Anasayfa » Makaleler » Marty McFly’ı Anarken

Marty McFly’ı Anarken

back-to-the-future-banner

21 Ekim 2015 bazılarımız için kendilerinin yahut bir yakınlarının doğum, evlilik yıl dönümü, ölüm, işe giriş, mezuniyet, ilk defa bireysel başarı elde etme vb. gibi kişisel olarak yad ettikleri bir gün olmasının yanı sıra, büyük çoğunluğumuz için bu önemli gün.

21 Ekim 2015, Geleceğe Dönüş’ün yaşandığı, Doktor’un Marty’yi gelecekte çocuklarının başına gelecek olan felaketleri önlemek adına geçmişten getirdiği gün olarak hafızalarımızda yer etmiş durumda.

Alternatif zaman çizgilerinin gölgesinde, Marty McFly’ı anarken

back-to-the-future-2-marty

21 Ekim’i önemli kılan tek şey filmde rastgele seçilmiş bir tarih olması mı, yoksa bizlerin bekleyerek geçirdiği o zaman yolculuğunun, geleceğe dönüşü yaşamamızın canlı kanıtı olması mı? Neler beklettiydi bize 21 Ekim 2015 önce onları sıralayalım daha sonrasında neleri elde edip neleri edemediğimize bakalım.

  • Uçan Kaykay
  • Kendiliğinden bedene uyan elbiseler
  • Uçan arabalar
  • Çok büyük ekranlı TV’ler
  • Eğlence ve bilgi için kullanılan sanal gerçeklik gözlükleri
  • Her yerde faks makineleri
  • Kimlik tespit sistemleri
  • 3 Boyutlu sinema
  • Kullanıcı arayüzü gerektirmeyen oyun makineleri
  • Yapay zeka.

jaws-back-to-the-future-gif

Bu liste daha uzayıp gider ve eminim ki, benden daha fazla detay yakalamışsınızdır siz filmde. İlk izlediğimde hayran kaldığım bu teknolojilerin sıradan hale gelmesi dönemini yaşıyorum ve hala şaşırmaya devam edebiliyorum. Ve bu listede gerçekleşmeyen 2 öğe var. Uçan kaykay çığlıklarınızı duyar gibiyim. Hem evet hem hayır. Piyasaya sürülüp herkesin ulaşabileceği bir ürün olarak çıkartılmasa da uçan kaykay icat edildi, hem de tam bu senenin başında.

Diğer konu ise uçan arabalar. Evet etrafımızda caddelerde ve gökyüzünde uçan arabalarımız yok henüz fakat yarım milyon dolar paranız var ise size de prototip olarak bir uçan araç üretebilecek şirketler var dünyada. Fonksiyonel olarak çalışıyorlar da; fakat karayolunda giden araçları bile binaların çatısından içeri düşürmeyi başaran insanların kullanımına uçan arabaları sunmanın ne kadar doğru olabileceği tartışması yüzünden, otomotiv sektörünün çok yanaşmadığı bir mevzu sanırım uçan araçlar.

bttf-marty

Bu araçların ortaya çıkışı ve fonksiyonel kullanılması yeryüzünde sürekli olan trafiği büyük ölçüde azaltacak, insanlar istedikleri yerlere çok daha kısa sürede varacaklar, trafikte boşuna zaman ve yakıt kaybı yaşamayacaklar. Peki bu kaybedilmeyen, boşa gitmeyen yakıt çok sevimli petrol şirketlerinin işine gelir mi? Acaba bu yüzden mi ket vuruyorlar uçan araçlara diye sormak geliyor insanın içinden. Biz yine de konumuza konumuza dönelim

Google Glass ve Oculus Rift ile sanal gerçekliğin içerisinde bambaşka dünyalara hiç zorlanmadan ulaşmanın önü açıldı. İnternet artık her yerde, elimizin altındaki araçlar, ki siz bu yazıyı yüksek ihtimal bir akıllı telefon, tablet vb. bir cihazdan okuyacaksınız, sayesinde artık her an herkesle iletişim halindeyiz. Jr. McFly’ın gözündeki gözlükten daha kapsamlı makinelerde Candy Crush oynuyoruz. Evlerimizde en az bir büyük ekran televizyonumuz var ve bunla yetinmeyip akıllı olanlarını alıyoruz. Binlerce uydu kanalına sahibiz ve bunun yanı sıra Youtube gibi büyük bir kaynaktan milyonlarca videoya sadece 1-2 saniye içinde erişim rahatlığımız var.

Yapay zeka konusunda restoran sahnesinde bizi güldüren, Regan, Michael Jackson, Kaddafi gibi topluma mal olmuş isimlerin sipariş alan robotlara dönüştürülmüş olması unutulmatacak bir detay. Daha doğrusu mekanın garson arayüzünün bu şekilde işlenmiş olması bizi o sahneyi izlerken keyiflendirse de, bu gün Yapay Zeka’nın geldiği ölçünün yanından bile geçemez durumda. Google laboratuvarlarında çalıştırılan bir Yapay Zeka programı, internette binlerce resim ve fotoğraf arasında belirlenen nesneleri tanımlamaya başlamış durumda, gün geçtikçe öğreniyor.

bttf-marty-2

Daha da korkunç bir yapay zeka çalışması ise Cleaver bot. İnternette çok rahat ulaşabileceğiniz Yapay Zeka programı. Yaklaşık 10 senedir internette. İlk başlarda çok basit ve sıradan cevaplar verirken, insanlarla iletişim kurarak öğrendiklerini arttırmış durumda. Yakında turing testini geçecek kadar ilerleyebileceğinden hiç şüphe yok. Milyonlarca telefonun içinde bulunan Siri isimli yapay zeka o kadar bilgiye erişimini hep basit düzeyde mi tutacak sanıyorsunuz? Keşke istediğimiz Kola’yı verecek düzeyde kalsalar diyeceğimiz günler yakında maalesef.

Filmde geçen zaman atlamasını yaşayarak, görerek, hissederek deneyimleyen bizler, 2015’ten çok fazla beklentiye sahip değiliz gördüğümüz gibi. 2015 getireceklerini zaten fazlasıyla getirdi.

Ama 21  Ekim 2015 günü  Hill Valley’in bir ara caddesinde Marty ve Doktor’u görebilme ihtimalini düşünsenize. En azından onların bir hatırını sorma şansını yakalamak güzel olurdu. Hiçbir şey olmasa da, o gün boş vaktinizde Back to The Future’ı izleyin emin olun pişman olmazsınız.

Karanlık Dünyalara Dönüyoruz - Underworld 5'in Çekimleri Başlıyor
Star Wars Afişlerinin Evrimi