İncelemeler

Marvel's Spider-Man 2 İncelemesi

Marvel’s Spider-Man 2 incelemesi huzurlarınızda! Örümcek fobisi olanların uzak durması gereken oyun geldi! Artık iki tane örümceğin yer aldığı oyun bu işte. Bir tane de gergedan… Kertenkeleyi de unutmayalım… Akbaba? Neler oluyor?

Satış rekoruyla açılış yapan Marvel’s Spider-Man 2 inceleme masasına geldi, otopsisini yapmak da bana nasip oldu ve bu durumdan dolayı çok mutluyum. Neden mi? 43 yaşındayım ben, öyle The Powerpuff Girls’ler, Pokemon’lar yoktu benim çocukluğumda. Siyah beyaz çizgi romanlarla büyüdüm ve iki tane açık ara favorim vardı. Kimmeryalı Conan ilkiydi. Anneme zorla aldırdığım dandik plastik kılıçla evde herkesi keser dururdum. Erken dönem Diriliş Ertuğrul vakasıydım anlayacağınız. Diğer favorim ise kendi halindeki yapısı ve ”dost canlısı” kavramının suyunu çıkardığı için iyice naif gözüken Örümcek Adam’dı. Conan ayrı konu, onu ayıralım. Peter Parker’da bir büyü vardı, okulda olmaya çalıştığımız gençti kendisi. Herkese iyi davranalım, güzel kızı kapalım ve çaktırmadan da süper kahraman olalım. Nasıl olmuş da camdan uçup ölmemişim ve bugünlere gelmişim, hayret ediyorum.

Marvel's Spider-Man 2 venom
Marvel’s Spider-Man 2 venom

Bende yeri ayrı olan bu karakterin yıllar boyu oyunlarıyla karşılaştık. Bir nebze olayın özünü yakalayanlar olsa da asla o ağı attığımızı tam olarak hissedemedik. Umutlar çöle gömülen gizemli E.T. oyunundan bile kötü durumdayken, bir anda aksiyon ustası Insomniac ortaya çıktı. Sony bünyesindeki firma, gene hakları Sony’de olan Örümcek Adam oyununu yapma görevini üstlendi. Bu haberi ilk duyduğumda arkama yaslanıp viskimi koydum ve ayaklarımı uzattım. Ratchet serisi ile soluksuz aksiyonu mizah ile birleştirmeyi, bunu yaparken de teknik kusursuzluk dağının zirvesine çıkmayı başaran firma bu işin altından elbette kalkacaktı!

Marvel’s Spider-Man çıktı, ben şöyle bir durdum. İlk ağı attım, ağzım açık kaldı. Hayalimdeki Örümcek Adam çizgi romanlarımdan fırlamış ve ete kemiğe bürünmüştü resmen. Şehirde özgürce ağ atıyor, gram takılmadan dolanıyorduk. Hikayesi, aksiyonu ve görsel diliyle tek kelimeyle harika bir işti bu. Ardından Marvel’s Spider-Man 2’ye ısınma turu attıran ara oyun Miles Morales geldi. Kısa süresine ve aceleye gelmiş finaline rağmen o da tertemiz oyundu. Sonunda PlayStation 5’i mesken tutan Marvel’s Spider-Man 2 geldi.

Sonda söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim; oyun tek kelimeyle muazzam. İlk oyuna oranla nadir teknik sorunlar var ancak bunlar oyun keyfinize birazcık bile limon sıkamıyorlar. Sosyal medyada garip eleştiriler görüyorum; Peter’ın topuğu kaldırımın içine girmiş gibi şeyler… Böyle minicik kusurları kovalayan siz arkadaşlar, boşuna Türkiye gibi kusursuz bir ülkede nefes almaya çalışmıyorsunuz! Tüm ekstraları bulma çabamla birlikte oyun 29 saat gibi bir sürede sonlandı. Bu sürenin bir saniyesinde bile çakılma gibi sorunlarla karşılaşmadım. Üstelik performans modunun hakkını dibine kadar verdi Marvel’s Spider-Man 2; ray tracing özelliğini her moda sabitleyip 60fps’den bir fpscik bile ödün vermedi ve yağ gibi aktı.

Marvel's Spider-Man 2
Örümcek dostluğu

Çatışmalar ilk oyuna oranla ciddi tempo kazanmış ve alanını genişletmiş. Artık çok daha fazla sayıda düşman ekrana dahil oluyor, sağ sol demeden her yerden saldırıyorlar. Örümceklerimizin aksiyon yeteneği ile daha önce tanışmıştık zaten. Bir ton kombo ile aklınıza geleni güzelce hayata geçirebiliyorsunuz. Kombo ve özel saldırı yeteneklerimiz de artmış haliyle, DualSense’in her bir tuşu emrinize amade.

İşin aksiyon tarafını burada anlatmak biraz güç, deneyimlemek lazım. Beni ilgilendiren taraf, karakterlerin altını müthiş bir şekilde dolduran, meseleleri olan hikaye ve şehri özgürce dolaşmanın keyfi. Artık belli bir yaşa gelmiş, hayat meselelerini kahramanlık işleri kadar önemsemeye başlayan bir Peter Parker var karşımızda. May Hala’nın kaybını da aşabilmiş değil. En yakın arkadaşı Harry Osborn’un sunduğu fırsat ile beklenmedik bir mutluluk yaşayan Peter’ın keyfi uzun sürmüyor elbette. Şehirde yeni bir avcı var ve kendisinin en iyi olduğunu kanıtlayabilmek adına esir tutulan tüm kötüleri kurtarıp sonrasında kapışıp öldürmeyi hedefliyor. Predator serisindeki Yautja gibi takılıyor anlayacağınız. Bu arada uzaydan gelen simbiyot da devreye giriyor ve Venom belası da sahneye çıkmaya hazırlanıyor.

