Makaleler

The Matrix ve Geçmişi

The Matrix efsanesi, tıpkı ilk filmde olduğu gibi yeniden ortamı kasıp kavurmaya hazırlanıyor. Yeni film The Matrix Resurrections vizyona giriyor. Sanal dünyaları daha çok konuşup Matrix evrenine daha da yaklaştığımız şu günlerde The Matrix’e biraz daha yakından bakalım.

Lana Wachowski ve Lily Wachowski kardeşlerin yazıp yönettiği The Matrix serisinin aynı adı taşıyan ilk filmi, 1999’da vizyona girdiğinde popüler kültürün en önemli öğelerinden biri haline gelirken, aynı zamanda 2000 yılının Oscar Ödülleri’nde kurgu, ses, ses efektleri ve görsel efekt dallarında Oscar almıştı. Ayrıca film, o yıl değerlendirildiği her kategoride ödül getirdi.

The Matrix, hiçbir yapımda kullanılmayan “mermi zamanı” (bullet time) efektinin yanı sıra oyuncuların giyim tarzı ve filmin barındırdığı felsefeyle de fenomenleşti. İlk film popüler kültüre etkileri nedeniyle korunmak üzere Ulusal Film Arşivi‘ne eklendi. Başrollerinde Keanu Reeves, Carrie-Anne Moss ve Laurence Fishburne‘ün yer aldığı filmin başarısı, aynı yıl çekilen ve 2003’te yayınlanan iki devam filmini de beraberinde getirdi. Serinin 2. filmi “The Matrix Reloaded“, dünya çapında yaklaşık 740 milyon dolar gelir elde ederek, 2016’da “Deadpool” tarafından geçilene kadar tarihin en yüksek hasılat yapan R-Rated (yetişkinlere yönelik) filmi oldu.

Üçüncü film olan “The Matrix Revolutions” ise, serinin sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırdı. Seri, toplam 3 milyar dolar gelir elde etti. Vizyona girmesine sayılı günler kalan 4. film “The Matrix Resurrections” ise, Lana Wachowski tarafından yazılıp yönetildi. Başrollerde yine Keanu Reeves ve Carie-Anne Moss yer alırken yeni film vizyona girmeden seyirciye “nostalji” yaşatmayı başardı.

Sanal Gerçeklik

Seri, insanlığın yarattığı yapay zekâlı makine ırkının daha sonra insanlığı bir güç kaynağı olarak yetiştirmek için sanal gerçeklik sistemi Matrix’e hapsetmesini konu alıyor. Zaman zaman Matrix’teki bazı mahkûmlar, sistemden kurtulmayı başarsa da, bir tehdit olarak algılanıp sistemin içinde ve dışında yapay zekâ tarafından izleniyor.

Hikâye, seçime karşı kontrol ikilemi, bir düşünce deneyinde beyin, mesihçilik ve karşılıklı bağımlılık, aşk kavramlarının yanı sıra sayısız felsefi, dini veya manevi fikre göndermelerde bulunuyor. Wachowski kardeşler, seriyi yaratırken mitoloji, anime ve Hong Kong aksiyon filmlerinden de ilham aldı. Wachowski kardeşler, filmin dünyasını daha iyi anlamak için tüm başrol oyuncularına Jean Baudrillard‘dan “Simülakrlar ve Simülasyon“, Kevin Kelly‘den “Kontrol Dışı” ve Dylan Evans ile Oscar Zarate‘den “Evrimsel Psikolojiye Giriş” kitaplarını okuttu.

Öncü Efektler

Keanu Reeves’in canlandırdığı “Neo” karakterinin yerçekimine meydan okuyan hareketleri de dahil olmak üzere birçok sahnede yer alan çekim efektlerini adlandırmak için kullanılan “kurşun zamanı” (bullet time) terimi, ilk kez 1999’daki “Matrix”e atıfta bulunularak kullanıldı. Efekt, bir nesnenin normal kamerayla yakalanamayacak şekilde yavaş ve çok açılı görüntülerinin bir araya getirilmesiyle oluşturuluyor. Bu sayede, örneğin bir merminin namludan çıkışı her açıdan, normal hızla mermi etrafında hareket edermişçesine izlenebiliyor.

