AYBABTUHaberler

FRPNET Ailesinin 2025 Yılı En İyileri Seçildi!

Her sene yaptığımız üzere FRPNET ailesinin üyeleri olarak, bu yılın en iyilerini seçtik. Birden fazla kategoride, 2025 yılında bizlere dokunan, ilgimizi çeken başlıkları övmenin sırası geldi.

Her yıl yaptığımız gibi bu yılın da etkinliğini çok gizli ve zor şartlar altında yaptık. Katılımcılar için özel olarak ayarladığımız odalar ve uçak biletlerine rağmen, bir türlü Derry Otel ve Spa Merkezi’ne ulaşmayı başaramadılar. Kim bilir, belki yolda onları birileri kaçırmış olabilir.

Oylamaları FRPNET Ailesi olarak yaptık, çeşitli kavga dövüş ve bağırışlar olsa da, hepimizin hem fikir olması bir şekilde sağlandı. İşte sonuçlarımız da şöyle oldu:

En İyi Fantastik Roman: Şeytanlar – Joe Abercrombie (İthaki Yayınları)

Joe Abercrombie ismini, daha önce duymuş olmanız lazım. Yine İthaki etiketi altında Kadim Kanunlar serisiyle Türk okurlarının karşısına çıkmıştı. Çıktığı yıl birçok ödülü de kazanan Abercrombie’nin, bu seferki çalışması biraz daha “grimdark” denilebilecek bir türde.

Şeytanlar, ahlaki açıdan sorunlu, insanın iç ve karanlık dünyasına dönen karakterleriyle öne çıkıyor. Fantazyadan ziyade, daha çok bir korku romanı olarak da ele alınabilir. Olay örgüsünün hızlı ilerlemesi ve bunu taşıyan karakter diyaloglarıyla, okuru gerebilecek bir roman.

En İyi Bilimkurgu Romanı: Mickey 7 – Edward Ashton (İthaki Yayınları)

Mickey 7

Yakın dönemde Mickey 17 ismiyle beyaz perdeye de aktarılan roman, eğlenceli bir paradoksal soruyu okuruna yöneltiyor: Defalarca klonlanan birisi, yine aynı kişi olarak kalabilir mi? Sonuçta kişi bilinci ve mevcut bedeniyle neredeyse ölümsüzlüğe ulaşacak hale geliyor. Ama bu işlem yüksek seviyedeki bir bürokratın gözünden değil, defalarca harcanabilecek bir işçinin gözünden sunuluyor.

Roman, anlatı olarak birçok okurun ilgisini çekmese de Mickey’in iç dünyasına yaptığımı yolculuk ve onun iç sesiyle birlikte, okunabilirliği artıyor. Bir kahraman ya da öncü olma niyetinde değil. Sadece rahat bırakılmanın derdinde.

En İyi Dizi: IT: Welcome to Derry (HBO Max)

Stephen King‘in kült eseri, son çekilen yeni filmlerle bitti diye sevinmiştik. Hayır, kötü olmasından değil. Pennywise ile daha fazla haşır neşir olmamak için. Öte yandan Andy Muschietti ve Barbara Muschietti, yeni vizyonlarıyla hem karaktere, hem de öykünün odak noktası Derry’e inanılmaz bir bakış açısı getirdiler.

Pennywise‘ın, daha doğrusu Ölüm Işınları’nın kökenine kadar inmeyi başaran ve bunu yaparken de izleyiciyi saçmalıkla boğmayan bir yapım. Bill Skarsgard’ı, Pennywise kostümüyle görmek yine dehşet vericiydi. Ayrıca küçük oyuncuların performansları da yabana atılmayacak cinsten. Eh, bir sıkı bir Stephen King hayranıysanız, Welcome to Derry, usta yazarın kendi yarattığı evreni için de önemli bir yapıt haline çoktan gelmiş bulunuyor.

