Anasayfa » İncelemeler » İç Dünyanıza Doğru Görsel Bir Şölen – Gris İncelemesi

İç Dünyanıza Doğru Görsel Bir Şölen – Gris İncelemesi

Bu yılı da yavaşça uğurladığımız şu günlerde 2018 bize son bir sürpriz daha yaptı. Henüz çıkmadan Steam’de gezerken gözüme çarpıp takip listeme eklediğim Gris, oyun öncesi görüntüleri ile beni bir hayli merakta bırakmıştı.  Nomada Studio tarafından çıkarılan oyunun açıklamasında bulunan “Macera” etiketinin aksine adeta bir sanat eserini izler gibiydim. Ve oyunu inceleyip biraz etrafa göz attıktan sonra ilk defa bu kadar çok insanın bir konuda hem fikir olduğunu gördüm: “Gris gerçekten büyüleyici.”  Oyunun her karesi ayrı bir tablo gibi. Ve atmosferi sizi fark bile ettirmeden ele geçiriyor.

Rüyalardan Oluşma Bir Oyun: Gris

Dışarıda usul usul kar yağıyor, hava soğuk ve battaniyemin altına kıvrılıp tüm dünyanın gürültüsünden uzaklaşmak istiyorum. İşte o an tüm misafirperverliği ile Gris beni sonuna kadar kucaklıyor. Oyun ilk andan itibaren kendini diğerlerinden ayırmayı başarıyor. Oyunun hikayesi siz neyi düşünüyorsanız onu anlatıyor. Çığlıklarımızın bile elimizden alındığı gri bir dünyada kendimizi mi bulmaya çalışıyoruz, şarkıların kaybolduğu bir diyarda tekrar ahengi bulmak için mi uğraşıyoruz, yoksa bunların hepsi yalnızlığı örtbas etme çabası mı? Gris tamamen iç dünyanıza yapacağınız bir yolculuk. Tek bir kelime sarfetmeden size unutamayacağınız bir hikaye anlatıyor. 

Genç karakterimiz, ruhunuzun derinlerine işleyen sesiyle şarkısını söylerken görünmeyen bir güç tarafından üzerinde durduğu el şeklindeki heykel kırılmaya ve o büyüleyici sesi giderek kısılmaya başlıyor. Rengarenk dünyası bir anda grileşmeye ve hüzün atmosferi kaplamaya başlıyor. Karakterimiz dünya üzerinde ilerlerken platformları aşmaya, bulmacaları çözmeye ve yalnız yıldızları birleştirerek bir takım yıldızı yaratmaya çalışıyor. Oyun boyunca yeteneklerimizi keşfedip farklı alanlara ve yeni renklere doğru yolculuk ediyoruz.  

Manzaraları terk edilmiş antik şehirler, yıkılmış heykeller ve harap olmuş saraylar süslüyor. Gördüğünüz her manzarayı aklınıza kazırsanız iyi edersiniz. Çünkü geri döndüğünüzde sadece bir toz bulutuyla karşılaşabilirsiniz. Harabelerde gezip saklı yıldızları toplarken insanı görev tamamlamaktan çok bir kitap okuyor gibi hissettiriyor. Bir şeyleri bitirmeye çalışmaktan çok dünyanın akışına kapılıp kendinizi etrafta savrulurken bulacaksınız.  

Kendi adıma konuşmam gerekirse, nerenin doğru yol olduğunu hiçbir zaman çözemesem de hiçbir zaman hangisinin ana yol olduğunu düşünmeden ilerledim. Her yol farklı boyutlara açılıyor hissini sonuna kadar hissettiriyor. Bu sayede yanlış yapmaktan çekinmiyor ve her yeri keşfetmeye dalıyorsunuz. 

Huzura Açılan Kapı

Gris bir platform oyunu evet ama dikkat etmezseniz çoğu şeyi gözden kaçırabilirsiniz. Manzaranın bir parçası sandığınız ögeler aslında sizi farklı yollara yönlendirebiliyor. Bazense fark ettirmeden karşınıza bulmacalar çıkartıyor. İşin aslı bulmacaların çok zor olduğunu söyleyemem fakat oyun akışını bozmadan ilerleyişi kesinlikle nefis bir tat katmış. Zaten oynarken hissedeceksiniz ki bu oyunda bir şeylere karşı savaşmak zorunda gibi hissetmiyorsunuz kendinizi. Huzur içinde, sanki olması gerekenler şey oymuş gibi yolunuza devam ediyorsunuz. 

Bazı noktalarda sizi şaşırtarak daldığınız rüyadan uyandırıyor. Gittiğiniz yol hiç tahmin etmediğiniz bir şekilde sonlanabiliyor. Bu noktalarda sinir bozukluğu yaşamak yerine yüzünüzde ufak bir tebessüm belirtiyor. Bu kadar melankolik bir oyunda nasıl oldu da bu kadar mutlu hissedebildim inanın emin değilim. Sanırım uzun süredir eksikliğini hissettiğim huzur ve yalınlığı bana böyle sunabilen başka bir oyun olmamıştı.  

Müzik seçimine değinmez isem büyük bir kabalık etmiş olurum çünkü şimdiden oyunun müzik listesini indirmiş durumdayım. Oyunu oynarken kendimi arınmış gibi hissettirdiği için kopasım gelmedi. Yerinde kullanılan müzikler sizi havada süzülüyormuş gibi hissettiriyor.  

Oynanış tarzınıza göre oyun 2 saatten 6 saate kadar oynanış süresi sunabilir. Önerim acele etmeden, her yeri keşfederek yavaşça oynamanız. Ben her ne kadar göremesem de oyunda easter egg ve gizli bir son bulunuyormuş. Bana görsel bazı açılardan çok karmaşık geldiği için tüm etkileşimli ögeleri göremedim.  

Son Olarak

Özet olarak, bu oyun tamamen rahatlamak ve dinginlik içinde oynanacak bir oyun. Büyük meydan okumalar, zorlu bölümler veya savaş arıyorsanız pek size hitap etmeyebilir. Eğer bu tarz platform oyunları seviyorsanız da aşık olacaksınız. Şu an Steam’deki 27 TL’lik fiyatıyla her kuruşuna kadar almaya değiyor. Çok fazla tekrardan oynama gereği duymayacak olsanız da kütüphanenizde yıllar sonra hatırlanıp tekrar oynanıp tekrar büyüleyeceğine emin olabilirsiniz. Kısacası duygusal bir sele hazırlıklı olun.

Nintendo Switch, Mac OS ve Microsoft Windows için erişilebilir durumda. Henüz çıkmasının üstünden 2 hafta geçmesine rağmen tüm platformlarda büyük bir hayran kitlesi oluşturmuş durumda. 

"Mrrrvel Süper Kahramanları" Dünyayı Kurtarmaya Hazır!
Star Wars Fan Filminde Darth Vader, Palpatine'e Bakın Nasıl Meydan Okuyor