İncelemeler

The Companions – Bölüm 3

Üç yıl boyunca  – sene 1475 oldu- Bruenor şehir muhafızlığında çalışır. Kısa sürede bir efsaneye dönüşür. Hatta bazıları ona ete kana bürünmüş Clangeddin demeye başlar. Bruenor ise hayatınan memnun değildir. Hala tanrıları suçlar ve acınasını hayatına bakarak kan ağlar. Bir gün eve geldiğinde gene öfkeliyken annesine bağırır ve kavga ederler. Annesinin önünde babasına ve tanrılara küfür eder ve hatta annesine el kaldırır. Annesi ise ağlayarak odadan çıkar. Kısa süre sonra Kral gelir ve Bruenor’a okkalı bir tokat yapıştırır ve iyice bir döver ve Kral en sonunda dayanamayıp “Bu kadar yeter. Bundan sonra o lanet orkları öldürmek üzere kuzeye gönderileceksin!” der ve evden çıkar gider. Bruenor babası Reginald’ın mezarını ziyarete gider. Orada bu seçimi kendisinin yaptığını sürekli tekrarlasa da Moradin’i neden gelip beni engellemedin ve beni cennetine almadın diye lanetlemeye devam eder. Arada Mielikki’ye ve diğerlerine de geçirmeyi ihmal etmez.

Üç yıl daha geçer – sene 1478-. Dostlarıyla buluşmasına 6 sene kaldı. Bruenor artık kendi ekibine komuta etmektedir. Yanında her zaman kendisinden rütbeli biri onu denetler. Bir gün şehir dışında devriye gezerken orklardan ve devlerden oluşan bir grupla çatışırlar. Orkları birer birer öldürse de sayıları çok fazladır ve geri çekilme emri verir. Sonra daha önce dövüşmüş olduğu ikiz cücelerden biri olan Fist (Yumruk) göğsüne saplanan mızrakla yaralanır. Onu geride bırakıp kaçmaları gerekirken -Yumruk’ta bunu yapmalarını ister- Bruenor “Hayır!” diye reddeder.

tas-devleriBu sadece o anki duruma değil tüm hayatına karşı yaptığı bir reddedişti. Askerlere emir verir “Ona bir sedye yapıp götürün ben onları oyalarım” der ve tek başına orkları geri püskürtmeye başlar. Birer birer, çifter çifter, hatta üçer üçer orkları yere serer. Her vuruşunda öfkelenir ve tanrılara ve ona bu hayatı yaşatan herkese küfürler eder. Bu sırada darbe yese de acıyı görmezden gelir ve kısa süre sonra o kadar çok ork öldürmüştür ki kalanlar kaçmaya başlar.

Bruenor ise askerlerine katılmak üzere dönerken kocaman bir kayanın üzerine uçtuğunu görür ve son anda kaçar. Kayayı bir dev atmıştır. Bu dev orklarla birlikte yaşayan klasik tepe devlerinden değil, onlardan daha büyük ve zeki bir tür olan taş devlerindendir. Dostları ona “Kaç!” diye bağırır. Bu 15 yaşındaki Reginald’a söylenebilecek bir şey olabilirdi, ama Mithril Salonu Kralı Bruenor Battlehammer’a söylenebilecek bir şey değildi!

Bruenor hiç düşünmeden deve koşar. Devin boyu 5 metre kadar ve 10 katı ağır olmasına rağmen Bruenor hiç duraklamaz. Dev bir kaya daha atar, Bruenor kaçar ve koşmaya devam eder. Dev büyük sopasını çıkartır – büyükten kastımız bir ağaç gövdesi kadar-. Bruenor farklı bir taktik izler ve sola koşarak devin hizasında olan bir tepeye koşar ve Bruenor yolda birkaç ork tarafından yaralansa da hızını kesmeden koşar ve elindeki tek silahı, baltasını deve fırlatır. Dev elindeki sopayı bırakıp elleriyle yüzünü korumaya çalışsa da yeterince hızlı olamaz ve balta tam kaşlarının ortasına saplanır.