En İyi Film: 28 Years Later (Yön: Danny Boyle)

Yıllar, hem de çok yıllar sonra efsanevi serinin üçüncü halkasıyla buluştuk. Zombi kültünü farklı bir yere taşıyan ve Rage adını verdiği virüsle bize ortamı dar eden 28 Days Later ve 28 Weeks Later filmlerinden sonra beklentimiz de bir hayli büyüktü.

Danny Boyle, burada biraz daha önceki filmlerle olan bağlarını sanki ufaktan inceltiyormuş gibiydi. Yine de ortaya koyduğu yapımda, izlemesi keyifli bir hava vardı. Kıyamet sonrası dünyayı değil, Birleşik Krallık topraklarını etkisi altına almış. Koca ada ülkesi, tamamen ablukaya alınmış ve dış dünya ile bağlantısı kesilmiş. Hayatta kalmaya çalışan komün bir topluluğun gözünden, kıyametin son sancılarını izliyoruz.

En İyi Devam Eden Dizi/Seri: Andor Sezon 2 (Disney+)

Müthiş. Gerçekten müthiş. Disney tarafından satın alınan Star Wars markası altında, bugüne kadar ortaya konulmuş, en iyi yapım Andor olabilir. Politik gerginlik, isyanın ilk kıvılcımları, gri karakterler, gergin hava ve tabii Star Wars evreninin isimsiz kahramanları.

İlk sezonuyla çıtasını belirleyen Andor, şaşırtmadı ve ikinci sezonuyla kalitesini arşa çıkarmayı başardı. Karakter derinliği, sağlam diyaloglar ve Star Wars evreninin arka planında neler olduğuna dair yeni bir kapı açmasıyla, tartışmasız markanın en iyi yapımlarından biri haline geldi. Sanıyorum, birçoğumuz ikinci sezon bittiği gibi soluğu Rogue One filminde almıştır.

En İyi Oyun: Clair Obscur: Expedition 33 (Sandfall Interactive)

Clair Obscur: Expedition 33

AAA modelinin çatırdamasıyla beraber, farklı yapımlar birer birer sahneye çıkmaya başladı. Büyük bütçeli, çok zaman harcanan ve çalışanlarının emeklerinin belki binlerce saati bulduğu yapımların, oyun dünyasında beğenilmemesinin ardından yeni bir furya başladığı doğru.

Bu furya içerisinde kendisine çok özel bir yer bulan Clair Obscur: Expedition 33, çıktığı günden bu yana halen övülüyor. Sanat tasarımıyla, müzikleriyle ve oynanabilirlik açısından getirdiği yeniliklerle oyuncuların kalbini kısa sürede fethetmeyi başardı. Gerçekten de çok fazla para ve zaman harcamak yerine, iyi bir fikrin üzerine inşa edilen oyunların artması gerektiğini düşünüyorum.

En İyi Çizgi Roman: Unutulmazlar 2 – Fabien Toulme (Desen Yayınları)

Fabien Toulme, derin konularla bir kez daha karşımızda. Tudem Yayın Grubu altında yer alan Desen Yayınları etiketiyle okurların karşısına çıkan Unutulmazlar 2, sıradan insanların sessiz kırılma anlarına odaklanıyor. Unutulmaz olanların, altın varaklı altın kitaplarına girenlerin değil de, hayatta kalmaya çalışan insanlar olduğunu vurguluyor.

İlk cilde göre, tematik olarak daha karanlık ve içe dönük olan Unutulmazlar 2, büyük laflar eden bir çizgi roman değil. Sesini yükseltmeden konuşup günlük hayatın görmezden gelinen küçük hikâyelerini okurla buluşturuyor.

En İyi Yayınevi: İthaki Yayınları

Yayıncılık konusunda birçok kategoride ön plana çıkan İthaki, birkaç yılın ardından tekrar yılın en iyi yayınevi seçtiğimiz ismi oldu. Korku, bilimkurgu, fantastik romanların yanı sıra çizgi roman ve manga kültürüne de el atan İthaki, son yıllarda birçok önemli yazarın ve çizerin çalışmalarını bizlerle buluşturdu.

