Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Star Wars: The Rise of Skywalker’ın Sızdırılan Senaryosu

Star Wars: The Rise of Skywalker’ın Sızdırılan Senaryosu

Bundan bir ay kadar önce sızdırılan The Rise of Skywalker senaryosu, yayınlanan yeni fragmanla birlikte doğruluk payını kanıtlar niteliğine yükseldi.

En baştan bilinen tüm uyarıları geçelim. Şayet film çıktığında izleme keyfinizin kaçmasını istemiyorsanız bu yazının geri kalanıyla pek haşır neşir olmayın derim.

Sürpriz kaçırandan da öte %100 garantili senaryo olduğu iddia edilen bu metni Reddit’in Star Wars Leaks sayfasından, Jedi Paxis isimli kullanıcıdan aldık. Kendisinin iddiasına göre çok güvenilir kaynaklarla irtibat halindeymiş. D23 Fuarı’nın ardından elindeki verileri birleştirip başka teori ve sızıntılarla birleştirerek bu senaryoyu ortaya koymuş.

Şimdi! Geri dönmek için son şansınız. Buradan sonrası izleme keyfinizi kaçırabilir. Rancor Çukuru’nda binlerce yıl hazmedilmeye benzemez! Sürpriz kaçıran kısım şimdi başlıyor.

Sızdırılan Senaryo

Hikaye Luke ve Leia’nın geçmişine odaklanarak başlayacak. Genç hallerini gördüğümüz kardeşler bir ışın kılıcı düellosu yapmaktadır. Sonradan anlaşılır ki bu aslında Jedi eğitimlerinin bir parçasıdır.

Tam da bu sırada izleyiciler Leia’nın hamile olduğunun farkına varır. Leia, hem hamile haliyle bu eğitime devam etmek istemez, hem de yaşanabilecek ters bir olaydan ötürü çocuğunun zarar görmesini istemez. Bu yüzden eğitimini yarıda keser.

Hikaye buradan sonra filmin ana akışına döner ve Leia’nın, Rey’i eğittiğini görürüz. Luke’un Güç ile bir olmasının ardından ona eğitim verebilecek tek kişi Leia’dır. Fragmanlarda ağaçlık arazide sağa sola sıçrayıp ağaçları kesen Rey’in sahneleri buradan alınmış.

Sahne geçer ve Kylo Ren’in insanları kesip biçtiği bir yere gelir. Kylo Ren’in amacı Wayfinder ismi verilen bir cihazı bulabilmektir. Türkçe’ye Yolbulucu gibi bir çeviriyle tanımlayabiliriz. Bu aletin daha öncesinde Darth Vader’a ait olduğunu öğreniriz. Kylo, bu cihazı Oracle isimli mistik bir adamdan alır ve bilinmeyen bölgelere doğru bir yolculuğa çıkar. Cihazın asıl özelliği haritalandırılmamış bölgelere bir yol çizebilmesidir.

Kylo, bilinmeyen bölgelerdeki bir gezegene varır ve artık çok yaşlanmış, neredeyse öldü ölecek olan Palpatine yani Darth Sidious ile karşılaşır. Nasıl hayatta olduğuna dair bir bilgi yok. Ancak filmin bir noktasında açıklanacağı belirtiliyor.

Palpatine, Kylo Ren’e galaksiyi beraber yönetebilmeleri adına Rey’i yanlarına çekmesi gerektiğinden bahseder. Kendisi öldükten sonra ikisi, yani Kylo ve Rey, imparatorluğu yönetecektir.

Bu amaçla ona yardım edebilmesi adına yıllardır oluşturduğu Sith Donanması’nı Kylo Ren’e emanet eder. Geçtiğimiz yaz aylarında, Sith Trooper adında yeni bir birim ortaya çıkmıştı. Askerleri de bu kişilerden oluşacakmış.

Ayrıca Star Destroyer gemisi ve Death Star teknolojisini birleştirerek Death Star Destroyer (!) adında yeni bir geminin inşa edildiğini öğreniriz. Bunlar tahmin edeceğiniz üzere gezegenleri yok etme gücüne sahip dev yıldız gemileridir.

Sahne bu kısımda değişerek Direnişçiler’in bulunduğu gezegene geçer. Poe ve Finn, First Order içerisindeki köstebeklerinden yeni bir bilgi öğrenirler. Bu bilgiye göre Kylo Ren, çok önemli bir cihazı ele geçirmiştir. Yani Wayfinder. Bunun ne olduğunu bilmedikleri için Leia’ya danışırlar.

Leia, Rey’i çağırarak Kylo’yu bulması için Chewbacca ve C-3PO ile bir göreve yollar. Pasaana isimli gezegene gidip orada birini bulmalarını söyler. Bu gezegendeki çekimlerin Ürdün’de yapıldığı biliniyor.