Ancak dev daha şaşırmaya fırsat bulamadan ikinci bir silahın kendisine uçmakta olduğunu görür. Bu silah Bruenor Battlehammer’dır! Bruenor koşarak tepeden zıplar ve devin kafasına doğru uçar. Uçarken kalkanını tüm gücüyle önünde tutar. Ve kalkanıyla devin kafasına çarparak, alnına saplanmış olan baltayı iyice derine sokarak devin kafatasını patlatır! Devle birlikte yere düşer ve aldığı yaralardan bilincini kaybeder. Diğer orklar bu manzara karşısında kaçışır. Dostları Bruenor’u alıp Felbarr’a götürür. Rahipler onu iyileştirir. Kral Emerus büyük bir ziyafet düzenleyerek o gün devriye gezen 6 savaşçıyı çağırır. Salonda büyük bir alkış kopar ama asıl Bruenor salona girdiğinde kıyamet kopar. Herkes alkışlar biralarını şerefe kaldırır. Kral Emerus bile Bruenor’u ayakta alkışlar. Ve Kral Emerus, çok nadir görülen bir şey yapar ve sadece çok büyük şeyler başarmış olan savaşçılara verilen bir ödül olan “dilek bahşetme” seromonisini başlatır. Bruenor’un tek dileği 15 yıl öncesinde dönüp o havuza girerek Moradin’in yanına gitmektir. Ancak bu kralın sağlayabileceği bir şey değildir elbette. Bunun yerine “Beni Mithril Salonu’na gönderin” der. Kral seve seve kabul eder.

Yaraları iyileşip kendine gelene kadar yaklaşık bir yıl geçer ve 16 yaşında – sene 1479- Bruenor Mithril Salonu’na giden bir kervana yazılarak yeni hayatının ikinci kısmına başlar. Yolda yol arkadaşıyla “Bruenor Battlehammer” üzerine tartışır. “O anlaşma hiç imzalanmamalıydı” der Bruenor. Dostu Ragged ise “imzalanırken bende oradaydım, hiç hoşuma gitmemişti” der. Bruenor “ yani sence Kral Bruenor hata mı yaptı?” der. Ragged ise kızar “yakında yeni evin olacak yerin kralı hakkında kötü konuşamazsın çocuk!” der. Peki hatalı mıydı? Diye sorar Bruenor. Ragged ise “Bilemem. Çünkü hepimiz savaş istiyorken Bruenor savaş istemedi. Ama kendi tercihi değildi. Çünkü savaş için çevre ülkelerden destek bulamadı. Gümüşiay destek vermedi. Sundabar hatta Felbarr bile destek vermedi. Çünkü diğerleri olmadan orklara karşı sayımız çok az kalıyordu. Yüzbinlerce ork!” der.

Sonra Bruenor “Yani Bruenor’u suçlamıyorsun öyle mi?“ der. Ragged “Birini suçluyorsam lanet insanları ve elfleri suçluyorum. Hiçbiri bizimle birlik olmadığı için o anlaşmayı imzalamak zorunda kaldı” der. Bruenor şu an ki kral olan Kral Connerad’ı sorar. Bruenor’un yakın dostu Banak’ın oğludur Connerad. Ragged:  “İyi bir kral ama bir Bruenor değil. Yumuşak kalpli bir cüce. Kral Emerus bile Bruenor’un yanında küçük kalırdı şüphen olmasın. Eğer Bruenor gibi bir kral gelmezse o lanet orklar yakında tüm Silver Marches bölgesini yerle bir edecektir” der ve Bruenor o an fark eder. Belki de yeniden doğması Mielikki’nin bir planı değildi. Belki de cüce tanrıları onu geçmişte yaptığı hatayı düzeltmesi için yeniden yollamıştı.

Mithril-hall

Ardından Mithril Salonu’na varırlar. Ragged, Bruenor’u Kral Connerad ile tanıştırır. Kral, Bruenor’un dev öldürme hikayesinden çok etkilenir ve Bruenor kraldan bir iyilik ister “Karlar eridiğinde beni batıya, Luskan şehrine göndereceğiniz bir kervana yazdırın. Denizi görmek istiyorum” der. Kral ise Bruenor’dan çok etkilenir ve kabul eder. Bruenor ve Connerad eskiden tanışıyordu aslında. Connerad o zamanlar çok gençti. Bruenor Connerad’ın gözlerine eskiden baktığı gibi baktığında da Connerad bir an tanır gibi oluyor ama o an hemen geçiyor. Karlar eriyene kadar da daha birkaç ay olduğu için Bruenor, Kraldan ikinci bir istekte bulunuyor.

