Pokémon Gibi, Ama Değil Gibi – Palworld İncelemesi
Çıktığı tarih itibariyle, çok kısa sürede birçok rekora imza atıp 5 milyon oyuncu barajını aşmayı başaran Palworld, hayatta kalma türüne yeni bir soluk getirmiyor fakat Pokémon Company‘nin yapmadığı ya da yapmak istemediği birçok şeyi de başarıyla yerine getiriyor.
Pocketpair tarafından geliştirilen Palworld, 19 Ocak tarihinde çok da bir tanıtım yapmadan piyasaya sürüldü. Erken erişim sürecinde olan Palworld, çok kısa bir sürede, yaklaşık 1 haftalık bir aralık içerisinde 5 milyon kopya satarak, en hızlı satanlar arasına girmeyi başardı. Eh, internetin gücünü de yanına alan Palworld, oyuncular arasında küresel bir fenomen haline geldi.

Bundaki en büyük pay, oyunun ciddi anlamda bir Pokémon klonu olması. Yıllar içerisinde Nintendo‘nun en değerli markalarından biri olan Pokémon markasına benzeyen yapımlar çıkıp durdu. Ama hiçbiri Pokémon‘un yarattığı takipçi kitlesine ulaşamadı. Canavar yakala, dövüştür, eğit, evrimleştir süreçlerini Pokémon’un yaptığı gibi yapamadı. Pokémon Company de bazı durumların farkında elbet, yeniliklere çok açık olmamalarından kaynaklı, Açık dünyada geçen, üçüncü şahıs kamerasından kontrol edilebilen Pokémon Legends: Arceus gibi bir oyuna 2022 yılında ulaşabilmiştik.
Palworld, Arceus ve Violet&Scarlet oyunlarının görselliğini ve oynanabilirliğini alarak, açık dünya bir sandbox oyunu tasarlamış. Yakaladığımız Palleri çalıştırabiliyor, dövüştürebiliyor hatta aç kalınca öldürüp afiyetle etini yiyebiliyoruz. Palworld’ü bu kadar ilgi çekici kılan detaylar sadece bunlar değil elbette.
Etinden, Sütünden, Yününden Yararlandığımız Dostlarımız

Palworld, bahsettiğim üzere bir hayatta kalma oyunu. Bilinmeyen bir adaya düşen bir karakteri canlandırarak, bu adada (Hatta takım ada grubu diyelim) hayatta kalmaya çalışıyoruz. Adanın özel bir durumu var. Pal adı verilen, Pokémonlar’a çok ama çok benzeyen canlılarla dolu. Bunları Palball adı verilen özel toplarla yakalayıp her türlü işe koşturabiliyoruz. Oyunun ana mekaniği de bu “çalıştırma” -kölelik, öhüm- sürecine bağlı olarak ilerliyor zaten.
Her bir Pal, farklı özelliklere ve güçlere sahip. Mesela demir külçe dövmek, yemek yapmak için ateş tipi Pal görevlendirmeniz gerekiyor. Çiftçilik için topraktan anlayan, toprağı sulamak için suda yaşayan gibi düşünebilirsiniz. Zaten her bir Pal’in özelliklerine girdiğinizde, ufak ikonlarla hangi konularda daha iyi olduklarını görebiliyorsunuz.
Bunlara ek olarak her bir Pal’in kendine ait karakteristik özellikleri var. Bu da uzun vadede dikkat etmeniz gereken bir durum. Bazıları cesur, atik, az yemek yiyen tiplerde olabiliyor. Kimisi de korkak, beceriksiz ya da obur oluyorlar. En doğru noktalara, doğru göreceğiniz karakteristik özelliklere sahip Paller’i yerleştirmek önemli. Obur olan arkadaşınız, sandığınızdaki tüm yemekleri yiyebilir. Onu görevden alabilirsiniz ya da cezalandırmak için öldürüp etini arkadaşlarının önünde pişirip yiyebilirsiniz.
Oyunu bu açıdan Pokémon’dan uzaklaştıran birçok yer de var. Hayatta kalma ve üs inşa etme kısmı da oyunun bel kemiklerinden biri. Paller gerekli malzemeleri toplamak için kendi aralarında bir zincir oluşturuyorlar. Siz arkanıza yaslanıp sandıklarınızın dolmasını bekliyorsunuz. Tabii oyundaki tek amacınız ense yapmak değil.
Pal Toplama, Keşif ve Bosslar