Peter’ın dertleri başından aşkın ve şehrin güvenliğini ikinci Örümcek Adam olan Miles Morales’e bırakmak için can atıyor. Bu olası devir teslim durumuna Miles da fena halde gönüllü ancak Kraven’ın kaçırdığı Martin Li (suç alemindeki namı Mister Negative) bir anda kendisinin dengesini bozuyor. Bilen bilir; Li gerçekleştirdiği saldırıda Miles’ın babasının ölmesine yol açıyor. Bu yüzden Miles Morales’in kendisine duyduğu öfke oldukça büyük. Bundan sonrasını deneyimlemek size kalsın, spoiler basıp kulak çınlaması ile uğraşma niyetinde değilim.

İlk oyunda harika dinamikler sayesinde keyifle şehirde ağ atıyorduk. Aynı dinamikler Marvel’s Spider-Man 2’de de karşımızda, üstelik yeni yeteneklere de sahibiz. Web Wings isimli ağdan kanatlarımız sayesinde uçabiliyor, daha doğrusu oldukça uzun mesafeleri süzülerek aşabiliyoruz. Bu yeni yetenek hem çok hızlı yol katetmemizi sağlıyor, hem de oldukça keyifli. Tam yere yakınlaştınız diyelim, çatılardaki hava kanallarına dalın ve kendinizi havaya fırlatın ve uçmaya devam edin. Kesmedi mi? Şehirde yer alan hava kanallarına dalın ve müthiş bir hızla yol alın. Örümcek’lerin tüm yetenekleri birleşince ortaya oldukça kompleks bir ”dolanma” özgürlüğü çıkıyor.

Marvel's Spider-Man 2 Sandman
Marvel’s Spider-Man 2 Sandman

Ana hikaye 29 saatimin çoğunu sahiplendi ancak yan görevler, yapılacak ekstralarla dolu harita. Tek tek anlatıp ”Aaaa, çok iyiymiş!” efektini keşfetmeyi size bırakacağım. Sadece bir tanesini açık edeyim; belli isteklerle ciddi zorlayıcı olabilen ve tam da bu sebepten dolayı büyük keyif aldığım Mysterio Meydan Okumaları’nı çok ama çok sevdim. Bir de 60’ın üzerinde kostüm açabiliyorsunuz. Bazıları saçma, kabul ancak genel olarak tasarımlar çok eğlenceli. 1930’ların caz müzisyenlerine gönderme yapan Morales kostümü favorim oldu. Bir de Chadwick Boseman’a selam çakan Black Panther kostümü var ve hüzünle gülümsemeyi aynı anda yaşatmayı başarıyor.

Eksiler yok mu? Olmaz mı yahu, kusursuz ne var şu hayatta? Gözüme en çok batan şey Peter’ın kaldırımlara giren topuğu oldu. Şaka şaka. Öyle ufak şeylerle sinirimizi bozmamayı öğrendik neyse ki. İlk oyunda suçluların kaçtığı araçları durdurduğumuz mini şehir görevleri vardı hatırlarsanız. Burada da benzeri mevcut ama nedense artık bir mini oyun bile değil. Arabayı yakaladığınızda Örümcek Adam aracı ufak bir sinematikle kendi kendine durduruyor, size ”Hızlıca doğru tuşa bas” isteğini dillendirmiyor bile. Neden var bu görev öyleyse? Neyse ki hikaye ilerledikçe en azından bir tuşa basmanızı isteyecek şekilde gelişiyor bu görev ama gene de keyifsiz. Ayrıca şehirde rastgele beliren suç görevleri (ilk oyundaki gibi) ciddi şekilde tekrara düşüyor. Bir yerden sonra yapmadan geçiyorsunuz.

Lafı daha da uzatmaya gerek yok; Marvel’s Spider-Man 2 müthiş bir oyun, hatta en iyi süper kahraman oyunlarında ilk üçte rahatlıkla yer ediniyor. Insomniac’ın hikayeyi sevgi ile ele almış olması oldukça önemli; Peter ve Miles’ın kader ortaklığını takip ederken ağzınız açık kalacak. Bu güzel işçiliğe harika bir aksiyon ve teknik açıdan çok başarılı bir iş eklenince, bu yılın en büyük GOTY adaylarından birine dönüşüyor Marvel’s Spider-Man 2. Kayıtsız kalanı örümcek ısırsın diyor ve kalan son kupayı da almak için PlayStation 5’imin başına dönüyorum.

FRPNET Puanı

Hikaye - 9.2
Grafikler - 9
Oynanış - 9.3
Ses ve Müzik - 9

9.1

Atalarımız boşuna ''Bir ağın nesi var, iki ağın sesi var.'' dememiş. Bu oyun kaçmaz!

Karanlıklara kaçan Batman'in Arkham serisinden sonra yapılmış en iyi süper kahraman oyunu huzurlarınızda. Her açıdan bir başyapıt ortaya koyan Insomniac'ı ayakta alkışlıyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu