Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » Uzumaki İncelemesi – Lanetli Bir Kasaba

Uzumaki İncelemesi – Lanetli Bir Kasaba

Manga dünyasına hakim olan okuyucular Junji Ito‘nun “korku mangası” alanındaki şöhretini bilir. Manganın korku ustası olarak tanınan Junji Ito’nun Uzumaki‘si, Gyo ve Museum of Terror kadar tanınan serilerinden biri. 2000 yılında live-action uyarlaması yapılan bir filmi ve yine 2000 yılında çıkan bir video oyunu bulunuyor. 2003 yılında Eisner Ödülü’ne aday gösterilen manga, 2009 yılında ise Young Adult Library Services Association tarafından “Top 10 Graphic Novels for Teens” listesine alındı.

Bir Manga Gerçekten Korkunç Olabilir Mi?

Çoğu kişi çizimlerden oluşan bir romanın korkutma gücünden şüphe duyar. İki boyutlu ve siyah-beyaz çizimler, üstelik bir sonraki sayfaya geçme kontrolü tamamen bizim elimizdeyken ne kadar korkutucu olabilir? Uzumaki, Japonca’da sarmal anlamına geliyor. Üç ciltten oluşan bu hikayede sarmal deseni tarafından lanetlenmiş bir kasabada meydana gelen olaylara tanık oluyoruz. Bu üç cilt boyunca karşımıza hiçbir zaman bir canavar veya mitolojiden fırlayan bir varlık çıkmıyor. Sarmal laneti tarafından ele geçirilmiş olan Kuruozu’da hemen hemen her yerde sarmalları görüyoruz ve bizi korkutacak olan şey de bu sarmallar. 

Uzumaki, birbiriyle ilişkili kısa öykülerden oluşuyor. Serideki her bir karakteri, şehrin sarmal lanetiyle ilgili başka bir yönünü keşfederken görüyoruz. Lanetin neden olduğu akıl almaz olayları okurken karakterlerin bu korku sürecindeki gelişimlerini de anbean görebiliyoruz. Karakterlerin yaşadıkları bunca olaydan sonra ruh sağlıklarını tamamen kaybetmemiş olmaları belki de Uzumaki’nin en korkutucu yanlarından biri. 

Hikaye Nasıl Başlıyor?

Uzumaki, Kirie Goşima isimli genç bir kız ve sevgilisi Suiçi Saito’nun başından geçen tuhaf ve korku dolu olayları anlatıyor. Japonya’nın kıyısında etrafı dağlarla ve denizle çevrili küçük bir kasaba olan Kuruozu, gizemli bir şekil tarafından lanetlenmiştir.

Suiçi Saito, şehrin sarmal deseni tarafından lanetlendiğini fark eden ilk kişi olsa da kimseyi bu fikre inandıramaz. İnsanların bir salyangozun sarmal desenini izlemesiyle başlayan lanet şehrin her yanına yayılır. Sarmal deseni zamanla çimenlerde, gölde, havaya yükselen dumanlarda ve hatta insanların saçlarında bile ortaya çıkmaya başlar. İlk ciltte karşımıza çıkan bu küçük olaylar ikinci ciltte yavaş yavaş kasvetli havasını artırırken üçüncü ciltte ise tam bir yaşam mücadelesine dönüşür. Artık insanların tek amacı nasıl olursa olsun yaşamaya devam edebilmektir. 

Uzumaki, ilk sayfasından son sayfasına kadar okuyucu rahatsız edip diken üstünde tutmayı başarıyor. Lise öğrencisi Suiçi Saito’nun babasının sarmal takıntısı çevirdiğimiz her sayfada daha ürpertici, şaşırtıcı ve kesinlikle huzursuz edici bir hal alıyor. Junji Ito’nun okuyucuya başarılı bir şekilde aktardığı bu duygular bir süre sonra yarım kalmış olayları zihnimizde tamamlamamızı da sağlıyor. Karakterlerin başına gelen olayları her zaman ayrıntılı bir şekilde göremiyoruz. Junji Ito’nun okuyucuya göstermekten kaçındığı pek çok olayı zihnimizde yine Ito’nun çizimleriyle canlandırabiliyoruz ve bana kalırsa bu ne kadar iyi bir anlatıcı olduğunun da kanıtı. 

Hikayenin en başında sarmal deseni insanlarda oluşan bir takıntı olarak ortaya çıkıyor fakat zaman içinde sarmallar somut bir şekilde kasabayı ele geçiriyor. Lanetten etkilenen insanların sırtlarında yavaş yavaş büyüyen salyangoz kabukları oluşmaya başlıyor. Her geçen gün gömleğinizin altında biraz daha büyüyen bu kabuklar birkaç gün içinde dev bir salyangoza dönüşmenize neden oluyor. 

Sarmallar Her Yerde

Hikayenin sonlarına doğru sarmal dehşeti artarken Ito, karakterler üzerinden ahlak sorgulaması yapmaya da başlıyor. Hikayenin başında sevgilisiyle şehirden kaçmanın doğruluğunu sorgulayan Kirie Goşima, son ciltte hayatta kalabilmek için insan eti yemenin doğruluğunu sorgulayacak seviyeye geliyor. Yazının başında karakterlerin gelişimini anbean görebildiğimizi yazmıştım. Aslında karakter gelişimi olarak yalnızca baş kahramanlarımız olan Kirie Goşima ve Suiçi Saito’nun gelişimini görüyoruz. Bunun nedeniyse öykülerin sonunun genellikle ölümle bitmesi. 

Üç ciltlik serinin sonuna geldiğinizde belki kabus görecek kadar korkmuş olmayacaksınız ama Junji Ito’nun yarattığı imgeler muhtemelen aklınızdan silinmeyecek. Belki günlük hayatınızda baktığınız her yerde sarmallar görmeye başlayacaksınız. Belki sevdiklerinize ne kadar değer verdiğinizi sorgulayacaksınız. Ito’nun etkileyici çizimleri sizi uzun süre rahatsız etmeye devam edecek.

Çevirisini Fuat Yurtlu ile Alp İlkkurşun‘un yaptığı Uzumaki serisi, Gerekli Şeyler etiketiyle raflarda. Koleksiyon cildi de bulunan seriyi kitabevleri ve çizgi roman dükkanlarında bulabilirsiniz. İyi okumalar!

Neverwinter Nights: Enhanced Edition Geliyor
LEGO Parçalarıyla Yaratılan World of Warcraft'ın Theramore Kalesi