerliyor.

Hikayemize, sevimli bir kedicik olan Purr rolünü üstlenerek başlıyoruz. Birkaç komik, sevimli ve Nyanya’nın renkli yüzünü gösteren yan görevden ve gerek karakterler, gerekse oyunun ana hatları ile tanışma faslını bitirdikten sonra ne yazık ki işler bir anda alt üst oluyor. Ablamızın düğününde güzel ve mutlu bir gün geçireceğimizi sanarken Nyanya’nın karanlık tarafı ile tanışıyoruz. Purr, bu karanlık ve acı dolu günden sonra büyük bir değişim yaşıyor ve hikaye esas olarak bu noktada ivme kazanıyor. Purr önceki hayatını geride bırakıyor ve yoluna Catair adlı ölümcül bir suikastçı olarak devam ediyor.

Catair adlı ölümcül bir suikastçı – tanıdık geliyor değil mi? Oyun buna benzer birçok kelime oyunu ve nükte ile dolu fakat dozu gayet iyi ayarlanmış. Zorlama olmayan espriler sayesinde oynarken baygınlık hissetmiyorsunuz. Ayrıca bu espriler oyunun daha karanlık olan intikam, nefret ve kayıp gibi temaları ile sevimli tonu arasındaki dengeyi kurmayı da başarıyor.

Yapım ekibinin eski rol yapma oyunlarından esinlendiği aşikar. Her zaman olduğu gibi kahramanımız Catair, sadık yoldaşlardan oluşan ekibini oluşturuyor ve efsanevi bir maceraya atılıyor. Kötü adamı kovalıyoruz, zindanlara girip hazineler buluyoruz ve rol yapma oyunlarından bildiğimiz hemen hemen tüm macera adımlarını bir bir tamamlıyoruz. Tüm bu tanıdık adımlar güzel ve hafif bir hikaye anlatıcılığı ile oyunun temasına uygun olarak işlenmiş. Dolayısıyla kötü bir klişenin içinde sıkılmaktan ziyade keyifli ve heyecanlı bir hikayeye tanık oluyoruz. Tabii ki hikaye daha önce hiç işlenmemiş bir konu ya da akıllara zarar bir anlatım içermiyor ama bu, oynayan kişilere keyifli bir deneyim sunmasına da engel olmuyor.

Bunun yanı sıra oyunun savaş mekanikleri de beklemediğim kadar detaylıydı. Oyunun pek çok anında sizden daha güçlü ya da daha kalabalık düşmanlar ile karşılaşıyorsunuz. Bu yüzden takım kompozisyonunuzu iyi ayarlamanız önem taşıyor. Karakterlerin kendine has yetenekleri de savaşlara güzel bir tat katıyor fakat dile getirmem gereken sıkıntılardan biri, açıklama metinlerinin pek de “açıklayıcı” yazılmamış olmasıydı. Sanırım burada, anadili İngilizce olmayan bir ekibin İngilizce bir oyun yapmasının eksi yönleri gözlemlenebiliyor. Aynı durum yer yer diyaloglar için de söz konusu. Yeteneklerimizin ne yaptığını deneme-yanılma yöntemi ile çözmeye çalışmak savaş esnasında sıkıntılı durumlara yol açabiliyor. Bu sıkıntıyı bir kenara bırakırsak, savaşlardan gerçek bir turn-based rol yapma oyununun verdiği keyfi alıyorsunuz.

Kısacası, retro rol yapma oyunlarının hissiyatı ile interneti dolduran kedi esprilerini bir araya getiren Chronicles of Nyanya’yı, keyifli vakit geçirmek isteyen her RPG-severe öneririm. Eğer siz de ağır ve kasvetli hikayelere kısa bir mola vermek istiyorsanız, Chronicles of Nyanya aradığınız oyun. Oyunu hemen buradan satın alabilirsiniz.

Star Wars: Episode 9 Setinden İlk Görüntü Geldi
One Piece'in Hikayesinde Sona Yaklaşıyoruz!