Bu süre zarfında meşhur Karındeşenler ile eğitim görmek istiyor. Arada eski dostu rahmetli Thibbledorf Pwent’e övgüler yağdırmaktan da geri durmaz, ki Pwent’in ismi anılınca tüm Salon ayağa kalkıp bira kupalarını onun şerefine kaldırırlar. Sonra Bruenor Catti ve Regis’in mezarlarını ziyaret eder ve gülümser. Evet, Mielikki değil, Moradin onu tekrar göndermişti çünkü yaptığı hatayı düzeltmesi ve o orklara haddini bildirmesi gerekiyordu. Ve çok hoşuma giden şu sözleri kendi kendine mırıldanır “Siz orklar bir gözünüzün açık uyuyun. Çünkü yatağınızın altındaki canavar elinde Kral Bruenor Battlehammer’ın baltasını taşıyor olacak!” der.

Bruenor Luskan’a gider, oradan da Kışgörmez (Neverwinter) şehrine gider. Paralı askerlik yapar ve bölgede epey nam salar. Yaklaşık 4 yıl bu bölgelerde dolaşır –sene 1483. Drizzt ve dostlarıyla buluşmasına sadece 1 yıl kaldı. Ardından öldüğü yer olan Gautlgyrm madenlerine gitmek ister ve bunun için oranın haritalarına sahip olan bir grup hırsızla anlaşma yapar. Madenlere gider ve taht odasına gider ve kendi mezarını görür. Pwent’in mezarının ise açık kaldığını görür. Bu sırada hırsızlar buna saldırır. Bruenor onları yenmek üzereyken bir grup yarasa saldırır ve bu yarasalar kısa süre sonra yere konarak vampir drowlara dönüşür!drizzt

Vampirler hırsızları öldürür ve tam Bruenor’u öldürmek üzereyken bir ses duyulur “Geri çekilin lan”. Ve karşısına korkunç dikenli metal kaplama bir zırh içinde vampir bir cüce görür. Vampir cüce Bruenor’a “Sırf cüce olduğun için biraz daha yaşayabileceksin. Rahatsız ettiğin mezarın kime ait olduğunu öğrendikten sonra seni öldüreceğim” der. Bruenor ise “ Kral Bruenor Battlehammer’ın mezarı bu” der ve sonra vampir cüceyi tanır. Ve gözleri dolarak “Pwent sen misin? Oh olamaz, zavallı Pwent’im benim, sana ne oldu böyle?” der. Pwent başta inanmasa da onun Bruenor olduğuna kısa bir “tartışmadan” sonra ikna olur ancak Bruenor Pwent’in kafayı yediğini fark eder. Kan ihtiyacı yüzünden akli dengesini yitirmiştir ve hatta aşık olduğu kralıyla konuşurken bile kendini zor zapt ettiğini fark eder. Konuşurken Pwent Drizzt ile karşılaştığını, kendisini öldürmeye çalıştığını ama cesaret edemediğinden bahseder. Pwent, Drizzt’in bir elf olsa da bir cücenin yüreğine sahip olduğunu söyler. O sana benden daha sadık der Pwent. Ve bu sözler Bruenor’un kafasına dank eder.

Sadakat…

Bruenor o an tekrar doğmasının Mielikki ya da cüce tanrılarıyla doğrudan ilgisi olmadığını fark eder. Tekrar doğmuştur çünkü bu seçimi kendisi yapmıştır ve daha da önemlisi bu seçimi dostuna olan “sadakati” ve “vefası” için yapmıştır. Ne kadarda aptalmışım diye düşünür. Dostluk, sadakat, bunlar beni ben yapan şeyler. “Salon’un Yoldaşları” diye fısıldar. Bu yüzden yeniden doğdum der. Ve tüm şüpheleri aklından çıkmış bir şekilde ayağa kalkar, mezarından eski zırhını, tek boynuzlu miğferini ve bol çentikli baltasını alıp kuşanır. Taht’a oturur ve tüm cüce tanrılarının bilgeliği içine akar, yaralarını iyileştirir ve çoktan gözden kaybolmuş olan Pwent’e yemin eder “Söz veriyorum dostlarımla buluştuğumda buraya geleceğiz ve seni Cüce Cenneti’ndeki hak ettiğin yere göndereceğiz!” der. Ve madenlerden Kral Bruenor Battlehammer olarak değil, Salon’un Yoldaşları’ndan Bruenor Battlehammer olarak çıkarak kuzeye, ana yurdu Buzyeli Vadisi’ne doğru dostlarıyla buluşmaya gider…

Bir sonraki yazımda Regis’in doğumundan dostlarıyla buluşana kadar geçen sürede neler yaptığını anlatacağım. Ve hiç şüpheniz olmasın içlerinden en çok değişim gösteren ve en büyük heyecanları yaratan kişi Regis oldu benim için. Takipte kalın!

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Zekası ve Bilgeliğiyle Tyrion Lannister
Önceki sayfa 1 2

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.