Haberler

Hikayeyi Sen Devam Ettir – İnsanlığın Savaşı

Biz bir hikaye başlatıyoruz ve hikayeyi sizler, yorumlarınızla devam ettiriyorsunuz!

İlk hikayemiz bilimkurgu türünde bir başlangıç yapıyor ama nereye gideceği tabii ki sizin hayalgücünüze kalmış. Yazının altında yer alan yorum bölümüne yazarak hikayeyi siz devam ettirin. Hikayeye yorumlar geldikçe en son yorumun kaldığı yerden siz hikayeyi sürdürün.

Dikkat: Yorumu yazan kişinin yorumu altındaki “Yanıtla” yazısına basarak değil, yorumların üst kısmında yer alan satıra yazarak hikayeyi kaldığı yerden devam ettireceksiniz. 

İşte başlangıç:

İki robot, o akşamki devriye görevi için eski limanın yakınlarında etrafı kolaçan ediyorlardı. Ellerindeki lazer silahlarıyla daha önce pek çok insanı öldürmüşlerdi. Yağan yağmur yüzünden görüş mesafeleri düşüktü. Bir insan, o gece havada garip bir hissin, fırtına öncesi sessizliğin olduğunu sezebilirdi ama bir robot için böyle bir şey mümkün değildi.

Eski bir asker olan Henry, o geceki baskını yönetiyordu. Eski limandaki depo çok önemliydi…

İlginizi Çekebilir  Sam Raimi, Darkman Kurgusunu Stüdyonun Haberi Olmadan Yapmış

İlgili Makaleler

8 Yorum

  1. Ötelerden depoyu izleyen heybetli tanrılar gibi sıralanmış dağların ardından gelerek, ağaçların gölgelerine dek sokulan gecenin içinde etrafı adım adım sarmakta olan insansoylular, eski dünyadan geriye kalan az sayıdaki gruptan biri olan ‘çağlayan mızrak tugayları’nın 14. Birliğiydi. Gece sanki dünyanın eski günlerine bir özlem duyar gibi yağmurla gizlemek istemişti bu doğa’nın son umut parçasını. Henry gözetleme dürbünü yüzünden yavaşça çekerken hemen yanında depoya sırtı dönük halde yatarak tabakasında kalan son sigarasını ağzına koyan Faisal kendi kendine söylendi: “Ne ironi ama ! Robotlar suyu insanlardan koruyorlar. “

  2. “Şu sigaranı hemen bitirsen iyi olur.” tiz sesiyle fısıldarken endişesi de belli oluyordu Maria’nın. “Çok uzak değiliz. Termal reseptörlerin etki alanına yaklaşıyoruz.”. Faisal’ın vurdum duymazlığı onu endişelendirmişti. 3Üç kişilik gruplarında öncü olan Henry’nin bu durumdan haberi olmaması için dua ediyordu kendi kendine. Vücudunu sımsıkı saran titreşimsiz maddeden yapılmış kumaşın içinde terden sırılsıklam olmuştu. Henry’den işaret bekliyorlardı. İletişim imkanları engellenmiş alanda işareti görebilmek için dürbünüyle büyük kayaların ardına tünemiş Faisal operasyonlarıyla ilgili endişelerini kafasında yaklaşık beş hafta önce gerçekleşmiş mucize yağmurda bitirmişti bile. Bu baskın onun için kesin bir zafer, muhteşem bir fırsattı.

  3. 50 yıl öncesine ait Hollywood filmleri ile büyümüştü Henry. Hatırladığı ve hayran kaldığı sahneleri operasyonlarda başarı kazanmak için deniyordu. Nitekim bu doğaçlamalar bazen de büyük sorunlara neden olmuştu. Faisal her operasyonda olduğu gibi uyardı Henry’i : “Doğaçlama yok, Plan net!” ve aynı anda iki devriye robotunun düşüşüyle operasyon başladı.

