Son Haberler
Anasayfa » Warhammer 40K

Warhammer 40K

warhammer-40k-logo

Warhammer 40K Savaşları

Warhammer 40000 Giriş: Hikaye ve Irklar 41. Binyıl… Bütün Samanyolu galaksisine yayılmış olan İnsan İmparatorluğunun dört bir yanı düşmanlarla sarılmış. Her yer karmaşa ve karanlık içinde. İmparator, eski ışıltısını kaybeden insan medeniyetinin merkezi Terra üzerinde “Altın Taht” denilen yaşam destek ünitesinde sonsuz görünen bir uyku halinde ve İmparatorluğu 10000 yıldır dünya üzerindeki bürokrasi ve İmparator’u tanrı olarak benimseyen din adamları yönetiyor. Fikir özgürlüğü yok! Sadece İmparatora inanmak var! Teknoloji yok! Sadece kadim bilgiler ve makina ruhları var! Acıma yok! Kafirlere, mutantlara ve insan dışı varlıklara ölüm var! Huzur yok! Geleceğin karanlık evreninde her yerde savaş var! Her insan erkek, kadın ve çocuk mağlubiyetimizin iki potansiyel anahtarını üstünde taşır: Her an mutasyona uğrayabilecek genler ve her an inancını kaybedecek ruhlar. Mutantlar izlerini dışlarında, kafirler ise içlerinde taşır. Hiç kimseye güvenme! Herkesten şüphe et ve en ufak şüpheni engizisyona bildir. İmparator’un gücüne güven ve her zaman bu iki düşmana karşı tetikte ol. Bu sayede kendini ve insanlığı kurtarabilirsin!   Nundea maden kolonisinde bir engizisyon broşürü (38. Binyıl civarı)     Merhabalar, bu Warhammer 40000 yazımda size oyunun hikayesini özet olarak geçip ırkları anlatacağım. Warhammer Fantasy ve 40000’in yurt dışındaki popülerliklerinin ve rakiplerinin arasında sıyrılıp kendi alanlarında lider konuma gelmelerinin en önemli sebebi,  geniş bir arkaplan materyalinin varlığıdır. Bu  iki oyun sadece minyatürlerle değil, kitaplar, posterler, çizgi romanlar ve internet siteleriyle desteklenen bir arka plan sayesinde bu kadar gelişip sevilmiştir. Minyatür savaş oyunlarına başlarken ordu ve ırk seçiminde her ne kadar minyatür güzelliği veya seçilen ordunun savaş stili etkili olsa da aynı oranda etkili olabilen bir faktör de oynadığınız ordunun hikayesidir. Herhangi “adsız” bir orduya kumanda etmektense belli bir görevi, hikayesi ve ruhu olan bir orduya kumanda etmek oyundan alınan hazzı büyük bir oranda arttırır. Örnek: Benim oynattığım 4. Voronea hava indirme tümeninin ana dünyası olan Voronea maden kolonisi haksız bir engizisyon yargılaması sonucu imha edilir. Gezegenden kaçabilen İmparaorluk Muhafız (Imperial Guard) birlikleri, Armageddon savaşı kahramanı Albay Kagus Kaggi (Bu da ben oluyorum) altında toplanıp engizisyondan kaçmaya ve bu arada imparatorluğun kokuşmuş bürokrasisi ve gözü dönmüş engizisyonu yüzünden acı çeken gezegenlerine yardım edip karşılığında gönüllü asker ve erzak toplayarak hayatta kalma mücadelesi vermeye başlar. Gördüğünüz gibi ordumun artık bir hikayesi var ve benim gibi imparatorluğa bağlı ordulara sahip diğer arkadaşlarla savaşmak için oldukça güzel bir sebebim var: onlara göre ben bir hainim. Tabi bu arada insan dışı ırklar ve kafirlerle de savaşmak zorundayım çünkü hala İmparatora inanıyorum. İnsan İmparatorluğunun Orduları ve Hikayesi Warhammer 40000 dünyasının temel aldığı dünya günümüz dünyasıdır. Hikayemiz M.Ö. 2000li yıllarda Anadolu’da başlar. Çok büyük büyülü güçlere sahip olan ve bu güçleri evrenimize paralel olan warp evreninden çeken insan şamanları warp içinde büyüyen bir karanlık keşfederler. Bu karanlığın kaynağı evrendeki insan ve diğer akıllı canlıların korkuları, istekleri ve nefretleri gibi duygusal zayıflıklarıdır. Bu karanlık bir süre sonra bütün warp’ı kaplar ve ilk kaos tanrıları ile beraber warp evreninde yaşayan şeytanlar doğar. Kan dökme ve yok etme isteğinden kan tanrısı Khorne, çürümüşlükten ve korkulardan hastalık ve çürüme tanrısı Nurgle, büyü ve güç isteğinden değişim ve büyü tanrısı Tzeentch doğar. Bunlara sonradan her türlü aşırılıkların ve doyumsuz zevklerin tanrısı Slaanesh de katılacaktır. Artık warp evreninden güç çekmek zorlaşmış ve bu evrenle bağlantı kuran büyücü ve şamanlar kaos tanrılarının etkisine girmeye başlamışlardır. Bu gidişata dur demek için insan şamanları toplanarak yetenek ve güçlerini tek bir beden ve ruhta birleştirirler. İşte MÖ. 2000 yıllarında imparatorun doğuş hikayesi böyledir. İmparator gelmiş geçmiş en büyük bedensel ve ruhsal özelliklere sahip olan insan olarak insanlığın ona ihtiyaç duyacağı bir gelecekte uyanmak üzere binlerce yıllık bir uykuya dalar. Bu arada insanlık binlerce yıllık bir süreçte büyük bir gelişim geçirerek bütün galaksiyi ele geçirecek bir medeniyet haline gelir. Bu süreçte en önemli şeylerden biri warp üzerinden ulaşımdır. Warp evrenimize paralel bir yer olmasına rağmen ruhsal bir evren olduğundan bizim evrenmizdeki fizik kuralları warp içerisinde işlemez. Bu da özel olarak geliştirilen warp motorları ve warp’ın tehlikeli ortamında yön bulma kabiliyeti olan psişik gemi kaptanları ile çok uzak mesafeleri kabul edilebilir sürelerde (1 hafta – 1 yıl) katedebilmeyi sağlar. İşte bu yolları kullanan insanlık medeniyetini geliştirirken, kendini kendi yaptığı yapay zekalarla şavaşır halde bulur. Savaşı büyük kayıplarla kazanan insanlık kendi içinde parçalanır ve o sırada yoğunlaşan warp fırtınaları yüzünden izole olur. Bazı gezegenler mağara adamı seviyesine dönecek kadar büyük bir yıkım yaşarken, bazıları da teknolojiye karşı özel bir fobi geliştirir ve “Makina Ruhları”nın varlığına inanmaya başlar. Bu yüzden insanlık teknolojiyi ve innovasyonu unutup yavaş yavaş karanlığa gömülür. Örnek: Makina ruhlarını biraz açmak gerekirse, en basit mekanik aletlerden en karmaşık bilgisayarlara kadar bütün aletlerin içinde yaşadığına inanılan ve o aletin çalışması için kendisine gereken saygının ve ilginin gösterilmesini talep eden ruhani varlıklardır. Mesela, eğer siz makinalı tüfeğinizin temizliğini ve duasını düzenli yapmazsanız, makina rahibinin yazdığı muskayı makinalı tüfeğin üstüne yapıştırmazsanız, içindeki ruh size kızar ve savaşın ortasında kitlenerek sizi cezalandırır. Ayrıca makina rahipleri denilen ve teknolojiye saplantılı olan insanlar 40000 yılının tamircileridir. Onlar aslında araçları tamir etmezler, sadece makina ruhlarının acısını dindirirler. Makina rahipleri eski teknolojileri ve bu teknolojilerle yapılacak cihazların üretim bilgilerini kutsal kitap ezberler gibi ezberler ve bunları gerektiği yerlerde kullanırlar. İmparator’un genleri kullanılarak üretilen Space Marine birlikleri imparatorluğun ilk askerleridir ve korku nedir bilmezler.   İşte bu karanlığın içinde 30. Binyıl civarında İmparator uyanır. Önce geçmişten kalma yüksek teknoloji silahlarla savaşan barbar krallıklarını birleştirir ve insan teknolojisinin merkezi olan Mars ve Ay’ı ele geçirir. Buradaki laboratuarlarda geleceğin askerleri olan “Space Marine”lerin üretimine İmparatorun kendi genleri kullanılarak başlanır. İmparator Space Marine birliklerinin her birinin genetik altyapısını oluşturmak ve o birliğe liderlik etmesi için kendi genlerinden 20 “Primarch” oluşturur. Bu arada bu oluşumun kendi işlerini bozacağını fark eden kaos tanrılarının bu 20 primarch’ı yok etmek için yaptıkları büyü hatalı çalışır ve primarchlar uzaydaki değişik gezegenlere saçılır. İmparator elindeki Space Marine birliklerini yanına alarak insan dünyalarını tekrar ele geçirmek ve kayıp Primarchları bulmak üzere “Büyük Sefer”e çıkar ve yıllarca süren savaşlar sonucunda imparatorluk kurulur. Bu arada kayıp Primarch’lar teker teker bulunmakta ve Space Marine lejyonlarının başına geçirilmektedir. Bu Primarchların arasında en beceriklisi ve en zekisi olan Horus babası olan İmparator tarafından “Büyük Sefer”in başına geçirilir ve İmparator imparatorluğunun altyapısını kurmak için Terra’ya (Dünya) geri döner. Savaşın galaksi çapında genişlemesi ne kadar etkili olursa olsunlar Space Marine Lejyonlarını sayı açısından düşük kalmalarına ve gittikçe dağılarak etkisiz olmalarına yol açmaya başlar. Bu yüzden ele geçirilen dünyalardan toplanan sıradan insan askerler ile ileride imparatorluk ordusunun bel kemiğini oluşturacak İmparatorluk Muhafızları (İmperial Guard) kurulur. Genişleyen imparatorluğu korumak için Space Marine birlikleri yetmeyince Imperial Guard kurulur. Bu arada Primarchlar arasında ufak çekişmeler, kıskançlıklar ve gerilimler yaşanmaktadır. Bazı Primarchların zayıflıklarından ve hırslarından faydalanan kaos tanrıları onlarla gizlice anlaşma yapar ve bağlılıklarına karşılık hayallerinin ötesinde güçler vaadederler. Kaos tanrılarının etkisine giren lejyonlar Horus önderliğinde İmparator’a karşı isyan eder ve genç imparatorluğun içinde büyük bir iç savaş patlak verir. Bütün imparatorluk içerisinde Lejyonlar ve Muhafızlar birbirleri ile savaşırken Horus akıllıca bir taktikle İmparatoru yanıltır ve Terra üzerindeki imparatorluk sarayını kuşatır. Milyarlarca insanın ölümüne sebep olan büyük bir savaştan sonra Horus imparator tarafından öldürülür ve kaos orduları Warp evreni ile bizim evrenimizin iç içe geçtiği yer olan ve kaos tanrılarına ev sahipliği yapan “Eye of Terror” bölgesine geri çekilerek binlerce yıllık savaşlarını oradan sürdürmeye devam ederler. Space Marine Lejyonlarının yarısı kaos tarafına geçerek iç savaşı başlatır. Bu arada Horus’u yenen İmparator savaşta ağır yaralanmıştır ve kendisine sadık kalan primarchlara bir yaşam destek ünitesi yapma emri verir. İmparator’un emirleri doğrultusunda “Altın Taht” yapılır, bedeni bu özel makinanın içine konur ve iyileşeceği gün beklenmeye başlanır. Yeni bir Space Marine (SM) isyanı olasılığını sıfıra indirmek isteyen imparatorluk primarchları Codex Astartes isimli kitabı yazarlar. Bu kitapta yeni Space Marine birliklerinin kuruluşunda temel alınacak kurallar yazılıdır. Buna göre: – Bir seferde çok sayıda SM askerinin kaosa geçme ihtimaline karşı bütün SM birlikleri 1000 asker ile sınırlanır. – SM birliklerine askeri organizasyonlar konusunda standartlar konur ve sınırlamalar getirilir. – SM birliklerinin taktiksel olarak etkinliğini arttırmak için eğitim yöntemleri belirtilir. Bütün yeni SM birlikleri bu kitaptaki kuralları kullansa da bazı eski birlikler kitabın yazılışından önce de varoldukları için eski sistemlerini değiştirmeye ihtiyaç duymazlar. Yıllar içerisinde İmparator bir tanrı olarak kabul edilmeye başlanır ve bu inanç birkaç ufak iç mücadeleden sonra bir devlet dini haline gelir. Gittikçe artan kaos ve mutasyon tehlikesine karşı da engizisyon kurulur. Engizisyona bağlı ilk ordu olan Şeytan Avcıları (Daemonhunters) engizisyon görevlilerinden ve hepsi psişik özelliklere sahip olan “Grey Knight” space marine birliklerinden oluşturulur.   Grey Knight birlikleri psişik güçlere sahip Space Marine askerlerinden oluşur. Amaçları kafir ve şeytanları avlamaktır.    Binlerce yıl içerisinde gittikçe oturan imparatorluk düzeni 35. Binyılda yeni bir iç savaş ile çalkalanır. Bu savaş sırasında engizisyon kuvvetlerine kadınlar da katılır ve “Sisters of Battle” birlikleri kurulur. Bu birlikler ileride engizisyon tarafından özel olarak kurulan “Cadı Avcıları” ordusuna katılırlar.   Cadı avcıları ordusu ağırlıklı olarak kadınlardan oluşur. Bunun dışında imparatorluğa bağlı irili ufaklı birçok kuvvet olsa da minyatürleri üretilen ve satılan 5 ana imparatorluk ordusu tipi bunlardır. Orklar: Yeşil Tehdit (veya Waaaaaaaargh!!!) Orklar binlerce yıl önce tarihten silinmiş bir ırk tarafından geliştirilen bir çeşit biyolojik silahtır ve büyük ihtimalle bu ırkın düşmanlarına karşı kullanılamadan kontrolden çıkıp bu ırkı tarihten silmiştir. Orklar iri yapılı, yeşil renkli, güçlü ve dayanıklı canlılardır ve tek yaşama amaçları savaşmaktır. Orklar savaştıkça vücutlarının salgıladığı hormonlar sayesinde irileşir ve daha güçlü hale gelirler. Klanlar halinde yaşayan orklar cinsiyetsizdir ve sporla ürerler. Klan içinde kimin sözünün geçtiği “Biggest iz da Boss” (En büyüğümüz patron olur) kuralı ile belirlenir. Orklar her şartta savaşabilmek için üretilmiş olduklarından genlerine bazı içgüdüsel yetenekler kodlanmıştır. Birçok ork çeşitli silahları üretmek için gerekli malzemeyi bulmayı, işlemeyi ve silahı üretmeyi içgüdüsel olarak bilir. Ayrıca Mekboyz denilen bazı orklar içgüdüsel olarak koruma kalkanı, ışınlanma cihazı, tank ve hatta uzay gemisi(!) yapımını bilir ve klanına bu şeyleri üreterek katkıda bulunur. Orklar vücut büyüklükleri ile doğru orantılı olarak “Waaargh!” denilen bir enerji yayarlar ve bir ortamda bu enerjinin fazla olması orkları daha güçlü ve moralli savaşçılar haline getirir. Ayrıca bütün orklar birbirlerinin yaydığı waargh enerjilerini hisseder ve kimin patron olduğunu (Yani kimin büyük olduğunu) genelde bu yolla anlarlar. Orklar bütün uzayı domine edebilecek bir güç olmalarına rağmen içlerindeki savaşma duygusunu çoğu kez durduramayıp birbirlerine girerler. Ancak tarihe geçmeyi başarmış bazı ork patronları büyük bir ork güruhunu etraflarına toplamış ve oluşan waargh enerjisini diğer ırklar üzerine yönlendirerek büyük seferler düzenlemişlerdir.   Orklar bütün uzayı ele geçirebilecek güce sahip olmalarına rağmen kendi aralarında savaşmaktan buna vakit bulamazlar. Tyranidler: Evrimin Çocukları Tyranidler galaksiden galaksiye atlayıp karşılaştığı bütün yaşam formlarını asimile eden ve “Hive Mind” adı verilen psişik bir varlık tarafından kontrol edilen yaratık sürüsüdür. Tyranidler işgalleri sırasında kendilerini zorlayan her canlı türüne karşı hızlı bir evrimle adapte olmuş ve karşılaştıkları birçok farklı silah türünün biyolojik alternatiflerini geliştirmişlerdir. Tyranidler Andromeda galaksisi içindeki bütün yaşamı yok ettikten sonra Samanyoluna geçmeye başlamış ve burada birçok yeni ırkla karşılaşarak 40000 yılının karmaşası içine karışmışlardır. Tyranid orduları Hive Mind’ın emirlerini ileten büyük yaratıklar ve o emirler üzerinden hareket eden küçük yaratıklardan oluşur. Menzilli silahları etkili olsa da Tyranidlerin asıl gücü yakın dövüşte ortaya çıkar. Oyundaki bütün ırklardan daha yüksek çeviklik ve yakın dövüş yeteneğine sahip olan tyranid üniteleri komutanlarının yeteneklerine bağlı olarak düşmanları daha ne olduğunu anlayamadan onları salçaya çevirebilir veya düşmanlarına koşarken yağan mermi yağmuru altında raid sıkılmış sineklere dönebilirler.   Tyranid orduları hız ve yakın dövüş ağırlıklı ordulardır. Tau: Yükselen Güç Tau geçmişi topu topu 2000 yıl olan ve insana kısmen benzeyen zeki bir canlı türüdür. Tau toplumları simgeleri 5 element (Ateş, Hava, Su, Toprak, Ruh) olan 5 sosyal sınıftan oluşurlar ve her sosyal sınıfın toplumdaki görevi farklıdır. Taular yüksek teknolojiye sahip bir ırk olarak ordularını genelde uzun menzilli ve güçlü silahlar ve mechalar üzerine kurarlar. Teknolojilerinin her problemi çözebileceği inancı Tauları büyü ve psişik güçlerden (ve doğal olarak Warp yolculuğu teknolojisinden) mahrum bırakır. Ayrıca narin vücutlara sahip olduklarından ve yakın dövüşü barbarlık olarak gördüklerinden yakın dövüş üzerine uzmanlaşmazlar ve birçok ordu tarafından yakın dövüşte çok rahat mağlup edilebilirler. Taular “Greater Good” denilen bir ideolojiye inanırlar. Bu inanışa göre evrendeki bütün zeki canlılar “Greater Good” altında toplanıp birlikte daha iyi bir gelecek için çalışabilirler. Bu ideoloji sayesinde Taular gelişen imparatorluklarına ve ordularına farklı ırklardan (insan dahil) birçok farklı tipte asker ve araç katmışlardır. Taular adeta animelerden fırlamış zırh, silah ve araçları ile 40000 dünyasının sterotip teknoloji delisi ırk ihtiyacını karşılar ve kendilerine has bir fan grupları vardır.   Taular uzun menzilli silahlara ve vurkaç hareketlerine dayanan taktikler kullanırlar. Eldar: Kayıp bir geçmiş, olmayan bir gelecek… Eldar medeniyeti 40000 yılında eski görkem ve ihtişamının sadece zayıf bir ışıltısı halindedir. Eldarlar bir zamanlar bütün uzayı hakimiyetleri altına almalarını sağlayan teknolojiler ve yüksek psişik potansiyelleri kaybetmiş ve en büyük düşmanları olan kaos tanrılarının gazabından kurtulmak için craftworld denilen yapay dünyalara hapsolmuşlardır. Eldarlar daha önce anlatılan warp yolculuğu yerine “Webway” denilen ve warp üzerinden güvenli yollarla birbirine açılan boyut kapılarını kullanırlar. Eldarların düşüşü on bin sene önceye ve tam imparatorun uyanışının öncesine rastlar: Bütün büyük düşmanlarını yenen ve kendilerinden daha zayıf medeniyetleri umursamadan medeniyetlerini mükemmellik noktasına getirmeye çalışan Eldar halkı bir yandan bilim ve sanatta mükemmelleşmeye uğraşırken bir yandan ruhsal yönlerini de doyuracak zevkler peşinde koşuyorlardı. Bir süre sonra, bu ruhsal arayışlar her türlü duyguyu uçlarda yaşama ve her türlü sapıklıktan haz alma şekline dönüşür ve Eldarların psişik yetenekleri ile birleşen bu yoğun duygu ve istekler bir süre sonra warp içinde bozulmalar yaratmaya başlar. Düşüş Warp evreninin dengesini bozan bu psişik titreşimler dejenerasyoun tepeye çıktığı bir vakit warpta büyük bir patlama oluşturur ve en genç Kaos tanrısı olan Slaanesh bu patlamada Eldarların büyük bir çoğunluğunun ruh enerjisini emerek doğar. Bu patlama sayesinde bütün galaksiye yayılmış warp fırtınaları “Eye of Terror” denilen bölgeye toplanır ve gerçek evren ile warp evreninin birbirine geçtiği bir yer oluşur. Not: Bu patlama ile insan kolonileri arası ulaşım tekrar açılmış ve İnsan İmparatorluğu fırtınasız bir Warp ortamında işgallerini rahatça yürütmüştür. Patlamadan sonra Eldar nüfusunun büyük bir kısmı anında ölmüş, kalanların bir kısmı çıldırıp birbirleri ile savaşırken kalan ufak kısım ikiye ayrılmıştır: Craftworld Eldar: Patlamadan sağlam çıkabilen Eldarların bir kısmı Slaanesh’in ruhlarını hala emmeye devam ettiğini farkedip Craftworld denilen yapay dünyalar oluşturmuş ve bu dünyalara Eldarların ruhlarını korumalarını sağlayan psişik bir savunma sistemi yerleştirmişlerdir. Craftworldlerde yaşayan Eldarlar kendilerini Kaos ile savaşmaya ve geçmişte yaptıkları hataları tekrarlamamaya adamışlardır.   Eldarlar savaşta yüksek teknoloji ile birlikte çevikliklerini ve psişik yeteneklerini kullanırlar. Dark Eldar: Patlamadan kaçan bazı Eldar tarikatleri, webway üzerinde Commoragh adlı bir şehir kurmuş ve düşüşten önceki sapık hayatlarına devam etmişlerdi. Slaanesh’in onların ruhlarını emmeye devam ettiğini farkedince, ruhlarını korumak yerine emilen ruhlarını yerine tamamlayacak yeni ruhlar emmeye çalıştılar ve bunun için diğer ırkların hiç beklemedikleri anlarda onlara saldırıp ruhlarını emmek üzere köle toplamaya başladılar. Zamanla Dark Eldar savaş stili hız ve yağmacılık üzerine oturdu. Dark Eldarlar zamanla esirlerine yaptıkları muamele ile ünlendiler ve “Gerekirse kendini öldür ama Dark Eldar’a esir düşme” lafı büyün galakside yayıldı.   Dark Eldar savaş stili düşman cevap veremeden ona ağır darbe vurmaya dayanır. Necron: Geri Döndüler Milyonlarca yıl önce teknolojilerini ve medeniyetlerini mükemmelliğe ulaştıdıklarını düşünen “Necrontyr”ların yenemediği tek şey kalmıştı: Ölüm… Yüzyıllarca uğraşmalarına rağmen zayıf bedenlerinin zamanın yıkımına karşı koymasını engelleyemeyen Necrontyr medeniyeti bir gün çok önemli bir buluş yapar: Bazı yıldızlara yapışık bir biçimde duran ve güç açlığı içerisinde o yıldızların yaydığı enerjiyi emen C’TAN adı verilen varlıklar onlara sonsuz yaşam vaadeder. C’TAN’lar ruhlar hakkında çok az bilgisi olan Necrontyrlara bilinçlerini makinalardan oluşan bedenlere transfer etmeyi ve bu sayede ölümsüzlük kazanmayı öğretir. Öğrendikleri şey karşısında şaşkına dönen Necrontyrlar hemen kendilerine ölümsüz metal bedenler hazırlar ve içlerine girerler. Bilmedikleri şey aldatılmış oldukları ve ruhlarının büyük bir bölümünün bu sayede C’TANlar tarafından emildiğidir. Üstüne üstlük C’TANlar necronları köleleri haline getirmiş ve uzaydaki diğer canlıların ruhlarını emmek için savaşmaya yollamıştır. Zaman içersinde kralları ve soylularının altında tekrar organize olan Necron ırkı, efendilerine karşı savaş açtı ve büyük zorluklarla onları yenmeyi başardı. Bu süreçte çok büyük kayıplar yaşayan Necronlar, o sıradaki en büyük rakipleri olan Eldarlar ile baş edemeyeceğini anlayınca, Eldarlar güçsüz düşene kadar çeşitli gezegenlerde yer altında saklanmaya karar verdiler. Eldarların düşüşü ile tekrar uyanmaya başlayan Necronlar, imparatorluklarını tekrar kurmak ve kendilerine uygun organik bedenler bulmak için bir yayılma hamlesi başlattılar. Necron orduları ağırlıklı olarak orta menzilli ve aşırı dayanıklı (ve öldükten sonra tekrar ayağa kalkabilen) metal askerlerden oluşur. Necronlar, ruhları olmadığından psişik güç ve büyü kavramlarına uzaktırlar ama bunları kapayacak ileri teknolojilere sahiptirler.   Necron orduları dayanıklı ünitelerle yavaş bir biçimde zafere ilerler. Kaos: Yalancı imparatora ölüm! İmparatorluktan ayrılan 9 Space Marine lejyonu savaşı kaybettikten sonra “Eye of Terror” bölgesine çekilir. Burada kaos tanrılarının onlara verdiği yeni güçlerin ve ölümsüzlüğün tadını çıkaran isyancılar vakit vakit imparatorluğa saldırarak intikamlarını almaya çalışırlar. Kaos orduları standart Space Marine ordularının büyücüler, şeytanlar ve mutasyonlarla güçlendirilmiş halidir. Kaos askerleri isyan ettikleri vakit Space Marinelerde ortak olarak bulunan korkusuzluk özelliklerini kaybettiklerinden disiplinleri biraz daha azdır ama bu onların savaştan nadiren kaçtıkları gerçeğini değiştirmez. Kaos ordularının problemlerinden biri askerlerinin çok fazla özelliğe sahip olmalarından dolayı puanlarının yüksek olması ve eşit puanda savaşa başlayan iki ordudan kaos olan tarafın genelde sayıca daha az olmasıdır.   Kaos orduları standart Space Marine özelliklerinin yanı sıra birçok şeytani özellikle donatılmıştır. Bir kaos ordusu dört kaos tanrısından birine adanabileceği gibi bütün kaos tanrıları ve şeytanlarına eşit derecede tapabilir. Ordunuzun kökeninin hangi eski Space Marine lejyonuna dayandığı ve hangi kaos tanrısına taptığınıza göre askerlerinizin özellikleri değişecektir. Bunun dışında sadece kaos şeytanlarından bir ordu kurmak da mümkündür. Zırhsız olmalarına rağmen kaos şeytanları yüksek büyü potansiyelleri ve çeşitli amaçlar için ideal olan farklı şeytan tipleri ile rakiplerini oldukça terletirler. Şimdilik bu kadar umarım aydınlatıcı olmuşumdur. Yazan: Çağlar “kilerik” Kalaycıoğlu Not: Bu yazıda kullanılan Warhammer 40000 materyalinin hepsi Games Workshop şirketinin telif hakkı alınmış fikir eseridir ve parasal olmayan bir amaçla telif hakkı kanunlarına uyularak konulmuştur.

Devamını Oku »
warhammer-maket

Minyatür Savaş Oyunları Nedir? Nasıl Başlanır?

Minyatür savaş oyunları tarihte günümüzdeki şekliyle ilk defa Almanlar tarafından 1700’lerde subay eğitimi için kullanılan ve şu anda büyük oranda siviller tarafından oynanan oyunlardır. Kökleri Satranç ve Go gibi strateji oyunlarına dayansa da şans faktörünün olması ve kuralların tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi kusursuz bir denge sağlamaması ile bu oyunlardan ayrılırlar. Ayrıca bugün oynadığımız rol yapma oyunlarının (RPG) ataları da ilk defa 1950’lerde piyasaya çıkmış olan ve içinde kural kitabı ve zar gibi aksesuarlar bulunduran minyatür savaş oyunu kutularıdır. Bazı cin fikirli insanlar bu oyunları modifiye ederek bu günkü oynadığımız rol yapma oyunlarından bazılarını çıkarmışlardır. Minyatür savaş oyunlarında oyuncular tarafından hazırlanan ve boyanan minyatürler, belli kurallara bağlı kalınarak zar ve cetveller yardımı ile hareket ettirilip savaştırılır. Savaşın yapıldığı alan bir mutfak masası olabileceği gibi, bu iş için özel olarak hazırlanmış minyatür yer şekilleri, ağaçlar ve binalarla dolu bir masa da olabilir. Minyatür savaş oyunları her ne kadar sadece bir oyun olarak gözükse de aslında büyük oranda bir hobidir ve zannedildiğinden çok daha az yetenek ister. Minyatür savaş oyunlarında her ordunun ve her ünitenin hikayesi onu satın alıp kutusundan çıkarmakla başlar. Aşağıda çeşitli kafa, kol, silah ve aksesuar çeşitleriyle 4 orc savaşçısının kutudan yeni çıkmış halini görmekteyiz: Bu hobinin en zevkli kısımlarından biri askerlerimizi oluşturma işlemidir. Askerlerimizi onları savaş alanında nasıl kullanmak istiyorsak ona göre birleştirmek ve yapıştırmak (mesela orc savaşçılarda 2 balta, balta + kalkan, mızrak + kalkan gibi seçenekler vardır) sonradan turnuvalarda pişmanlık duymamak açısından önemlidir. Örnek: Elinde mızrak tutan bir elf savaşçısını oyunda okçu olarak kullanmak genelde rakibinizin hoş karşılayabileceği bir şey olsa da daha birleştirme aşamasında elf modelinin eline yay vermek hem normal oyunlarda rakibinize saygı duyduğunuzu göstermek açısından hem de turnuvalarda legal bir ordu ile oynayabilmek açısından önemlidir.   4 adet orc savaşçımızı birleştirdik Birleştirme ve yapıştırma aşamasında yapılabilecek şeylerden biri de modifikasyondur (conversion). Modifikasyonlar normalde üretici firmanın önerdiği şeylerden farklı malzemeler kullanılarak bir modelin farklı hale sokulmasıdır. Örnek: Cüce ordusu olan bir arkadaşınızdan alacağınız bir cüce kafasını orc komutanının mızrağının tepesine güzelce oturtup yapıştırırsanız, üretici firmanın normalde düşünmediği bir kombinasyonu yapmış ve komutanınıza etkileyici bir görüntü vermiş olursunuz. (Boyaması biraz zorlaşır o kadar.) Sıra geldi boyamaya: Genelde insanları minyatür savaş oyunlarından soğutan şeylerden biri kendilerinde minyatür boyamak için gerekli yeteneğin olmadığını düşünmeleridir. Minyatürler, adı üstünde, gerçekten oldukça küçük figürler olmalarına rağmen temel boyamaları için nerdeyse hiç yeteneğe ihtiyaç duymazlar. Her ne kadar detay boyamak ve gölgeler ile uğraşmak büyük bir yetenek işi de olsa sonuçta bir ünitenin sadece 3 renkle boyanmış olması bile birçok turnuva ve dostça oyun için yeterlidir.   Modellerimizi spreyledikten sonra boyayıp tabanına kum yapıştırıyoruz Sıradan bir ünitenin boyaması 3 temel aşamadan oluşur: 1-) Sprey: Boyanın rahatça uygulanabilmesi için model önce sprey boya ile ince bir tabaka halinde kaplanır. Siyah, mavi ve yeşil tercih edilen renklerdir. 2-) Boya: Model su bazlı boyalar ile boyanır. Birçok boyama tekniği olsa da en çok kullanılanı ana hatları önce, detayları sonra boyamaktır. 3-) Taban kaplama: Opsiyonel olan bu aşamada modelimizin tabanını yer şekline uygun bir renkte boyayabilir ve tutkal sürerek yapma çim veya model kumu dolu bir kaba daldırıp hafifçe silkeleyebiliriz. Bu sayede askerlerimizin tabanı gerçek bir toprak parçasının üstündeymiş izlenimi verir. Bütün ordumuz için zamanla bu çalışmayı yaparak savaşa estetik ve ölümcül ordumuzla çıkabiliriz artık. Bu noktada unutulmaması gereken şey orduların genelde bir anda kurulmadığı, zamanla küçük öncü birlikleri ile başlayıp dev bir sefer ordusuna dönüştükleridir. Yani birçok oyunda ilk asker kutunuzu alıp birleştirdiğiniz andan itibaren onları boyamamış olsanız bile savaşmaya başlayabilir ve yeni model satın aldıkça ordunuzu büyütüp daha zevkli ve kafa yorucu savaşlar yaşayabilirsiniz.   Ordu kitabımızdaki kurallara göre ordumuzu oluşturup savaşa başlayabiliriz artık… Yazan: Çağlar “kilerik” Kalaycıoğlu

Devamını Oku »
warhammer-logos

Yeni Başlayacaklar İçin Warhammer – Bölüm 2

Başlangıç Notu Merhabalar! Geçen sefer Warhammer ve Warhammer 40000’e  başlama potansiyeli olan kişilerin aklındaki soruları cevaplamaya ve ordu seçimi konusunda yardımcı olmaya çalışmıştım. Başlama konusunda yardım isterseniz aşağıdaki mail adresinden bana ulaşabilirsiniz.   Ordu Rengi Belirlemek Ordumuzu seçtiğimize göre sıra ordumuzu boyayacağımız renkleri bulmaya geldi. Bu işi modelleri alıp birleştirdikten sonra da yapmak mümkün fakat ben bu aşamada kafanızda birkaç fikir olması taraftarıyım. Gerek Warhammer, gerekse 40K evreninde her ordunun çok sayıda farklı renk seçeneği olmasına rağmen genellikle belli renk kalıpları kullanılır. Bunlar genelde bir Space Marine bölümünün, bir Tyranid filosunun veya bir Ork Klanının daha önce çeşitli yerlerde gösterilmiş olan renkleri olur. Ordunuzu bu hazır kalıplardan birini kullanarak boyayabilir veya kendi eyalet-kabile-filo-vs… ‘nizi kendiniz uydurabilirsiniz.   Renklerinizi belirlerken bir yandan ordunuza bir arkaplan hikayesi oluşturmanız ilerde oynayacağınız hikayeli maçlarda havaya girmenize yardımcı olacaktır. Bunun için gerek dergimizde, gerekse başka yerlerde bulabileceğiniz arkaplan materyallerinden (makale, roman, bilgisayar oyunu, çizgi roman, vs…) faydalanabilirsiniz.   Örnek olarak koyduğum resimlerde firmanın bizzat kendisinin hazırladığı Space Marine (40K) ve Empire (Fantasy) boyama örnekleri var.     İlk Satın Alınacak Şeyler İlk satın alma dönemi genel olarak birçok Warhammer oyuncusunun yaptıkları hatalar ile anılan bir dönemdir. Oyuna yeni başlamanın heyecanı ve oyun hakkındaki bilgisizlik yüzünden yapabileceğiniz hatalı alımlar ile moralinizi çok bozmaya gerek yok, emin olun ki çok kısa sürede bu işten en anlamayan insan bile hata yapmamaya başlıyor.   İlk alım sürecinde gidilmesi gereken yol hakkında birkaç önerim olacak: – Başlangıç setleri: Başlangıç setleri iki oyuna da başlamak için en karlı yollardan biridir. Başlangıç setlerinden çıkanlar:          – Oyunun cep boyu ana kural kitabı.          – Cetvel, malzeme ve zarlar.          – 2 adet kolay birleştirilen modellerden oluşan başlangıç ordusu. (Fantasy için High Elf ve Skaven – 40K için Space Marine ve Ork) Başlangıç setlerinin içinden çıkan modeller oldukça ucuza geldiği için bir arkadaşınız ile birlikte başlangıç setini almak Warhammer’a çok ucuza başlamanızı sağlayacaktır. Eğer oyuna başladığınız yerde bir kulüp yoksa kural kitabı ve malzemeler de işinize çok yarayacaktır. – Kural kitapları: Başlangıçta edinmeniz gereken iki kural kitabı var. Bunlar oynayacağınız oyunun ana kural kitabı ve kendi ordunuza ait olan kural kitabıdır (Codex). Başlangıçta bunların elektronik versiyonlarını indirip kullanma opsiyonu korsan cenneti ülkemiz için çok geçerli olsa da orijinal kitapları almanızı öneririm. – Boyalar: GW firmasının kendi ürettiği boyalar şahsi kanaatimce Warhammer için en iyi boyalar olsa da su bazlı akrilik birçok farklı marka boya kullanılabilir. Ayrıca aldığınız modelleri boyamadan önce sprey boya ile boyamak faydalı bir işlem olduğundan mat siyah sprey boya ve en son olarak 2 ve aşağı numarada birkaç fırça almanız faydalı olacaktır. – Battleforce/Battalion Kutuları: Fantasy ve 40K’daki bütün orduların 50-60 sterlin fiyat seviyesinde büyük kutuları vardır. Bu kutular başlangıç yapmak için çok iyi alımlardır ve içlerindeki modelleri teker teker almaktan çok daha karlı olurlar. Bu kutuların içerisinden çıkacak modeller genel olarak bütün ordu listelerinde kullanılan temel ünitelerden oluşur. – Troop/Core Kutuları: Maddi durumu biraz daha kötü olan veya daha ufak bir başlangıç yapmak isteyen kişiler kendi ordularının 12-18 sterlin fiyat aralığında olan kutularından alabilirler. Bu kutulardaki askerler bütün orduların almak zorunda oldukları temel (Troop/Core) ünitelerdir ve kutu içinden ordusuna göre 5-20 model çıkar. Megaforce/Brigade Kutuları: 100 sterlin seviyesinde ve oldukça karlı kutulardır fakat başlangıçta almadan önce bilen birine danışmanız çok faydalıdır. Karakterler/Kahramanlar: Normalde tek başına ufak kutularda satılırlar. Başlangıç seviyesinde ordunuzun stratejisini ve tarzını belirlemeden almanızı önermem. Örnek Başlangıçlar 1-) Tau Örnek Başlangıcı: Warhammer 40K’da Tau başlayan bir arkadaşımız (adı şimdilik X olsun) var diyelim. X kişisi şunları alarak başlayabilir: –      Tau Battleforce (5 Drone, 12 Fire Warrior, 12 Kroot, 3 Stealth Suit, 1 Crisis Suit, 1 Devilfish Transport – Toplamda 500 puan civarı) –      Tau Codex –      Sprey boya ve fırçalar –      Boyalar: Seçtiği renklere göre başlangıç için 4-5 şişe boya kullanılacak. Bu şekil yapacağı bir başlangıçla X kişisi hem modellerini birleştirir birleştirmez minimum 1 HQ + 2 Troop zorunluluğunu sağlamış olarak ufak maçlar yapabilecek. Hem de bu kuvveti başlangıç olarak kullanıp geliştirmeye devam edecek. Zaman içerisinde ordusunu aşağıdaki modellerle güçlendirebilir: –      Hammerhead Gunship –      3 x Crisis Battlesuit   2-) High Elf Örnek Başlangıcı: Şimdi de teorik bir Y arkadaşımızı alalım ve ona High Elf başlattıralım: –      High Elf Battalion (16 Mızrakçı, 16 Okçu, 8 Silver Helm Şövalye, 1 Bolt Thrower) –      High Elf Ordu Kitabı –      Boya, sprey, fırça vs…   Bu başlangıçla Y arkadaşımız bir karakter satın alıncaya kadar şövalyelerden birini karakter olarak varsayıp 400-500 puan civarı bir ordu ile ilk savaşlarına başlayabilir. Ordusunu daha büyütmek için:   –      Chariot –      Karakter veya büyücü –      Okçu ve mızrakçı kutuları Alabilir ve ileriki aylarda ordusunu büyütmeye devam edebilir. Nerden Satın Almalı Warhammer dünya çapında yaygın bir hobi olduğundan birçok satış kanalı mevcut, ben kendi deneyimlerim ışığında size yol göstermeye çalışacağım: Oversoul: Warhammer Türkiye distribütörü Oversoul, Ankara’daki dükkanında faaliyet göstermekte. Bunun dışında aşağıda linki verilmiş bir sipariş sitesi var. Oyun Mühendisi ve Pegasus: İstanbul’daki bu iki dükkanda aradığınız çoğu modeli bulabilirsiniz. Ebay: Eğer Ebay üzerinden alışveriş deneyiminiz varsa özellikle 2. el modeller için takipte olmanız sizin için çok kazançlı olabilir. GW Web Sitesi: Çok yüksek kargo masrafları yüzünden sadece GW sitesine özel olan modeller dışında kullanılması önerilmez.   Bu konumuz bu kadar. Yeni yazılarda görüşmek üzere.   Linkler: http://www.games-workshop.com http://www.imperiumforum.org http://www.makephpbb.com/karargah/ http://www.sale-warhammer.com/     Warhammer, Warhammer 40K, Warhammer Fantasy ve alakalı terimler Games Workshop, Ltd. tarafından lisanslıdır.   Yazan: Çağlar “kilerik” Kalaycıoğlu

Devamını Oku »
warhammer-logos

Yeni Başlayacaklar İçin Warhammer

Başlangıç Notu Merhabalar! Uzun süredir çeşitli yerlerdeki yazılarımı okuyup Warhammer Fantasy ve Warhammer 40000’e başlamak için yardımıma başvuran herkese, yazdıklarımın boşa gitmediğini gösterdikleri için teşekkür ediyorum.  Warhammer’a Başlamak Dergimizdeki Warhammer köşesini okudunuz, bilgisayardaki Warhammer oyunlarını oynadınız ve/veya Warhammer’a ilgi duymanızı sağlayacak başka şeyler yaptınız. Sonuçta Warhammer’a başlamaya karar verdiniz. Şimdi ne yapacaksınız? Amacım bu konuda size yol göstermek. Warhammer hem bir hobi hem de bir oyundur. Bu işin sadece hobi veya sadece oyun kısmını seven insanlar olsa da büyük bir çoğunluk bu oyunu her iki unsuru ile birlikte sever. Bir Warhammer’cı kısaca: – Modellerini satın alır ve birleştirir. – Modellerini boyar. – Modelleri ile kurallar dahilinde oluşturduğu orduyu masaya sürerek savaşır. Sadece model boyayan veya sadece başkaları tarafından boyanmış modeller ile oyun oynayan insanlar olsa da büyük bir çoğunluk bahsedilen bu üç işi severek yapar. Warhammer hakkında çok az şey bilen birinin Warhammer’a başlayabilmek için önce aklındaki bazı soruları cevaplandırması gerekir. Ben bu soruların bir kısmını aşağıda toparlamaya çalıştım.   Sıkça Sorulan Sorular Warhammer pahalı bir hobidir diye duydum. Ne kadar para harcamam gerekir? Maddi durumum buna yeter mi? Warhammer, bütün hobiler gibi belli bir miktar para ve zamanın kendisine harcanmasını gerektirir. Genelde FRP ile haşır neşir olan çevrelerde Warhammer’ın çok pahalı bir hobi olduğu ile ilgili sohbetler geçse de bu kişiden kişiye değişen ve kısmi doğruluğu olan bir durumdur. Kısaca: – Warhammer’ı üreten Games-Workshop (GW) firması, minyatür oyun alanında nerdeyse tekel durumda olduğu için Warhammer minyatürleri kendi ölçeklerindeki başka firmaların minyatürlerinden daha pahalıdır. – Başlangıç için gereken malzemeler (boya fırça yapıştırıcı vs…)  duruma ve kaliteye göre 10-100 TL arası değişir. Modelciler arası malzeme paylaşımı ve toplu siparişler yaygındır ve maddi yükü biraz daha hafifletir. Her ordunun başlangıç seti 150 TL civarıdır ve birçoğu çok ufak eklemelerle direk ilk savaşınızı yapmaya yetecek kadar model içerir. – Ordular tatmin edici boyutlara ulaşana kadar toplam 500-2000 TL arası bir harcama yapmış olursunuz. Unutulmaması gereken şey ordunuzun bu hale gelmesinin eğer aceleniz yoksa 1-2 yıl civarı sürmesidir. 1000 TL’lik bir harcamayı 2 yıla yayarsanız ayda 40 TL civarı eder ki bu zaten bu kadar süre ayıracağınız başka bir hobinin az çok size harcatabileceği bir miktardır. – Standart bir birlik kutusu 60TL civarıdır ve ordusuna göre 10-20 arası asker içerir. Bu sizi aceleniz yoksa 1 ay oyalayacaktır. – 2. el model satın alma, conversion ve scratchbuild gibi ileride bu köşede anlatılacak teknikler sayesinde ordunuzu yarı (hatta benim gibi çeyrek) fiyatına getirebilirsiniz.   Hayatımda düz bir çizgi bile çekemedim. Modelleri boyayabilir miyim? Ne kadar beceri gerekir? Bir modeli bir turnuvaya katılabilecek kadar boyamak nerdeyse hiç beceri gerektirmez. Ama boyama yarışmalarında başarılı olmak gerçekten beceri ve teknik işidir. Kısaca beceriksizseniz oynayacak kadar, becerikliyseniz insanlara “vay be!” dedirtecek kadar boyarsınız. Burada önemli olan bu hobiye ilgi duymanızdır.   Türkiye’de bu hobi ne durumda? Yurtdışındaki popülaritesinin aksine, Türkiye’de bu hobi çok ufak bir çevrede biliniyor ve bilen kesimin çok ufak bir kısmı Warhammer oynuyor. Bu yüzden hobinin içindeki insanlar birbirlerine oldukça sıkı bir biçimde bağlılar ve yardımlaşma-iletişim oldukça fazla. Eğer bu yazıyı okuduktan sonra Warhammer’a başlamaya karar verirseniz göreceksiniz ki herkes size elinden geldiğince yardım etmeye çalışacak.   Bu yazının yazıldığı tarih itibariyle mekanlar ve oyuncu grupları az çok şöyle: Ankara: Oversoul İstanbul: Oyun Mühendisi – Imperium (Kadıköy), Pegasus (Beşiktaş), Karargah (Göztepe) İzmir: Warhammer İzmir Bursa: Warhammer 40K Bursa Bu mekan ve kulüplere ufak bir google ve facebook araması sonucu ulaşabilirsiniz.   Bahsettiğin şehirlerin dışında bir yerdeysek ne olacak? Eğer bulunduğunuz şehirde bu hobi ile ilgilenen başka birileri yok ise işiniz oldukça zor ama eğer arkadaşlarınızı da ikna ederseniz, bir hobici grubu oluşturmanız ve kendi aranızda oynamanız için yardımcı olmaya çalışırız. Kişisel deneyimlerim bu işe gönül verecek 3-4 kişinin Türkiye’nin herhangi bir yerinde kendi kendini idare edecek ve kişi sayısını zamanla arttırabilecek bir hobici grubu kurabileceğini gösteriyor.   Warhammer Fantasy veya 40000 dışında seçeneğim yok mu? Ne yazık ki hayır. Aynı firmanın (GW) Yüzüklerin Efendisi temalı savaş oyunu ilk başlarda Türkiye’de biraz tutsa da bu aralar popülerliğini epeyce yitirdi. Bunun dışında piyasada pek çok minyatür savaş oyunu olsa da bunların oyuncusunu Türkiye sınırları içinde bulmak epeyce zor.   Kulüplerde ne gibi aktiviteler yapılıyor? Kulüplerde genellikle; Campaign: Belirli bir hikayeye dayanan oyun dizileri. Genelde hikayeyi yazan bir oyun yöneticisinin kontrolünde  hikayeye özel amaçlar içeren savaş senaryoları oynanır ve bu savaşların sonuçları hikayenin gidişatını belirler. Bazı durumlarda oyuncuların hikayedeki belli karakterleri canlandırması ve hikayenin bir kısmının rol yapma oyunu şeklinde devam etmesi vakit vakit görülen durumlardır. Turnuva: Belli giriş kuralları olan ve oyuncuların birbirlerini çeşitli savaş senaryolarında yenerek birinci olmaya çalışmasına dayanan etkinliklerdir. Genelde katılım ücretinin bir kısmı dereceye girenlere hediye almak için kalanları kulübün masrafları için kullanılır. Birincilik sadece ne kadar iyi bir komutan olduğunuza göre değil, aldığınız centilmenlik ve boyama puanlarına göre de belirlenir. Lig: Uzun soluklu bir turnuva diyebileceğimiz lig süresince oyuncular sabit bir ordu listesi kullanarak haftalar boyunca ligdeki diğer bütün oyuncularla karşılaşıp puan toplarlar. Boyama Günleri: Maketçilik ve boyama konusunda bilgi alışverişinin yapıldığı, yeni gelenlerin eğitildiği ve hobicilerin yeteneklerini arkadaşlarına gösterdiği etkinliklerdir. Bazen boyama yarışmaları ile beraber yapılır. Taktik eğitim: Bazı deneyimli oyuncuların yeni oyunculara masa başında oyun kurallarını ve taktikleri anlattığı etkinliklerdir. Genelde talebe göre düzenlenir.     Warhammer 40000 mi? Warhammer Fantasy mi? Ayrıca hangi ordu(lar) bana uygundur?   Bu iki soruyu aşağıdaki bölümde cevaplandırmaya çalışacağım…   Oyun Sistemi ve Ordu Seçimi Warhammer’a yeni başlayacak olan arkadaşlarımızın yapacakları en önemli tercih hangi oyun sistemi ve hangi ordu ile başlayacaklarını belirlemektir. Bu konuda yardımcı olmak için bu iki oyun sistemini ve orduları artıları ve eksileri ile tanıtmaya çalışacağım. Eğer ileride ordu sayınızı arttırmak istiyorsanız iki sistemde de en az bir ordu kurarak ikisini de görme şansı edinmenizi öneririm. Warhammer Fantasy Battles WFB fantastik temalar içeren bir meydan savaşı oyunudur. Savaş alanı boyunca dizilen üniteler kare formasyonlar halinde hareket ederek (az sayıdaki skirmisher üniteleri hariç) okçu/tüfekçiler, kahramanlar, savaş makineleri ve büyücüler desteğinde savaşırlar. WFB’da ünite içindeki askerler ünite ile birlikte kare formasyonu bozmadan hareket ettikleri için aynı sayıda model içeren bir WFB oyunu bir 40K oyunundan genelde daha kısa sürer. Kısaca oyunu özetlemek için şunları diyebiliriz: – Daha kısa oyun süresi. – Epik meydan savaşı atmosferi. – FRPciler için çok tanıdık olan fantastik temalar. Warhammer 40K Warhammer 40K, “gothic/cyberpunk” bir atmosferde geçen ve meydan savaşından çok yaklaşık “bölük” büyüklüğündeki birliklerin çeşitli arazilerde çatışmasını konu alan bir savaş oyunudur. 40K’da sıralı formasyon mantığı olmadığından birlikler 10-20 kişilik “manga”lar halinde dağınık bir biçimde hareket ederler ve her model savaşın içinde aktif rol üstlenir. Oyun gelecekte geçtiği için WFB’ın aksine yaklaşık her ünitenin menzilli bir silahı vardır ama bu durum çatışmaların bir kısmının yakın dövüşte sonlanmasının önüne geçmez. Özet: – Çatışma seviyesinde görev bazlı savaş. – Daha küçük ama bütün modellerin aktif olarak kullanıldığı ordular. – Kitaplar, bilgisayar oyunları ve çizgi romanlar ile detaylandırılmış bilimkurgu arka plan. Ordu Seçimi Oyuna başlayacağınız sistemi seçtikten sonra sıra geldi ordu seçimine. Seçiminizi yaparken dikkat eteniz gereken üç şey var. – Modellerini ve hikayesini sevdiğiniz bir orduyu seçin. – Ordunuzun rengini kendiniz belirleyin. – Ordunuzun taktik anlayışı sizin oyun oynama tarzınıza uygun olsun. Dikkat: Eğer siz X ordusu ile başlamak istiyor ama etrafınızdaki insanlar X ordusunun güçsüz-kötü-dengesiz-çirkin vs… olduğunu söylüyorlarsa sırf onlar dedi diye içinize sinmeyen başka bir Y ordusuna başlamayın!   Bundan önceki yazılarda ordu hikayeleri anlatıldığı için ben orduların diğer özelliklerinden bahsedeceğim. Ordular hakkında verdiğim bilgilerin bir kısmı sübjektiftir ve detaylı bilgi için konuyu bilen başka insanlara da başvurabilirsiniz. Orduların modellerini görmek için aşağıdaki linkler bölümünde GW’ın sitesinin linkine bakabilirsiniz.   Warhammer Fantasy –      Beasts of Chaos: Atış gücü ve zırhı zayıf, büyüsü ve dövüş gücü yüksek hayvan adamlar ordusu. –      Brettonia: Şövalye ağırlıklı vurduğu yeri dağıtan bir ordu. Güzel boyama ile çok güzel gözükecek modellere sahipler. Menzilli silahlara ve büyüye karşı biraz zayıflar. –      Daemons of Chaos: Büyüsü ve yakın dövüşü çok kuvvetli bir ordu. Hakkını vererek boyaması çok meşakkatli. –      Dark Elves: Büyü, atış gücü ve manevra bazlı bir ordu. Dayanıksızlık problemleri var. –      Dwarfs: Atış gücü, dayanıklılığı ve zırhı tepe noktada olan fakat manevra kabiliyeti ve büyünün yerlerde süründüğü bir ordu. Statik defans ordusu. –      The Empire: Her işi yapabilen ünitesi olan ama hiçbir işi en iyi yapamayan standart insan ordusu. –      High Elves: Az sayıda ama güçlü üniteleri var. Büyü ve atış gücü yüksek. Tek problemi düşük asker sayısı ve dayanıksızlık. –      Lizardmen: Yüksek moralli ve sayıca çok sürüngenlerin yanı sıra kuvvetli büyücüler ve dev yaratıklar. Sürüngen deri ve kabuğu boyamak bünyeyi biraz zorlayabilir. –      Ogre Kingdoms: Az sayıda güçlü ve dayanıklı Ogrelerden oluşan bir ordu. Büyü gücü zayıftır ve zırhları yoktur. Model sayısının azlığından dolayı boyamak kolaydır. –      Orc & Goblins: Oyunun modelleri ve kuralları ile açık ara en eğlenceli ordusu. Savaş sırasında iyi ve kötü yönde saçmalayabilen, sayıca çok, zırh ve moral olarak az olan bir ordu. Oyunu kazanmaktan çok eğlenmek için oynayacaksanız en iyi seçim. –      Skaven: Sayıca kalabalık fare adamların yanında büyük yaratıklardan oluşan bir ordu. Atış gücü yüksek ve sayı üstünlüğü avantajı var. Bir sürü fare boyamak severek yapmıyorsanız biraz can sıkabilir. –      Tomb Kings: Mısır temalı iskelet, mumya, savaş arabası ve büyücü ordusu. Dayanıksızlık problemlerini moral problemi olmaması ile aşıyorlar. Büyü güçleri oldukça iyi. –      Vampire Counts: Zombi, iskelet, büyücü ve vampir ordusu. Undeadlerin standart avantaj ve dezavantajlarına sahipler. –      Warriors of Chaos: Dayanıklılık, zırh ve yakın dövüş odaklı bir ordu. Büyü gücü iyi fakat atış gücü sıfıra yakın. –      Wood Elves: Atış gücü ve manevra kabiliyeti ağırlıklı bir ordu. Dayanıksız ve büyü gücü o kadar iyi değil.   Warhammer 40K –      Chaos Daemons: Fantasy daemonları ile aynı ünitelere sahip olan bir ordu. 40K dünyasında öteki tarafta olduğu kadar iyi iş yapamıyorlar. Masanın istedikleri yerinden bir anda belirme opsiyonları var fakat zırhları oldukça kötü. –      Chaos Space Marines: Space Marinelerin kaotik güçlerle daha semirmiş halleri. Herşeyleri ortalamadan daha iyi ama puanları yüksek ve model sayıları daha az. –      Grey Knights: Az sayıda kuvvetli modelle iş yapan elit bir ordu. Boyamaları nisbeten kolay ve bol bol psişik özellikleri var. –      Dark Eldar:Yüksek manevra ve hasar verme kabiliyetine karşılık çok dayanıksız üniteleri olan bir ordu. Modelleri ağız sulandıracak kadar estetik. –      Eldar: Taş, makas, kağıt’ın vücuda gelmiş hali. Her ünitesi kendisine biçilmiş görevi en iyi şekilde yapar fakat kalan işlerde çok kötüdür. Puan açısından çok pahalı bir ordu olduğundan model sayısı azdır. Her maçta ya karşı tarafın oyuncusunu ya da kendi oyuncusunu ağlatması ile ünlü bir ordudur. Modelleri iyi boyandığında tam bir sanat eseri olurlar. –      Imperial Guard: Sayıca çok ve güçsüz askerler ile birlikte zırhlı araç ve ağır silah ordusu. Statik defans ağırlıklı bir ordudur fakat az sayıda manevra kabiliyeti yüksek ünitesi vardır. Model çeşitliliği çoktur. Asker boyamaktan kişiyi halsiz düşürebilir. –      Necrons: Çok dayanıklı ve öldükten sonra tekrar ayağa kalkabilen askerlerden oluşan, antik Mısır temalı orta menzil atış ordusu. Psişik güçleri olmasa da bu açığı kapatabilecek bol miktarda oyuncakları vardır. –      Orks: Tıpkı Fantasyde olduğu gibi oyunun en eğlenceli ordusu. Çok güçlü fakat her an ters tepmeye hazır silah ve teknolojilerin yanı sıra yüksek yakın dövüş gücü ve sayı üstünlüğü. –      Space Marines: Oyunun standart başlama ordusu. Her şeyleri ortalamanın üstü olan korkusuz savaşçılar. 5 farklı kural kitapları vardır: Space Wolves: Yakın dövüş ağırlıklı ve kurt temalı eğlenceli bir ordu. Black Templars: Yakın dövüşün kralı olan fakat kalan bütün opsiyonları diğer ordulara göre daha kısıtlı olan bir ordu. Blood Angels: Yakın dövüş ve orta menzil ateş ordusu. Dark Angels: Uzun ve orta menzil ateş ağırlıklı bir ordu. Space Marines: Kalan bütün Space Marine orduları için kullanılabilen standart kural kitabı. Bu kitap kurulabilen ordu çeşitliliğinin çok olması sebebi ile en çok tercih edilen kitaplardan. –      Tau: Yüksek teknolojili, anime tarzı mecha robotlara sahip uzun menzil ve vurkaç ordusu. Yakın dövüşleri çok kötü fakat atış güçleri oldukça yüksek. –      Tyranids: Bir sürü ufak yaratık ve onların yanındaki dev yaratıklar ordusu. Korkusuz modellerden oluşan, yakın dövüş ağırlıklı bir ordu. –      Sisters of Battle: İnançları sayesinde ekstra özellikler kazanan savaşçı kadınlar ordusu. Modelleri oldukça pahalı fakat gayet güzeller.   Bu seferlik bu kadar. Bir dahaki sefere anlattığım şeyleri yaşanmış örnekler üzerinden incelemeyi düşünüyorum. Linkler: http://www.games-workshop.com http://www.imperiumforum.org http://www.makephpbb.com/karargah/ http://www.sale-warhammer.com/   Warhammer, Warhammer 40K, Warhammer Fantasy ve alakalı terimler Games Workshop, Ltd. tarafından lisanslıdır.   Yazan: Çağlar “kilerik” Kalaycıoğlu

Devamını Oku »