Bunun yanı sıra alt kültüre girmeyen, ana akımda kendisine fazlasıyla yer edinmiş büyük yazarlar için de çalışmalarıyla biliniyorlar. Birkaç yıldır devam ettirdikleri Japon Edebiyatı serisinin yanına ufaktan Güney Kore edebiyatını da getirerek, uzak doğuda neler olduğunu da bizlere sunuyorlar.

En İyi YouTube İçerik Üreticisi: Disket Kutusu

Bu Nerenin Pikseli gibi eğlenceli içeriklerinin yanı sıra, bilgi akışına doyamadığımız videolarıyla da karşımıza çıkan Disket Kutusu, bu yılın bize göre en iyi YouTube içerik üreticisi. Sinan Akkol ve Faruk Akıncı’nın anlatımlarıyla, sohbetleriyle doyum olmayacak içerikler sunuluyor. Bunlara ek olarak Türkiye’deki irili ufaklı birçok oyun stüdyosu ile yaptıkları röportajlar ve genç girişimcileri gündeme taşımalarıyla da, yakın gündemimizi bizden eksik etmiyorlar.

En İyi Rol Yapma Sistemi: Warhammer 40.000 Roleplay – Imperium Maledictum: Adeptus Mechanicus (Cubicle 7)

W40K evreninin en yabani, en soğuk, en dogmatik fraksiyonuyla oynamaya hazır mısınız? Çünkü Adeptus Mechanicus ile insanlık çizgisinin dışına çıkıyoruz. Bu yıl içerisinde Cubicle 7 markasıyla yayınlanan ek kitabımız, Adeptus Mechanicus ile nasıl oynanabileceğine dair ince detaylar barındırıyor. Sonuçta bu fanatikleri canlandırmak pek kolay bir iş değil. Makine Tanrısı’na hizmet eden, tamamıyla itaat ile kafayı bozmuş bir fraksiyon.

Bu ek kitap sayesinde, hem oyun yöneticilerine, hem de oyunculara nereden başlanacağına dair güzel fikirler veriliyor. Herkes her şeyi yapsın anlatısı, bu tarz sistemlerde zorluk çıkaran bir unsur. Ancak Cubicle 7 ekibi bunun önüne geçerek, Adeptus Mechanicus’u anlaşılabilir kılıyor ve oyunlara şahane bir şekilde entegre etme fırsatı sunuyor.

En İyi Çizgi Dizi/Film: Mighty Nein (Amazon Prime Video)

Critical Role ekibinin en taze mahsulü, The Mighty Nein fırtına gibi bir giriş yaptı sezona. Vox Machina, Amazon Prime Video’da çok beğenilip sezon üstüne sezon gelince, ekibin bir başka macerası animasyon olarak karşımıza çıktı.

Vox Machina’ya göre daha içe dönük, komediden biraz daha uzak bir yapım. Karakterleri gri halde sunuyor ve kahraman olma fikrini, dünyayı kurtarma çabasını anlatmıyor. Her bir karakter önce kendini kurtarmaya çalışıyor. Bu açıdan da, sadece fantastik bir çizgi dizi değil, izleme keyfi olan bir yapıma evriliyor.

En İyi Anime: Dan Da Dan Sezon 2 (Yön: Fūga Yamashiro)

Geçen yıl çok beğendiğimiz fakat anime kategorisinde, alkışları büyük abisi One Piece‘e kaptıran, Dan Da Dan’ı artık görmezden gelemeyiz. Saçma bir fikir üzerine kurulu olmasına (Hangi anime mantık çerçevesinde başlıyor gerçi) karşın, kendi tutarlılığıyla her bir bölümü keyifle izlenen bir yapım.

İlk sezondaki göze batmayan o tatlı romantik gerilim hikâyesini koruyan Dan Da Dan, ikinci sezonda daha kaotik alanlara girmekten çekinmiyor. Animasyon kalitesinin dinamikliği, aksiyon sahnelerini daha da izlenebilir kılıyor. Önümüzdeki yıllarda, animeler arasında özel bir yere sahip olacağı bariz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu