Son Haberler
Anasayfa » Makaleler » Beholder Nedir?

Beholder Nedir?

Beholder Dungeon banner

Bir FRP oturumu sırasında Beholder ile karşılaştıysanız, yapabileceği oldukça fazla şeyi olduğundan emin olabilirsiniz. Korkabilirsiniz, taşa dönüşebilirsiniz, yaralanabilirsiniz; belki şanslıysanız sonunda ölebilirsiniz.

Durun! Çok hızlı başladım. Sizi bu kadar korkutmamam gerekiyordu. Şöyle işin başından Beholder’ın ne olduğuna bir bakalım bence.

Beholder, Dungeons and Dragons rol yapma sistemine ait en orijinal yaratıklardan biridir. Devasa bir gözün oturtulduğu, küre şeklindeki kafasıyla havada süzülen bir ölüm makinasıdır. Bu kafa üzerinde devasa bir gözün dışında kocaman bir ağız ve tepesinde gözleri vardır. Bu gözler en fazla 10 adet olabilir. Gözlerin ne işe yaradığını da yazımız içerisinde sizlere anlatacağım.

Koca gözlü canavarımız Wizard of the Coast‘un marka güvencesi altında bulunan nadir yaratıklardandır. Bilindiği üzere DnD ve birçok başka WotC sisteminde kullanılan yaratıklar mitolojik ya da mistik yaratıklardır. Beholder, DnD’ye özgü belli başlı yaratıklardan biridir. Peki bu yaratık ilk olarak nerede görülmüştür? Hemen detaylara geçelim.

Beholder, ilk kez 1975 yılında Greyhawk sisteminde karşımıza çıkmıştır. Bu korkunç canavarın yaratıcıları ise Rob Kuntz ve kardeşi Theron O. Kuntz‘dur. Kuntz kardeşler, Dungeons & Dragons sisteminin yaratıcılarından olan Gary Gygax‘in yakın arkadaşlarıydı ve uzun yıllar TSR firmasında çalışıp rol yapma oyunları için modüller hazırladılar. Tasarladıkları yaratığı Gary Gygax’e sundular. Üzerinde yapılan düzenlemelerden sonra Sphere of Many Eyes (Birçok Göz Küresi) ve Eye Tyrant (Göz Tiranı) sıfatlarıyla oyuncuların beğenisine sunuldu.

Greyhawk Supplement I kitabında karşılaştığımız ilk Beholder çizimi.
Greyhawk Supplement I kitabında karşılaştığımız ilk Beholder çizimi.

İlk tasarım görüldüğü üzere oldukça komik duruyordu. Ancak başta oyun yöneticileri olmak üzere sistemi yakından takip eden insanlar beholderı kısa sürede benimsedi. Çünkü bu yaratık, gelmiş geçmiş en korkunç ve en güçlü DnD yaratıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu sebepten ötürü taa, ilk sistemlerden günümüze kadar ulaşmayı başarabilmiştir.

1977 yılına geldiğimizde Advanced Dungeons & Dragons 1st Edition kitaplarından Monster Manual yayınlanır. Monster Manual içerisinde yerine oturan Beholder, diğer bütün WotC senaryolarında da karşımıza çıkar. Spelljammer’dan tutun da, Forgotten Realms’e kadar. Beholder, özellikle Spelljammer yılları içerisinde çok tutan bir karakter haline geldi. 2nd Edition itibariyle de Forgotten Realms’da saygın bir yere sahip oldu.

Beholderlar, agresif, sinirli ve egoist yapıda canlılardır. Tek başlarına yaşarlar. Başka ırkları bırakın, kendi cinslerinden bile nefret eder, gördükleri yerde öldürmek isterler. Yani beholderları, zenofobik canlılar olarak adlandırabiliriz. İşin kötü tarafı ise beholderlar hiç politik değildirler. Onlara; “Hayır, lütfen beni dinle. Sana çok önemli bir şey söyleyeceğim,” diyemezsiniz. Kafasında serbestçe dolaşan gözlerden biri mutlaka size zarar vermek üzere nişan almıştır bile. 2nd Edition DnD kurallarına göre, bir parti eğer yeteri kadar karizmaya sahipse, beholdera kendi dertlerini anlatmak için %50 şansları bulunabilir. Bu tabii, oyun yöneticisinin insiyatifinde olan bir durum.

Aberration Monster sınıfına giren beholder, genellikle yeraltında bulunur. Yeryüzüne çıktıkları pek görülmemiştir. Burada kendilerine çeşitli ırklardan bir topluluk kurarlar. Onları köle gibi çalıştırır ve en üstün beholder olduklarını savunurlar. Tüm beholderlar, Great Mother (Büyük Ana) dedikleri tanrıçaya taparlar. Great Mother’ın ilk beholder olduğuna ve kendisinden sonra gelenlerin yaratıcısı olduğuna inanılır. Bazı söylentilere göre Great Mother’ın telepatik güçleri, evrenin her köşesindeki beholderları yönetmeye yeter. Bu yüzden aslında hepsi biraz kaçıktır.