Direniş güçleri ile birlikte Pasaana’ya giden Rey, burada Lando Calrissian ile karşılaşır. Leia’nın bahsettiği kişi Lando’dur. Lando, Wayfinder’ın amacını anlattıktan sonra başka bir cihazdan söz eder. Sith Artifact yani bir antik bir Sith yadigarının yerini gösterir. Rey, bu nesneyi bulur ve bunun bir hançer olduğu ortaya çıkar. Üzerindeki yazılar oldukça kadim bir dildir. C-3PO, bildiği hiçbir dille uyuşmadığını söyler.

Tam bu sıralarda Rey ve Kylo arasında bir Güç bağlantısı kurulur. Konuşmaya başlarlar. Kylo, sonucunda Direniş’in peşine düşeceğini anlar ve Ren Şövalyeleri ile birlikte gezegene baskına gelir. Burada büyük bir çatışma yaşanır.

Direniş güçleri çok fazla kayıp vererek bir şekilde kaçarlar. Kylo, efsanevi uzay gemisi Millenium Falcon’ı ele geçirerek Death Star Destroyer’a götürür ve saklar.

Kaçış yapıldıktan sonra Poe, C-3PO’ya yapılacak bir güncellemeyle hançer üzerindeki yazıların çözülebileceğinden bahseder. Bunu yapmak için karlarla kaplı olan Kijimi isimli bir gezegene doğru yola çıkarlar. Burada tanıştıkları ufak boylu bir uzaylı C-3PO’yu güncelleyerek hançeri okumasını sağlar.

Hançer bir başka Wayfinder cihazının yerini göstermektedir. Bu cihaz Palpatine’e aittir. Cihazı bulabilmek adına Endor’un meşhur ayına doğru yola çıkarlar.

Bu olaylar yaşanırken Kylo ile Rey arasında yine bir Güç bağlantısı kurulur. Kylo, ele geçirdikleri hançerin farkındadır. Rey’i kendi tarafına geçmek için Güç ile onun üzerinde işkenceler yapar. Hançerin yıllar önce Rey’in ailesini öldürmek için kullanıldığını söyler. Öfke patlaması yaşayan Rey, Kylo ile Güç bağı üzerinden ışın kılıcı düellosuna tutulur. Rey, Kijimi gezegeninde; Kylo ise kendi gemisindedir.

Kylo, onların yerini saptayabilmek adına yeteri kadar vakit geçirir ve sonunda Kijimi’de olduklarını saptar. Yine ani bir baskınla gezegene gelir. Fakat Direniş güçleri gizlilikle hareket ederek Death Star Destroyer’ın içine girerler. Amaçları Millenium Falcon’u geri alabilmektir. Ancak işler planladıkları gibi gitmez ve First Order birlikleri tarafından ele geçirilirler.

Burada iki önemli gelişme yaşanır. İlki bugüne kadar Direniş’e bilgi sızdıran kişinin Hux olduğu ortaya çıkar. Ortalık orada karışır. Rey ve Kylo yine başbaşa kalıp dövüşe tutulurlar. Kylo, burada Rey’i yine kendi tarafına çekmeye çalışır. Onun anne-babasının önemli insanlar olmadığını söyler. Asıl önemli olan dedesidir. Çünkü Kylo’nun söylemesine göre Rey’in dedesi Palpatine’in kendisidir.

Bunu hazmetmeye çalışan Rey, bir açık bularak Direnişçiler ve Millenium Falcon ile birlikte olay yerinden hızla uzaklaşır. Kylo Ren, ektiği nifak tohumlarının yeşermesini beklemeye karar verir.

Sahne Endor’un ayına geçiş yapar. Hikaye Direniş’in gözünden anlatılmaya devam eder. Fakat nasıl olduğu henüz bilinmeyen bir şekilde Kylo çoktan yeni mekana giriş yapmıştır. Bunu da ara sahneden öğreniriz.

Rey, Palpatine’in taht odasının yıkık Death Star içerisinde olduğunu keşfeder ve buraya doğru ilerler. Karşısında Kylo Ren’i bulur. Sonucunda da tahmin edeceğiniz üzere Return of the Jedi’daki çok benzeyen bir şekilde ışın kılıcı dövüşüne başlarlar. Rey, Kylo Ren’i ağır bir biçimde yaralar ve orada bırakır. Wayfinder’ı alarak çıkışa yönelir. Bu sırada fragmanlarda da gözüken Dark Rey sahnesi gözükür. Rey, Wayfinder’ı aldığı sırada olabileceklere dair bir görü görür.

Bu sırada Kylo Ren acıyla yerde kıvranmaktadır. Ölümle buluşmayı beklerken babası Han Solo’yu görür. Han Solo, oğluna değişmek için hiçbir zaman geç kalmadığını söyler. Buradan çıkıp yeniden Ben Solo olmasını tembihler.

Olaylardan dolayı kafası karışan Rey, yaşadıklarını sindirmeye çalışır. Yolunu Ahch-to gezegenine çevirir. Burada Jedi düzeni hakkında kendi kendine çıkarımlarda bulunup en sonunda hepsinin canı cehenneme deyip yine sinir patlaması yaşar. Tam bu sırada Luke Skywalker’ın hayaleti Rey’e gözükür ve nasihat vermeye başlar.

Luke, 30 yıl önce başlayıp yarım bıraktığı işin Rey tarafından tamamlanması gerektiğini söyler. Palpatine’i bulmalı ve yok etmelidir. Bunu yapabilmesi adına daha filmin en başlarında gördüğümüz Leia’ya ait olan ışın kılıcını Rey’e verir. Rey, olayları kafasında tartıp Direniş güçleriyle iletişime geçer. Sith Donanması’nın nerede olduğunun haberini verip saldırıya geçeceğini söyler.

Bilinmeyen bölgede buluşan Direniş güçleri ve Rey, Sith Donanmasına kafadan dalarlar. Rey, bir yolunu bulup Palpatine ile tekrar karşılaşır ve konuşmaya başlarlar. Palpatine, Kylo’nun ona söylediği dedesi olduğu gerçeğini onaylar. Luke ve Vader (Anakin) arasındaki bağdan çok etkilendiğini ve birgün Skywalker Ailesi kadar güçlü olmak istediğini söyler.

Bu arada, bu kısımlara geçilmeden önce Palpatine nasıl hayatta kaldığından bahseder. Kesinlik olmamakla birlikte yüzlerce metre yüksekten yaşadığı düşüşten sağ çıktığını söyler.

Rey, Palpatine’e saldırmaya hazırlanırken odaya Kylo Ren girer. Elinde mavi bir ışın kılıcı vardır ve yine Skywalker Ailesi üyelerinden birine aittir. Rey ve artık Ben olan Kylo Ren, Palpatine’e saldırır. Uzun bir savaşın sonunda Palpatine ikisine karşı galip gelir. Hatta Kylo Ren’in öldüğünü görürüz.

Tam olaylar bitti derken Leia ve Luke’un hayaletleri ortaya çıkarak Rey’e yardım ederler. Palpatine yenilir.

Bu anlar yaşanırken Direniş ve Sith donanmaları çarpışmaya devam etmektedir. Palpatine’in öldüğü sırada Sith Donanması’nın Death Star Destroy isimli amiral gemisi patlatılır.

Zaferin ardından sahne değişi ve her şeyin başladığı Tatooine gezegenine döneriz. Rey, Luke ve Leia’nın ışın kılıçlarını parçalayarak yeni bir ışın kılıcı yapar. Altın-sarı karışımı renkte olduğunu görürüz. Geriye kalan parçaları da Lars’ın çiftliğine gömer. Sahne, 1977 yılında Luke’un batan iki güneşe baktığı açıya benzeyecek şekilde ayarlanmıştır. Kahramanlar The Force müziği eşliğinde Tatooine ufkunda batan güneşlere bakar ve hikaye biter.

Şimdi gelelim benim bu senaryo konusundaki kendi yorumuma.

Öncelikle doğruluk payı üzerine konuşalım. Geçtiğimiz yıldan bu yana son film hakkında çok fazla teori ve sızıntı yapıldı. Kylo ve Rey’in Güç üzerinden bebek sahibi olması, Rey’in babasının ya da dedesinin Obi-wan olması, Snoke’un zaman yolcusu olması vs. vs.

Bunların çoğu göz önüne alındığında Reddit’te paylaşılan senaryonun bir teoriden çok sızıntı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Disney’in Star Wars senaryosu konusunda yeni bir şeyler denemekten kaçındığı bariz bir gerçek. Onlardan da bu kadarı beklenirdi.

Açıkçası böylesine mundar edilen bir seriden daha fazlasını da bekleyemezdim. J. J. Abrams, The Force Awakens’ta adeta A New Hope’un yeniden yorumlamasını yapmıştı. Bu senaryoya da bakılacak olursa Return of the Jedi’ın yeni bir yorumuyla karşıyayız.

Film sinemada yine milyarlarca dolar gelir elde edecektir. Yan ürünlerin sağlayacağı kazancı katmıyorum bile. Ancak yılların Star Wars’unun bu hale gelmiş olmasını görmek gerçekten üzücü. Biz mi çok fazla gereksiz anlam kattık, yoksa ilk izlediğimizde bir benzerini görmediğimiz için mi abarttık bilemiyorum.

Star Wars’u Star Wars yapan gerçeklerden uzaklaşılmış olması, boş hikayeyi iki boyutlu karakterlerle doldurmuş olmaları vizyonsuzluk değildir de nedir? Başka bir şey değil. Yoksa Marvel filmlerini de çeken yine Disney. Pixar filmlerinin arkasındaki isim de yine Disney. Bunu niye başaramadılar halen anlayabilmiş değilim.