  4. İki robottan birini Maria, diğerini de Faisal; yağmurun kendilerine sağlamış olduğu doğal gizliliği kullanarak arkalarından yaklaştılar. -Yağmur; görüş ve algı sansürlerini devre dışı bırakıyordu.- Küçük ve sessiz adımlarla. Aynı anda işlerini bitirmeleri gerektiğini bildikleri için; robotların enerji hücre çekirdeğinin vücutlarında ki en zayıf noktaları ense köklerine yeni geliştirilen portatif lazer bıçağını soktukları gibi, metal yığınına dönüştü robotlar. Henry: Onlar işlerini hallederken deponun arkasında ki kapıya koştu. Yansıtıcı kukutelası sayesinde vücudun da ki ısı seviyesi havadaki ısı ile paralellik gösterdiği için ‘Termal reseptörler’den rahatlıkla geçti. İyi bir konuma yerleşince; Maria ve Faisal’a “yerimi aldım” dedi. Eski kullanılmayan bir dört çeker arazi aracının arka kısmında beklemeye koyuldu. İçeride ki ‘Silah pazarlığını yapan “Hayalet takımındaki üyeleri;…

  5. İçerideki hayalet takımının üyeleri 4 kişiden oluşuyordu. Hayalet takımı robotların yönetimine doğrudan direniş göstermek yerine onlarla iş birliği yapan bölgesel güçlerden biriydi. Robotlaşmanın getirdiği teknolojiyi sonuna kadar kullanmayı tercih ediyorlardı. İnsanlığın geleceğinden çok kendi bireysel geleceklerini umursuyorardı. Henry içeridekileri dikkatlice süzdü: “Hayalet takımından 4 kişi var içeride anlaşılan robotlarla silah pazarlığı için gelmişler. Getirdikleri silahlar karşılığında robotlardan su alacaklar. Ekiplerinin başındaki adam Slavomir Markoviç,” Faisal araya girdi: “Eski bir Sırp Paralı askeri. Karışmadığı pis bir iş kalmamıştır bu herifin. En son 7 sene önce son kudüs direnişi sırasında görmüştüm. Demek şimdi de Hayalet takımı için savaşıyor. Cyber beyin kullanıcısı ve tehlikeli bir adam. Hem çok zeki hem de yaşlı olmasına rağmen hala tehlikelidir.” Henry konuşmaya devam etti: ” Diğer üç kişiden ikisi bioroid savaşçılar. Vücudlarında savaş için eklenmiş bir yapı göremiyorum, ellerinde metal çantalar var fakat içlerinde muhtemelen otomatik silahlar vardır. Son kişi ise bir power armor kullanıcısı bu adam bize sıkıntı çıkartıcak gibi.” Maria söylendi: “Anlaşılan Markoviç işini sağlama almış. Bu herifi zırhından çıkartmadan indiremeyiz… Peki robotların tarafında kimler var ?”

  6. Reptelian ürünü olan ve nebula bulut sisteminden çıkıp dünyaya mahşeri yaşatan ırkın mensuplarından bir kişi içerideydi. Markoviç’e gizliden destek verip, onlara silah ve para yardımı yapıyor, ellerini vahşi gördükleri insan ırkı ile kirletmek istemiyorlardı. -Savaşın tek kazananı varsa eğer; gizliden destekleyenlerdir.- Metal sandığın şifresini girdikten sonra, mavi ışık huzmesi yüzlerine yansıdı. Başka bir sandık daha açtı. İlk sandıkta: Yeni geliştirilen ve Hayalet takımına dünyanın efendisi olmayı sağlayan, savaş sırasında kullanılan biyolojik silahların kirlettiği suyu temizleyecek ‘TR2’ su arıtma cihazı ve ikinci sandıkta da Markoviç’e jest olsun diye getirdiği biotek zırh vardı. Ve bunun gibi Yirmi sandık getirmişlerdi yanlarında.
    İstilacı ırkın mensubu -Reptelian- yüzünü Markoviç’e döndü. “Son direniş gösteren ‘Barbar Türkleri’ yok edince dünyanın tek hakimi siz olacaksınız.” Dedi, genzinden çıkan hırıltılı sesle.
    “Kudüs savaşında bize yaşattıkları kayıpları unutmuş değilim” yumruğunu sıkarak “Onları kendi topraklarında yendikten sonra Hayalet takımının zaferi perçinlenecek ve tüm dünya da direniş gösteren gruplar teslim olacak, bu cihaz sayesinde tek ‘Hakim’ biz olacağız” Dedi, kinayeli kahkahasını koyu verdi. Ağzından dökülen sözcükler kendisinden emin olduğunu gösteriyordu.

    Deponun çokta uzak olmayan bir yerinde; küçük moloz yığının arkasına saklanmış olan ve Henry, Faisal, Maria’nın gece dürbününden izleyen, uzun saçlı, uzun boylu beyaz tenli, yeşil gözlü bir kız izliyordu onları. Dudağının kenarına memnun olduğunu gösteren çizgiler belirdi…

  7. Kimse devam etmeyecekse; ben öykünün devamını yazıp bitire bilirim Kayra Bey. Veya siz de devam eder misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu