Oyun geliştiricilerinin, kendine adanmışlıklarına her zaman hayranlık duymuşumdur. Tek bir kişinin elinden çıkıp da oyun dünyasını kasıp kavuran birçok oyun var. Blacksmith Master, bir kült olmayacak belki ama işini doğru yapıyor.
Oyunlarda, fikir güzel, oynanabilirlik eğlenceli ve içerik de doyurucu olunca, gerçekten de tadından yenmiyor. Bağımsız oyunların arenasında, farklı fikirlerin sınırları zorladığını biliyoruz. Birçok farklı türü ve kategoriyi evlendirip yeni içerikler sunuyorlar. Bazen de sadece basit ve eğlenceli olması yetiyor.

Blacksmith Master, tek kişilik bir oyun geliştiricisinin çalışması. Piyasada benzeri birçok oyun var. Ana amacımız, oyunun isminden de rahatlıkla anlayacağınız üzere bir demirci dükkanı işletmek. Demir alıp işlemek, tüccarlara satmak, mağazayı doldurmak ve işçilerimize konforlu alanlar yaratmak ana görevlerimiz.
Biraz daha derine dalıp Blacksmith Master’ı neden sevdiğimi anlatmaya çalışayım.
Demir Alırım, Demir Satarım

FRP oyunlarımda, büyük şehirlerde birkaç tane, ufak kasabalarda da en az bir tane demirci NPC bulundurmaya çalışırım. Genelde de oyuncularım, demircilerden alabilecekleri bir dizi görevin olabileceğini, şehirdeki dedikoduları öğrenebilecekleri yerin burası olduğunu bilir. Hayır, bu kolaya kaçmak değil. Bir hanın verdiği sıcaklığı ya da eğlenceyi de tercih edebilirdim. Fakat demirciler bana her zaman, o fantastik dünyaların en kulağı delik karakterleri gibi gelmiştir. Her maceracı, ekipmanlarının pasını atmak ya da yeni eşyalar almak için demirciye uğrayacaktır diye düşünürüm.
Bu sebepten olsa gerek demircilik ya da bu tarz işletme oyunlarına da karşı bir zaafım var. Blacksmith Master, bu tarz bir oyundan beklediğim her şeyi veriyor. Dükkanı önce ufaktan işletmeye başlıyoruz. Satın aldığımız ham demirleri ve odunları işleyerek ufak tefek parçalar üretip tüccarlarla anlaşmalar sağlıyoruz. İş büyüdükçe ekibe yeni demirciler ve asistanlar almak gerekiyor tabii. Her geçen günle beraber demirciyi büyütüp devasa bir çalışma alanına çeviriyoruz.

Blacksmith Master, kısa sürede oyuncuyu saracak cinsten tasarlanmış. Basit mekanikleri var. Örneğin, madenler açıldıktan sonra buraya madenci atamanız gerekiyor. Sonrasında bunları taşıyacak ameleler tutuyorsunuz. En sonunda da işleyecek asistanlar ve elbette bu demire şekil verecek demircilere ihtiyacınız var. Oyundaki gün sayınız ilerledikçe ve iyi paralar kazandıkça, yeni ekipmanlar açıyorsunuz. Plan tezgahı üzerinden ekipmanların kalitesini artırıp daha pahalıya satma imkanınız da var. Oyunda gördüğüm ufak tefek eksiklerden biri de, satış politikalarına doğrudan karar veremiyor oluşumuz.
Şöyle ki, yaptığımız eşyaları satmanın birkaç farklı yolu var. İlki kapı önünde bekleyen tüccarlar. Buradaki arkadaşlar, istedikleri malzeme karşılığında yüklü miktarda para öneriyorlar. Bazıları daha az para sunup bunun yerine yardımcı içerikler sunabiliyor. Kimi yeni plan veriyor, kimi hazine sandığı, kimi hammadde. Diğer seçeneğiniz dükkanınızın belli bir alanını mağazaya çevirip buradan satış yapmak. Maceracılar gelip raflardaki istedikleri eşyaları satın alıp gidiyorlar. Sonradan anlatacağım Ticaret Yolları diye bir mantık var fakat o da alışverişten ziyada, takas usulü gibi.
İşi Büyütmenin Zamanı Geldi

Bu tüccarlar, belli bir aşamadan sonra çılgın siparişlerle geliyorlar. Oyunun başında 10 tane tırpan satarken, artık 50. günü aştığınızda 120 tane istiyorlar. Süreç haliyle uzuyor. Kimi tüccar da işi 24 saat içerisinde teslim ederseniz ekstra para vereceğinden bahsediyor. Ne yazık ki 120 tane tırpan üretmek biraz imkansız oluyor.
Oyundaki amaç daha çok üretim yapıp daha çok para kazanmak. İşte bu noktada, ne kadar çok eleman alırsanız ortalık bir o kadar karışıyor. Bir ara hangi eleman nasıl çalışıyor diye uzunca bir süre, boş boş ekrana baktım. O sırada yanımda oturan sevgili eşim “Oynuyor musun, yoksa izliyor musun?” diye sordu. Cidden uzunca bir süre işin akışını anlamaya çalışmam gerekti. Belli bir noktadan sonra akışın nasıl işlediğini anlamazsanız, kalabalığın içinde kayboluyorsunuz. Hangi eleman nereye hangi hammaddeyi taşıyor ya da hangi demirci nereden malzeme çekiyor? Bunları dükkan içinde iyi konumlandırmak önemli.
Blacksmith Master’ın bir de doğrudan müdahale edebileceğiniz bir modu var. Rastgele bir demirci seçip kontrolü elinize alabiliyorsunuz. Buradan sonra üreteceğiniz eşyalar için mini oyunlar oynamak gerekiyor. Keyifli geliyor ilk başlarda ama sonrasında pek girip de yaptığım bir işlem olmadı.
Bir Dökme Demir Tava Kaç Para Oldu Senin Haberin Var Mı?

Yukarıda bahsettiğim Ticaret Yolları kısmından da bahsetmeden geçmeyeyim. Burası oyunun sonlarına doğru açılıyor diyebilirim. Dükkanda ne kadar iyi malzeme üretirseniz, bir puan kazanıyorsunuz. Eşyaların kendi kalite skalası var. Basitten, efsaneviye doğru ilerleyen bir süreç aslında. Ne kadar iyi kalite ekipman üretirseniz, dükkanınızı geliştirme şansınız oluyor.
İşte bu Ticaret Yolları da, dükkanı geliştirirken karşınıza çıkıyor. Bazı hammaddeleri, doğrudan toplamak ya da satın almak Blacksmith Master‘da mümkün değil. Ticaret Yollarıyla, geniş alanda ticaret yapan yerleşimlerle anlaşma sağlıyorsunuz. Bir yer diyor ki, “Benim aslında mutfak araç gereçlerine ihtiyacım var. Sen bana dökme demir tava yap, ben sana kil vereyim“. Yani eski tarz takas teklif ediyor. Bir başkası da silah ekipmanlarına karşılık mücevher sunuyor. Böylece kilden anforalar yapmaya, müşterilerinize özel işlemeli mücevherler satmaya başlıyorsunuz.
İşi dikkatli bölmek burada çok önemli. Bir yönetim oyununda olduğunuzu unutmamanız gerekiyor. İpin ucu bir kere kaçtığında, çok fazla para kaybetmeniz de olası. Bunun üzerine çalışanların rahatlığı ve gelen müşterilerin her şeyi bulabildiklerinden emin olmanız gerekiyor. Kasiyerler ne kadar hızlı çalışırsa, dükkana o kadar çok müşteri geliyor haliyle. Bir 4X strateji oyunu kadar kontrol edilmesi gereken baremler yok. Bu açıdan başımı döndürmedi fakat kontrolü de sürekli yapmanız gerekiyor.
Sonuç

Blacksmith Master, basit grafiklere, sade arayüze sahip eğlenceli bir yapım. Unity ile yapılmış olmasının birçok faydası var. En basit sistemlerde bile rahatlıkla çalışabilir. Görsellik açısından öyle aman aman farklı bir yerde de değil. Dediğim üzere oyunun en büyük sıkıntılarından biri günler geçtikçe, gelen siparişlerin sayısı katlanarak artıyor. Bazı siparişleri birkaç günlük sürede teslim edebiliyorsunuz. Bunun size maddi yönde bir eksisi olmuyor. Sadece iş yavaş işlemiş oluyor.
Hepsini bir araya getirdiğimde, Blacksmith Master uzun saatler oyuncuyu oyalayacak bir yapım. Türkçe dil desteği sunması da cabası. Öte yandan oyun henüz satışa sunulmadı. Erken erişimde bile değil. Siz bu yazıyı okurken, ufak tefek değişiklikler yapmış olabilirler. Oyun içi mini oyunların artırılması ya da demirci dışında karakterlerin de kontrol edilmesi fikirleri düşünülebilir. Kimse mal taşıyan ameleyi canlandırmak istemeyebilir diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. İş hızlı gitsin diye o karakterleri de kullanmayı isterdim.
Demir alırım
Grafik / Arayüz - 6
Oynanabilirlik - 6.5
Hikâye / Sunum - 6
Yenilikçilik - 6
6.1
Demir satarım
Uygun fiyatla piyasaya çıkacağı düşünülürse, basit bağımsız oyun oynamayı ve yönetim yapmayı sevenlerin kütüphanesinde şık duracağını düşündüğüm bir yapım.





