Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Fahrenheit 451 Kitap İncelemesi

Fahrenheit 451 Kitap İncelemesi

Fahrenheit 451

Ray Bradbury’nin efsanevi eseri Fahrenheit 451’i okumak için hiçbir zaman geç değildir.

Yazar yarattığı Dünya ile geçmişte yaşananların, gelecekte de yaşanabileceğini eleştirel bir dille alıp, inanması güç ama olabilecek bir distopya olarak karşımıza sunuyor.

451 Fahrenheit: Kitap kağıtlarının yanıp tutuştuğu ısı derecesidir.

Amerikan edebiyatının önemli isimlerinden Ray Bradbury’nin başyapıtı diyebileceğimiz Fahrenheit 451, eşi benzeri olmayan bir distopya ürünü. François Truffaut tarafından aynı adla 1966 yılında sinemaya uyarlanarak ününe ün katan eser, teknolojisi gelişmiş bir toplumun gerilemeye yüz tutmuş sanatına ve insanlığına ayna tutmaktadır.

Sözcükler yapraklar gibidir; onların çok bulunduğu yerde, anlam meyvesi pek fazla bulunmaz.

Kitapla ilgili ayrıntılara geçmeden önce biraz Ray Bradbury’den bahsetmek istiyorum. 1920 doğumlu ünlü yazar, 92 yıllık hayatına toplamda 500’e yakın öykü, senaryo, şiir ve roman sığdırmıştır. Alfred Hitchcock gibi büyük ustalarla çalışma şansına erişmiş yazar ayrıca Moby Dick’in televizyon uyarlamısının senaryosunu da kaleme almıştır. 1988 yılında operaya da uyarlanan, yazarın en ünlü eseri olan Fahrenheit 451; 9 kısa öyküden oluşmuştur ve kiralık bir daktilo ile bodrumda bulunan bir kütüphanede yazılmıştır. Eser, ilk olarak parça parça Galaxy Magazine’de yayınlanmıştır.

İthaki Yayınlarından çıkan 60. yıl özel baskısı.
İthaki Yayınlarından çıkan 60. yıl özel baskısı.

Öykü, Montag adlı itfaiyecinin (Eserde yaratılan dünyada itfaiyeciler yangını söndürmüyorlar, onun yerine kitapların yakılmasına neden oluyorlar) sanatla ilgilenen Beatty ile tanışmasını ve Beatty’nin Montag’ta bıraktığı izleri bizlere Montag’ın bakış açısıyla sunuyor. Günümüz toplumuna dolaylı yoldan sert bir eleştiride bulunan eser, büyük televizyonlu ama kitapsız bir dünyanın toplum üzerindeki değişikliklerini göstererek de geleceğe ışık tutuyor.

Kitapların yakıldığı, insanların totaliter kişiler tarafından yönetildiği coğrafya; Orta Çağ’daki skolastik düşünce yapısı  ile de büyük benzerlikler gösteriyor. Her 2 dönemde de kitaplar yakılıyor, kitapların yakılması insanların bilgisizliğine yol açıyor, bilgisiz insanlar da diktatörler tarafından kolayca yönetiliyorlar. Ray Bradbury, kitap yakanlarla kitap okumayanlar arasında tasvirsel bir bağ kurup, her iki grubun da diktatörler tarafından yönetileceğini ustalıkla aktarıyor.

Ray Bradbury, Fahrenheit 451’de distopya, cyberpunk ve bilimkurgu ögelerini, totalitarist bir coğrafya ile birleştirerek  okuyucuya sürükleyici ve öğretici bir anlatım sunmayı başarıyor. Öyküyü, Montag adlı baş karakterin yorumlarıyla anlatarak da kitapların yakıldığı bir dünyadaki insanların düşüncelerini, okuyucuya doğrudan aktarıyor. Sansüre, endüstri haline gelen sanat yapısına eleştirisini sunan eser, elinizden düşürmeyeceğiniz sürükleyici bir hikaye. Her okuduğunuzda farklı çıkarımlarda bulunacağınız bu eser her kitaplıkta bulunmalı.

Bunu seven bunu da sever:

1984 – George Orwell
A Clockwork Orange – Anthony Burgess
Equilibrum (Yönetmenliğini  Kurt Wimmer’ın yaptığı sinema filmi.)

Yazar: Ray Bradbury
Fahrenheit 451
İthaki Yayınları – 2012