Oyunda, eğer bu yazıyı okuyorken güncelleme gelmediyse 110 adet Pal bulunuyor. Ana amaçlarınızdan bir tanesi hepsini yakalamak elbette. Ne kadar çok yakalarsanız o kadar fazla XP topluyorsunuz bu arada. Eğer Pokémon Legends: Arceus oynadıysanız, şöyle yeni bir mekanik gelmişti. Eskiden Pokémon’u bir kere yakalamak yeterli oluyordu. Ancak Arceus’ta o Pokémon’u 10 kere yakalamamızı ya da 10 kere savaşmamızı istiyordu. Palworld’de aynı tipten Paller’den 10 tane yakalamanızı istiyor. Böylece daha çok XP alma şansınız oluyor.
XP toplayarak oyunda ilerleme kaydeceğiniz, teknoloji ağacına yatırım yapıyor ve karakterinizin özelliklerini geliştiriyorsunuz. Minik RYO ögeleri de oyuna konulmamış değil. Ama sadece bu kadar. Çok fazla bir özelleştirme beklemeyin. Nihayetinde hepimiz bossları temizleyip oyunu bitirmeye çalışacağız.
Boss kısmına geçmeden, oyundaki diğer PvE noktalarından bahsedeyim. Haritada bazı gizli geçitler bulunuyor. Buralardan zindanlara girip oradaki daha güçlü Pal’i yenip ya da yakalayıp büyük hazineler ele geçirebiliyorsunuz. Buna ek olarak haritanın belli noktalarında sizi bekleyen dev Paller var. Onlarla da savaştığınızda Ancient Points kazanıyorsunuz, ki bu teknoloji ağacının paralelinde bulunan ve daha güçlü ekipmanlar üretmenize yarayan bir kısım. İlk 20 seviye kadar burada pek ilerleme kaydedemeyeceksiniz. O yüzden telaşe kapılmanıza gerek yok.
Gelelim Boss kısmına. Oyunun devasa bir haritası var. Harita içerisine yerleştirilmiş bazı kulelerde, onlarla dövüşmenizi bekleyen bosslar var. Bunlar bir eğitmen ve Pal’den oluşuyor. Onları yendikçe oyunun sonuna daha çok yaklaşıyorsunuz. Tek başınıza oyunu oynamak isterseniz, biraz zaman alabilir. Palworld, Co-op ve server üzerinden Multiplayer desteği veriyor. Ancak oyunu solo oynayan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, keşif ve üs inşa etme kısmı keyifli olduğu için yanımda birinin olma ihtiyacını hiç hissetmedim. Tek başınıza aşağı yukarı 60-70 saatlik bir süre içerisinde haritayı temizleyebilirsiniz. Sonrasında yapacağınız pek bir şeyiniz kalmıyor.
Çağımızın En Büyük Belası: Grind

