Anasayfa » İncelemeler » The Forest Ön İnceleme

The Forest Ön İnceleme

the-forest-banner

Gözlerimi açıyorum, rüyamda, kabuslarımda bile hayal edemeyeceğim bir yerdeyim. Karşımda anlam veremediğim şekilde vahşi duran bir insan(!). Oğlum. Yatıyor önümde, hareketsizce.

Nasıl oldu da bu durumdayız şu an? Gözlerim kapanıyor, tekrar açıyorum güçlükle. Oğlum, bir adamın kucağında. Hareket edecek halim yok, elimi uzatıyorum fakat gözlerim kapanıyor. Yorgun düşüyorum, halsiz. Hareket edecek gücü bulamıyorum kendimde.

Gözlerimi tekrar açtığımda ise etrafımda paramparça olmuş bir uçak ve cansız bedenler. Ne oğlumdan bir iz var, ne de o adamdan.

The Forest…

the-forest-resim1

Şimdiye kadar oynadığınız bütün hayatta kalma oyunlarını bir kenara bırakın. Diğer oyunlar bir yere kaçmıyor fakat bu uçsuz bucaksız ormanda oğlumuzu bulmamız gerekiyor. O gördüğüm adam. Suratında insanlıktan eser yoktu. Belki buranın yerlileriydi fakat insan oldukları konusunda gerçekten büyük şüphelerim var!

Oyunumuz tam olarak bu şekilde başlıyor. Bir uçak kazası esnasında bilinmedik bir adaya düşüyoruz, hayatta kalmalıyız. Hem bu adadan kurtulmak için hem de oğlumuzu bulmak için. Fakat hayatta kalmak hiç de basit değil.

Adaya düştüğümüzde öncelikle yiyecek, içecek ve bir balta buluyoruz. İlk olarak uçağın enkazından uzaklaşmamız gerekiyor. Çünkü adanın yerlileri(!) gelip enkazı kontrol ediyorlar. Kaza yapılan yerine yakınlarında bi yerler tercih etmemek gerekiyor yerleşmek için. Oyuna başlangıçta ilk olarak yiyecek birkaç tavşan ve kertenkele öldürmek yararlı olabilir. Kertenkelelerin derilerini de kendinize kıyafet olarak kullanabilirsiniz.

The Forest şu an için Alpha 0.02 sürümüne geçmiş bulunmakta. Yani bu demek oluyor ki oyun daha yapım aşamasının 3. ayında diyebiliriz.

the-forest-resim6

Alpha 0.01a ve 0.01b yamalarında oynanabilirlik açısında gerçekten önemli güncellemeler yapıldı. Bu aşamadaki hali ile bile çok fazla ilgi gören The Forest için 0.02 yaması hakkında bayağı bir öneri ve bug bildirimi alan Endnight Games Ltd. gerçekten güzel bir güncelleme ile karşımıza çıktı.

Oyuncuların tüm söylemlerini dikkate alıp en önemli hataları gidermeye çalışan ve şu anki alpha sürümünde bile kullanıcılar için rahat bir oynanış sunmak için gayret gösteren Endnight Games’e buradan küçük bir alkış gönderiyoruz.

The Forest’ı oynarken gerçekten diğer hayatta kalma oyunlarından farklı bir yerde değerlendirmek gerekiyor diyebiliriz. Fakat yine de kıyaslama yapmak şu an için gerçekten çok erken. Ancak oyunun final sürümünde diğer oyunlarla kıyaslayıp daha detaylı bir inceleme yazabiliriz.

Forest’taki ince detaylardan bahsetmek gerekirse ateş yakmak için öncelikle çakmağınızı kullanabiliyorsunuz. İnce detayımız bu değil tabii ki. Eğer çakmak yanar haldeyken hızlı koşarsanız rüzgardan dolayı çakmağınız sönebiliyor. Gazı bitebiliyor. Örneğin yaktığınız bir ateş yağmur esnasında sönmeye yüz tuttuysa üzerine yaprak atarak ateşi körükleyebiliyor ve canlı tutmaya devam edebiliyorsunuz.

Çantanızda bir adet hayatta kalma rehberi var. Bu rehber ile duvar yapmayı, kendinize çadır yapmayı, tuzaklar yapmayı öğrenebiliyorsunuz. Seçtiğiniz çadırı istediğiniz bir bölgeye koyuyor ve gereken malzemeleri temin ettikten sonra çadır yapımını tamamlayabiliyorsunuz.

Örneğin kendinize büyük bir tahtadan ev istiyorsanız bayağı bir ağacı katletmeniz gerekiyor. Uçaktan aldığımız balta ile ağaçları kesebilir gerekli malzemeleri toplayabilirsiniz. Ağaç kesmenin en eğlenceli yanlarından biri hem kesilme efekti hem de yıkılma efekti. Kesilme ve yıkılma efektleri şu aşamada bile muazzam bir tat veriyor oyuna.

the-forest-resim2

Geliyooooor.

Hayatta kalma rehberinizin bazı sayfaları kapalı ve öğrenemediğiniz bilgiler mevcut. Bu kapalı sayfaları daha sonra edindiğiniz tecrübeler ile açabiliyorsunuz ve öğrendiğiniz yeni teknikler ile daha gelişmiş yapılar meydana getirebiliyorsunuz.

Acıktınız, tavşan mı bulamadınız. Etrafta kertenkele mi yok? Yağmur mu yağıyor tüm hayvanlar yuvalarına mı kaçmış. O zaman yağmurun dinmesini ve güneşin çıkmasını bekleyin. Güneşin doğuşuyla birlikte yağmur sonrası oluşan mantarları mideye indirebilirsiniz. Göl kenarındaysanız elinize bir sopa alıp, sopayı balıkların kafasına “çat” diye geçirip balık tutabilirsiniz.

Tuttuğunuz balığı ateşin üzerine atıp güzelce pişmesini bekledikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz. Önemli bir ayrıntı daha var. Aman balığı ateşte unutmayın. Fazla ateşte bıraktığınız hayvanlar kömür oluyor yenmeyecek duruma gelebiliyorlar.

Bunlar Alpha 0.01 yamasında da bildiğimiz şeylerdi.

Gelin 0.02 yamasında ne gibi yenilikler gelmiş ufak bir göz atalım;
• Köpekbalıkları (uuuu, artık elimizi kolumuzu sallayarak balık yakalayamayacağız desenize.)
• Rehbere bakarak kendimize sal yapabiliriz. (Henüz yelkenli yapamıyormuşuz fakat o da gelecekmiş.)
• Karaya vurmuş olan yata yeni süpriz bir eşya eklenmiş. (Yat çikolatalarla doluydu, umarım süttür.)
• Kuşlar artık ateş ile öldürülebiliyorlarmış. (Ama yine de yapmayın, şu an yenmiyorlar zaten yazıktır)
• Artık gelen saldırıları elimizde kırmızı baltamız varken faremizin sağ tuşuyla savuşturabilirmişiz.
• Kaplumbağaların can değerleri düşürülmüş. (Rakip takıma karşı fazla güçlüymüş bu kaplumbağalar :P)
• … ve daha saymadığmı birçok yenilik gelmiş.

Performans bakımından optimizasyon iyileştirilmiş. Yüklenme sürelerinde kısalma olmuş ve CPU kullanımı %10 daha az artık.

Düzeltilen birkaç önemli bugdan bahsetmek gerekirse;
• Oyuna kaydettiğimiz yerden devam etmek istediğimizde eski envanterimiz siliniyordu. Düzeltilmiş fakat nadirde olsa yine yapabilirmiş bu sorunu.
• Yerliler artık denizin altından yürümüyor veya koşturmuyorlarmış. Zaten korkunçlardı, bir de denizin altında yürüdüklerinde çok daha korkutucu oluyordu. İyi olmuş bu düzeltme.
• … yine sayamadığım birçok bug düzeltilmiş ve oyun biraz daha oynanabilir hale getirilmiş.

“Alpha 0.02 sürümünde olan bi oyunda neler yapılabilir ki ya, hiçbir şey yapılamaz” demeyin.
0.02 sürümü geldiğinde oyuna sıfırdan başlamak zorunda bırakıldık. 15 Dakikada şu sonucu elde ettim.

Buyrun bizim fakirhane;

the-forest-resim3

Işığı gören geldi fakat savuşturmasını bildik. Yarım saatte de şu hale getirdik.

the-forest-resim4

Fakat sonu yine hep acı hüsran…

the-forest-resim5

Daha fazla uzatmadan incelemeyi burada bitirelim. Eğer hayatta kalma oyunlarını seven biriyseniz, The Forest’a kesinlikle bir şans tanımanızı öneririz. Buglarla dolu oyunları oynamayı sevmiyorsanız final sürümünü bekleyin, bekleyin ama kesinlikle Forest’a bir şans verin.

Final sürümünde yine hâlâ kararsız kalırsanız, FRPNET’i okumaya devam edin. Tam incelememiz sizlerle olacak.

Yazan: Enes Çifci