120 dijital fotoğraf makinesi ve iki film kamerası içeren bir teçhizatla yapılan efekt, hareketsiz görüntülerin, kare kare çekim oluşturmak için dikkatlice birbirine eklenmesiyle oluşturuluyor. “Kurşun zamanı”, Matrix filmleri aracılığıyla terimin ortaya çıkışından bu yana geçen yıllarda, popüler kültürde yaygın olarak uygulanan bir ifade haline geldi. Teknik, Matrix’ten sonra modern aksiyon filmlerinde de sıkça kullanıldı.

Anonim bir grup, 2004’te Matrix serisinden esinlenerek “Matrixism” adlı sözde bir dini hareket tasarladı. Dinin “Geocities” adlı internet sitesi, 1000’den fazla üyesi olduğunu iddia ederken, Matrixism’in takipçilerinin uygulamaları konusunda gerçekten ciddi olup olmadığı konusunda bazı tartışmalar bulunuyor.

Kırmızı ve Mavi Hap

Serinin ilk filminde, insanları Matrix’ten kurtamaya çalışan “Morpheus” karakteri, Neo’ya kırmızı veya mavi hap arasında seçim sunar. Kırmızı hap, Neo’yu yapay zekâlı makinelerin oluşturduğu rüya dünyası Matrix’in köleleştiren kontrolünden kurtarır ve gerçek dünyaya kaçmasına izin verir, ancak aynı zamanda da belirsiz bir geleceği temsil eder. Mavi hap ise Matrix’in simüle edilmiş gerçekliği içinde sınırsız bir rahatlık içinde, istek ve korku duymadan yaşamayı yani “rahat bir hapishaneyi” vaat eder.

Filmin bu sahnesine metaforik olarak pek çok anlamlar yüklenirken, popüler kültürde kırmızı hap potansiyel olarak rahatsız edici veya yaşamı değiştiren bir gerçeği öğrenmeye istekli olma, mavi hap ise huzurlu ama cehalet içinde kalmayı temsil eden bir söz dizisi haline dönüştü.

Hayatına Çizgi Roman Olarak Başladı

Film fikri başlangıçta bir çizgi roman olarak tasarlandı. Yönetmen Wachowski kardeşler, “Spider-Man” ve “Hard-Boiled” gibi çizgi filmler üzerinde çalışma deneyimi olan iki sanatçı arkadaşını “Matrix”in senaryosunu 600 sayfalık bir çizgi romana dönüştürmeleri için tutmuştu.

Wachowski kardeşler, filmi istedikleri gibi yapmak için tüm bütçeyi riske attı. Kardeşlerin ilk film için yapımcı şirket Warner Bros’a verdiği bütçe 80 milyon doların üzerindeydi. Warner Bros onlara 10 milyon dolar verdi. Wachowski’ler de “kumar oynayarak” tüm parayı Trinity ile açılış sahnesinde kullandı. Açılış sahnesi Warner Bros yöneticilerini çok etkiledi ve orijinal bütçeye yeşil ışık yaktılar. Ayrıca Warner Bros, başlangıçta hiçbir yönetmenlik deneyimi olmayan Wachowski’lerin Matrix’i yönetmek için vasıfsız olduğunu düşünüyordu. Ancak onlar kendilerini kanıtlamak için bir hit haline gelen 1996 yapımı suç gerilim filmi “Tuhaf İlişkiler”i yazıp yöneterek stüdyoyu ikna etti.

İlk filmin açılış sekansının hazırlanması 6 ay, çekimleri ise dört gün sürdü.

Wachowski’ler film için kendi vizyonları üzerinde beş yıl çalıştı. 14 senaryo taslağı üzerinde çalışıldıktan sonra gelen nihai ürün, 500 resimli taslaktan oluştu.

Filmlerin ardından ünlenen Matrix güneş gözlükleri oyuncu kadrosu için her karaktere özel hazırlandı. Güneş gözlüklerini “Blinde” şirketinin kurucusu Richard Walker tasarladı.

Filmin açılış sekansındaki akan kodlar, filmin efekt süpervizörü Simon Whiteley tarafından Japon yemek kitaplarından tarandı.

Film, Matrix’i ve gerçek dünyayı renkler aracılığıyla farklılaştırıyor.

Avustralya’nın Sidney kentindeki çekimlerde kısıtlı hava sahasında helikopter uçurulması için eyalette yasalar değiştirildi.

Bir simülasyonda mı yaşıyoruz? Sanal gerçeklik bizi daha nerelere götürecek? The Matrix bu soruları gözler önüne sermeye devam ediyor.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Işık Hızında Uzay Yolculuğu Başlıyor Mu?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.