Ne yazık ki, bu çağın yeni oyunlarının en büyük sıkıntılarından biri grind. Yani aynı şeyi tekrar tekrar yaparak birkaç adımlık mesafe kaydetmek. Mesafe katetttikçe, aradaki makas da büyüyor. Birden fazla üs kurmanız, bazen oyunda gereksiz saatler geçirmeniz gerekebilir. Neyse ki, oyunun ayarlar kısmından XP çarpanınızı makul seviyelere yükseltip süreyi kısaltabiliyorsunuz. İlk 5 saatlik süremin ardından, oyunda biraz daha hızlı ilerlemek istediğim için tek çözüm olarak bunu gördüm. Yani anlayacağınız Palworld, kısa sürede kendisini size öğretiyor ama sonrasında grind belasına bulaştırıyor.
Harita büyük demiştim. Bu da grind kısmını etkileyen bir nokta. Bazı materyaller, belli başlı Paller’den düşüyor. Onlar için uzak mesafelere gitmeniz gerekebiliyor. Haritadaki Fast Travel noktalarını açmak, birbirinden uzak yerlerde birden fazla üs kurmak önemli. Ayrıca birçok Pal’i bir binek olarak kullanabiliyorsunuz. Kimiyle dıgıdık at misali koştururken, kimiyle de göklerde süzülerek ilerleyebilirsiniz. Mesafeler arttıkça, daha hızlı ulaşımı insan arıyor.
Oyunun erken erişimde olmasından kaynaklı olsa gerek, bu mesafeler arasında bazı ufak yerleşim yerleri var. Küçük köyler bulunuyor. Bu köyler bana oldukça ruhsuz ve boş geldi. Sadece konuşabileceğiniz birkaç NPC oluyor. Genelde de bir tane tüccar bulunuyor. Sizde bulunmayan malzemeleri satın almak ya da Pal satmak için (Evet, paraya ihtiyacınız varsa dostlarınızı satabiliyorsunuz) tüccarları kullanabiliyorsunuz. Ancak dediğim gibi bu bölümler bana biraz ruhsuz gözüktü. Palworld’de herhangi bir hikâye olmaması, dünyasın ilişkin bir anlatıcı bulunmamasını da bir eksik olarak gördüm.
Tamam, hayatta kalma oyunlarında hikâye çok önemli olmayabilir. Ancak geçen ay içerisinde incelediğim Enshrouded keyifli oynanabilirliğine, derin hikâye anlatıcılığı eklemiş bir oyundu. Açıkçası Enshrouded’tan aldığım keyfin aynısını Palworld’ten almadım. Hatta yakın dönemde çıkmış olmaları sebebiyle Enshrouded’ın biraz geri planda kalmasına da üzüldüm diyebilirim.
Sonuç

Palworld, görsel anlamda deli şeyler sunmuyor. Arceus ve Violet&Scarlet oyunlarında sunulan gibi renkli bir dünya var. Zaten Pocketpair’in daha önce yaptığı Craftopia isimli oyuna bakarsanız, arayüzün çok fazla değişmediğini, Palworld için kozmetik değişikliklere gidildiğini görebilirsiniz.
Palworld için sıklıkla kullanılan “silahlı Pokémon” tabiri doğru kabul edilebilir. Ateşli silahlara 20. seviyede ulaşıyorsunuz fakat oradan sonrası kendisi için kullanılan tabire cuk oturuyor. En alakasız Pal dostlarınıza bile yelek ya da bir ekipman giydirip ellerine tüfek, tabanca falan verebiliyorsunuz. Ortaya saçma görüntüler çıkarıyor ama eğlenceli diyebilirim.
2 yıldır geliştirilme sürecinde olan Palworld, şu haliyle %60 civarı bitmiş durumda. Geliştirici stüdyo, kısa süre içerisinde server sorunlarına el atacaklarını, 32 kişilik server kapasitelerini yükselteceklerini ve PvP kısmının da oyuna ekleneceğini açıkladı. Zaten oyunun kısa sürede bu kadar satmasının ardından, Palworld’e ciddi bir yatırım yapacakları aşikar.
Palworld, Steam üzerinde şu aralar en çok oynanan oyunlar arasında yer alıyor. Steam sayfasında 14.99 Dolar etiketiyle satılıyor. Buna ek olarak Xbox Game Pass kütüphanesine eklenmiş durumda. Yani bir denemek isterseniz ve de Game Pass üyesiyseniz Steam kısmını es geçebilirsiniz.
| Kötü Yanları | İyi Yanları |
| Grind kısmı yoruyor | Güzel ve eğlenceli bir oynanabilirliğe sahip |
| Müzikler kulak tırmalıyor bir süre sonra | Üs inşa etmek, malzeme üretmek kolay öğreniliyor |
| Görsellik o kadar da iddialı değil | Pal dostlarımızla “her şeyi” yapabilmek |
Dostlar Meclisi
Grafik/Arayüz - 7.5
Oynanabilirlik - 8
Hikâye/Sunum - 6.5
Yenilikçilik - 7
7.3
Pokémon gibi
Palworld, birçok açıdan Pokémon'u andırıyor. Öte yandan eğlenceli oynanabilirliğiyle de dikkat çekiyor. Hayatta kalma türünü sevenlere mutlaka tavsiye edilir.