İçlerine kapanık oldukları için çok fazla gözükmezler. Bir maceracı ekibin, beholder yuvasına düşmesi şaşılacak bir iş değildir. Ancak bir beholderın onların karşısına çıkması oldukça garip bir durumdur. Beholderlar, eğer provoke edilirlerse yeraltındaki Drow ya da Illithid merkezlerine saldırabilirler.

Sizin de çok merak ettiğiniz o göz(ler) kısmını biraz beklettim. Şimdi bunu açıklığa kavuşturalım.Beholder

Beholderın en büyük(!) olayı gözleri. Havada süzülen bu topumsu yaratığın, suratının ortasında devasa tek bir göz bulunur. Kafasının etrafında ise serbestçe hareket ettirebildiği gözleri bulunur. Bu gözler en fazla 10 olabilir (ortadaki büyük göz hariç). Her gözün kendisine has büyüsel özelliği var.

Merkezdeki gözün anti-magic cone özelliği vardır. Bu özelliği sayesinde hiçbir canlı, gözün baktığı 130 metrelik ve 90 derecelik açı içerisinde büyü yapamaz. Beholderın kendi gözleri dahil bu alan içerisinde büyü yapamaz. İçinden geçen büyüler, özelliğini kaybederek yok olur.

Diğer gözler ise; Charm Animals (büyü olarak), Charm Humans (büyü olarak), Sleep (büyü olarak, sadece tek hedefe), Telekinesis (113 Kg’a kadar), Flesh to Stone (büyü olarak, 27 metre), Disintegrate Ray (18 Metre), Fear (asa büyüsü olarak), Slow (büyü olarak, sadece tek hedefe), Inflict Serious Wounds (45 metre), Death Ray (büyü olarak, sadece tek hedefe, 36 metre) büyülerini gerçekleştirebilir. Bu büyülerin hiçbiri de yabana atılacak büyüler değil. Hele ki, merkezi gözün anti-nagic cone özelliği sağlaması, ekibin büyücülerini etkisiz bırakır. Yakına giren savaşçı karakterler ise diğer gözlerden gelebilecek Death Ray, Inflict Serious Wounds saldırılarıyla tuzla buz olabilirler.

Bu konuda açık yüreklilikle bir yorum yapmak isterim; bir oyun yöneticisi olarak hiçbir zaman oyuncularımın karşısına beholder çıkarma cesareti gösteremedim. Çünkü beholderın tüm partiyi öldürmesi sonucunda, kendime yeni bir oyun grubu bulamayacakmışım gibi hissetmiştim. Şaka bir yana oyun hayatı sırasında beholder öldüren bir grup varsa, ya o ekip çok güçlüymüş ya da oyun yöneticisi, beholder oynatmayı bilmiyormuş diyebilirim.

Beholder Kin türüne giren birkaç yaratık.
Beholder Kin türüne giren birkaç yaratık.

Yıllar içerisinde beholderların birçok farklı türü ortaya çıktı. Bunların hepsine topluca Beholder Kin deniliyor. Geleneksel yapıdaki beholderlardan farklı oldukları için kendi ırkları tarafından avlanmaya çalışıyorlar. Yukarıda da bahsettiğim gibi, beholderlar kendilerini beğenmiş canlılardır. Kendi bedenlerinin en mükemmel beholder bedeni olduğuna inanırlar. Bu yüzden Beholder Kin sınıfına girenleri ucube olarak adlandırarak öldürmek isterler. Beholder Kin içerisinde, farklı farklı türler bulunur. Bunların hepsinin ismini saymakla uğraşmayacağım. Ama başlıcaları undead olan Death Tyrant, gözlerinden büyü atmak yerine kan emen Death Kiss, aslında bir ağaç olan Overseer bunların arasında en çok dikkat çekenlerdir.

Diyeceğim şudur ki, beholderlar DnD tarihinin en orijinal yaratıklarından birisidir. 2000 yılında beyazperdede yayınlanan Dungeons & Dragons filmindeki beholderı hatırlar mısınız bilmem? Hani şu hırsız karakterin kamp yerinde karşılaştığı ve taş atarak şaşırttığı beholder. İşte bu yaratıklar hiç öyle değildir. Oldukça zekiler, ölümcüller ve gaddarlar. Onlarla anlaşma yapmak neredeyse imkansızdır. Şaşırtıcı bir biçimde Forgotten Realms’deki Red Wizards of Thay grubunun beholderlar ile bağlantıları vardır. Zaten Forgotten Realms’a ait Underdark – Karanlıkaltı bölgesinde yığınla beholderla karşılaşabilirsiniz.

Bir daha Beholder çizimi ile karşılaşıp “O nedir öyle ya? Kocaman göz. Kafasında da gözler var. Havada süzülüyor. Hahaha” gibi tepkiler vermemenizi tavsiye ederim. Bakarsınız çok yakında onlardan biriyle tanışabilirsiniz.

Deck of Many Things’e Yeni Bir Bakış!
Paizo'dan Dev İndirim